Meryem Suresi 87. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

87. Ayet

لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۢ

Rahmân’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Rahmandan ahd almış olanlardan başkaları şefaat de edemez.

Besim Atalay (1965)

Hiç şefaat bulamazlar, Allah ile ahdi bulunan başka

Cemal Külünkoğlu

Rahman'ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.

Cemil Said (1924)

85, 86, 87. Allâh’dan korkan âdemleri ikrâm ile huzûrumuzda cem’ ve mücrimleri cehenneme sevk ideceğimiz gün Rahmân ile ’ahid itmemiş olan hiç bir kimse şefa’at idemiyecekdir.

Diyanet Vakfı

85, 86, 87. Takvâ sahiplerini heyet halinde çok merhametli olan Allah'ın huzurunda topladığımız, günahkârları da susuz olarak cehenneme sürdüğümüz gün, Rahmân nezdinde söz ve izin alandan başkalarının şefâata güçleri yetmeyecektir.

Edip Yüksel

Rahman'ın yanında söz almış olanlardan başkası şefaat (aracılık) edemez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rahmanın nezdinde bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaate malik olamıyacaklar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(O gün) Rahmân (olan Allah)'ın katında bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır.

Emrah Demiryent

(O hesap günü) Rahmân’ (olan Allah) ın (manevi) huzurunda söz almış (şefaat hususunda kendisine izin verilmiş) olanlardan başkası, şefaat etme hakkına sahip olmayacaktır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Rahman’ın katında ahit almışların (samimi ve seçkin kullarının) dışında (onlar asla) şefaate de malik olmayacaklardır.

Erhan Aktaş

Rahmân'ın yanında bir “ahd” edinmiş olan kimse hariç, bir şefaate¹ sahip olamayacaklar.²

Eski Anadolu Türkçesi

mālik olmayalar şafa'ata [163a] meger ol kim duttı Tañrı ķatında ķavl ķarar.

Hasan Basri Çantay

Çok esirgeyici (Allahın) nezdinde ahd edinmiş olanlardan başkaları şefaat (hakkına) mâlik olmayacaklardır.

Hayrat Neşriyat

(O gün,) Rahmân'ın katında söz (izin) almış olanlardan başkası şefâat (hakkın)a sâhib olmayacaktır.

İhsan Aktaş

(Dünyada iken) Rahmanın (sınırsız rahmet sahibi olan Allah’ın) katında ahit almışların (iman sözleşmesini yapıp buna sadık kalanların) dışında, (hiçbir) kimse şefaate (Rahman olan Allah’ın yardımını elde etme imkânına) malik olmayacaktıır.*

İlyas Yorulmaz

Ancak o gün yalnızca Rahman’dan ahit alanlar şefaate (yardıma) kavuşurlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

esirgeyici’den söz almış olanlardan başkaları ise bağış diliyemiyeceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Esirgeyen Zat yanında ahit almış kimselerden [⁴] başka hiçbir fert şefaate mâlik olamayacaktır.

İsmail Yakıt

Rahmân’ın katından bir söz almış olanlar hariç kimse şefaat hakkına sahip değildir.²³

Kadri Çelik

Rahmanın katında ahit almışların dışında, (onlar) şefaate malik olamayacaklardır.

Abdullah Parlıyan

Sınırsız rahmet sahibi Rahman olan Allah katında söz ve izin alandan başkasının şefaate gücü yetmez.

Kuran Yolu

(O gün) Rahmân’ın katında söz ve izin alandan başkasının şefaat hakkı olmayacaktır.

Mahmut Kısa

İşte O Gün, şefaat konusunda Rahmân’dan özel bir söz almış olanlar dışında, hiç kimse bir başkasının kurtuluşu için aracılık edemeyecektir.Şefaat eden de, ancak O’nun izin verdiği ve gerçekten bağışlanmayı hak eden kimselere şefaat edebilecektir. İnkârcılığın bir başka şekli daha var ki:

Mahmut Özdemir

Rahmân’ın katında ahid almış kimseden başkası Şefaat’e mâlik olmaz.

Mehmet Çakır

O gün onların, Allah'tan söz alanlar dışında şefaatçileri de olmayacak...

Mehmet Çoban

İnkâr edenlerin lehine hiç kimsenin söz hakkı yoktur. O gün onlara konuşma izni de verilmez. O gün ancak Rahmandan konuşma izni alanlar konuşabilir. Kimse kendiliğinden çıkıp onların lehine konuşamaz. Katımızdaki şefaat, onların zannettiği gibi suçluları kayırma, verdiğimiz cezayı döndürme değildir. Bizim katımızdaki şefaat insanların gerçeğine şahit olmaktır. Her şefaatçi mutlaka gerçeğe şahit olur. Şefaatçileri onların inkârına ve suçlarına şahit olacaklar. Böylece cezaları kesinleşecektir.

Mehmet Okuyan

O gün Rahmân’ın katında söz alandan başkaları şefaat (etme iznin)e sahip olamayacaklardır. [*]

Mehmet Türk

Rahman’ın yetki verdiği kimseler dışında hiç kimse bir başkasına şefâat,¹ edemez.

Muhammed Esed

[bu Günde, hayattayken] O sınırsız rahmet Sahibi’yle bir bağ, bir bağlantı içine girmiş olmadıkça ⁷⁴ kimse şefaatten pay alamayacaktır.

Mustafa Çavdar

O gün hiç kimse şefaat yetkisine sahip değildir ancak yapmış olduğu iman sözleşmesine sadık olanlara Rahman şefaat edecektir.

Ahmet Tekin

Rahmet sahibi Rahman olan Allah katında imanları ile, İslâm'daki sadakatleri ile, rızâyı ilâhîye mazhar olan amelleri ile taahhüt alanların, söz alanların dışında kimse şefaatten nasiplenemeyecek.

Mustafa İslamoğlu

(İşte o gün) O Rahmet kaynağıyla yaptığı (iman) sözleşmesine sadık kalanlar dışında, hiç kimse için şefaat/kayırma söz konusu değildir.[²⁵⁴¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Şefaate mâlik olamayacaklardır, ancak Rahmân'ın nezdinde bir ahd alan müstesna.

Orhan Kuntman

O gün Rahman'ın huzurunda (söz ve izin alandan başkalarının) şefaate güçleri yetmeyecektir.

Osman Fırat

Rahmân’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat etmeye malik değillerdir.

Şaban Piriş

Rahman'ın katında bir söz almış olandan başka hiç bir kimse şefaat edemez.

Satıraltı Meal (1534)

Anlar şefā‘ate mālik olmazlar, illā ol kişilere ki Tañrı Ta‘ālā ḳatındaşefā‘ate lāyıḳ ola.

Suat Yıldırım

Rahman'ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecek.

Süleyman Ateş

Yalnız Rahman'ın huzurunda söz almış olanlardan başkaları şefa'at edemezler.

Süleyman Tevfik (1927)

O günde ancak Allâh Te'âlâ 'indinde 'ahdi olan (şefâ'ate me'zûn bulunan) şefâ'at idebilir.

Süleymaniye Vakfı

(Orada) Rahman’dan söz almış olanlar[1] dışında kimse şefaat hakkına sahip olamayacaktır[2].

Ahmet Varol

Rahman'ın katında bir ahid almış olanların dışındakiler şefaat hakkına sahip olamazlar.

Ümit Şimşek

Rahmân'dan bir söz almış olanlar dışında hiç kimsenin o gün şefaat yetkisi olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkânı bulamazlar.

Ali Bulaç

Rahmanın katında ahid almışların dışında (onlar) şefaate malik olmayacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Rahman'ın katında bir ahd (iman edip söz ve izin) almış olan kimseden başkaları şefaat etmeye sahip olamıyacaklardır.

Bahaeddin Sağlam

İman edip Rahman olan Allah’tan bir söz alan hariç, hiç kimse o gün şefaate sahip olamaz.

Bayraktar Bayraklı

O gün, Rahmân'ın katında bir söz almamış olandan başkası asla şefaatte bulunamayacaktır.