108. Ayet
خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا
107,108. Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedî kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا
107,108. Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedî kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.
Orada ebedi olarak kalırlar ve oradan ayrılmak da istemezler.
Orda sonsuz kalırlar, ordan çıkmak istemezler
Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar (ve) oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.
Orada ilelebed kalacaklar ve hiç hallerini değişdirmek istemiyeceklerdir.
Orada ebedî kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.
Orada sürekli kalıcıdırlar, orayı hiç bir şeyle değişmek istemezler.
İçlerinde muhalled olmak üzere kalırlar, onlardan çıkmak istemezler
İçlerinde ebedî olarak kalacaklar, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir. Bu hatırlatma ve uyarmayı yeterli görmeyip de daha fazla açıklama isteyenlere karşı ey Muhammed!
(Mü’minler) orada ebedî olarak kalırlar ve oradan hiç ayrılmak istemezler.
(Mü’minler) Onda (cennette) ebedi olarak kalıcı olup (yerleşecekler) ve ondan (cennet ortamından) asla ayrılmak istemeyeceklerdir.
Orada devamlı kalırlar. Asla ayrılmak istemezler.
107-108. bayıķ anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler. eyü işler oldı anlaruñ içün firdevs uçmaķları nuzūl ebed ķalıcılarken anlaruñ içinde. istemeyeler anlardan dönmek.
Bunların içerisinde ebedî kalıcıdırlar onlar. Oradan ayrılmak da istemezler.
Orada ebedî olarak kalıcıdırlar; oradan hiç ayrılmak istemezler.
Onlar orada hep kalacaklar (ve) oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.
Onlar o bahçelerde temelli kalacaklar ve orada hiçbir değişiklik istemeyeceklerdir.
Onlar hep orada kalacaklardır, oradan ayrılmayı da istemeyeceklerdir.
Onlar orada daim kalacaklardır. Ondan ayrılmak istemeyeceklerdir.
Orada sürekli kalıcıdırlar ve oradan ayrılmayı hiç istemezler.
Onda ebedi olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler.
Orada ebedi olarak kalırlar ve oradan hiç ayrılmak istemezler.
Orada ebedî kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.
Sonsuza dek orada kalacak, hiçbir zaman oradan ayrılmak istemeyecekler.İşte, bu sonsuz nîmetleri kazanmak için:
İçinde sürekli kalacaklardır. Oradan ayrılmak istemezler.
Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar ve başka bir yere gitmek istemeyeceklerdir.
"Orada ebedî kalacaklardır. Cennetten hiç çıkmak istemeyecekler."
Orada [ebedî] kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.
(Onlar) orada ebedî kalacaklar ve oradan hiç ayrılmak istemeyecekler.
Böyleleri orada sonsuza kadar kalacak [ve] oradan hiç ayrılmak istemeyecekler.
Orada kalıcıdırlar. Oradan ayrılmak istemeyecekler. 13/22-23, 37/...61, 43/67...73
Orada ebedî yaşayacaklar. Başka yere nakledilmeyi, oradan uzaklaşmayı istemeyecekler.
Orada sürekli kalacaklar; oradan asla ayrılmak istemeyecekler.[²⁴⁴⁹]
Orada ebedîyyen kalıcıdırlar. Oradan ayrılmak istemezler.
Ki onlar orada sonsuza dek kalacaklar ve oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.
Orada sürekli kalacaklardır. Orayı değiştirmek için (öyle memnundurlar ki) bir yol aramazlar
Orada ebedi kalacaklardır, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.
Ebedī ḳalurlar anda, andan müteḥavvil olmaḳ istemezler.
Onlar orada devamlı kalacak, (usanmadıklarından ötürü), başka tarafa geçmeyi arzu etmeyeceklerdir.
Orada sürekli kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.
Orada muhalleden kalırlar. Diğer bir yere tahvîli de istemezler.
Onlar orada ölümsüzleşecekler, oradan ayrılmayı istemeyeceklerdir.
Orada sonsuza kadar kalacaklardır. Oradan ayrılmak da istemezler.
Onlar orada ebediyen kalacaklardır. Zaten oradan çıkmak da istemezler.
Sürekli kalacaklardır orada. Çıkmak istemeyeceklerdir oradan.
Onda ebedi olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler.
İçlerinde ebedî olarak kalırlar, oradan ayrılmak da istemezler.
Orada ebedidirler, oradan asla ayrılmak istemezler.
Orada uzun süreli kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.