11. Ayet
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.
Onlara, yeryüzünde fesat çıkarmayın dendi mi, derler ki: Biz ıslah edicileriz.
Bu kimselere: «Yer yüzünde fesat etmeyiniz» denildiğinde: «Bizler ancak yararlı kimseleriz» demektedirler
Onlara: “Yeryüzünde yozlaşmaya ve bozgunculuğa yol açmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.
Ânlara kürre-i arzı fesâda virmeyiniz dinildiği zamân hayır biz ıslâh idiyoruz dirler.
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, «Biz ancak ıslah edicileriz» derler.
Kendilerine, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," denildiğinde "Bizler sadece düzeltenleriz," derler.
Hem bunlara yer yüzünü fesada vermeyin denildiği zaman biz ancak ıslahcılarız derler
Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler.
Onlara, (munâfıklara) “Yeryüzünde fesat çıkarmayın!” denildiğinde, “Biz sadece ıslah edicileriz!” derler.
Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde (tam bir pişkinlikle): "Biz sadece (halkın ahlâkını ve toplum nizamını düzeltip iyileştirmek isteyen) ıslah edicileriz" demekte (ve fesatlıklarına ıslah kılıfı geçirilmekte)dir.
Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” denildiğinde, “Biz ancak düzelticileriz.” derler.
daħı ķaçan eyidildi anlara “fesād eylemeñ yirde” eyittiler “degülüz illā biz eyü işleyiciler.”
Kendilerine «Yer (yüzün) de fesâd yapmayın» denildiği zaman «Biz ancak islâh edicileriz» derler.
Onlara: “Yeryüzünde fesad çıkarmayın!” denildiği zaman ise: “Biz ancak ıslâh edici kimseleriz” derler.
Onlara, yeryüzünde fesat (bozgunculuk) çıkarmayın, denildiği zaman, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler. *
Onlara yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın denilince “Biz sadece ıslah edicileriz” derler.
Kendilerine: «Sakın ortalığı karıştırmayın» denilince, onlar: «Yok, biz yalnız düzeltiyoruz» derler.
Onlara «yer yüzünde fesatta bulunmayın» denildiği zaman onlar «biz ancak muslih kimseleriz» derler
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk [fesat] yapmayın denildiğinde, onlar “Biz sadece ıslah edicileriz” derler.
Kendilerine, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiği zaman, “Bizler sadece ıslah edicileriz” derler.
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın” dendiği zaman: “Biz sadece düzelticileriz” diye cevap verirler.
Onlara “Yeryüzünde düzeni bozmayın” denildiğinde, “Hayır, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler.
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, bireysel ve toplumsal hayatınızı menfaat ve kazanç ölçülerine göre değil, Kur’an’ın belirlediği adâlet, doğruluk ve erdemlilik esaslarına göre düzenleyin!”denildiği zaman, —ellerindeki değer ölçüleri, kriterler bozuk olduğundan— “Hayır, biz ancak düzeltici, ıslah edici kimseleriz, iyilikten ve güzellikten başka bir amacımız yoktur!” derler.
Onlara: “Yeryüzü’nde bozgunculuk yapmayın!” denildiği zaman: “Doğrusu biz, islah edicileriz / arabulucularız” dediler.
Bu gibilere: “ Yer yüzünde fesat çıkarmayın “ dendikçe, “ Bizler, sadece ! Islahatçıyız “ diyorlar.
"Yeryüzünde fesat çıkarmayın!" denildiğinde, "Biz ancak yanlışları düzelterek ıslah edenleriz." derler. Yaptıkları kötülüğü süslü laflarla, akıl oyunlarıyla topluma yayarlar. Fırsatını buldukça insanların zaaflarını çıkarlarına kullanırlar. Müminlerin saflığını, arılığını, duruluğunu, inançlı davranışlarını çıkarlarına suiistimal ederek dünyalık peşinde koşarlar.
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!” dendiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz.” derler.
O (münâfıklara): “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” denilince onlar: “Hayır, (yeryüzüne) barışı, ancak biz getiririz”¹ derler.
Onlara “Yeryüzünde fesat yaymayın!” denildiğinde “Biz sadece ıslah edicileriz!” diye cevap verirler.
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” Denildiğinde “Bizler sadece düzelticiyiz.” derler. 9/37, 16/88, 47/14
Onlara: "-Yeryüzünde, ülkede nifak çıkararak, kâfirlerle işbirliği yaparak, mü'minleri bölerek fesat çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın" denildiği zaman; "- Biz düzen sağlayıcılarız, ıslah edicileriz, barış taraftarıyız, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkileri düzgün yaşayanlarız" derler.
Kendilerine “Yeryüzünde fesat çıkarmayın!” denildiğinde, “Biz[²⁸] sadece ıslahatçılarız” derler.
Onlara, «Yeryüzünde fesatta bulunmayınız,» denilince onlar, «Biz ancak ıslah edici kimseleriz,» derler.
Onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın!" denildiği zaman (suçlarını kabul etmezler de), "Biz ancak (bozulan düzeni) islah edicileriz" derler.
Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.
Onlara:-Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, dendiği zaman:-Bizler sadece ıslah edicileriz, derler.
Onlara dinildigi vaḳtda onlar yir yüzinde küfr ve ma‘ṣiyet ve mü’minlerialdatmaḳ ile fesād itmeyiñ dinildikde anlar bizim kārımız […]
Ne zaman onlara: “Yeryüzüne fesat saçmayın! ” denilse “Biz sadece barışçıyız, ortalığı düzeltmekten başka işimiz yok! ” derler. [8, 73; 47, 11; 2, 205]
Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," dendiği zaman: "Biz sadece düzelticileriz," derler.
Onlara yeryüzinde (nifâk ile ve halkı îmândan alıkoymakla) fesâd itmeyiniz denilse biz müfsid (bozıcı) değil ancak ıslâh idici (düzeldici)yiz dirler.
Onlara: “Tabii düzeni bozmayın!” [*] denince, “Biz sadece düzeni sağlayan kimseleriz.” derler.
Bu kimselere: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın" denildiği zaman: "Biz yalnızca düzeltenleriz" derler.
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk etmeyin” dendiğinde, “Biz ancak düzeltiyoruz” derler.
Onlara, "Yeryüzünde bozgun çıkarmayın" dendiğinde, "Tam tersine, bizler barış ve esenlik getirenleriz!" demişlerdir.
Onlara: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiğinde: 'Biz sadece ıslah edicileriz' derler.
Onlara: Yeryüzünde (küfür ve günah işleyerek, müminleri aldatarak) fesad çıkarmayın, denildiği zaman: “-Bizim işimiz, ıslâh etmektir.” derler.
Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” denildiğinde “Biz ancak ıslah ediciyiz” derler.
Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edici kimseleriz” derler.