12. Ayet
ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُٓوا اَمَدًا۟
Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُٓوا اَمَدًا۟
Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.
Sonra da iki taraftan hangisi, onların ne kadar yatıp kaldıklarını hesab edip ayırt edecek, bilelim diye tekrar onları uyandırdık.
İki bölükten hangisinin —opruk içre— ne kadar kaldıkların daha iyi saydıkların bilmemizçin, uyandırdık onları
Sonra iki gruptan hangisinin ne kadar uyuduklarını doğru olarak hesap edebileceğini belirlemek üzere onları uyandırmıştık.
Sonra içlerinde hangisinin orada kaldığı müddeti iyi tahmîn ideceğini anlamak üzere ânları uyandırdık.
Sonra da iki guruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.
Sonra onları dirilttik ki onların orada kalış sürelerini hangi grubun daha iyi hesaplayacağını bilelim.
Sonra da onları ba'settik ki hep bilelim: iki hızbin hangisi bekledikleri gayeyi iyi hisab etmiş?
Sonra da iki gruptan hangisinin, onların mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını anlamak için, onları tekrar uyandırdık.
(Ve seneler) sonra, (mağarada uykuda) kaldıkları müddeti (kendi aralarındaki) iki gruptan hangisinin daha iyi hesap edeceğini (ve bazı hikmetleri insanlar için) ortaya çıkaralım diye onları uyandırdık.
Sonra (mağaradaki) iki gruptan, hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.
Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını ortaya çıkarmak için, onları tekrar uyandırdık.
andan uyandurduķ anlan tā bilevüz iki bölüġüñ ķanķısı śaydı anuñ kim dölendiler ıśra ucını.
Sonra da onları uyandırdık, iki zümreden hangisi bekledikleri gayeyi daha iyi (zabt ve) hesâb edicidir, ayırd edelim diye.
Sonra onları uyandırdık ki, (uykuda) kaldıkları müddeti, (kendi aralarındaki) iki fırkadan hangisinin daha iyi hesâb edeceğini ortaya çıkaralım.
Sonra onları (aktif dünyaya yeniden) gönderdik ki, (mağarada) kaldıkları müddeti, iki taraftan hangisinin daha iyi değerlendirmekte olduğunu belirtelim.*
Sonra onları (uykularından) kaldırdık ki, iki guruptan, hangisinin sonuçta ne kadar zaman kaldıklarını (söyleyeceklerini) öğrenelim.
Sonra da onları uyardık, iki bölükten hangisi inde ne kadar kaldıklarını daha iyi sayacak, bilelim diye.
Sonra uykuda ne kadar kaldıklarım iki fıkradan hangisinin [⁷] onların mağarada eğleştikleri müddeti sayıp zapt edebildiğini ayırdetmek için onları uyandırdık.
Sonra iki gruptan [hizbeyn] hangisinin onların kaldıkları süreyi daha iyi hesap edeceğini ortaya koyalım diye onları uyandırdık [be’asnâ].³
Sonra (içlerindeki) iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.
Sonra onları uyandırdık ki, mağarada geçen zamanın iki bakış açısından, hangisi tarafından daha iyi değerlendirildiğini, insanlara gösterelim diye.
Sonra da iki gruptan hangisinin, kaldıkları müddeti daha iyi hesap edip değerlendireceğini ortaya koyalım diye onları uyandırdık.
Ve uzun bir zaman sonra onları tekrar uyandırdık ki, iki taraftan hangisinin, yani bütün olay ve olgularda ilâhî kudretin imzasını görebilen müminler mi, yoksa kâinâtı kör tesadüfler yumağı zanneden inkârcılar mı, bunlardan hangisinin onların mağarada bunca zaman kalışlarındaki hikmet ve amacı daha güzel değerlendirdiklerini ve dolayısıyla, bu iki bakış açısı arasındaki bariz farkı insanlara gösterelim.
Sonrasında ne kadar süre kaldıklarını, İki Grup’un hangisinin tek tek hesap ettiğini bilmemiz için onları yeniden dirilttik.
Sonunda onları uyandırdık. Orada ne kadar kaldıklarını en iyi kimin tahmin ettiğini görelim istedik.
Uzun bir müddet sonra kendi kendilerine sormaya başladılar. Acaba terk ettiğimiz toplumda neler oldu? Onlardan ayrıldıktan sonra ne kadar süre geçti? Onlar bizi unuttu mu? Doğup büyüdüğümüz, yaşayıp terk ettiğimiz yerlerin şartları değişti mi? Bu sorular kafalarını karıştırmaya başladı. Aradan geçen zamanı merak ediyorlardı. Yaşadıkları yerden ne kadar ayrı kaldıklarını bile unutmuşlardı. Belki toplumlarında onların kendilerinden ne kadar uzak kaldıklarını bilenler vardı. Meraklarını gidermek için araştırma ihtiyacı duydular.
Sonra da iki taraftan ([Ashab-ı Kehf] ile karşıtlarından) hangisinin (mağarada) kaldıkları uzun süreyi daha iyi hesap edeceğini bil(dir)ip (ortaya çıkaralım) diye [*]onları uyandırmıştık.
Daha sonra bu iki gruptan hangisinin bekledikleri gayeyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek¹ için onları (uykularından) uyandırdık.
sonra onları uyandırdık, ¹⁰ ki (mağarada) geçen sürenin iki bakış açısından ¹¹ hangisiyle daha iyi değerlendirildiğini [insanlara] gösterelim. ¹²
Sonra onları uyandırdık ve iki grubun orada ne kadar kaldıklarına dair tartışmalarına şahit olduk. 2/259
Sonra da, iki gruptan hangisinin, Eshâb-ı Kehf'in mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını anlamak için, onları dirilterek uyandırdık.
Sonra onları dirilttik[²³⁵²] ki, geçip giden süreci iki guruptan[²³⁵³] hangisinin (olayı hakikate uygun bir bakış açısıyla) değerlendirdiğini[²³⁵⁴] belirleyelim.[²³⁵⁵]
Sonra onları uyandırdık; iki tâifeden hangisinin bekledikleri müddeti daha iyi hesab ettiklerini bilelim diye.
Sonra da. (O yiğitlerin içindeki) iki guruptan hangisinin, -mağarada kaldıkları süreyi- daha doğru hesap edeceğini belirtmek için onları uyandırdık.
Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.
11,12. -Mağarada onları yıllarca uyuttuk. sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri sonucu daha İyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları kaldırdık.
Andan ṣoñra diriltdük ve uyandurduḳ anları. Biz bilmeg‐içün ḳaysı ṭā’ifeanlardan żabṭ eyledi, anlar maġārada yatduġı müddeti.
Sonra da o iki takımdan (Ashab-ı Kehf ile hasımlarından) hangisinin onların mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladıklarını ortaya koyalım diye onları uyandırdık.
Sonra onları uyandırdık ki, (onların uyuma müddetleri hakkında ihtilaf eden) iki zümreden hangisinin, (onların) kaldıkları süreyi daha iyi hesabedeceğini bilelim.
Sonra, mü'minler ve kâfirlerden hangisinin onların mağarada kaldıkları müddeti daha iyi hesâb itdiğini anlamak içün onları ba's itdik. (uyandırdık).
Sonra onları uyandırdık ki kaldıkları süreyi, iki taraftan[*] hangisinin daha iyi saydığını bilelim.
Sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri süreyi iyi hesab ettiğini bilmek (ortaya çıkarmak) için onları uyandırdık.
Sonra, onlar ile hasımlarından, mağarada kaldıkları süreyi kim daha iyi hesaplayacak diye onları uyandırdık.
Sonra onları dirilttik ki, iki zümreden hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap edebileceğini bilelim.
Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.
Sonra onları uyandırdık ki, (mümin ve kâfir) iki topluluğun hangisi, onların mağarada bekledikleri müddeti daha iyi hesap etmiştir, fiilen bilelim.
Sonra onları dirilttik ki; hangi grubun, onların kaldığı müddeti daha iyi kaydettiğini görelim. (Onlarca belli olsun.)
Sonra da iki gruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.