81. Ayet
وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُۜ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُۜ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”
Ve de ki: Gerçek geldi, batıl yok olup gitti, şüphe yok ki batıl, zaten yok olur gider.
Diyesin ki: «Hak geldi, bâtıl battı, evet bâtıl bataktır!»
Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek (hak) geldi, sahte ve tutarsız olan (batıl) yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!”
Yine di ki: "Hak geldi bâtıl zâil oldı, bâtıl ortadan kalkmağa mahkûmdur."
Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.
Ve şunu bildir ki: "Gerçek gelmiş, yanlış ise ortadan kalkmıştır. Zaten yanlış, yok olmağa mahkumdur."
Ve de ki: hak geldi bâtıl zevale erdi hakıkaten bâtıl pek zavallıdır
(Ey Muhammed!) De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Elbette batıl yok olmaya mahkumdur."
Ve de ki: “Hak geldi, bâtıl yok oldu! Şüphesiz bâtıl, yok olmaya mahkûmdur!”
De ki: "(Artık) Hakk geldi, bâtıl zail oldu. Hiç şüphesiz bâtıl sürekli yok olucudur. (Çünkü Hakk gelince bâtıl batacak, Güneş doğunca karanlık kaybolacaktır.)"
De ki: “Hakk geldi, Batıl yok oldu. Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkûmdur.
daħı eyit: “geldi daħı helāk oldı bāŧıl bayıķ bāŧıl oldı helāk olıcı.”
De ki: «Hak geldi, baatıl zeval buldu. Şübhesiz ki baatıl dâim zeval bulucudur».
Yine de ki: “Hak geldi, bâtıl zâil oldu! Şübhesiz ki bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.”
Ve yine de ki: Hak (değişmeyen gerçek) geldi, batıl (sahte ve tutarsız olan) ise yıkılıp gitti. Şüphesiz batıl, (sahte ve tutarsız) olan er geç yıkılıp gitmeye mahkûmdur. *
Ve yine deki “Hak geldi, batıl yok oldu. Zaten batıl (hak geldikten sonra) yok olup gitmeye mahkûmdur.”
De ki: "Doğru geldi, iğri yok oldu. Çünkü iğri hep yok olagelmiştir."
De ki hak geldi, bâtıl [⁹] yok oldu. Çünkü bâtıl daima yok olur.
De ki: “Hak geldi batıl zâil/yok oldu⁴⁰. Muhakkak ki batıl yok olmaya mahkûmdur.”
De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu; hiç şüphesiz batıl yok olucudur.”
Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan amaçsız ve anlamsız olan herşey de yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan, er geç yıkılıp gitmek zorundadır.”
De ki: “Hak geldi bâtıl yıkılıp gitti! Zaten bâtıl yıkılmaya mahkûmdur.”
Ve küfrün karanlıklarını parçalayıp âlemleri aydınlatan Kur’an’ın meydana getireceği devrimi şimdiden müjdeleyerek de ki: “İşte nihâyet, mutlak ve değişmez gerçek olan hak geldi; yalan, kötülük, inkârcılık temeline dayanan bâtıl yıkılıp gitti; zaten bâtıl, er geç yok olmaya mahkûmdur!”
De ki: -“Hakk geldi, Bâtıl zevâle erdi. Gerçekten Bâtıl, zevâllidir / zevâle ermiştir”.
Artık: " hak geldi batıl gitti " diyebilirsin. Çünkü batıl hep gidicidir.
İnkâr edenlere deki: "Gerçek geldi. Gerçek dışı olan şeyler gitti. Zaten her türlü yalanlar üzere kurulmuş gerçek dışı inançlar, gerçek dışı yaşantılar yok olmaya mahkûmdur. Ben Rabbimden gelenlerle arınarak temizlenmek isteyenlerdenim!"
De ki: “Gerçek geldi; [batıl] yıkıldı. Şüphesiz ki [batıl] yıkılmaya mahkûmdur.” [*]
(Ve devamla): “Hak geldi, bâtıl¹ yok oldu, şüphesiz bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.”² diye (dua et.)
Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan yıkılıp gitti; zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!”
Ve de ki, “Hak geldi, batıl yok olup gitti. Zaten batıl yok olmaya mahkûmdur.” 2/42, 21/18, 34/49, 47/1...3
“Toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmek için İslâm, hak kitap Kur'ân geldi, batıl yıkılıp gitti. Batıl yıkılmaya mahkûmdur.” diye ilan et.
Yine de ki: “Hak geldi, bâtıl ise yıkılıp gitti; çünkü bâtıl yıkılıp gitmeye mahkûmdur!”[²³¹⁹]
Ve de ki: «Hak geldi ve bâtıl müzmahil oldu. Şüphe yok ki, bâtıl muzmahil olmuştur.»
(Zafere ulaşınca da) De ki: "Hak geldi, batıl yıkılıp gitti" Batıl kuşkusuz yıkılmaya mahkumdur.
De ki: Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, (hak geldiğinde) yok olmaya mahkûmdur.
Deki, “Hak geldi, batıl yıkıldı. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.”
Daḫı eyit ki: Ḥaḳ geldi ki İslāmdur ve maḥv oldı bāṭıl ki şirkdür.Taḥḳīḳ bāṭıl gider, ẟābit olmaz.
De ki: “Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Çünkü batıl, yok olmaya mahkûmdur. ” [21, 18]
De ki: "Hak geldi, batıl gitti; zaten batıl yok olmağa mahkumdur."
Ve di ki: "Hak geldi ve bâtıl gitdi. Tahkîk bâtıl hakkın önünde gidici oldı."
De ki “Gerçek (hak) geldi, uydurma (batıl) yok oldu. Çünkü uydurma olan yok olup gider.”
De ki: "Hak geldi batıl yok oldu. Şüphesiz batıl yok olucudur."
Yine de ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz ki bâtıl yok olmaya mahkûmdur.
Ve de ki: "Hak geldi bâtıl yıkılıp gitti. Bâtıl, yok olmaya zaten mahkûmdu."
De ki: 'Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.'
De ki: “- Hak geldi ve bâtıl yok oldu gitti. Gerçekten bâtıl daima yokluğa mahkûm bulunmaktadır.”
Ve de ki: “Hak geldi, batıl ezildi. Çünkü batıl, ezilmeye mahkûmdur.”
De ki: “Hak geldi, bâtıl gitti; zaten bâtıl yok olup gitmeye mahkûmdur.”[294]