Kehf Suresi 61. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

61. Ayet

فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِ سَرَبًا

Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman balıklarını unutmuşlardı; balık, denize atlamış, dalıp bir yol tutmuş gitmişti.

Besim Atalay (1965)

Kavşağa vardıklarında, balıkların unuttular, gizli yol bulup balık denize gitti

Cemal Külünkoğlu

İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular, o da bir yolunu bularak denize kaçtı.

Cemil Said (1924)

İki denizin birleşdiği mahalle geldikleri vakit yanlarına aldıkları balığı gâib itmiş olduklarını anladılar. Balık yer altından denize gitmişdi.

Diyanet Vakfı

Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitmişti.

Edip Yüksel

İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Sinsice kayıp denizin yolunu tuttu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ikisi bir vaktaki iki deniz arasının cemolduğu yere vardılar balıklarını unuttular o vakıt o, denizde bir deliğe yolunu tutmuştu

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine ikisi de iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. Bu arada balık, denizde yolunu bulup kaybolmuştu.

Emrah Demiryent

Böylece iki denizin birleştiği yere vardıklarında (yanlarında tuzlanmış olarak getirdikleri ve canlandığı zaman Hızır ile buluşacakları yere bir alâmet olan) balıklarını (n durumunu, kontrol etmeyi) unuttular. (Buluşma yerine geldiklerinde, Allah’ın izniyle balık canlanmış ve) denize doğru kendisine bir yol tutup gitmişti. (Bu olayı hizmetinde bulunan genç görmüş, ancak Mûsâ’ya anlatmayı unutmuştu.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Derken (yola çıkıp yürüdüler ve) iki denizin kavşağına vardıklarında (pişirmek üzere tuttukları balığı kokmasın diye, bir su birikintisine bıraktılar). Ancak bu balığı orada unuttular ve balık (sıyrılıp bir iz bırakarak) denizde yolunu tutup (kaçmıştı).

Erhan Aktaş

İkisinin arasının¹ birleştiği yere ulaştıklarında hûtlarını² unuttular. O da denizin derinliklerine doğru kendi yolunu tuttu.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim irdiler dirilecek yirine ol iki arasınuñ unıttılar ya'nį ḥāżır bulunınca balıķlarını pes duttı yolını ya'nį balıķ deñizde yir altında bir ev.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine onlar bu iki (deniz) arasının birleşik yerine ulaşınca balıklarını unutdular. (Balık) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuşdu.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet ikisi, (o iki denizin) aralarının birleştiği yere varınca, (o yerin alâmeti olarak, canlanıp orada denize atlayacak olan) balıklarını unuttular, hâlbuki (balık, atlamış da) denizde bir iz bırakarak yolunu tutmuştu.

İhsan Aktaş

Nihayet ikisi (o iki denizin) aralarının birleştiği yere vardıklarında (yeni avladıkları için henüz taze ve canlı olan) balıklarını (deniz kenarında) unuttular. Bu arada (deniz kıyısında unutulan ve henüz canlı olan) balık, (sıçrayıp suya atlamış da) denizde (bir akıntıya doğru) kendi yolunu tutup gitmişti.*

İlyas Yorulmaz

O ikisi, suyun buluşma yerine geldiklerinde balıklarını unuttular, sonrada balık denizde yol bularak gözden kayboldu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık ise denize atılıp bir kovuğa doğru yollanmıştı.

İsmail Hakkı İzmirli

O ikisi iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denize atıldı, orada izbe bir yol tuttu [⁹].

İsmail Yakıt

Fakat iki denizin birleştiği yere vardıklarında ikisi de balıklarını unuttular. O da denizde bir yol bulup, kaybolup gitti.

Kadri Çelik

Böylece ikisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık da) denizde bir akıntıya doğru kendi yolunu tuttu.

Abdullah Parlıyan

İki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman, balıklarını unutmuşlardı. Balık denize atlamış, dalıp bir yol tutmuş gitmişti.

Kuran Yolu

Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını (yoklamayı) unuttular. Balık denizde yolunu tutup gitmişti.

Mahmut Kısa

Ve uzun bir yolculuğun ardından, nihâyet iki denizin birleştiği yere vardıklarında, yanlarında getirdikleri ve içinde balık olan azıklarını bir kenara bırakarak, dinlenmek üzere bir kayanın gölgesine çekildiler. Bu arada, ikisi de balığı unutmuşlardı. Bu sırada balık, Yûşa’nın şaşkın bakışları altında denize atlamış ve kendisine bir yol tutup gitmişti. Mûsâ bu olup bitenleri görmemiş Yûşa da bu ilginç olayı Mûsâ’ya anlatmayı unutmuştu. Bu yüzden, burasının buluşma yeri olduğunu anlayamadan, kalkıp tekrar yola koyuldular.

Mahmut Özdemir

İki Deniz’in birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. Derken kaybolacak şekilde Deniz’de yolunu tuttu.

Mehmet Çakır

Ama nehir kavşağına vardıklarında, balığı unuttuklarını farkettiler. Çünkü balık, nehirde oku doğrusuna çekip gitmişti.

Mehmet Çoban

Onlar iki denizin birleştiği yere varınca dinlenmek için deniz kenarına oturdular. Balıklarını da yere koymuşlardı. Balıklar suyu hissedince kumlar üzerinde çırpınarak denize doğru kaydılar. Denize ulaşınca gözden kayboluverdiler. Yola tekrar koyulmak için kalktıklarında balıklarını unuttular.

Mehmet Okuyan

İki denizin birleştiği yere [*] varınca balıklarını unutmuşlardı. Balık da denizde bir yol tutmuştu (gözden kaybolup gitmişti).

Mehmet Türk

Böylece ikisi iki denizin birleştiği yere ulaşınca (yanlarındaki) balıklarını¹ (bir kenarda) unuttular. (Balık da bu esnada dirildi,) denizde bir yol bularak kaybolup gitti.²

Muhammed Esed

Fakat iki [denizin] birleştiği yere vardıklarında balıkları bütünüyle akıllarından çıktı ve denize dalıp gözden kayboldu. ⁶⁹

Mustafa Çavdar

O ikisi, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O sırada balık denizde kaybolup gitti.

Ahmet Tekin

İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Bu arada, balık denizde canlanarak yolunu bulup bir kanala girmişti.

Mustafa İslamoğlu

Fakat o ikisi, iki (denizin) birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unutmuşlardı bile; nitekim o (balık) da kendi yoluna koyulup denizde gözden kaybolmuştu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, iki denizin birleştikleri yere ulaştılar, balıklarını unuttular. O vakit (o balık) denizde bir yarığa doğru yolunu tutmuştu.

Orhan Kuntman

İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. (Ki balık canlanmış) Denizde bir deliğe doğru yol bulup gitmişti. (Yardımcısı bu durumu görmüştü, fakat Musa a.s'ya söylemeyi unutmuştu.)

Osman Fırat

Fakat iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıkları unuttular ve balık denize dalıp gözden kayboldu.

Şaban Piriş

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O da denizde kaybolup gitti.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳt ki yitişdiler iki deñiz ḳavuşduġı yire. Unutdılar yiyecek balıḳlarını.Pes deñizde yolını ḳuru yir idindi.

Suat Yıldırım

Onlar iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unutmuş bulundular. Balık sıyrılıp denizde bir yol tutmuştu bile.

Süleyman Ateş

İkisi (yürüdüler), iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular, (balık) sıyrılıp denizde yolunu tuttu.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki Mecma'ul Bahreyn'e vâsıl oldılar. Balıklarını unutdılar. O da denize gidüb yol aldı. (Balık canlanub denize atıldı)

Süleymaniye Vakfı

İki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. O da kayarak denize doğru yollandı.

Ahmet Varol

Böylece iki (deniz)in birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. O da denizde bir delik (menfez) bulup yolunu tuttu.

Ümit Şimşek

İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında ise balığı unuttular. Bu arada balık denizde bir yol tutup gitmişti.(8)

Yaşar Nuri Öztürk

Bu ikisi, iki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Bunun üzerine balık da denizde bir deliğe doğru yola koyuldu.

Ali Bulaç

Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine, ikisi de iki deniz kavşağına varınca (tuzlanmış olarak getirdikleri ve canlandığı zaman Hızır ile buluşmuş olacakları) balıklarını unuttular. (Allah'ın vaadı ve izniyle balık canlanmış ve) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.

Bahaeddin Sağlam

İki denizin birleştiği yere vardıkları zaman, balıklarını unuttular. Balık deniz içinde yol alıp gitti.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, balıklarını unuttular. Derken balık da yolunu bulup denize dalarak gözden kayboldu.