Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kitap ehli olanların çoğu, sizi imana geldikten sonra döndürmek ister, kafir olmanızı diler. Gerçek, kendilerince de besbellidir ama sonra bunu, özlerindeki hasetlerinden isterler. Allah emri gelinceye dek bırakın, aldırış bile etmeyin. Şüphe yok ki Allah'ın her şeye gücü yeter.
Besim Atalay (1965)
Kitaplardan çoğu, hak yolu belli olduktan sonra, haset ederek, sizleri, inanmışken döndürmek istiyorlar, onları bağışlayın, Tanrının buyrumuna gelene değin, suçlarından geçin, Allahın her şeye gücü yetişir
Cemal Külünkoğlu
Kitap Ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imandan sonra küfre döndürmek isterler. (Ey inananlar! Savaş, cizye ve benzeri şeylerde) Allah'ın emri/tedbiri gelinceye kadar onları bağışlayın (gerek sözle gerekse eylemle onlara ilişmeyin) ve onları hoşgörün (müsamahalı davranıp idare edin). Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Cemil Said (1924)
Ehl-i kitâbdan olanlardan bir çoğı size hased iderek hakîkat nazarlarında vâzıhan tebeyyün iylediği halde sizi îmândan çıkarmak isterler, ânları ’afv idiniz lâkin her şeye kâdir olan Allâh’dan emir alıncaya kadar ânlardan ictinâb idiniz.
Diyanet Vakfı
Ehl-i kitaptan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. Yine de siz, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedip bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
Edip Yüksel
Kitap ehlinin birçoğu, gerçek kendilerine belli olduğu halde, özlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra inkara döndürmeyi arzular. ALLAH emrini getirinceye kadar onları affet, görmemezlikten gel. ALLAH herşeye gücü yetendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ehli kitabdan bir çoğu arzu etmektedir ki sizi iymanınızdan sonra çevirip kâfir etseler: hak kendilerine tebeyyün ettikten sonra sırf nefsaniyetlerinden, hasedden, şimdi siz afv ile safh ile davranın tâ Allah emrini verinceye kadar, şüphe yok ki Allah her şeye kadir, Daima kadirdir
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ehli kitaptan birçoğu arzu etmektedir ki, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir etsinler: Hak kendilerine iyice belirdikten sonra bile sırf nefsaniyetlerinden ve kıskançlıktan dolayı bunu yaparlar. Buna rağmen siz şimdi af ile, hoşgörüyle davranın tâ Allah emrini verinceye kadar. Şüphe yok ki Allah her şeye kâdirdir.
Emrah Demiryent
Kitap ehlinden birçoğu, (Kur’ân’ın gelmesiyle) hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra dahi içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, îmânınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah, emrini/hükmünü bildirinceye kadar siz (şimdilik) onlara aldırmayın ve onları görmezden gelin. Şüphesiz Allah, her şeye kâdirdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (Hakk) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkâra döndürmeyi arzu etmektedirler. Fakat, Allah’ın (bunlarla ilgili bir) emri (ve tedbiri) gelinceye (ve size galibiyet verinceye) kadar (şimdilik) onları bırakın ve (onlara ne sözle, ne de eylemle) ilişmeyin. (Bir müddet kırıcı tavırlarını bağışlayın ve müsamahalı davranıp idare edin.) Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Erhan Aktaş
Kitap Ehli'nin çoğu, Hakk kendilerine bildirildiği halde, benliklerindeki kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek isterler. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin. Onları affedin ve onlarla iyi geçinin. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
sevdi çoķ, kitāb ehli’nden kim döndüreler sizi, įmānuñuzdan śoñra, kāfirler ḥased eylemekden gendüler ķatından; andan śoñra kim bellü oldı ya'nį tevrįt ḥaķ. pes 'afv eyleñ, daħı suçdan geçün; tā getüre Tañrı işini. bayıķ Tañrı her nesene üzerine güci yiterdür.
Hasan Basri Çantay
Ehl-i Kitabdan bir çoğu, Hak kendilerince besbelli oldukdan sonra, ruhlarındaki hasedden ötürü sizi îmanınızdan sonra küfre döndürmek hevesine düşdü. Allah'ın emri gelinceye kadar şimdilik onları bırakın, serzeniş de etmeyin. Şübhesiz ki Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Hayrat Neşriyat
Ehl-i kitabdan birçoğu, îmân etmenizden sonra sizi kâfirler olarak geri döndürmeyi istediler. (Bu, senin peygamberliğin olan) hakikat kendilerine belli olduktan sonra, sırf nefislerinden gelen bir kıskançlıktan dolayıdır. Artık Allah (onlar hakkında cihad) emrini getirinceye kadar affedin, aldırmayın! Muhakkak ki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
İhsan Aktaş
(Ey mü’minler!) Kitap ehlinden birçoğu, hak (gerçek) kendilerine belli olduğu hâlde, özlerindeki çekememezlikten ötürü sizi (Kur’an ve peygambere olan) inancınızdan sonra (güç kullanmak suretiyle) vazgeçirip inkâra döndürmek istediler. Ama yine de siz, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye (hükmünü verinceye) kadar (onları) affedip bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
İlyas Yorulmaz
Ehli kitap’dan pek çoğu, gerçek doğruların açıklamasından sonra içlerindeki kıskançlıkdan dolayı, sizin imanınızdan sonra tekrar küfre döndürmeyi severler. Allah’ın emri gelinceye kadar, onları bağışlayın ve onlardan uzaklaşın. Elbette ki Allah her şeyi bir ölçü (planlama) ile yapmaktadır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kitaplılardan birçoğu, gerçek kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi inancınızdan ayırıp Allah’ı tanımazlığa döndürmek isterler. Allah’tan onlar için buyruk gelene kadar siz onları bağışlayın, onların suçlarından geçin. Çünkü Allah’ın gücü her nesneye yeticidir.
İsmail Hakkı İzmirli
Ehl-i Kitaptan birçoğu, hak kendilerince besbelli iken, mahza nefislerinde merküz olan hasetten dolayı sizi imanınızdan sonra küfüre döndürmek isterler. Allah/ın bu baptaki emri [³] gelinceye kadar affedin, vaz geçin, şüphesiz Allah her şeye hakkıyle kadirdir.
İsmail Yakıt
Kitap ehlinden olanların çoğu, gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, içlerindeki kıskançlıktan dolayı, sizi inancınızdan vazgeçirmeyi çok isterler [yuveddu]. Allah’ın onlar hakkındaki hükmünü [emrihi] getirinceye kadar onları affediniz ve hoşgörülü olunuz. Muhakkak ki Allah her şeye gücü yetendir [Kadîr].
Kadri Çelik
Kitab ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan ve içlerindeki haset yüzünden sizi, iman ettikten sonra küfre döndürmeyi isterler. Allah'ın emri gelene kadar onlara af ve hoşgörüyle davranın. Allah muhakkak her şeye kadirdir.
Abdullah Parlıyan
Allah bize de kitap verdi, diyenlerin pek çoğu, kıskançlıklarından dolayı sizi, imandan sonra Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ederek kafirliğe çevirmek isterler. Hatta gerçekler, kendilerine besbelli olduktan sonra bile. Ey iman edenler! Buna karşılık siz Allah'ın bu konudaki emri gelinceye kadar onları hoş görün, bırakın. Şüphesiz Allah'ın herşeye gücü yeter.
Kuran Yolu
Ehl-i kitap’tan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki haset duygusundan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. Yine de siz, Allah hükmünü ortaya koyuncaya kadar affedin ve hoşgörün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
Mahmut Kısa
Kitap Ehlinden birçokları, gerçeği tüm berraklığıyla görmelerine rağmen, sırf içlerindeki kıskançlık yüzünden sizi inancınızdan vazgeçirmeye kalkışırlar. Buna karşılık siz, içinde bulunduğunuz şartlar değişip de Allah size yeni çıkış yolları açarak bir sonraki emrini gönderinceye kadar, onları bağışlayın, densizliklerine sabredin, incitici sözlerine aldırmayın. Hiç kuşkusuz, Allah’ın her şeye gücü yeter.
Mahmut Özdemir
Gerçek onlara açıkça belli olduktan sonra nefislerindeki kıskançlık (hased) yüzünden, Kitap ehlinden birçoğu arzu etti ki; keşke imanınızdan sonra sizi kâfirlere geri çevirseler! Allah emrini verinceye kadar artık aldırış etmeyin (affedin), geçin! Allah, her şeye güç yetirendir.
Mehmet Çakır
Ehlikitaptan bir çokları, sizin İslâm’a girdikten sonra küfre dönüş yapmanızı öylesine arzu ediyorlar ki! Gerçek, gün gibi ortada iken, kıskançlıktan nerdeyse çatlayacaklar. Sizler, Allah'tan yeni bir ferman gelene kadar söylentilere aldırmayın geçin. Allah, her şeye kadirdir.
Mehmet Çoban
Kitap Ehli olan Yahudi ve Hıristiyanlardan birçoğu, gerçek kendilerine geldikten sonra bile içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek ister. Yaptıklarına karşılık haklarında Allah’ın emri gelinceye kadar üzerlerine gitmeyin! Onları kendi hallerinde bırakın! İnkâr edenlere ayetlerimi açıklayın! Sonra onları bana bırakın! İnkâr edenler için gereken hükmü veririz. Bilin ki Rabbinizin gücü her şeye yeter.
Mehmet Okuyan
Kitap ehlinden çoğu, gerçek kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. [*] (Yine de) siz Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar (onları) affedin; hoşgörün! [*] Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.
Mehmet Türk
Kitap Ehlinden pek çoğu, kendilerine mutlak gerçeğin ne olduğu belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan dolayı, îmanınızdan sonra sizi tekrar kâfirliğe döndürmek isterler. Allah’tan onlara bir belâ gelinceye kadar onlara, aldırış etmeyin ve (onlara) ilişmeyin. Şüphesiz Allah’ın gücü, her şeye yeter.
Muhammed Esed
Kendilerini önceki vahye bağlı sayanların çoğu, kıskançlıklarından dolayı, sizi, iman ettikten sonra yeniden hakikati inkara döndürmek isterler; [hatta] hakikat kendileri için apaçık ortaya çıktıktan sonra bile. Buna karşılık, siz (ey imana erişenler) Allah’ın iradesini ortaya koyacağı vakte kadar onları hoşgörün ve dayanın: Unutmayın, Allah her şeye kâdirdir.
Mustafa Çavdar
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlık yüzünden, sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürmek isterler. Öyleyse onlara Allah’ın emri gelinceye kadar ilişmeyiniz, kendi hallerine bırakınız, şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir. 2/90-213, 3/69
Ahmet Tekin
Ehl-i kitabın çoğunluğu, hakikat kendilerine ayan beyan belli olduktan sonra, sırf, içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imânınızdan vazgeçirip küfre döndürmeyi arzu ederler. Buna rağmen Allah'ın onlarla ilgili planını gerçekleştirinceye kadar onları sorgusuz sualsiz affedin, azarlamadan, kınamadan onlara hoşgörü ile davranın. Allah'ın gücü kudreti her şeye yeter.
Mustafa İslamoğlu
Kitap ehlinden birçoğu, hakikat kendileri için de apaçık ortaya çıktığı halde, sırf hasetlerinden dolayı siz inandıktan sonra, sizi geriye döndürüp inkâr etmenizi isterler.[²⁰⁶] Allah’ın onlar hakkındaki hükmü gelinceye kadar onları hoşgörün, kusurlarına bakmayın: Çünkü Allah her şeye kadirdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ehl-i kitaptan birçokları kendilerine hak tebeyyün ettikten sonra nefislerindeki hasetten dolayı sizi imânınızdan sonra kâfirler haline döndürmeyi temenni etmiştir. İmdi siz Allah'ın emri gelinceye kadar affediniz, serzenişte bulunmayınız. Şüphe yokki, Allah Teâlâ her şeye kemaliyle kâdirdir.
Orhan Kuntman
(Haberiniz olsun ki) Kitap ehlinden birçoğu hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf kıskançlıktan ötürü sizi imandan küfre döndürmek isterler!... Allah, (onlar hakkındaki azap) emrini getirinceye kadar onları bağışlayın, onlara hoşgörü ile davranın!.. Şüphe yok ki Allah her şeye gücü yetendir.
Osman Fırat
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, geçiniz. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.
Şaban Piriş
Kitap ehlinden olanların bir çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlık yüzünden, sizi inanmanızdan sonra tekrar küfre döndürmeyi arzu ederler. Öyleyse onlara Allah'ın emri gelinceye kadar ilişmeyiniz, kendi hallerine bırakınız şüphesiz Allah'ın gücü her şeye yeter.
Satıraltı Meal (1534)
İmdi çoḳ kişiler Yehūdilerden, Naṣrānilerden kim sizi ḳaytaralar, siz īmāngetürgenden ṣoñra. Kāfir eylemek isterler ḥasūdluḳ bile nefslerinden, anla‐ra ḥaḳ āşikāre olġandan ṣoñra. ‘Afv eyleñüz, pes geçüñüz tā gelince TañrıTa‘ālānuñ buyruġı. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā her nesneye ḳādirdür.
Suat Yıldırım
Sırf nefislerinden ileri gelen bir kıskançlık sebebiyle, Ehl-i kitaptan birçok kimse, gerçek kendilerine ayan beyan belli olduktan sonra, sizi imanınızdan uzaklaştırıp kâfir haline çevirmek isterler. Yine de Allah bu husustaki emrini bildirinceye kadar affedin ve hoşgörün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. [3, 186]
Süleyman Ateş
Kitap sahiplerinden çoğu, gerçek kendilerine besbelli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah emrini getirinceye kadar affedin, hoş görün. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Süleyman Tevfik (1927)
Ehl-i kitâbdan bir çokları, onlarca hak (Muhammed'in nübüvveti ve İslâmın doğrılığı) tebeyyün iyledikden sonra mahzâ nefislerindeki hasedden dolayı sizi îmânınızdan çevirerek kâfirliğe red ve i'âdeyi isterler. Cenâb-ı Hak onlar hakkında emrini size teblîğ idinceye kadar onlara 'afv ve safh ile (sözlerine ve hareketlerine kulak asmayub) mu'âmele idiniz. Allâh Te'âlâ her şeye kâdirdir.[²]
Süleymaniye Vakfı
Ehl-i kitaptan[*] birçoğu, inanıp güvenmenizden sonra sizi, Kitab’ı görmeyecek hale getirmek isterler. Bunu, gerçekleri bütün açıklığı ile gördükten sonra, içlerinde oluşan kıskançlıktan dolayı yaparlar. Onlara ilişmeyin, Allah’ın emri gelinceye kadar kendi hallerine bırakın. Her şeye bir ölçü koyan Allah’tır.
Ahmet Varol
Kitap ehlinin çoğu, kendilerine gerçek bütün açıklığıyla belli olduktan sonra sırf kalplerinde size karşı besledikleri kıskançlık duyguları yüzünden sizi iman etmenizden sonra küfüre döndürmek istediler. Siz onlara aldırmayın ve Allah'ın hükmü gelinceye kadar kendi hallerinde bırakın. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.
Ümit Şimşek
Kitap Ehlinden birçoğu, imanınızdan sonra sizi tekrar inkâra döndürmek ister. Bu, kendilerine hak apaçık göründükten sonra içlerinden gelen kıskançlık yüzündendir. Allah'ın emri gelinceye kadar siz hoşgörün, bağışlayın. Şüphesiz ki Allah herşeye kadirdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ehlikitap'tan birçoğu, benliklerindeki kıskançlık yüzünden sizi, imanınızdan sonra kâfirler haline bir döndürebilseler diye yürekten istedi. Hem de gerçek kendilerine ayan-beyan olduktan sonra... Allah, buyruğunu getirinceye değin affedin, hoşgörün. Allah, her şeye gücü yetendir.
Ali Bulaç
Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (hak) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkâra döndürmek arzusunu duydular. Fakat, Allah'ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve (onlara ne sözle, ne de eylemle) ilişmeyin. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Ali Fikri Yavuz
Kitap ehlinden çok kimseler -ki onlar için İslâm ve Kur'an, zâhir ve açık olmuşken- nefislerindeki hasedlerinden ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre çevirmek isterler. Şimdi, ey Müslümanlar, Allah, savaş etmek veya cizye almak husûsunda (size) emredinceye kadar, onları bağışlayın ve kınamayın. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Bahaeddin Sağlam
Ehl-i kitabın çoğu, hak onlara açıklandıktan sonra, yalnızca nefislerinden gelen bir kıskançlık sonucu, inanmışlığınızdan sonra sizi kâfir yapmak isterler. Fakat affedin, iyi davranın ta ki Allah, emrini yerini getirsin. Hiç şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Bayraktar Bayraklı
Kitap ehlinin büyük bir çoğunluğu, hakikat kendilerine açıkça belli olduktan sonra, içlerindeki haset yüzünden, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek istediler. O halde siz, Allah gayesini gerçekleştirinceye kadar sıkı durun, iyi düşünün, reddedin! Şüphesiz ki Allah'ın gücü her şeye yeter.