Meryem Suresi 4. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

4. Ayet

قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّ۪ي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَٓائِكَ رَبِّ شَقِيًّا

O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Demişti ki: Rabbim, kemiklerim bile incelip zayıfladı, saçımsakalım ağardı, parılparıl parlamada başım sanki ve sana ne dua etmişsem mahrum olmadım ben.

Besim Atalay (1965)

O dedi ki: «Süngüm düştü, saçım ağardı, sana dua ettiğimde boşa çıkmadım!»

Cemal Külünkoğlu

“Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”

Cemil Said (1924)

Didi ki: "Yâ rabbî dûçâr-ı za’f olan kemiklerim dermânsız kalıyor ve başım beyazlık şu’lesiyle yanıyor. Sana itdiğin du’âlardan hiç me’yûs olmadım"

Diyanet Vakfı

Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.

Edip Yüksel

"Rabbim," dedi, "Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana duâ ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Şöyle demişti: "Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım."

Emrah Demiryent

O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. (Şimdiye kadar) sana yaptığım dualarda (isteklerimde) hiç mahrum olmadım.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve başım, yaşlılık aleviyle tutuştu (saçlarım ağarıverdi); ben Sana dua etmekle (İslam davasını güdüp dileklerimi iletmekle) hiç mutsuz olmadım (mahrum bırakılmadım)" demişti.

Erhan Aktaş

“Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti “iy çalabum! bayıķ ben ża'if oldı süñük benden dutışdı baş aķ olmaķlıġı. daħı olmadum oķımaķlıġumıla iy çalabum, ümidsüz!”

Hasan Basri Çantay

Demişdi ki: «Ey Rabbim, hakıykat ben... Benim kemiğim yıpradı. Başımın saçı tutuşdu. Ey Rabbim, ben Sana düâ etme (m neticesinde) bedbaht (ve mahrum) olmadım».

Hayrat Neşriyat

Şöyle demişti: “Rabbim! Gerçekten ben (o hâldeyim ki) kemik(lerim) benden gevşedi (zayıfladı); (ihtiyarlıktan) baş(ım), beyaz alev aldı (saçlarım ağardı); Rabbim! Sana duâ (etmek) ile hiçbir zaman mahrûm olmadım.”(2)

İhsan Aktaş

“Rabbim!’’demişti. Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim, (şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.” *

İlyas Yorulmaz

“Ey Rabbim! Yaşlılıktan dolayı kemiklerim gevşedi, saçlarıma tamamen ak düştü. Rabbim! Beni davetinle uyarmandan dolayı, sana karşı asla isyankâr (şaki) olmadım.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Demişti: "Çalabım! Benim kemiklerim kavşadı, saçım sakalım ağardı. Allah’ım ben Sana ne vakit yalvardımsa benim boynumu büktürmedin.

İsmail Hakkı İzmirli

Dedi ki Yâ Rab! Kemiğim gevşedi [²], başımın tüyü tutuştu [³]. Yâ Rab! Sana duamda hiçbir zaman mahrum kalmadım.

İsmail Yakıt

Demişti ki: “Rabbim kemiklerim zayıfladı/eridi, başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu/saçlarım ağardı. Rabbim Sana dua etmekle hiçbir şeyden mahrum kalmadım/bedbaht olmadım” [şakiyyen].²

Kadri Çelik

“Rabbim!” dedi, “Şüphesiz benim kemiklerim gevşedi, (bedenimdeki şu) baş, yaşlılık aleviyle tutuştu (ağardı); ben sana dua etmekle (hiç bir zaman) azgın olmadım.”

Abdullah Parlıyan

şöyle demişti: “Ey Rabbim! Doğrusu artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı, ama şimdiye kadar sana yönelttiğim hiçbir duamın, cevapsız bırakıldığını da asla görmedim.

Kuran Yolu

“Rabbim!” demişti, “Benim kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Ben sana ettiğim dualarda hiç eli boş dönmedim.

Mahmut Kısa

“Ey Rabb’im!” diye yalvarmıştı, “Doğrusu, ihtiyarlıktan kemiklerim iyice gevşedi, saçlarıma aklar düştü. Sana duamda, Ya Rab! asla bedbaht olmadım! Ne zaman Sana el açıp yalvardıysam, hep dualarıma icabet ettin, bugüne kadar elimi hiç boş çevirmedin.”

Mahmut Özdemir

-“Rabbim! Şüphesiz ben, benden Kemik zayıfladı. Saç-baş iyice ağardı. Rabbim! Sana ettiğim dualar sebebiyle sıkıntıya düşüp mutsuz olmadım”.

Mehmet Çakır

Zekeriyya: " Ya Rab! kemiklerim eridi. Saçlarım tutuştu yaşlılıktan, Ama hiçbir zaman sana yalvarmanın bir kötülüğünü görmedim.

Mehmet Çoban

Demişti ki: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi! Başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu! Rabbim, sana dua ile hiç bahtsız olmadım!"

Mehmet Okuyan

“Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Rabbim, senden isteklerim konusunda (bu zamana kadar) hiç mahrum kalmadım.

Mehmet Türk

“Ey Rabbim! Şüphesiz benim gücüm kuvvetim kalmadı, saçım başım ağardı ve ey Rabbim! Şimdiye kadar sana duâ edip de duâmın kabul edilmediği hiç olmadı.”¹ dedi.²

Muhammed Esed

şöyle demişti: “Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı. ⁴

Mustafa Çavdar

Rabbim, şüphesiz kemiklerim eridi/gücüm kuvvetim kesildi, saçım sakalım ağardı, Rabbim bu zamana kadar sana yaptığım dualarımda hiç eli boş dönmedim. 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90

Ahmet Tekin

“Rabbim, benim kemiklerim, zayıflayıp gevşedi. Saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

şöyle yalvarmıştı: “Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü;[²⁴⁵⁶] ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.[²⁴⁵⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Demişti ki: «Yarabbi! Muhakkak benim kemiklerim zayıflaştı, başımın tüyü de tutuştu ve Rabbim! Sana ne dua ettim ise mahrum kalmadım.»

Orhan Kuntman

4,5. "Ey Rabbim, ben gerçekten çok yaşlandım, erkeklik gücüm de kalmadı, saçlarıma ak düştü!.. Karım da kısırdır ama, şimdiye kadar yapmış olduğum dua ve niyazımdan, beni hiç boş çevirmedin ya Rabbi!.. Benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi harekette bulunmayacaklarından endişe ediyorum, ne olur katından bana bir oğul bağışla da;

Osman Fırat

Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du’â ile hiçbir zaman şaki olmadım.

Şaban Piriş

Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdi: Beni yaradan Allāh, menüm süñüklerüm ża‘īf oldı, başımuñ ṣaçı daḫı aḳ oldı. Daḫı yā Rabb, ben seni du‘ā eylemekde hīç ġāfil olmadum, didi.

Suat Yıldırım

“Ya Rabbî, iyice yaşlandım, kemiklerim zayıfladı, eridi, başımdaki saçlarım ağardı, beyaz alevler gibi tutuştu. Ya Rabbî, Sana her ne için yalvardıysam, asla mahrum kalmadım. ”

Süleyman Ateş

Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin).

Süleyman Tevfik (1927)

"Yâ Rabbî! Kemiklerim incelüb za'îf oldı ve başımın kılları ağarub parladı. Bu müddet zarfında Yâ Rabbî! Senin 'ibâdetinde şakî olmadım."

Süleymaniye Vakfı

“Rabbim (Sahibim)!” demişti, “Kemiklerim zayıfladı, saçlarım iyice ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde bugüne kadar hiç bunalmadım.

Ahmet Varol

Demişti ki: "Rabbim! Doğrusu benim kemiklerim zayıfladı, başım iyice ağardı. Rabbim! Ben sana dua etmekle de hiç mahrum olmadım,

Ümit Şimşek

“Rabbim,” demişti. “Artık benim kemiklerim yıprandı; başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu. Sana dualarımda da, ey Rabbim, mahrum kaldığım hiç olmadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma/senin için çağrı yapma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht/zorluk ve şiddet yanlısı olmadım."

Ali Bulaç

Demişti ki: 'Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.'

Ali Fikri Yavuz

Şöyle demişti: “-Ey Rabbim, doğrusu ben (o kimseyim ki), benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başımın saçı bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman mahrum olmadım.

Bahaeddin Sağlam

Şöyle dedi: “Ey Rabbim! Benim kemiklerim zayıfladı, başım ihtiyarlık yangınıyla tutuşmuştur. Ve sana ettiğim duadan hiç bedbaht olmadım. (Duam daima kabul oldu.)

Bayraktar Bayraklı

“Ey Rabbim,” dedi, “Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.”