Meryem Suresi 12. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

12. Ayet

يَا يَحْيٰى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍۜ وَاٰتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّاۙ

12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey Yahya, azim ve kuvvetle kitabı al. Ve ona çocukken peygamberlik verdik.

Besim Atalay (1965)

Ey Yahya ! Al kitabı kuvvetle, biz ona çocuk olduğu halde, hikmet verdik

Cemal Külünkoğlu

(Yahya büyüyünce kendisini peygamber yaptık ve:) “Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!” (diye ona öğüt verdik). O, daha küçük bir çocukken biz ona hikmeti vermiştik.

Cemil Said (1924)

Ey Yahyâ bu kitâbı ’azm-i kavî ile al, biz Yahya’ya daha sabî iken akıl virdik.

Diyanet Vakfı

«Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) vargücünle sarıl!» (dedik) ve henüz sabi iken ona (ilim ve) hikmet verdik.

Edip Yüksel

"Yahya, kitaba iyice sarıl." Çocuk yaşta kendisine bilgelik vermiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" (dedik) ve daha çocukken ona hikmet verdik.

Emrah Demiryent

(Yahyâ, dünyaya gelip de henüz ergenlik çağına ulaşmamış iken,) “Ey Yahyâ! Kitâb’ı (Tevrât’ın hükümlerini) kuvvetle tut (onun hükümleri ile amel et” buyurduk.) Ona daha çocuk iken hikmet (Tevrât’ı anlama kabiliyeti, ilim ve feraset) verdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, (Allah’ın vahyi olan) Kitabı kuvvetle tut." (Çünkü kitabın hükmü ancak 1- Sağlam manevi teslimiyet ve ciddiyetle, 2- Zahiri devlet otoritesi ve gücüyle yürütülebilir.) Böylece daha çocuk iken ona hikmet ve hükmetme yeteneği verdik.

Erhan Aktaş

“Ey Yahyâ! Kitap'ı kuvvetlice tut¹.” O henüz çocukken ona hikmet² verdik.

Eski Anadolu Türkçesi

“iy yaḥyā dut tevrįt’i becid!”

Hasan Basri Çantay

12,13,14. (Yahyâyi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) «Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut» (dedik). Henüz sabî iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günâhlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkârdı. Bir serkeş ve aasî değildi.

Hayrat Neşriyat

“Ey Yahyâ! Kitâb'ı (Tevrât'ı) kuvvetle (sabırla) tut!” (buyurduk). Ve daha çocuk iken ona hikmet (peygamberlik ve Tevrât'ı anlama kabiliyeti) verdik.

İhsan Aktaş

(Çocuk doğup büyüdükten sonra ona:)"Ey Yahya, kitabı (Tevrat’ı) kuvvetle tut (içinde bulunanları ciddiyetle öğren ve hükümlerine sarıl diye vahiy yoluyla ona emrettik). Ve o daha çocuken biz ona hikmeti (gerçeği kavrama, doğru hüküm ve düşünme yeteneği) vermiştik.*

İlyas Yorulmaz

“Ey Yahya! Kitaba sımsıkı, kuvvetle sarıl” (dedik) ve o’na daha küçük yaşta karar verme yeteneği,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Yahya Kitap’ı sıkı tut" dedik. Biz ona doğrunun düşüncesini henüz çocukken öğrettik.

İsmail Hakkı İzmirli

«— Yahya! [¹] Kitabı kalb kuvveti ile al. » Biz, ona çocukken hikmet [²] verdik.

İsmail Yakıt

(O doğup büyüyünce ona), “Ey Yahya! Kitab’a/Tevrat’a kuvvetle sarıl!” dedik ve ona daha çocukken hikmet [hukm] verdik.

Kadri Çelik

(Ona dedik ki:) “Ey Yahya! Kitabı (Tevrat'ı) kuvvetle (ilim ve amelle) tut.” Daha çocuk iken ona hüküm verdik.

Abdullah Parlıyan

Ve çocuk doğup büyüdüğünde, O'na: “Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl!” dedik. Biz O'na, çocukken doğru ve kapsamlı düşünme yeteneği vermiştik.

Kuran Yolu

“Ey Yahyâ! Kitaba var gücünle sarıl!” dedik ve ona henüz çocukken hikmeti verdik.

Mahmut Kısa

Nihayet Yahya doğdu, ergenlik çağına geldi. Ona, “Ey Yahya; ilâhî hikmetlerle dolu şu Kitaba sımsıkı sarıl!” diye emrettik. Ve ona, daha çocuk yaştayken hüküm ve hikmet verdik. Dosdoğru ve yerli yerinde karar verebilme imkanı bahşettik.

Mahmut Özdemir

-“Ey Yahya! Kitab’ı kuvvetle tut!”. Ona çocukluğunda Hüküm / Hikmet verdik.

Mehmet Çakır

Yahya'ya Kitaba bağlı kalmasını emrettik. Küçük yaşta devlet yönetimiyle tanıştırdık.

Mehmet Çoban

Yahya’ya henüz çocuk denilecek yaştayken: "Ey Yahya! Kitabı kuvvetle tut! Kitapta yazılı emirlere göre hayatını yaşa!" dedik! Biz ona ayetlerimizin hikmetlerini öğrettik! Böylece Yahya ne yapacağını bilen, olayların gerçeğini gören bir ilim sahibi oldu!

Mehmet Okuyan

12,13. “Ey Yahya! Kitab’a (Tevrat’a) sımsıkı sarıl!” [*] (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da [takvâ]lı (duyarlı) biriydi.

Mehmet Türk

(Yahya büyüyünce) ona: “Ey Yahya! Kitab’a (Tevrât’a) sımsıkı sarıl!” (dedik) ve henüz çocukken (katımızdan) ona (ilim ve) hikmet verdik.¹

Muhammed Esed

[Ve çocuk doğup büyüdüğünde o’na:] “Ey Yahyâ! İlahî mesaja sımsıkı sarıl!” [diye öğüt verdi]. Çünkü o daha küçük bir oğlanken Biz o’na doğru ve kuşatıcı düşünme yeteneği vermiştik,

Mustafa Çavdar

– Ey Yahya, Kitaba sımsıkı sarıl. Biz ona daha çocukken sağlam akıl ve doğru karar verme yeteneği vermiştik. 6/85...89, 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90

Ahmet Tekin

“Ey Yahyâ, kitaba sıkı sıkı sarıl, sorumluluğuna pürdikkat sahip çık.” dedik. Ve daha çocukken ona ilim, hikmet ve muhakeme kabiliyeti yargı ve icra yetkisi verdik.

Mustafa İslamoğlu

(Yahyâ doğup büyüdüğünde ise şöyle vahyettik:) “Ey Yahyâ! İlâhî hükümlere sımsıkı sarıl!” Zira Biz, daha çocukluğunda ona doğru hükmetme yeteneği vermiştik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey Yahya! Kitabı kuvetle tut. Ve O'na daha çocuk iken hikmet verdik.

Orhan Kuntman

(Evet, günü geldi Yahya doğdu) Ona: "Ey Yahya, Kitab'a (Tevrat'a) kuvvetle sarıl" dedik. Ve ona daha çocukken ilim ve hikmet verdik.

Osman Fırat

Ey Yahyâ, Kitabı kuvvetli tut (Onun emirlerini uygula) ve ona çocuk iken hikmet verdik.

Şaban Piriş

-Ey Yahya, kitaba kuvvetle sarıl. Ona daha çocukluğunda hikmet vermiştik.

Satıraltı Meal (1534)

Biz eyitdük: Yā Yaḥyā, didük. Al kitābı ḳuvvet‐ile. Daḫı virdük aña ḥikmetive ‘ilmi oġlan‐iken.

Suat Yıldırım

12, 13, 14. “Yahya! Kitaba var kuvvetinle sarıl! ” dedik ve henüz çocuk iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan bir merhamet, arı duru bir gönül de ihsan ettik. O, Allah'ı sayıp günahtan sakınan bir insandı. Anne ve babasına iyi davranan hayırlı bir evlattı, asla zorba ve isyankâr biri değildi.

Süleyman Ateş

Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut (Onun emirlerini uygula). (dedik) ve ona çocuk iken hikmet verdik.

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh Te'âlâ: "Ey Yahyâ! Kitâbı (Tevrât'ı) kuvvet ve 'azîm ile alub ahkâmına ri'âyet it" diye hitâb buyurdı ve ona sabî iken hikmet ve nübüvveti ihsân iyledi.

Süleymaniye Vakfı

(Çocuk büyüyünce dedik ki) “Yahya, Kitap’ı sıkı tut!” Daha çocukken ona doğru karar verme yeteneği (hikmet) vermiştik.

Ahmet Varol

"Ey Yahya! Kitab'ı kuvvetle tut." [1] Biz ona daha çocukken hikmeti verdik.

Ümit Şimşek

“Yahyâ, kitaba sımsıkı sarıl” buyurduk. Ve daha çocukluğunda ona hikmet nasip ettik.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetle tut." Biz ona daha sabi iken hikmet verdik.

Ali Bulaç

(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) 'Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut.' Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

Ali Fikri Yavuz

(Biz ona Yahya'yı ihsan ettik ve şöyle dedik): “- Ey Yahya! Kıtabı kuvvetle tut (Tevrat'da olan hükümlerle amel et).” Bir de daha çocukken ona hikmet verdik.

Bahaeddin Sağlam

“Ey Yahya! (Allah’ın) kitabına sımsıkı sarıl” dedik. Ve henüz çocuk iken ona ilim ve hikmet verdik.

Bayraktar Bayraklı

Allah, “Ey Yahyâ! Kitaba kuvvetle sarıl!” dedi. Biz ona, henüz çocuk iken kitabı anlama kabiliyetini verdik.[307]