27. Ayet
فَاَتَتْ بِه۪ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۜ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاَتَتْ بِه۪ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۜ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!”
Çocuğunu kucağına alıp kavmine gelince ey Meryem dediler, gerçekte de pek büyük bir iş işledin.
Meryem onu yüklenerek, ulusuna gelincek dediler ki: «Ey Meryem! Ne kötü bir iş getirdin
Bir süre sonra bebeğini kucağına alıp yakınlarının yanına döndü. (Bebekle döndüğünü gören yakınları) dediler ki: “Ey Meryem, sen çok utandırıcı bir suç işledin.”
27, 28. Meryem çocığı kucağına alub kavmi nezdine gitdi. "Ey Meryem senin başına gelen çirkin bir vak’adır, Ey Hârûn’un hemşiresi senin pederin sû-i ahvâl sâhibi değil idi vâliden de fenâ kadın değil idi bu çocuk nasıl hâsıl oldı?" didiler.
Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!
Onu alıp halkına getirdi. "Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!," dediler.
Derken onu yüklenerek kavmine getirdi, hey Meryem! Dediler: alimallah yumurcak bir şey getirdin
Sonra Meryem onu (İsa'yı) yüklenerek kavmine getirdi. Onlar (hayretler içinde şöyle) dediler: "Ey Meryem! doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın."
Nihâyet onu (Îsâ’yı, kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: “Ey Meryem! Gerçekten sen (daha önce atalarımızda görülmemiş) korkunç, çirkin bir iş yaptın!
Böylece Onu (Hz. İsa’yı kucağında) taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten (çok kötü ve) şaşırtıcı bir şey yapmışsın!"
Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: “Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın.”
pes getürdi meryem 'įsā’yı ķavmına götürür-idi anı meryem eyittiler ķavmı “iy meryem! bayıķ geldüñ neseneye 'ažįm.”
Derken onu yüklenerek kavmine getirdi. Dediler: «Hey Meryem, andolsun sen acâib bir şey yapmışsın».
Nihâyet (Meryem) onu (çocuğu) yüklenip kavmine getirdi. (Onlar) dediler ki: “Ey Meryem! Gerçekten görülmemiş (kötü) bir iş yapmışsın!”
(Bir zaman) sonra onu (çocuğunu) kavminin yanına taşıyarak getirdi. (Onlar evli olmayan Meryem’in bir çocuğu olduğunu görünce) Dediler ki: Ey Meryem! Gerçekten sen iğrenç bir şey yapmışsın!*
Meryem çocuğu taşıyarak kavmine getirdi. Kavmi ona “Ey Meryem gerçekten çocuk peydahlamakla çok kötü bir iş yaptın” dediler.
Meryem çocuğu yüklenip ulusuna getirdi. Dediler: "Ey Meryem! Ant olsun ki şu senin yaptığın iş çok çirkin.
Meryem çocuğu yüklenip kavmine getirdi. Onlar dediler «— Meryem! Sen çirkin bir iş yaptın [²].
Nihayet kucağında çocukla kavmine gelince onlar dediler ki: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!”
Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: “Ey Meryem, sen gerçekten görülmemiş bir şey yaptın.”
Bir süre sonra, çocuğunu kucağında taşıyarak kavmine döndü. “Ey Meryem!” dediler. “Sen gerçekten tuhaf bir iş yaptın.
Sonra çocuğu kucağına alarak topluluğuna getirdi. Dediler ki: “Ey Meryem! Gerçekten sen çirkin bir şey yaptın!
Böylece Meryem, kalbi huzur ve güvenle dopdolu bir hâlde, çocuğunu kucağına alıp halkın içine çıktı. Onu bu hâlde gören önyargılı insanlar, olup bitenleri sormaya bile gerek görmeden, “Ey Meryem!” dediler, “Sen ne çirkin bir iş yaptın öyle!”
Derken onu yüklenerek kavmine getirdi. Dediler ki: “Ey Meryem! Gerçekten görülmemiş (uyduruk) bir şey yaptın!”.
Kucağında bebekle halkın karşısına çıktı. Kalabalık: " Meryem! Aaa! Herhalde sen, çok kötü bir iş yapmış olmalısın!
Meryem doğumdan sonra oğluyla insanlar arasına geldi. Etrafına toplanan insanlar dediler ki: "Ey Meryem! Sen çok tuhaf bir iş yaptın!"
Onu (çocuğunu) taşıyarak kavmine getirmişti. Demişlerdi ki: “Ey Meryem! Şüphesiz ki sen çok iğrenç bir şey yaptın!
Sonunda çocuğunu, (kucağına) alarak kavmine getirdi. (İnsanlar ona): “Ey Meryem! Hakikaten sen acayip bir şey yaptın!” dediler.
Ve bir süre sonra, çocuğuyla beraber, kavmine döndü. ²¹ “Ey Meryem!” dediler, “Sen, gerçekten, tuhaf bir iş yaptın!
Daha sonra Meryem çocuğu kucağına alıp halkının yanına getirdi. – Onlar: Ey Meryem, çirkin ve utanılacak bir iş yapmışsın! Dediler. 3/33...47, 19/17...34
Sonra Meryem kucağında Îsâ ile kavmine geldi. “Ey Meryem, sen görülmemiş bir şey, korkunç bir şey yaptın.” dediler.
Nihayet, onu alarak kavminin yanına döndü. “Ey Meryem!” dediler, “Doğrusu sen dehşet bir iş işlemişsin![²⁴⁸⁴]
Artık onu yüklenerek kavminin yanına getirdi. Dediler ki: «Ey Meryem! Doğrusu pek büyük, çirkin bir şey ile gelmiş oldun.»
Meryem doğan oğlunu kucağında taşıyarak kavmine getirdi. Meryem'i kucağında bir bebek ile gördüklerinde, onlar: "Ey Meryem, sen gerçekten çok iğrenç bir şey yapmışsın!
(Meryem) onu/İsa’yı taşıyarak kavmine getirdi: Ve "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın. " dediler
Sonra çocuğu alıp kavmine getirdi.-Ey Meryem, utanılacak bir iş yaptın! dediler
Pes ‘Īsāyı götürüp ḳavmine getürdi. Eyitdiler: Yā Meryem, taḥḳīḳ sen ya‐man iş işledi‐sen, didiler.
Onu kucağına alıp akrabalarına getirdi. “Kız Meryem! dediler, sen ne tuhaf bir şey yapmışsın öyle! ”
(Meryem) onu taşıyarak kavmine getirdi: "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın."
Meryem oğlı kucağında olarak kavminin yanına geldi. (Onı görenler) "Ey Meryem! Ne kadar çirkin şeyle geldin"
Çocuğu kucaklayıp halkına getirdi. Dediler ki “Meryem! Kendini iğrenç bir hale düşürmüşsün.
Nihayet onu yüklenerek kavmine getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Andolsun sen şaşırtıcı bir şey yaptın!
Böylece onu kucağına alıp kavmine getirdi. “Ey Meryem,” dediler. “Sen pek tuhaf birşey yapmışsın.
Meryem, onu taşıyarak toplumuna getirdi. "Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"
Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: 'Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın.'
Sonra ona (çocuğu İsâ'yı) yüklenerek kavmine getirdi. Ona dediler ki: “- Ey Meryem! Doğrusu, sen acaip bir şey (babasız çocuk) getirdin.
Sonra onu taşıyarak kavmine getirdi: “Ey Meryem! Andolsun, sen çok acayip bir şey getirdin.”
Nihayet onu kucağında taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: “Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!”