32. Ayet
وَبَرًّا بِوَالِدَت۪يۘ وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا
“Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَبَرًّا بِوَالِدَت۪يۘ وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا
“Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.”
Ve anama itaatli etmiştir beni ve cebbar, kötü kişi olarak yaratmamıştır beni.
Anama da iyilik yapıcı kıldı, beni zorba, beni mutsuz kılmadı!
“Beni anneme saygılı ve iyilik edici kıldı ve beni zorluk çıkaran dik kafalı, saygısız birisi yapmadı.”
Vâlideme karşu hürmeti bana emr iyledi, cebbâr ve ’âsî olmak içün bana müsâ’ade itmedi.
«Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı.»
"anneme karşı iyi huylu olmamı emretti. Beni baş kaldıran bir zorba yapmadı."
Ve beni valdeme hürmetkâr kıldı, bir cebbar şekıy kılmadı
"Beni anneme hürmetkar kıldı. Beni zorba ve isyankar yapmadı."
(Beni) anneme (saygılı ve) iyilik eden biri kıldı ve beni, başkaldıran bir zorba yapmadı.
(Rabbim bana) "Anneme itaati de (emretti). Ve beni (özel rahmetiyle eğitip olgunlaştırdı,) mutsuz ve asi bir zorba kılmadı."
Ve anneme karşı birr¹ yaptı. Ve beni bir zorba, bir isyankâr yapmadı.
daħı eylük eyleyici añama. daħı eylemedi beni tekebbür eyleyici bedbaħt.”
«Beni anneme hürmetkar kıldı. Beni bir zorba, bir bedbaht yapmadı».
“Ve (beni) anneme iyilik eden bir kimse kıldı. Hem beni zorba ve âsî bir kimse yapmadı.”
Ve “Beni anneme saygılı ve iyilik edici kılmış ve beni bir zorba, isyankâr yapmamıştır.
“Anneme iyilik yapmamı emretti, beni zorba ve isyankâr birsi yapmadı.”
Beni, anama karşı iyilik edici kıldı. Beni zorba, baş kaldırıcı kılmadı.
30, 33. İsa söze başlayıp dedi ki «— Ben Tanrı/nın kuluyum. Bana kitap verdi, beni peygamber kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe bana namazı, zekâtı emretti. Beni valideme şefkatli ve iyilik edici kıldı, beni kendine karşı serkeş, bedbaht kılmadı. Doğduğum gün, öldüğüm gün diri olarak kalkacağım gün Allah tarafından bana selâm olsun.»
“Beni anneme karşı saygılı biri yaptı ve beni merhametten yoksun bir zorba kılmadı.”
“Anneme itaati de (emretti). Ve beni azgın bir zorba kılmadı.”
Beni anama iyilik eden biri kıldı ve beni, başkaldıran zorba da yapmadı.
31-32. Nerede olursam olayım, o beni kutlu ve bereketli kıldı; yaşadığım sürece bana namazı, zekâtı ve anneme saygılı olmayı emretti; beni zorba ve isyankâr yapmadı.
“Ve özellikle de, anneme güzel davranmamı emretti. Beni yoldan çıkmış bir zorba yapmadı.”
“Anneme iyi davranmamı da (emretti). Beni bir şakiyy cebbâr / bedbaht zorba yapmadı”.
Anama kaba ve sert davranmadan saygı göstermemi öğütledi.
"Görmüyor musunuz? Ben anneme sevgi saygı duyan biriyim! Hiçbir zaman anneme kötü davranan biri olmadım! Rabbime karşı başkaldıran zorba da değilim! Bütün bunlar Rabbimin bana bir hediyesidir. Bana değer vermesidir. Sizler niçin değersizmişim gibi hareket ediyorsunuz? Size karşı bir saygısızlığım, bir nefretim, bir kötülüğüm oldu mu?"
Beni, anneme iyilik yapar (saygılı) kıldı [*] ve beni azgın bir zorba yapmadı.
“Beni anneme itaatkâr kıldı ve beni isyankâr bir zorba, kılmadı.”
ve anamı saygıyla gözetmemi; ve beni merhametten yoksun bir zorba kılmadı.
Anneme karşı iyi davranmayı emretti ve beni zorba ve azgın biri yapmadı. 4/36, 6/151, 17/23, 18/74...80, 19/14, 29/8, 31/14
“Beni anneme hürmetkâr kıldı. Beni zorba ve âsî biri olarak yetiştirmedi.”
bir de anama iyi davranmayı… Fakat beni azgın bir zorba kılmadı.
«Ve beni valideme itaatkar kıldı ve beni bir zorba, isyankâr kılmadı.»
Beni anama iyi davranan bir evlat kıldı, beni büyüklere karşı gelen bir zorba, bir bedbaht yapmadı.
(Beni) anneme iyilik eder (kıldı), beni baş kaldıran bir zorba yapmadı.
Bir de anneme iyi davranışlı kıldı ve beni zorba ve asi kılmadı.
İḥsān eylemege daḫı vaṣiyyet eyledi baña anama. Daḫı beni mütekebbir şaḳīeylemedi.
“Anneme saygılı, hayırlı evlat kılıp, asla zorba, bedbaht ve hayırsız biri yapmadı” [17, 23; 31, 14]
(Beni) anneme iyilik eder (kıldı), beni baş kaldıran bir zorba yapmadı.
"Ve beni vâlideme muti' ve hayırlı idüb ona karşı inadcı ve 'âsî kılmadı."
“Bana, anama iyi evlat olacağım; zorba ve isyankar olmayacağım bir yapı verdi.”[*]
Anneme iyilik eden biri (kıldı). Beni azgın bir zorba yapmadı.
“Beni anneme hayırlı bir evlât kıldı; bedbaht bir zorba yapmadı.
"Anneme iyilik etmemi önerdi. Beni zorba bir eşkıya yapmadı."
'Anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı.'
Beni, anneme ihsankâr kıldı ve beni azgın bir zorba yapmadı.
Bana, anama iyilik yapmamı da emretti. Beni zorba ve bedbaht etmedi.
“Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı.”