Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Yahut altından yapılma bir evin olmadıkça, yahut da gökyüzüne gözümüzün önünde çıkmadıkça ve bunu yapsan bile herbirimize gökten yazılı bir kitap indirmedikçe ve biz, onu okumadıkça gene gerçeklemeyiz, seni, gene inanmayız sana. De ki: Rabbimi tenzih ederim, ben neyim, ancak insan bir peygamber.
Besim Atalay (1965)
Ya altundan bir evin bulunmadıkça, ya da göğe çıkarak, okumakçin bizlere bir kitap indirmedikçe, sana hiç inanmayız !»; de ki: «Tanrım kutsaldır, ben peygamber olan bir insandan başka bir şey değilim !»
Cemal Külünkoğlu
“Yahut altından bir köşkün olmalı veya göğe çıkmalısın. Ancak (gökten) okuyacağımız bir kitabı bize indirmedikçe senin göğe çıktığına asla inanmayız!” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece Resul olan bir beşerden başka ne olabilirim ki?”
Cemil Said (1924)
Veyâ altundan bir hânen olmalı yâhud bir merdivanle semâya çıkmalısın bizim hepimizin okuyabileceği bir kitâbı gökden indirtmedikce semâya çıkdığına da inanmayız" diyorlar. Ânlara cevâb vir ki: "Allâh’a hamd olsun ben bir insân ve rasûlden başka bir şey değilim."
Diyanet Vakfı
«Yahut da altından bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece (göğe) çıktığına da asla inanmayız.» De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir elçiyim.
Edip Yüksel
"Ya da altın bir evin olmalı, veya göğe yükselmelisin. Yükselsen bile okuyacağımız bir kitabı üzerimize indirmedikçe ona inanmayız." De ki: "Rabbim yücedir. Ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim ki."
Elmalılı Hamdi Yazır
Yâhud senin altından bir evin olsun, Yâhud Semaya çıkasın, ona çıktığına da aslâ inanmayız tâ ki üzerimize okuyacağımız bir mektub indiresin, de ki: sübhanallah ben ancak beşer bir Resulüm
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"Yahut altından bir evin olsun, ya da göğe çıkmalısın. Ona çıktığına da asla inanmayız. Ta ki bize, okuyacağımız bir kitap indiresin." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Nihayet ben de, peygamber olan bir insandan başka bir şey değilim."
Emrah Demiryent
Yahut da altından bir evin olmalı, ya da (gözlerimizin önünde) göğe çıkmalısın, ayrıca (gözlerimizin önünden çıktığın o gökten) bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece senin göğe çıkmana da inanmayız!” (Resûlüm, hadlerini aşarak, isteklerde bulunan o kâfirlere) de ki: “Bütün noksan sıfatlardan Rabbimi tenzih ederim, Rabbimin şanı yücedir. Ben, peygamber olarak gönderilmiş bir insandan başka bir şey miyim (ki bu dediklerinizi yapayım)!”
Abdullah-Ahmet Akgül
"Yahut (tamamı) altından yapılmış (saray gibi) bir evin olmalı, veya (gözümüzün önünde) gökyüzüne yükselip çıkmalısın. Ayrıca üzerimize, (gökten meleklerle getirilen ve) bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirip (önümüze koymalısın). Aksi halde Senin oraya (göklere) yükselmene (Miraç hadisene) asla inanmayacağız!" (Ey Nebim, onlara) De ki: "Rabbimi (tesbih ve tenzih edip) yüceltirim; Ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım (ki bu dediklerinizi yapayım)?"
Erhan Aktaş
Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: “Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resûlden başka bir şey miyim ki?”
Eski Anadolu Türkçesi
“tā ola senüñ ev altundan yā aġasın göge. daħı hergiz inanmayavuz aġmaġuña tā getüresüñ bizüm üzere kitāb tā oķıyavuz anı.” eyit arulıġı çalabumuñ. oldum mı ben illā ādemį yalavaç?”
Hasan Basri Çantay
«Yahud altından bir evin olsun, yahud semâya çıkasın. Ona çıkdığına da asla inanmayız a! Tâki üstümüze okuyacağımız bir kitab indiresin»! (Şöyle) de: «Rabbimin şaanı yücedir. Ben (Allahın) resûl (ü) bir beşerden başkası mıyım ki»?
Hayrat Neşriyat
“Yâhut, altından bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın! Fakat bize okuyacağımız bir kitab indirmedikçe, göğe çıkmana da aslâ inanmayacağız!” De ki: “Rabbimi tenzîh ederim;(ben) sâdece peygamber olan bir insan değil miyim?”(2)
İhsan Aktaş
“Yahut senin altından (yapılmış) bir evin olmalı veya göğe (uzaya) yükselmelisin. (Oradan) bize okuyabileceğimiz bir kitap indirmedikçe, senin göğe (uzaya) yükselişine de asla inanmayacağız.” dediler. (Resulüm!) Sen (onlara) de ki: Rabbim her türlü noksandan uzaktır. Ben de (sizin gibi) ancak beşer olan bir elçiyim.*
İlyas Yorulmaz
“Veya senin altından bir evin olsun veyahut sen göğe çıkmalısın. Ancak, senin göğe çıktığına inanabilmemiz için, gökten bir kitap indirip, o kitabı biz alıp okumadıkça, sana inanacak değiliz” dediler. Deki “Allah bütün noksan sıfatlardan uzaktır. Ben bir insan elçiden başka bir şey değilim ki.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
ya senin altından bir evin olsun yada gökyüzüne çıkasın. Çıksan da inanmayız bize okuyacak bir kitap getirmedikçe." De ki: "Çalabım uludur. Ben Allah’ın gönderdiği Ademoğlu elçiden başka neyim ki?
İsmail Hakkı İzmirli
«— Yahut senin altından bir evin olsun, yahut göğe çıkasın. Bununla beraber bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da kaabil değil inanamayız». Onlara de ki aman Yâ Rabbi! Ben peygamberliğe nâil olmuş beşerden başka bir şey miyim?
İsmail Yakıt
Veya senin altından bir köşkün [beyt] olmadıkça ya da göğe çıkmadıkça ve bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe⁴⁵ senin göğe çıkmana da asla inanmayız.”⁴⁶ (Ey Peygamber!) de ki: “Rabbimi noksanlıktan tenzih ederim/Kudret ve yüceliğine sınır olmayan ancak Rabbimdir. Ben ancak elçi olarak gönderilen bir beşerim.”
Kadri Çelik
“Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.” De ki: “Rabbim münezzehtir; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?”
Abdullah Parlıyan
Yahut altından yapılma bir evin olmadıkça veya gözümüzün önünde, göklere yükselmedikçe sana asla inanmayacağız ki, bize okuyabileceğimiz bir kitap, yazılı olarak gökten inmedikçe, senin göğe çıktığına da inanmayız.” De ki: “Bu gibi hayalleri teklif etmekten Rabbimi tenzih ederim. Hâşâ ben O'na böyle şeyler yapmasını teklif edemem. Ben sadece, elçi olarak gönderilen bir insan değil miyim?”
Kuran Yolu
“Veya altından bir evin olmalı; ya da göğe çıkmalısın. Bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece oraya çıktığına da asla inanmayacağız.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim! Ben sadece bir beşer-peygamberim.”
Mahmut Kısa
“Yâhut altından yapılmış bir sarayın olmadıkça veya gözlerimizin önünde bir kuş gibi uçup göğe yükselmediğin sürece sana asla inanmayacağız! Gerçi göğe yükselmiş olsan bile, bize oradan, okuyacağımız ve doğrudan bize hitaben yazılmış bir kitap indirmedikçe, sırf göğe çıktın diye öyle hemencecik inanmayız sana!” Onlara cevaben de ki: “Bu dediklerinizi yapabilecek, mükemmel niteliklere sahip olan, yalnızca Rabb’imdir. Oysa ben, hiçbir zaman Rab olduğumu iddia etmedim! Ben nihâyet, elçi olarak gönderilmiş fâni bir insandan başka neyim ki? Ben size, Allah tarafından olağanüstü yeteneklerle donatılmış olduğumu söylemedim ki! Neden benden böyle şeyler istiyorsunuz? Ben sadece, Allah’tan size bir mesaj getirdiğimi söylüyorum. Eğer benim iddiamın doğruluğunu denetlemek istiyorsanız, işte Kur’an, bir mûcize olarak karşınızda duruyor!”
Mahmut Özdemir
“Yahut senin için altın süslemeli bir ev olur! Yahut Gök’te yükselirsin; -kaldı ki senin yükselmene de asla inanmayacağız- tâ ki bize okuyacağımız bir kitap indirirsin!”. De ki: “Rabbimi tesbih (ve tenzih) ederim ki bir rasûl beşer’den başkası mı oldum?”.
Mehmet Çakır
sırça sarayların olmalı, göğe yükselebilmelisin " diyenler oldu. " gökten, bir okuma kitabı indirmedikçe göğe yükselişine de inanmayız " diyenler de oldu. Resulüm de ki: " Benim Rabb'im havsalaya sığmaz. Ben sadece görevli bir beşerim. "
Mehmet Çoban
"Altından bir evin olmalı ya da göğe çıkmalısın! Okuyacağımız bir kitap getirmedikçe göğe çıkmana da sana da inanmayız!" De ki: "Rabbimin şanı çok yücedir. Ben sadece beşer ve elçiden başka bir şey değilim!"
Mehmet Okuyan
Veya altından bir evin (köşkün) oluncaya ya da göğe yükselinceye kadar (sana inanmayacağız)! Bize, okuyacağımız bir kitap indirinceye kadar (göğe) yükselmene de [*] asla inanmayacağız!” [*] De ki: “Rabbim yücedir. Ben insan bir elçiden başka neyim ki!”
Mehmet Türk
“Yahut senin altından bir evin olmalı veya göğe yükselmelisin. (Oradan) bize okuyabileceğimiz bir kitap indirmedikçe, senin göğe yükselişine de asla inanmayacağız.” dediler. (Sen de onlara): “Rabbimi tenzih ederim, (size göre yoksa) ben, beşer olan bir elçiden başka bir şey miyim?” de.
Muhammed Esed
yahut altından [yapılmış] bir evin olmadıkça; yahut göğe yükselmedikçe -kaldı ki göğe yükselmene dahî, bize (oradan, kendi gözlerimizle) okuyabileceğimiz bir kitap getirmedikçe inanmayız ya!” ¹⁰⁹ [Ey peygamber] de ki: “Kudret ve yüceliğinde sınırsız olan Rabbimdir! ¹¹⁰ Ben ölümlü bir elçiden başka biri miyim ki?”
Mustafa Çavdar
“Veya altından bir köşkün olmalı ya da göğe çıkmalısın. Fakat oradan bize okuyacağımız somut bir kitap getirmedikçe göğe çıktığına asla inanmayacağız.” De ki: “Hâşâ, kudreti sonsuz olan sadece Rabbimdir. Ben ise gücü sınırlı bir beşer elçiden başka neyim ki?” 4/153, 6/7, 74/52
Ahmet Tekin
“- Veya tezyinatlı, altın işlemeli bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın. Bize, sorumluluklarımızı tevdi eden, seni tasdik eden, sana uymamızı emreden okuyacağımız bir kitap indirtmediğin sürece göğe çıktığına da asla inanmayacağız, itimat etmeyeceğiz.” dediler. “- Rabbimi tenzih ederim. Ben peygamberlik görevi verilen insan neslinden farklı biri miyim?” de.
Mustafa İslamoğlu
Veyahut da senin altından bir köşkün olmalı ya da semaya çıkmalısın; fakat semaya çıkman durumunda (dahi) oradan bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de sana inanmayacağız.” De ki: “Kudret ve yüceliğinde sınır bulunmayan sadece Rabbimdir; ben, fânî bir elçiden başka neyim ki?”
Ömer Nasuhi Bilmen
«Veyahut senin için altın- dan bir hane olmalı veya göğe derece derece yükselesin ve senin yükselmene de asla inanmayız, tâ ki, üzerimize kendisini okuyacağımız bir kitap indiresin.» De ki: «Rabbimi tenzih ederim, ben bir beşer olan resûlden başka değilim.»
Orhan Kuntman
"Yahut da altından bir evin olsun, ya da göğe çıkasın, bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin takdirde, -göğe çıktım desen de- sana asla inanmayız" dediler. (Ey Muhammed, onlara) De ki: Ben Rabbimi tenzih ederim. (O'nun kudretlerine nasıl ortak olabilirim ki?) Ben ancak beşerden bir peygamberim (melek değilim ki kendi kendime semaya yükseleyim)
Osman Fırat
Yahut süslerden (mücevharattan) oluşan bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Hatta sen üzerimize, okuyacağımız bir Kitap indirmedikçe de senin göğe çıkmana da inanmayacağız! De ki: "Rabbimin sübhandır. Ben, sadece bir beşer ve resul değil miyim?
Şaban Piriş
-Veya altından bir evin olmalı ya da göğe yükselmelisin oradan bize okuyacağımız bir kitap getirmedikçe yine de sana inanmayacağız. De ki:-Rabbimi tenzih ederim, ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim?
Satıraltı Meal (1534)
Yā olmayınca bir ev altundan yā göge ‘urūc eylemeyince biz görürken daḫıbiz inanmazuz sen göge çıḳduġuña, ḥattā bize bir kitāb indürmeyince oḳuya‐vuz anı. Eyit yā Muḥammed: Münezzehdür Allāhum, ḳudretine şerīk olmaḳdan. Men degül‐men illā ben ādem oġlı özgeler gibi. Peyġamber‐men özge peyġamberler gibi.
Suat Yıldırım
Yok, yok! Bu da yetmez, senin altundan bir evin olmalı yahut göğe çıkmalısın. (Ama unutma! ) Sen bize oradan dönerken okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de senin oraya çıktığına inanmayız ha! ”De ki: “Fe Sübhanallah! Ben sadece elçi olan bir insandan başka ne olabilirim ki? . ” [17, 59; 25, 7-11; 26, 187]
Süleyman Ateş
Yahut altundan bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Ama, sen üzerimize, okuyacağımız bir Kitap indirmedikçe senin sadece göğe çıkmana da inanmayız! De ki: "Rabbimin şanı yücedir. (Böyle şeyleri yapmak benim işim değildir). Ben, sadece elçi ol(arak gönderil)en bir insan değil miyim?"
Süleyman Tevfik (1927)
92,93- "yâhud zu'm iylediğin vecihle semâyı üzerimize parça parça düşürmedikce, yâhud Allâh ve melekleri kendine şâhid getirmedikce, yâhud altundan hânen olmadıkca yâhud semâya çıkmadıkca -çıksan bile bize oradan okuyacağımız bir kitâb getirmedikce çıkdığına da inanmayız- sana îmân itmeyiz" didiler. Di ki: "Rabbim her 'ayıb ve kusurdan münezzeh ve mukaddesdir. Ben beşer bir rasûlden başka bir şey miyim?
Süleymaniye Vakfı
Altından yapılmış bir evin olsa yahut gökyüzüne çıksan? Bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe çıktığına da inanacak değiliz ya.” De ki “Rabbime boyun eğerim; ben elçi olan bir beşerden başka neyim ki?
Ahmet Varol
Yahut altından bir evin olmalı veya göğe yükselmelisin. Üzerimize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece yükselmene de inanmayacağız." De ki: "Rabbimi tenzih ederim! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim?"
Ümit Şimşek
“Yahut altından bir evin olsun. Yahut göğe çık. Gerçi göğe çıktığına da inanacak değiliz—meğer ki bize gözümüzle görüp okuyacağımız bir kitap indiresin.” Sen de ki: Rabbim her türlü noksandan uzaktır. Ben ise ancak beşerden bir elçiyim.
Yaşar Nuri Öztürk
"Yahut altından bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin. Ancak senin göğe çıktığına, okuyacağımız bir kitabı bize indireceğin zamana kadar, asla inanmayız!" De ki: "Rabbimin şanı yücedir. Ben, insan bir resulden başka neyim ki?"
Ali Bulaç
'Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.' De ki: 'Rabbimi yüceltirim; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?'
Ali Fikri Yavuz
Yahud altından bir evin olsun, yahud semaya çıkasın; ona çıktığına da asla inanmayız, tâ ki bize, okuyacağımız bir kitap indiresin (böylece Peygamber olduğunu orada okumuş olalım). De ki: “-Rabbimi tenzîh ederim. Ben, ancak diğer insanlar gibi bir insanım, diğer peygamberler gibi de bir Peygamberim.”
Bahaeddin Sağlam
Veya altın ve mücevherattan bir evin olmadıkça veya sen göğe yükselmedikçe, biz sana inanmayız. Ki bize okuyabileceğimiz bir kitap (yazılı olarak) gökten inmedikçe, senin göğe çıktığına da inanmayız.” De ki: “Rabbimi (böyle davranacağından) tenzih ederim. Ben insan olan bir peygamberden başka bir şey değilim. (Allah değilim ki, sizin bu dediklerinizi yapayım. Allah ortak edinmekten çok yücedir.)”
Bayraktar Bayraklı
“Ya da altından bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece göğe çıktığına da asla inanmayız.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir peygamberim.”