Kehf Suresi 93. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

93. Ayet

حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِنْ دُونِهِمَا قَوْمًاۙ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلًا

İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ta iki setin arasına vardı, onların yanında bir topluluk buldu ki hemen hiçbir söz anlamıyorlardı.

Besim Atalay (1965)

İki set arasına varınca, setlerin yanında söz anlamaz bir de ulus gördü

Cemal Külünkoğlu

92-93. Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu. Sonunda iki dağ arasına varınca setlerin eteğinde konuştukları dilden anlamayan (farklı dilde konuşan) bir topluluk buldu.

Cemil Said (1924)

İki sed arasına vâsıl oldı. Orada ancak bir kaç lakırdı anlayan bir kavme tesâdüf iyledi.

Diyanet Vakfı

Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiçbir sözü anlamayan bir kavim buldu.

Edip Yüksel

İki seddin arasına varınca, ötesinde, nerdeyse söz anlamayan bir topluluk buldu

Elmalılı Hamdi Yazır

Tâ iki sedd arasına vardığı vakit önlerinde bir kavm buldu ki hemen hemen söz anlayacâk bir halde değil gibi idiler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiç söz anlamayan bir kavim bulmuştu.

Emrah Demiryent

Nihâyet, (oradaki insanları bir nebze de olsa, düşman saldırısından koruyan) iki (doğal) settin arasına (sarp dağların/kayalıkların olduğu dar bir geçide) ulaştı. Onların önünde (bu dağların eteklerinde yaşayan ve Zu’l-Karneyn’in konuştuğu dili bilmedikleri için) söylenenleri neredeyse hiç anlamayan (lisanları farklı) bir kavim ile karşılaştı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Vaktâki iki seddin (belki de farklı enerji boyutlarının ve katmanlarının) arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan (farklı yaşam ve iletişim koşulları bulunan) bir kavim buldu.

Erhan Aktaş

Nihayet iki set arasına ulaştığı zaman, onların yanı başında neredeyse hiç söz anlamayan bir halkla karşılaştı.

Eski Anadolu Türkçesi

tā ķaçan irdi iki ŧaġ araśına buldı ol iki ileyinde bir ķavm yaķın olmazlar kim añlayalar sözi.

Hasan Basri Çantay

Nihayet iki dağ arasına ulaşdığı zaman onların önünde hemen hiç bir söz anlamaz bir kavm buldu.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet iki dağ arasına varınca, bunların önünde öyle bir kavim buldu ki, (lisan ve anlayış cihetiyle) hemen hemen söz anlamayacak bir hâlde idiler.

İhsan Aktaş

Nihayet iki (doğal) set (dağ) arasına ulaştığı zaman orada neredeyse (konuştukları dilden başka) hiç söz anlamayan (dil bilmeyen ilkel) bir topluluk buldu.*

İlyas Yorulmaz

Taki iki settin arasına varıncaya kadar gitti. Orada o iki setten (dağ) başka, bir topluluğu yaşıyor buldu. Onların konuştuğu dil neredeyse hiç anlaşılmıyordu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonunda iki dağın arasına vardı. Bu iki dağın eteğinde öyle bir ulus buldu ki, neredeyse söylenen sözü anlayamıyordu.

İsmail Hakkı İzmirli

Nihayet iki seddin arasına vardı [⁹]. Setlerin önünden hemen söz anlamaz bir kavim buldu [¹⁰].

İsmail Yakıt

Tâ ki iki set arasına ulaştığında, onun berisinde orada neredeyse hiç laf anlamayan bir kavim buldu.³¹

Kadri Çelik

Nihayet iki dağ arasına ulaştığı zaman orada hiç söz anlamayan bir kavim buldu.

Abdullah Parlıyan

Ve derken iki set arasında bir yere vardığında, bir toplulukla karşılaştı ki, hemen hemen hiçbir söz anlamıyacak halde idiler.

Kuran Yolu

Nihayet iki dağ arasına ulaştığında bunların ötesinde nerede ise hiçbir sözü anlamayan bir kavim buldu.

Mahmut Kısa

Nihâyet, iki doğal set olarak, oradaki insanları düşman saldırısından koruyan sarp kayalıkların arasındaki dar geçide varınca,bu dağların eteklerinde yaşayan ve Zülkarneyn’in konuştuğu dili bilmedikleri için, söylenenleri neredeyse hiç anlamayan dilleri farklı, ifâdeleri yetersiz bir toplumla karşılaştı.

Mahmut Özdemir

Sonunda İki Sedd arasına ulaştığı zaman onların ötesinde neredeyse söz anlamayan bir kavim buldu.

Mehmet Çakır

Gide gide setler ülkesine vardı. Setlerin beri yakasında biraz da laf anlamaz / göçebe bir toplumla karşılaştı.

Mehmet Çoban

İki dağ arasına ulaşınca hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.

Mehmet Okuyan

Sonunda iki set (dağ) arasına ulaştığında onların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlayamayan bir toplum bulmuştu. [*]

Mehmet Türk

(Sonunda) iki dağ arasına ulaşınca; orada neredeyse hiç söz anlamayan (ilkel) bir toplumla karşılaştı.

Muhammed Esed

Ve derken, iki set arasında ⁹⁴ [bir yere] vardığında onların yamacında [yaşayan ve onun konuştuğu dilden] çok az şey anlayabilen bir kavme rastladı.

Mustafa Çavdar

Sonunda iki dağ arasında bir mevkiye vardı. Dağın ötesinde hiç söz anlamaz laf dinlemez bir toplum buldu.

Ahmet Tekin

Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, dağların eteğinde, nerdeyse anlaşabilecekleri müşterek bir dile sahip olmayan bir kavme rastladı.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet iki (doğal) set arasına ulaştığı zaman, onların arasında yaşayan bir topluluğa rastladı;[²⁴⁴²] konuştuğu dilden pek anlamıyorlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, iki dağın arasına kavuştu, onların yakınında bir kavim buldu ki, söz anlayabilmeye yaklaşacak bir halde değildiler.

Orhan Kuntman

Sonunda iki dağ arasına varınca; orada hiç söz anlamayan bir kavme rastladı.

Osman Fırat

Nihâyet iki sed/dağ arasına ulaşınca aşağlarında hemen hiç söz anlamayan bir topluluk buldu.

Şaban Piriş

Sonunda iki dağ arasında, hemen hemen hiçbir söz anlamayan bir kavme rastladı.

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā ki yitişdi iki ṭaġ arasına, ṭapdı ol iki ṭaġ ḳatında bir ḳavm ki yaḳınolmazlar sözi fehm eylemege.

Suat Yıldırım

Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu.

Süleyman Ateş

Nihayet iki sed arasına ulaşınca onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu.

Süleyman Tevfik (1927)

İki seddin arasına vâsıl olub orada sözleri anlaşılmaz bir kavim buldı.

Süleymaniye Vakfı

O iki barajın arasına varınca onların aşağısında söylenen sözü neredeyse hiç anlamayan (anlayışı kıt) bir topluluğa rastladı.

Ahmet Varol

Nihayet iki seddin arasına ulaştığında onların önünde neredeyse hiçbir söz anlamayan bir kavim buldu.

Ümit Şimşek

Nihayet iki dağ arasına geldiğinde, onun önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir kavme rastgeldi.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, iki set arasında ulaştı. Setler arasında öyle bir topluluk buldu ki neredeyse söz anlamıyorlardı.

Ali Bulaç

İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiç bir sözü kavramayan bir kavim buldu.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet (sed yaptırmış olduğu Ermenistan ve Azerbaycan'daki) iki dağ arasına vardığı zaman, bu dağların önünde bir kavim buldu ki, söz anlamıyacak durumda idiler (lisan bilmiyorlardı).

Bahaeddin Sağlam

Nihayet iki dağın arasına vardığında, onların önünde bir toplum buldu. Nerede ise hiçbir söz anlamayacaklardı.

Bayraktar Bayraklı

Sonunda iki set arasına varınca, bunların ötesinde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir topluluk buldu.