Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
O mükafat yurdunda ebedi kalacaktır onlar.
Besim Atalay (1965)
1, 2, 3. Kendi katından, ağır bir azapla hem kocundurmak, hem inanmış olup da yararlı iş görenleri —içinde sonsuz kalacakları— cennetle müjdelemek üzere, eğrilikten uzak olan dosdoğru kitabı kuluna indiren Allaha öğüş
Cemal Külünkoğlu
2-3-4. (Allah onu) katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, faydalı eylemlerde bulunan mü'minleri içlerinde ebedi kalacakları güzel mükâfat yurdu olan (cennet) ile müjdelemek ve “Allah, bir çocuk edindi” diyenleri de (korkutup) sakındırmak için dosdoğru bir kitap kıldı.
Cemil Said (1924)
[*] Kehf suresi 3. âyetin meali iki baskıda da eksik kalmış.[ÖFK]
Diyanet Vakfı
1, 2, 3, 4. Hamd olsun Allah'a ki, O, (insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde ebedî kalacakları (cennette) güzel bir ecir bulunduğunu müjdelemek ve «Allah evlât edindi» diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab'ı indirdi.
Edip Yüksel
Ki orada sürekli kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ebediyyen onda arâm edecekler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Emrah Demiryent
(Ki o mü’minler,) onun (cennetin) içinde ebedî olarak kalacaklardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlar orada ebedi olarak (mutluluk ve kutluluk) içinde kalacaklardır.
Erhan Aktaş
Onlar, orada ebediyen kalıcıdırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
1-4. ögmek Tañrı’nuñdur ol kim indürdi ķulı üzere ķur’ān’ı daħı ķılmadı anuñ egrilıķ ŧoġru tā ķorķıdu ħaber vire 'aźābdan ķatı ķatından daħı muştılaya mü’minlere anlar kim işlerler eyü işleri kim bayıķ anlaruñdur müzd ya'nį uçmaķ görklü döleniciler iken anda hemįşe daħı ķorķıdu ħaber vire anlara kim eyittiler “duttı Tañrı oġlan”.
Hasan Basri Çantay
1,2,3,4. (Kâfirleri) cânib (-i ilâhîsi) nden en çetin bir azâb ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedî kalacakları güzel bir ecr (ve mükâfat) ı müjdelemek, (hele) «Allah evlâd edindi» diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'ânı) kulu (Muhammed sallellâhü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.
Hayrat Neşriyat
(Ki o mü'minler) orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İhsan Aktaş
(Ki o mü’minler) orada (mükâfat yurdunda) hep kalıcıdırlar.
İlyas Yorulmaz
(Onlar, verilen mükafaatlar veya azap) İçinde sürekli kalıcıdırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
1, 3. Kendi kuluna, tarafından kâfirleri şiddetli bir ukubet ile korkutmak, iyi iş işleyen mü/minlere de, ebedî olarak kalacakları güzel bir mükâfat ile müjdelemek için eğrilikten âri, dosdoğru bir kitap inzâl eden Tanrı/ya hamdolsun.
İsmail Yakıt
Ki onlar orada/mükâfatlar içinde ebediyen kalırlar.
Kadri Çelik
Onlar onda ebedi olarak kalıcıdırlar.
Abdullah Parlıyan
İçinde sonsuza kadar kalacakları cennetleri müjdelemek için.
Kuran Yolu
1-3. Hamd Allah’a mahsustur. (O Allah ki, insanları) kendi tarafından gelecek çetin bir azap ile uyarmak, dünya ve âhiret için yararlı işler yapan müminlerin, içinde ebedî kalacakları güzel bir mükâfata (cennet) erişeceklerini müjdelemek için kuluna sağlam ve kusursuz kitabı indirmiş, onda hiçbir bozukluğa yer vermemiştir.
Mahmut Kısa
Yani, içerisinde sonsuza dek kalacakları o cennet yurdunu.
Mahmut Özdemir
Orada ebedî kalıcı olmak üzere!
Mehmet Çakır
2,3. Çünkü bu Kitap'ta, doğa felaketlerine karşı yapılan uyarıların değerlendirilmesi var. yararlı faaliyetlerde bulunan müminlere verilecek güzel haberler var. // sonsuza kadar sürüp gidecek cennet müjdesi var.
Mehmet Çoban
Cezaya çarptırılan inkârcılar şiddetli ateşin içinde kalakalırlar.
Mehmet Okuyan
1,2,3,4. Katından (gelecek) şiddetli azaba karşı (inkârcıları) uyarmak, iyi işler yapan müminlere içinde [ebedî] kalacakları güzel ödül (cennet) bulunduğunu müjdelemek ve “Allah çocuk edindi!” diyenleri de korkutmak için doğru (bir kelam) olarak içerisine hiçbir eğrilik koymadığı [*] Kitabı kulu (Muhammed’e) indiren Allah’a [hamd]olsun.
Mehmet Türk
Ki onlar, orada (cennette) sürekli kalacaklardır.
Muhammed Esed
içinde sonsuza kadar kalacakları [bir mutluluk esenlik halini müjdelemek için].
Mustafa Çavdar
2-3. Aksine dosdoğru kıldı ki katından gelecek şiddetli bir azap ile kâfirleri uyarsın ve güzel ve doğru işler yapan müminleri de içinde ebedi olarak kalacakları güzel bir ödülle müjdelesin. 2/23, 11/13, 17/88, 6/48, 9/21, 19/97, 36/12
Ahmet Tekin
Onlar cennet nimetleri içinde ebedî kalacaklar.
Mustafa İslamoğlu
içinde ebedî kalacakları (bir karşılığı)…
Ömer Nasuhi Bilmen
Orada (o mü'minler) ebedîyyen ikamette bulunacaklardır.
Orhan Kuntman
1,2,3,4. (Kafirleri) katından inecek azap ile korkutmak, sâlih ameller işleyen müminleri, -içinde sonsuza dek kalacakları- güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah evlat edindi" diyenleri de uyarmak için- içinde hiçbir tezat bulunmayan dosdoğru kitabı (Kur'an'ı) kulu (Muhammed s.a.s)na indiren Allah'a hamdolsun!(Evet, müşrikler, meleklerin haşa, Allah Teala'nın kızları olduğunu iddia ediyorlar oysa)
Osman Fırat
Onlar sürekli olarak o mükâfât içinde bulunacaklardır.
Şaban Piriş
2,3. Kitabı, O'ndan gelecek şiddetli bir azabın uyarısını yapması ve doğruları yapan müminlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir mükafaatın olduğunu müjdelemesi
Satıraltı Meal (1534)
Ebedī ḳalurlar anda, hīç çıḳmaḳ yoḳdur.
Suat Yıldırım
2, 3, 4. Dosdoğru bir kitap olarak gönderdi. Ta ki Kendi nezdinde inkârcılar için hazırladığı şiddetli azabı bildirerek onları uyarsın. Makbul ve güzel işler yapan müminleri de ebediyyen içinde kalacakları güzel bir mükâfatla müjdelesin ve ta ki “Allah evlat edindi” diyenleri uyarsın.
Süleyman Ateş
Onlar sürekli olarak o mükafat içinde bulunacaklardır.
Süleyman Tevfik (1927)
1,2,3- Hamd ve senâ o Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur ki kulı Muhammed'e, insânları taraf-ı ilâhîden şiddetli 'azâb ile korkutmak ve eyi 'amel işleyen mü'minlere, onda ebediyyen kalacakları ecr-i hüsn (cennet mükâfâtı) oldığı ile tebşîr itmek içün mesâlih-i 'ibâda muvâfık ve eğrilikden 'ârî bir kitâb inzâl iyledi.
Süleymaniye Vakfı
Onlar orada sonsuza dek kalacaklardır[1].
Ahmet Varol
Onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ümit Şimşek
O mü'minler orada ebediyen kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar, o hal üzere sonsuza dek kalıcıdırlar.
Ali Bulaç
Onlar orada ebedi olarak kalıcıdırlar.
Ali Fikri Yavuz
Ebediyyen orada (cennet'de) kalacaklardır.
Bahaeddin Sağlam
(Kâfirlere) kendi katından gelecek çetin bir azabı haber vermek ve iyi işler yapan inananlara, içinde ebedî kalacakları güzel bir mükâfat (Cennet) müjdelemek ve “Allah çocuk edindi” diyenleri uyarmak için kulu (Muhammed’e) doğru ve düzgün bir Kitab’ı indirip onda hiçbir eğrilik oluşturmayan Allah’a hamdolsun.
Bayraktar Bayraklı
2,3,4. Onu dosdoğru bir kitap olarak indirdi ki Allah'ın katından gelecek şiddetli azaba karşı uyarsın; iyi işler yapan müminlere de, kendileri için, içinde süreli bulunacakları güzel bir ödül olduğunu müjdelesin ve “Allah çocuk edindi” diyenleri de uyarsın.