Meryem Suresi 8. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

8. Ayet

قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا

Zekeriyya, “Rabbim!” “Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?” dedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbim dedi, benim nasıl oğlum olabilir ki karım kısır ve ben de ömrümün sonlarına vardım, tamamıyla ihtiyarladım.

Besim Atalay (1965)

O dedi ki: «Tanrım ! Benim nice oğlum olur? Kadınım kısırdır, ben de hayli kocaldım!»

Cemal Külünkoğlu

(Zekeriya:) “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olacak?” dedi.

Cemil Said (1924)

Zekeriya "Benim nasıl oğlum olur, zevcem kısırdır ben de sinn-i şeyhûhate vâsıl oldum." didi.

Diyanet Vakfı

Zekeriyya: Rabbim! dedi, karım kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?

Edip Yüksel

"Rabbim, benim nasıl bir oğlum olabilir? Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım," dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: Yarab! benim için bir oğul nereden olacak: hatunum akîm bulunuyor ben de ihtiyarlıktan kağşamak derecesine geldim

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Zekeriyya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi.

Emrah Demiryent

Zekeriyyâ (heyecanlanarak, şaşkınlık ve sevinç ile) “Ey Rabbim, karım kısır olduğu hâlde, üstelik ben de ihtiyarlığın son sınırına ulaşmışken, nasıl çocuğum olabilir?” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Zekeriya hayretle) Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? (Üstelik) Ben de yaşlılığın son basamağına gelmişim!"

Erhan Aktaş

“Rabbim! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir oğlum olabilir?” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti “iy çalabum! nite ola benüm içün oġlan olmış iken 'avratum ŧoġurmaz daħı bayıķ irdüm yaşlulıķdan ḥaddan geçmeklige?”

Hasan Basri Çantay

Dedi: «Rabbim, benim nasıl oğlum olur ki? Karım bir kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son haddine vermişimdir».

Hayrat Neşriyat

(Zekeriyyâ) dedi ki: “Rabbim! Hanımım kısır olduğu ve (ben de) gerçekten ihtiyarlığın son demine vardığım hâlde, benim için bir oğul, nasıl olur?”

İhsan Aktaş

(Zekeriyyâ) “Rabbim!” dedi. “Karım çocuk doğurmaz, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?”

İlyas Yorulmaz

Zekeriya “Rabbim! Karım kısırken ve bende yaşlanmış ve güçten düşmüşken, benim nasıl çocuğum olur” diye Rabbine seslendi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Zekeriya dedi: "Çalabım! Karım kısır, ben de iyice kocamışken nasıl olur da benim oğlum olur?"

İsmail Hakkı İzmirli

Zekeriya «— Yâ Rab! Karım kısırken benim de ihtiyarlıktan kemiklerim kurumuşken [⁶] nasıl oğlum olur?», dedi.

İsmail Yakıt

(Zekeriya), “Rabbim! Karım kısır ve ben de ihtiyarlığın son aşamasına varmışken benim nasıl bir oğlum olur?” dedi.

Kadri Çelik

Dedi ki: “Rabbim, karım kısır ve ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olur ki?”

Abdullah Parlıyan

Zekeriyya: “Ey Rabbim!” dedi. “Karım kısır olduğu halde ve ben de, yaşlanarak bütünüyle güçsüz bir duruma düşmüşken, benim nasıl oğlum olabilir ki?”

Kuran Yolu

Zekeriyyâ, “Rabbim!” dedi. “Karım kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?”

Mahmut Kısa

Zekeriya hayretler içinde, “Ey Rabb’im!” dedi, “Karım kısır olduğu hâlde, üstelik ben de ihtiyarlığın son sınırına ulaşmışken, nasıl çocuğum olabilir?”

Mahmut Özdemir

-“Rabbim! Karım kısır idi; ben de “Yaşlılık”tan dolayı iyice güçten düştüm; bu halde nasıl benim için bir oğlan çocuk olur?” dedi.

Mehmet Çakır

Zekeriyya: " Aman Allah’ım! benim nasıl çocuğum olabilir ? Karım kısır, üstelik ben de çok yaşlıyım. "

Mehmet Çoban

Zekeriya: "Rabbim, benim nasıl oğlum olur? Yaşlı bir insanım! İhtiyarlığın son sınırına vardım! Karımsa kısırlaştı!"

Mehmet Okuyan

(Zekeriya), “Rabbim! Hanımım kısır, ben de yaşlılığımın sonuna ulaşmışken nasıl benim bir oğlum olacak?” diye sormuştu.

Mehmet Türk

(Zekeriya da): “Ey Rabbim! Eşim kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim oğlum nasıl olabilir?” dedi.¹

Muhammed Esed

[Zekeriya:] “Ey Rabbim!” dedi, “Karım kısır olduğu halde ve ben de yaşlanarak bütünüyle güçsüz bir duruma düşmüşken, benim nasıl oğlum olabilir ki?”

Mustafa Çavdar

– Zekeriya: Rabbim, hanım kısır ben ise güçsüz ve yaşlı biriyim nasıl benim bir oğlum olabilir ki? Dedi. 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90

Ahmet Tekin

Zekeriyyâ: “Rabbim, karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?” dedi.

Mustafa İslamoğlu

(Zekeriyya) “Rabbim!” dedi, “Nasıl olur da benim bir oğlum olabilir? Çünkü eşim kısır, ben ise yaşlılıktan dolayı gücü tükenmiş biriyim!”[²⁴⁶³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Yarabbi! Bana nereden bir oğul olabilir? Zevcem ise kısır olmuştur. Ben de ihtiyarlıktan son yaşa yetişmiş oldum.»

Orhan Kuntman

Zekeriyya, duasının kabul buyurulmasına çok sevindi ama, yine de şaşırmış bir halde, "Ey Rabbim karım kısır, benim de yaşım geçtiği halde, benim nasıl oğlum olabilir?" demekten kendini alamadı.

Osman Fırat

(Zekeriyyâ): "Rabbim, benim nasıl oğlum olur? Karım da kısır, ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım. " dedi.

Şaban Piriş

-Rabbim, dedi, nasıl benim bir çocuğum olabilir ki karım kısır ben ise son derece yaşlayım?

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdi: İy Rabb, baña oġlan ḳandan gelür? Benüm ‘avratum ‘āḳırdur,doġurmaz. Men daḫı ululuḳda ḳatı ża‘īflıġa irişdüm.

Suat Yıldırım

“Ya Rabbî, dedi, nasıl benim çocuğum olabilir ki eşim kısır, ben ise bir pîr-i faniyim! ”

Süleyman Ateş

(Zekeriyya): "Rabbim, dedi benim nasıl oğlum olur? Karım da kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım."

Süleyman Tevfik (1927)

Zekeriyâ: "Yâ Rabbî! Zevcem kısır ve ben bunak derecelerine vâsıl olmuş bir ihtiyârken benim evlâdım olur mı?" didi.

Süleymaniye Vakfı

Zekeriya dedi ki “Rabbim! Bana oğlan çocuğu nereden? Karım kısır, ben de ileri derecede yaşlıyım.”

Ahmet Varol

Dedi ki: "Ey Rabbim! Benim nasıl oğlum olur ki? Karım kısırdır, bense yaşlılığın son sınırına vardım."

Ümit Şimşek

Zekeriya “Nasıl oğlum olabilir ki?” dedi. “Eşim kısır, ben de ihtiyarlığın son haddine varmış haldeyim.”

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Rabbim, benim için oğul nasıl söz konusu olur? Karım, doğurganlığını yitirmiştir, bense yaşlılığın gerçekten en ileri basamağına ulaştım."

Ali Bulaç

Dedi ki: 'Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım.'

Ali Fikri Yavuz

Zekeriyya dedi ki: “- Rabbim, benim nereden bir oğlum olacak? Hanımım kısır bulunuyor, ben de ihtiyarlığın son haddine vardım.”

Bahaeddin Sağlam

Zekeriyya: “Nasıl evladım olacak? Hanımım kısırdır, ben de yaşlılıktan dolayı kupkuru oldum!”

Bayraktar Bayraklı

Zekeriyyâ, “Ey Rabbim! Benim nasıl bir çocuğum olur? Oysa benim hanımım kısır, ben de son derece yaşlandım” dedi.