Meryem Suresi 10. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

10. Ayet

قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

Zekeriyya, “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver”, dedi. Allah da, “Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır” dedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbim dedi, bana bir delil göster. Sıhhatin yerindeyken dedi, tam üç gece insanlarla konuşamayacaksın, işte bu, sana delildir.

Besim Atalay (1965)

Zekeriya dedi ki: «Tanrım! Bana bir belge ver», Tanrı buyurdu ki: «Art arda üç gece, senin konuşmamaklığın kimseyle, sana bir belge»

Cemal Külünkoğlu

(Zekeriya:) “Ya Rabbi, bunun için bana bir belirti göster” dedi. (Allah:) “Bunun belirtisi, sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır (dilinin tutulmasıdır)” buyurdu.

Cemil Said (1924)

Zekeriyâ "Yâ rabbî bana bir ’alâmet bildir." didi "Senin ’alâmetin budur: Sıhhatde oldığın halde üç gice ard arda kimseye lakırdı söylemiyeceksin." cevâbını aldı.

Diyanet Vakfı

O: Rabbim! dedi, (çocuğum olacağına dair) bana bir işaret ver. Allah: Sana işaret, sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır, buyurdu.

Edip Yüksel

"Rabbim, bana bir işaret ver," dedi. "Senin işaretin, birbirini izleyen üç gece boyunca halkla konuşmamandır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: yarab! Bana bir alâmet yap, buyurdu ki: alâmetin, sap sağlam olduğun halde üç gece nasa söz söyleyememendir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Zekeriyya şöyle dedi: "Rabbim! Bana alâmet ver." Allah: "Senin alâmetin, sapasağlam olduğun halde, üç gün, üç gece insanlarla konuşamaz hale gelmendir." buyurdu.

Emrah Demiryent

(Zekeriyyâ,) “Rabbim, öyleyse bana (onu ihsân edeceğin vakit için) bir alâmet göster” dedi. Allah da, “Senin (bu husustaki) alâmetin sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece (işaret ile konuşmanın dışında, dilin ile) konuşamamandır” buyurdu.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hz. Zekeriya) Dedi ki: "Rabbim, (bu ihtiyarlık halimde bir çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet (ayet) ver." (Cenab-ı Hakk) Buyurdu ki: "Senin alâmetin, sapasağlam iken, üç tam gece (gündüz boyunca) insanlarla konuşamamandır." (Bu süre içinde konuşma yeteneğin alındığından, insanlarla iletişimi işaretle gerçekleştirmendir.)

Erhan Aktaş

“Rabbim! Bana bir âyet¹ ver!” dedi. “Senin ayetin², sapasağlam olduğun halde aralıksız üç gece³ insanlarla konuşmayacak olmandır.”⁴ buyurdu.

Eski Anadolu Türkçesi

[159a] eyitti: “iy çalabum! eylegil benüm içün nişān.” eyitti “nişānuñ oldur kim söylemeyesin ādemįlere üç dün śaġ esen iken.”

Hasan Basri Çantay

Dedi: «Rabbim, bana (bu hususda) bir nişan ver». Buyurdu: «Senin nişanın sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşamamandır».

Hayrat Neşriyat

(Zekeriyyâ:) “Rabbim! (Onu ihsân edeceğin vakit için) bana bir alâmet kıl!” dedi.(Allah:) “Senin alâmetin, sapasağlamken (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır” buyurdu.

İhsan Aktaş

(Zekeriyya,)"Ey Rabbim! Öyle ise bana bir işaret (alamet) ver" dedi. (Melek vasıtasıyla) Rabbi de ona "Senin işaretin, (dilin zikir ve tesbihe dönerken işaretleşme dışında) insanlarla tam üç gece konuşamamandır.”

İlyas Yorulmaz

Zekeriya “Rabbim! Öyle ise bana bir işaret (alamet) ver” dedi. Rabbi de ona “Senin işaretin, insanlarla tamı tamına üç gece konuşamamandır” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Zekeriya dedi: "Allah’ım bana bir belge göster." Allah buyurdu: "Senin için belge şudur: Sapasağlam iken üç gece insanlarla hiç konuşamıyacaksın."

İsmail Hakkı İzmirli

Zekeriya dedi ki Yâ Rab! Müjde için bana bir alâmet yap. Allah sana alâmet, sıhhatin düzgünken [⁷] üç gün üç gece bir düziye nâs ile konuşamamaklığındır.

İsmail Yakıt

(Zekeriya), “Rabbim bana bir işaret [âyet] ver!” dedi. Buyurdu ki: “Senin işaretin [âyet], sapasağlam olduğun hâlde insanlarla tam (üç gün) üç gece boyunca konuşamamandır.”

Kadri Çelik

Dedi ki: “Rabbim, bana bir belge (ayet) ver.” Dedi ki: “Senin belgen, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır.”

Abdullah Parlıyan

Zekeriyya: “Rabbim, öyleyse bana bir işaret ver!” diye yalvardı. Allah buyurdu: “Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde, üç gün, üç gece insanlarla konuşamaman olacak…”

Kuran Yolu

Zekeriyyâ, “Rabbim! Öyle ise bana bir işaret ver” dedi. Allah, “Sana işaret, tam üç gün insanlarla konuşamamandır” buyurdu.

Mahmut Kısa

Zekeriya, “Ey Rabb’im, bana çocuğumun olacağına dâir bir alâmet göster ki, halkım da buna inansın!” dedi. Allah, “Senin alâmetin,” dedi, “sağlığın yerinde olmasına rağmen, tam üç gün üç gece boyunca dilinin tutulup insanlarla —işâretleşme dışında— konuşmaman olacaktır.”

Mahmut Özdemir

-“Rabbim! Bana bir âyet / işaret kıl!” dedi. “Senin âyetin / işaretin, ard arda sadece üç gece İnsanlar’la konuşmamandır” dedi.

Mehmet Çakır

Zekeriyya: " Ya Rab! N'olur bir işaret ver. " Melek: " İşaretin, tam üç gece kimse ile konuşmayacaksın o kadar. "

Mehmet Çoban

Zekeriya: "Rabbim benim yaşlı, karımın da kısır olduğunu toplumum biliyor. Şimdi benim bir oğlum olursa onlar ne der? Ben onlara bu durumu nasıl izah ederim? Bana bir yol göster. Çocuğum olacağına dair bir işaret ver. Toplumum karşısında mahcup olmayayım!" <>dedi.<>Dedik ki: "Ey Zekeriya! Sen dilsiz değilsin! Üstelik sapa sağlamsın! Toplumunun huzuruna çık! Onlarla üç gün boyunca hiçbir şey konuşma! Üç gün boyunca sana verilen oğul müjdesini önce kendin kabul et! Kendi içinde yaşlılık, kısırlık bahanelerini bırak! Rabbinin gücünü içselleştir. Sonra topluma ne söyleyeceğin hakkında iyice düşün! Rabbinin nimetlerini hatırla! Rabbin anne baba yokken sizi var ediyor da kısır bir kadına ve yaşlı bir adama oğul veremez mi? Önce bu gerçeği aklını kullanarak iyice hazmet! Kalbinle tasdik et! Üç gün boyunca kendini akılla, mantıkla, bilgiyle kuvvetlendir! Sonra toplumunun karşısına çık! Onlara gücümüzü hatırlat. Gerçeği açıkça anlat!"

Mehmet Okuyan

(Zekeriya) “Rabbim! (Bu konuda) bana bir delil ver.” demişti. (Melek) “Senin delilin, sapasağlam olduğun hâlde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır.” cevabını vermişti. [*]

Mehmet Türk

(Zekeriyya): “Ey Rabbim! (Çocuğum olacağına dâir) bana bir mûcize ver.”¹ dedi. (Allah da) Senin mûcizen, sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konu-şamamandır.” buyurdu.

Muhammed Esed

[Zekeriya:] “Rabbim, öyleyse, bana bir işaret tayin et!” diye niyaz etti. [Melek:] “Senin işaretin, tam (üç gün) üç gece insanlarla konuşmaman olacak” ⁹ dedi.

Mustafa Çavdar

– Rabbim, öyleyse bana bir alamet göster! Dedi. -Rabbi: Senin alametin, tam üç gün üç gece insanlarla konuşamamandır. Buyurdu. 2/117, 3/59, 3/35...41, 19/2...15, 21/89- 90

Ahmet Tekin

Zekeriyyâ: “- Rabbim, çocuğum olacağına dair bana alâmet ver.” dedi. Allah: “- Senin alâmetin, olgun, sağlıklı ve kusursuz olduğun halde, aralıksız üç gece-gün insanlarla konuşamamandır.” buyurdu.

Mustafa İslamoğlu

(Zekeriyya): “Rabbim!” dedi, “Bana bir işaret tayin et!”[²⁴⁶⁵] (Melek) “Senin işaretin tastamam[²⁴⁶⁶] üç gün[²⁴⁶⁷] insanlarla konuşamamandır.”[²⁴⁶⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Yarabbi! Benim için bir alâmet kıl.» Buyurdu ki: «Senin alâmetin, sen sapasağlam olduğun halde nâs ile üç gece konuşmaya muktedir olamamandır.»

Orhan Kuntman

O zaman Zekeriya, "Ey Rabbim ne olur, (oğlum olacağına dair) bana bir işaret ver de sevincim kat kat olsun!" diye yalvardı. Bu kez ona: "Sana işaret, sapasağlam olduğun halde, üç gün üç gece insanlarla konuşamaz hale gelinendir!" buyuruldu.

Osman Fırat

Rabbim, dedi, (öyle ise) bana bir işâret ver. "Senin İşâretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece insanlarla konuşamamandır. " dedi.

Şaban Piriş

-Rabbim, bana bir işaret ver! dedi. -Senin işaretin, ardı ardınca üç gece insanlarla konuşmamandır, buyurdu.

Satıraltı Meal (1534)

Ẕekeriyyā eyitdi: iy Rabbī, baña bir ‘alāmet eyle, didi. Eyitdi: ‘Alāmetüñoldur kim ḫalḳa söylemek bilmeyesin, üç gice tamām gündüz bile.

Suat Yıldırım

“Bana bir alâmet göster ya Rabbî! ”, dedi. Allah buyurdu: “Senin alâmetin, sağlığın yerinde olmasına rağmen üç gün insanlarla konuşamamandır” [3, 41]

Süleyman Ateş

Rabbim, dedi, (öyle ise) bana bir işaret ver. "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece (ve gündüz) insanlarla konuşamamandır." dedi.

Süleyman Tevfik (1927)

Zekeriyâ: "Yâ Rabbî! Bana bunun içün bir 'alâmet kıl" didi. Melek de: "Senin 'alâmetin üç gün üç gice mütemâdiyen söz söylememekdir" didi.

Süleymaniye Vakfı

Dedi ki “Rabbim, bana bir emare(işaret) oluştur.” Dedi ki “Senin emaren, sapasağlam olduğun halde üç gece[1] geçmeden insanlarla konuşamamandır.”[2]

Ahmet Varol

(Zekeriya): "Rabbim! Bana bir işaret göster" dedi. Dedi ki: "Senin işaretin sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşamamandır."

Ümit Şimşek

Zekeriya “Bana bir alâmet ver, Rabbim” dedi. Allah “Alâmetin, sapasağlam olduğun halde üç gece boyunca insanlarla konuşmamandır” buyurdu.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Rabbim, bana bir işaret ver." Cevap verdi: "İşaretin, sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşmamandır."

Ali Bulaç

Dedi ki: 'Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver.' Dedi ki: 'Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır.'

Ali Fikri Yavuz

Zekeriyya şöyle dedi: (Ailemin hamlini anlamak hususunda) Rabbim bana bir alâmet ver. Allah buyurdu ki, senin alâmetin, sapasağlam olduğun halde üç gün insanlarla konuşamaz hale gelmendir.

Bahaeddin Sağlam

Zekeriyya: “Ey Rabbim! Bana bir belirti kıl” dedi. Allah: “Senin belirtin, işaretin, (şudur: Sapasağlam olduğun halde) üç gün üç gece konuşamayacaksın” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Zekeriyyâ, “Ey Rabbim, bana bir işaret ver!” dedi. Allah: “İşaretin sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşamamandır” buyurdu.