Meryem Suresi 23. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

23. Ayet

فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا

Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.[341]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken doğum sancısı, onu bir hurma ağacının dibine sevketti de keşke dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.

Besim Atalay (1965)

Doğum ağrıları gelince ona, dayanarak bir ağacın kütüğüne, dedi ki: «Bundan önce öleyim de, büsbütün unutulup gideydim !»

Cemal Külünkoğlu

Bir süre sonra doğum sancıları tutunca bir hurma ağacının altına sığınmak zorunda kaldı ve “Keşke, daha önce ölmüş ve hafızalardan silinmiş olsaydım” dedi.

Cemil Said (1924)

Bir hurma ağacının altında oturır iken ağrıları tutdı "Allâh istese idi de doğurmazdan evvel ölmüş ve ebediyyen unutulmuş olsaydım" [1] diyu bağırdı.

Diyanet Vakfı

Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti. «Keşke, dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!»

Edip Yüksel

Doğum sancısı onu bir hurma dalına kadar sürükledi. "Keşke bundan önce ölseydim, unutulsaydım," dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken ağrı onu bir hurma dalına götürdü, ay dedi: nolaydım bundan evvel öleydim ve unutulmuş gitmiş olaydım

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim" dedi.

Emrah Demiryent

Doğum sancısı onu (kuru) bir hurma ağacına (dayanmaya) sevk etti. (Kendi kendine) ““Keşke bundan önce ölmüş ve unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Derken doğum sancısı onu bir hurma dalını (tutmaya) sürüklemişti. "(İnsanların bana inanmayıp, zina isnatlarıyla karşılaşacağıma) Keşke bundan önce ölüverseydim de, (hafızalardan kökten silinip) unutulup gitseydim" diye (dövünüvermişti.)

Erhan Aktaş

Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.” dedi.¹

Eski Anadolu Türkçesi

pes getürdi meryem’i oġlan doġurmaķ aġrısı ħurma aġacı öz degi dapa. eyitti meryem “iy keşki ben ölmiş missem bundan ilerü daħı olmışmıssam bıraġılmış unıdılmış!”

Hasan Basri Çantay

Derken doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmıya) sevk etdi. «Keşki, dedi, bundan evvel öleydim, unutulub gideydim».

Hayrat Neşriyat

Nihâyet doğum sancısı onu (kuru) bir hurma ağacının dibine gitmeye mecbûr etti.(Utancından:) “Keşke ben bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.(3)

İhsan Aktaş

Derken, doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya zorladı. (Evlenmeden çocuk sahibi olmayı insanlara nasıl anlatacağının endişeleri içinde) “Keşke dedi, bundan önce öleydim de adı sanı unutulup gitmiş biri olaydım!”

İlyas Yorulmaz

Doğum sancısı Meryem’i bir hurma ağacının yanına getirdi. “Yazıklar olsun bana, keşke bu duruma düşmeden önce ölseydim. Öldükten bir müddet sonra unutulur giderdim” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık doğum sancıları başlamış, onu bir hurma ağacının gövdesine dayanma zorunda bırakmıştı. Meryem dedi: "Ne olurdu, daha önce ölseydim de bu günleri görmeseydim!"

İsmail Hakkı İzmirli

Doğurma sancısı onu bir hurma ağacı kütüğüne dayanmaya mecbur etti [⁷], «— Keşke bundan evvel ölseydim de büsbütün unutulmuş olsaydım!» dedi [⁸].

İsmail Yakıt

Doğum sancıları onu bir hurma ağacının altına sürükledi ve “Keşke bundan önce ölüp gitmiş ve unutulmuş biri olsaydım” diye sızlandı.

Kadri Çelik

Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup hafızalardan silinmiş olsaydım.”

Abdullah Parlıyan

Derken doğum sancısı, O'nu bir hurma ağacına dayanmaya sürükledi de o zaman: “Keşke bu durum başıma gelmeden önce ölseydim de, unutulup gitseydim!” dedi.

Kuran Yolu

Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine getirdi. Meryem, “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!” dedi.

Mahmut Kısa

Derken, doğum sancısı onu küçük bir hurma ağacının altına götürdü. Duyduğu acıdan dolayı, sırtını ağaca yasladı. Anlatacağı şeylere hiç kimsenin inanmayacağını düşünerek kendi kendine, “Keşke bu hâle düşmeden önce ölseydim de, unutulup gitmiş olsaydım!” diye yakındı.

Mahmut Özdemir

Doğum Sancıları onu Hurma’nın kütüğüne doğru götürdü. “Ah keşke bundan önce öleydim de unutulup gideydim!” dedi.

Mehmet Çakır

Doğum sancısıyla kıvranırken bir hurma kütüğüne tutundu. Meryem: " Keşke daha önce ölsem de unutulup gitse idim. " diye sızlandı.

Mehmet Çoban

Doğum sancısı Meryem’i bir hurma dalının altına getirdi. Meryem dinlenmek için oturduğu hurma ağacına yaslanarak, ağacın dallarını kendine gölgelik yaptı. İçinden: "Keşke, bundan önce ölseydim, insanlar nezdinde unutulup gitseydim." dedi. Doğumdan sonra kucağında çocukla insanlar arasına nasıl çıkacaktı? İnsanlar ne diyecekti? Bin türlü düşünce kafasında dolaşıyor, endişeler kalbini sıkıştırıyordu. Üstelik ilk defa doğumla karşı karşıyaydı ve tek başınaydı.

Mehmet Okuyan

(Zamanı geldiğinde) doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine yaslanmaya zorlamıştı da “Ah, keşke bundan önce ölseydim ve unutulup gitseydim!” demişti.

Mehmet Türk

(Sonunda) doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine gitmeye mecbur etti. (Orada): “keşke ben bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.” dedi.

Muhammed Esed

Ve doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sürükledi[ği ¹⁷ zaman]: “Keşke bu durum başıma gelmeden önce ölseydim de unutulup giden biri olsaydım!” diye yakındı.

Mustafa Çavdar

Doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine kadar sürüklediğinde: Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gidenlerden olsaydım, diye sızlandı. 3/33...47, 19/17...34

Ahmet Tekin

Doğum sancısı, onu bir hurma ağacına dayanıp tutunmaya zorladı. “Keşke bundan önce ölseydim de hatırda kalmayan değersiz şeyler gibi unutulup gitseydim.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

Ve doğum sancısı (tutunacak bir dal arayan Meryem’i) hurma ağacının gövdesine doğru sürüklerken diyordu ki: “Ah n’olaydım, keşke bundan önce öleydim de unutulup gidenlerden olaydım!”[²⁴⁸⁰]

Ömer Nasuhi Bilmen

Derken ona doğum hareketi gelerek kendisini bir hurma ağacının altına gitmeğe muztar kıldı, dedi ki: «Ne olurdu bana, bundan evvel ölmüş olsaydım ve unutulup terkedilmiş bulunsa idim.»

Orhan Kuntman

Doğum sancıları onu, bir hurma ağacma dayanma zorunda bıraktı. "Keşke bundan önce ölüp gitseydim de, bu duruma düşmeseydim!.." diyerek sızlanmaya başlayınca,

Osman Fırat

Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.

Şaban Piriş

Doğum sancısı onu bir hurma dalına getirdi. -Keşke, dedi Bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.

Satıraltı Meal (1534)

Pes oġlan doġurmak aġrısı dutdı Meryemi, budaḳsuz ḫurmā aġacı dibinde.Eyitdi: Kāşki ben bundan burun öle‐y‐düm unudulmışlardan ola‐y‐dum.

Suat Yıldırım

Derken doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya zorladı. “Ay! ” dedi, “n'olaydım, keşke bu iş başıma gelmeden öleydim, adı sanı unutulup gitmiş biri olaydım! ”

Süleyman Ateş

Doğum sancısı onu, bir hurma dalı(nın altı)na getirdi. "Keşke dedi, bundan önce ölseydim, unutulup gitseydim!"

Süleyman Tevfik (1927)

Vaz'-ı haml sancısı onı kurı bir hurma ağacına dayanmağa mecbûr itdi ve kendi kendine: "Kâşki bundan evvel ölüb gide idim. Şimdi herkes tarafından unudulmuş olurdum" didi.

Süleymaniye Vakfı

Sonra doğum sancıları onu, hurma ağacına doğru sürükledi. “Keşke daha önce ölseydim de unutulup gitseydim!” dedi.

Ahmet Varol

Derken doğum sancısı onu hurma dalı(nın altı)na getirdi. Dedi ki: "Keşke bundan önce ölmüş ve unutulup gitmiş olsaydım."

Ümit Şimşek

Derken doğum sancısı geldi, onu bir hurma dalına tutunmaya zorladı.”Ne olurdu, bundan önce ölüp de unutulup gitseydim” diyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet doğum sancısı onu, bir hurma ağacının kütüğüne götürdü. "Ah dedi, keşke daha önce ölseydim, keşke unutulup gitseydim."

Ali Bulaç

Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: 'Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutulsaydım.'

Ali Fikri Yavuz

Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya götürdü: “- Ah nolaydım! Bundan önce öleydim de unutulmuş gitmiş olaydım.” dedi.

Bahaeddin Sağlam

Doğum sancıları, onu bir hurma dalının yanına getirdi. “Keşke, daha önce ölseydim ve hepten unutulmuş olsaydım.” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya sevketti. “Âh, keşke” dedi; “Bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.”