57. Ayet
وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا
Onu yüce bir makama yükselttik.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا
Onu yüce bir makama yükselttik.
Biz onu pek yüce bir mevkie yükselttik.
Yükselttik biz onu bir yüce yere
Ve Biz onu da yüce bir makama yükselttik.
Biz ânın mevki’ini yükseltdik.
Onu üstün bir makama yücelttik.
Onu yüce bir makama yükselttik.
Ve biz onu yüksek bir mekâna ref'ettik
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Biz onu yüce bir makama yükseltmiştik.
Biz onu (katımızda) yüce bir mekân (makam)a yükseltmiştik. (O, gökler âleminde ve farklı bir boyutta yaşamaya devam etmektedir.)
Onu yüce bir mekâna yükselttik.
[161b] daħı yükselttük anı bir yire yüksek.
Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.
Ve (biz) onu yüce bir makama yükselttik.(1)
Ve biz onu yüce bir makama (manevi bir mertebeye) yükseltmiştik.
İdris’i çok yüce bir makama yükseltmiştik.
Biz de onu yüce bir yere yükselttik.
Biz onu yüksek bir yere kaldırdık [¹].
Onu yüce bir mekâna yükselttik [refa’nâ].
Biz onu yüce bir konuma yükseltmiştik.
Biz O'nu, pek yüce bir konuma yükseltmiştik.
Onu üstün bir konuma getirdik.
Bunun karşılığı olarak da, Biz onu pek yüce bir makâma yükseltmiştik.
Onu yüksek bir mekâna / yere / makama terfi ettirdik / yükselttik.
Onun derecesini yükseltmiştik.
Onu kimsenin tahmin edemeyeceği yüce bir makama yükselttik!
Kendisini üstün bir makama yükseltmiştik.
Biz, onu yüce bir makama eriştirdik.
Ve Biz o’nu da yüce bir konuma yükseltmiştik. ⁴²
Biz onu katımızda yüksek bir konuma yücelttik. 19/56, 21/85-86
Biz onu yüce bir makama yükselttik.
Ve biz ona da yüce bir konum bahşetmiştik.
Ve onu yüksek bir makama kaldırdık.
Onu, yüksek bir makama kaldırdık.
Ve onu yüce bir makama yükselttik.
Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.
Daḫı getürdük anı, yüce menzile yitişdürdük ki cennetdür.
Biz onu üstün bir makama yücelttik.
Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
O'nı yüksek bir makâma kaldırdık.
Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Onu yüce bir mertebeye çıkarmıştık.
Onu yüce bir mekâna yükselttik.
Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Biz onu yüce bir mevkiye (göklere veya Cennet'e) yükselttik.
Onu çok yüce bir makama yükselttik.
Onu yüce bir makama yüceltmiştik.