Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Dediler ki: Bize yeryüzünden bir kaynak çıkarıp akıtmadıkça inanmayız sana.
Besim Atalay (1965)
Dediler ki: «Yerden bize pınar fışkırmadıkça
Cemal Külünkoğlu
Dediler ki: “Sen, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
Cemil Said (1924)
"Yerden menbâ’ suyı çıkartmaz isen biz sana inanmayız"
Diyanet Vakfı
Onlar: «Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.»
Edip Yüksel
Dediler ki: "Yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça sana inanmayız."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve biz dediler: sana ıhtimali yok inanmayız, tâ ki bizim için şu yerden bir menba' akıtasın
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kâfirler şöyle dediler: "Sen, bizim için yerden suyu kesilmeyen bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."
Emrah Demiryent
(Kur’ân’ın belâgat ve azameti karşısında âciz kalan müşrikler şöyle) dediler: “Sen, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlar dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça Sana kesinlikle inanmayız (ve inanmayacağız)."
Erhan Aktaş
“Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyittiler “hergiz inanmayavuz saña tā aķıdasın bizüm içün yirden bıñar.”
Hasan Basri Çantay
«Biz, dediler, sana kat'iyyen inanmayız. Tâki bizim için şu yerden bir pınar akıtasın».
Hayrat Neşriyat
Ve dediler ki: “Bize yerden bir pınar fışkırtmadıkça sana aslâ îmân etmeyiz!”
İhsan Aktaş
Ve (Kur’an’ın belâgat ve azameti karşısında aciz kalan müşrikler) dediler ki, bize (bu kupkuru) yerden (Mekke’den hemen) bir pınar akıtmadıkça sana inanacak değiliz.*
İlyas Yorulmaz
İnkâr edenler “Sen yerden bizim için pınarlar fışkırtmadıkça, sana asla inanmayacağız.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Dediler: "Ne de olsa biz sana inanmayız, bize yerden bir pınar fışkırtıncaya kadar,
İsmail Hakkı İzmirli
Dediler ki «— Biz sana hiçbir zaman inanamayız; meğer ki bize yerden bir pınar çıkarasın».
İsmail Yakıt
(Üstelik) dediler ki: “Sen bize yerden bir pınar/göze fışkırtmadıkça sana inanmayız!”
Kadri Çelik
Dediler ki: “Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.”
Abdullah Parlıyan
Nitekim “Ey Muhammed! Bize yerden pınarlar çıkarmadıkça sana inanmayacağız” diyorlar.
Kuran Yolu
Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
Mahmut Kısa
İnkârcılar, “Ey Muhammed!” diyorlar, “Sen bize Hz. Mûsâ gibi yerden pınarlar fışkırtmadıkça, sana asla inanmayacağız!”
Mahmut Özdemir
Dediler ki: “Senin için asla inanmayacağız; tâ ki bizim için Yer’den bir kaynak suyu çıkarıp akıtırsın!”.
Mehmet Çakır
" Bize yerden kaynak suyu fışkırtana kadar sana inanmayacağız diyenler oldu.
Mehmet Çoban
Dediler ki: "Bize yeryüzünden bir kaynak fışkırtıncaya kadar sana inanmayız!"
Mehmet Okuyan
(İnkârcılar) şöyle demişlerdi: “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtıncaya kadar sana asla inanmayacağız.
Mehmet Türk
Ve “bize yerden bir pınar fışkırtıncaya kadar sana asla inanmayacağız.” dediler.
Muhammed Esed
Nitekim, “Ey Muhammed, bize yerden gözeler fışkırtmadıkça ¹⁰⁶ sana inanmayacağız” diyorlar,
Mustafa Çavdar
Kalkıp bir de şöyle diyorlar: “Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız.” 25/7-8
Ahmet Tekin
Onlar: “Sen bizim için, yerden bir kaynak, bir pınar büngüldetmedikçe asla biz sana güvenmeyeceğiz, inanmayacağız” dediler.
Mustafa İslamoğlu
Nitekim demişlerdi ki: “(Ey Muhammed!) Bize yerden kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve dediler ki: «Biz sana imân etmeyiz. Bize yerden suyu çok bir çeşme akıtıncaya kadar.»
Orhan Kuntman
O kafirler: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayız."
Osman Fırat
Dediler ki: Yerden bizim için bir göze fışkırmadıkça sana iman etmeyeceğiz.
Şaban Piriş
-Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız, demişlerdi.
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdiler: Biz saña īmān getürmez‐biz, ḥattā aḳıtmayınca bize Mekkedenbıñarlar.
Suat Yıldırım
Ve “Biz” dediler; “Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın.
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Yerden bize bir göze fışkırtmadıkça sana inanmayız!"
Süleyman Tevfik (1927)
Müşrikler: "Yâ Muhammed! Yerden bize menba'lar çıkarmadıkca,"
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki; “Bize bu topraktan akıp giden bir pınar fışkırtıncaya kadar sana inanacak değiliz.
Ahmet Varol
Dediler ki: "Yerden bir kaynak fışkırtmadığın sürece sana inanmayacağız.
Ümit Şimşek
Dediler ki: “Bize yerden bir pınar akıtmadıkça sana inanacak değiliz.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadığın sürece sana asla inanmayacağız!"
Ali Bulaç
Dediler ki: 'Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.'
Ali Fikri Yavuz
(Kur'an'ın belâgat ve azameti karşısında âciz kalan müşrikler şöyle) dediler: “- Biz, sana, asla inanmayız; tâ ki bizim için şu yerden (Mekke'den) bir pınar akıtırsın.
Bahaeddin Sağlam
Ve dediler ki: “Sen yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça, biz sana inanmayacağız.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, “Sen” dediler, “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”