Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların delillerimi görüp beni anmak hususunda gözleri perdelenmişti ve Kur'an'ı dinlemeye tahammülleri yoktu onların.
Besim Atalay (1965)
Hakka karşı, onların gözlerinde perde vardı, söz de duymazlardı
Cemal Külünkoğlu
100-101. O gün cehennemi, hakikati görmek hususunda gözleri perdeli olan, (Kur'an'ı) dinlemeye tahammül edemeyen inkârcıların karşısına dikeceğiz.
Cemil Said (1924)
100, 101. O gün cehennemi kâfirlere ve âyâtımıza karşu gözlerini kapayanlara ve bizi dinlemeyenlere göstereceğiz.
Diyanet Vakfı
100, 101. Ve, gözleri beni görmeye kapalı bulunan, kulak vermeye de tahammül edemez olan kâfirleri o gün cehennemle yüz yüze getirmişizdir.
Edip Yüksel
Onlar ki mesajıma karşı gözleri perdeliydi, dinleyemezlerdi de...
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki beni ıhtar eden âyetlerimden gözleri bir gıtâ içinde idi, işitmeğe de tehamül edemiyorlardı
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar ki, beni hatırlatan âyetlerimden gözleri bir örtü içindeydi. İşitmeye de tahammül edemiyorlardı.
Emrah Demiryent
Onlar ki, (dünyada iken) gözleri, zikrime (Kur’ân’a karşı manen) perdeli (olan kimseler) idi. Ve (Kur’ân’ı) dinlemeye tahammül edemiyorlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlar ki, Benim (tabiattaki ve Kur’an’daki ayetlerimi) zikrimi ve öğütlerimi görme (ve yaratılış gayelerini yerine getirme) hususunda (sanki) gözleri perdelenmişti. Ve (Kur’ani gerçekleri) dinlemeye asla tahammül edemezlerdi.
Erhan Aktaş
Ki onlar, bizim zikrimize¹ karşı gözleri kapalı ve işitmeye tahammülü olmayanlardır.
Eski Anadolu Türkçesi
100-101. daħı görindürdük ŧamuyı ol gün kāfirler-içün görindürmek anlar kim oldı gözleri örtü içinde anmaġumdan daħı oldılar güçleri yitmez işitmekdin yaña.
Hasan Basri Çantay
100,101. Beni anmak (hakıykatı görmek) hususunda gözleri perdeli olan, (Kur'ânı) dinlemiye tahammül edemeyen kâfirlere o gün cehennemi öyle bir göstereceğiz ki!
Hayrat Neşriyat
Onlar ki, beni anmaktan (ve âyetlerimi görmekten) gözleri bir perde içinde idi ve(Kur'ân'ı) dinlemeye tahammül edemiyorlardı.
İhsan Aktaş
Onlar ki gözleri, zikrime (gönderdiğim vahye, beni hatırlatan her şeye ve doğadaki ayetlerime) karşı (adeta) perde içindeydi (onları görmek istemiyorlardı). Ve (okunan ayetlerimi de) dinlemeye tahammül edemiyorlardı.
İlyas Yorulmaz
O inkâr edenler dünyada iken, benim hatırlatmalarımı görmemek için, gözlerine örtü çekmişler ve (Kur’an’ı) dinlemek için de hiçbir çaba göstermemişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O tanımazları ki Benim öğütlerime karşı gözlerini yummuşlar, kulaklarını tıkamışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
O kâfirler ki beni anmamak [¹] için gözlerinde perde vardı, onların Kur/an-ı işitmeye güçleri yoktu.
İsmail Yakıt
Onlar ki, Beni anmaya karşı gözleri perdeli idi ve (Kur’an’ı) dinlemeye tahammül edemezlerdi.
Kadri Çelik
Onlar, gözleri beni anmaktan bir perde içinde olan ve işitmeye tahammül edemeyen kimselerdi.
Abdullah Parlıyan
Onlar ki, beni anmaya karşı gözleri perde içinde idi ve Kur'ân'ı dinlemeye de tahammülleri yoktu.
Kuran Yolu
100-101. Ve (dünyada iken) gözleri beni hatırlatacak delillere kapalı bulunan, vahye kulak vermeye de tahammül edemez olan kâfirleri o gün cehennemle yüz yüze getirmişizdir.
Mahmut Kısa
Çünkü onlar, Kur’an’da dile getirdiğim bunca uyarılarıma karşı, gözleri kibir, önyargı ve inat örtüleriyle perdelenmiş kimselerdi; öyle ki, uyarıları işitmeye bile tahammül edemiyor; dinlemeden, anlamadan hakikati reddediyorlardı. Kimileri de, ilâhlık makâmına yücelttikleri birtakım varlıklar sayesinde kurtulacaklarını iddia ediyorlardı. Fakato gün, ne büyük bir yanılgı içinde olduklarını anlayacaklar! Öyle ya;
Mahmut Özdemir
Onlar ki gözleri benim öğüdümden perdeliydi. İşitmeye de güç yetiremiyorlardı.
Mehmet Çakır
sonra, Kitabımı görünce gözlerini kaçıranlara, Daha sonra da duymaya bile tahammül edemeyenlere göstereceğiz...
Mehmet Çoban
Onlar yeryüzünde yaşarken anlattığımız gerçekleri görmezden ve duymazdan gelirlerdi. Sanki gözlerinde perde, kulaklarında sağırlık vardı. Onlara: "İşte inkâr ettiğiniz hesap günü, işte inkâr ettiğiniz cehennem!" deriz.
Mehmet Okuyan
100,101. Gözleri beni anmaya kapalı olmuş ve (gerçeği) duymaya da dayanamayan kâfirleri o gün cehennemle yüz yüze getireceğiz.
Mehmet Türk
Ki onlar, gözleri Beni hatırlatan şeylere perdeli olan ve (Kur’an’ı) dinlemeye dayanamayan (kâfir) kimselerdi.
Muhammed Esed
O inkarcılar ki, [gerçeğin sesini] işitmeye katlanamadıklarından ötürü gözlerine Beni hatırlatıcı şeylere karşı perde çekilmişti.
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar dünyadayken zikrime/Kuran’a karşı kör kesilmişler ve ayetlerimi duymaya da tahammül edemiyorlardı. 7/179, 46/26
Ahmet Tekin
Onlar, gözleri, beni hatırlatan âyetleri, delilleri, övünç kaynağı Kur'ân'ımı görmeye kapalı olanlar, Kur'ân'ımın âyetlerine kulak vermeye de tahammülü olmayanlardır.
Mustafa İslamoğlu
Onlar öyle kimselerdi ki; beni hatırlatan (her şeye) karşı gözlerine bir perde çekilmişti, üstelik onlar işitmeye de yanaşmıyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar ki, gözleri benim zikrimden bir perdede idi ve işitmeğe de kâdir olmaz olmuşlardı.
Orhan Kuntman
"O kafirler ki, (dünyadayken -Benim tevhid delillerimi görmemek ve) beni anmamak için- gözlerini perdelemişler ve (Kur'an'ın uyarılarını işitmemek için de) kulaklarını tıkamışlardı.
Osman Fırat
Onlar ki beni anmağa karşı gözleri perde içinde idi ve (Kur’ân’ı) dinlemeğe tahammül edemezlerdi.
Şaban Piriş
Onların gözleri öğütlerime/uyarılarıma karşı örtülü ve kulakları da duymuyordu.
Satıraltı Meal (1534)
Ol kimseler ki gözleri örtülü‐y‐di benüm āyetlerümden, güçleri yitişmezdiişitmege daḫı.
Suat Yıldırım
100, 101. Gözleri Benim kitabım karşısında perdeli olup, Kur'ân'ı dinlemeye tahammül edemeyen kâfirlere, o gün cehennemi gösteririz, cehennemle karşı karşıya koyarız onları.
Süleyman Ateş
Onlar ki beni anmağa karşı gözleri perde içinde idi ve (Kur'an'ı) dinlemeğe tahammül edemezlerdi.
Süleyman Tevfik (1927)
100-101. Ve o gün, benim âyâtımı görmekden gözleri perdeli olan ve onları istimâ'a kudretleri bulunmayan kâfirleri cehenneme ibrâz ider ve gösteririz.
Süleymaniye Vakfı
Onların gözleri, benim zikrimden uzaklaştıran bir perdenin içindeydi. Onu dinlemeye de katlanamıyorlardı.
Ahmet Varol
Onlar ki gözleri benim zikrime karşı perde içindeydi ve (Kur'an'ı) dinlemeye katlanamıyorlardı.
Ümit Şimşek
Onlar, Benim zikrime(13) karşı gözleri perdelenmiş, kulakları da işitmez olmuş kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar, gözleri benim zikrim/Kur'anım karşısında perde içinde olan insanlardı. Dinlemeye dayanamıyorlardı.
Ali Bulaç
Ki onlar, Beni zikretme (konusun)da gözleri bir perde içindeydi. (Kur'an'ı) dinlemeye katlanamazlardı.
Ali Fikri Yavuz
Onlar, kâfirlerdir ki, gözleri beni hatırlatan âyetlerimden bir perde içinde idi ve (kelâmımı) işitmeğe de tahammül edemiyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
O kâfirler ki; gözleri zikir ve mesajıma karşı perde içinde idi ve bizi dinleyemiyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
100,101. Dünyada iken gözleri beni hatırlatan her şeye karşı perdeli, kulak vermeye de dayanamayan kâfirleri, o gün cehennemle yüz yüze getireceğiz.