Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
O sıralarda Ka'be'yi sevap kazanma yeri ve emniyet yurdu ettik. İbrahim'in makamını namazgah edinin. İbrahim'le İsmail'e de, evimi, dönüp dolaşanlara, burada oturup ibadette bulunanlara, rüku ve sücud edenlere tertemiz tutun diye kesin emir verdik.
Besim Atalay (1965)
Hani, biz, Kâbeyi insanlara hem bir dernek, hem emin bir yer eylemiş idik, «İbrahim'in durağını namazlağı yapınız!» demiştik, İbrahim'le, İsmail'e, onu tavaf edenlerle, orda oturanlarla rükû edenlerle, secde kılanlara: «Evimi temizleyin!» diye emretmiş idik
Cemal Külünkoğlu
Hani biz, Kâbe'yi insanlar için sevap kazanmaya yönelik (insanların her taraftan gelip bir araya gelecekleri) bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yapmıştık. Siz de (İbrahim'in takipçileri olduğunuzun bir göstergesi olarak) İbrahim'in (Kâbe'de namaza durduğu) yeri namaz/dua yeri edinin (onu kendinize örnek alarak tevhid dinin savunucuları olun)! İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe'yi) tertemiz tutun!”
Cemil Said (1924)
İnsânların ilticâgâhı olmak üzere beyt-i makdisi (Ka’beyi) inşâ itdirdik ve ve İbrâhîm’in makâmını minber yapınız didik. İbrâhîm ve İsmâ’îl ile ahid iyledik. Beyti temiz tutun ki oraya tavaf ideceklere orada ’ibâdet ve secde iyleyeceklere hazır olsun.
Diyanet Vakfı
Biz, Beyt'i (Kâbe'yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmail'e: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik.
Edip Yüksel
Kabeyi halk için bir odak noktası ve bir güven yeri kıldık. İbrahim'in makamını bir namaz yeri olarak kullanın. "Ziyaretçiler, kendini ibadete verenler ve eğilip secde edenler için ikiniz Evimi temiz tutun," diye İbrahim ve İsmail'i görevlendirmiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
ve o vakit beyti şerifi insanlar için dönüp varılacak bir sevabgâh ve bir darüleman kıldık -siz de makamı İbrahimden kendinize bir namazgâh edinin- ve İbrahim ve İsmaile şöyle âhd verdik: Beytimi hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem rükü ve sücude varanlar için tertemiz bulundurun
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz ta o zaman bu Beyt'i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makamı İbrahim'den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!"
Emrah Demiryent
Hani biz Kâbe’yi insanlara sevap kazanma ve bir güven yeri kılmıştık. (Ey mü’minler!) Siz de Makâm-ı İbrâhîm’den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrâhîm ve İsmâil’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için Kâbe’yi tertemiz tutun.”
Abdullah-Ahmet Akgül
Hani o vakit Beyt’i (Kâbe’yi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri haline getirdik. "İbrahim’in makamını namaz yeri edinin" (diye emretmiş), İbrahim ve İsmail’e de; "Tavaf edenler, itikâfa çekilenler ve rükû ve secde edenler için Evimi temizleyin (Beytullah’ı ibadet ve ziyaret için uygun hale getirin)" diye ahit verip tavsiye etmiştik.
Erhan Aktaş
Hani Biz, Beyt'i¹ insanlar için toplanma yeri ve güvenli bir yer kıldık. “İbrahim'in makamından kendinize bir salât² yeri edinin.” dedik. İbrahim ve İsmail'den, “Evimi tavaf edenler, kendilerini adamak amacıyla orda toplananlar, “rükû ve secde edenler”³ için temiz tutun.” diye söz aldık.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol vaķt kim ķılduķ ev’i ya'nį ķabe’yi, dönecek yir, ādemįler-içün; daħı iminlik. daħı dutuñ ibrāhįm durduġı yirden namāz ķılacaķ yir ya'nį daħı vaśi(y)yet eyledik ibrāhįm’e daħı ismā'įl’e kim gey arıdun evümi ya'nį butlardan; ŧavāf eyleyiciler içün; daħı anda ŧurıcılar içün; daħı ruķū' eyleyiciler içün.
Hasan Basri Çantay
Hani Beyt (-i şerifi, Kâbey) i insanlar için bir toplantı yeri ve emîn bir mahal yapmışdık (hatırlayın). «Siz de İbrâhîmin makamından bir namazgah edinin», İbrâhîm ile İsmâîle de: «Evimi tavaf edenler, (ibâdet kasdıyle orada) kalanlar, rükû ve sücûd eyleyenler (namaz kılanlar) için titizlikle temizleyin» diye kuvvetli emir vermişdik.
Hayrat Neşriyat
O vakit Kâ'be'yi de insanlar için bir sevab (kazanma) yeri ve emniyetli bir mahal kıldık. Öyle ise (siz de) İbrâhîm'in makamından(3) bir namazgâh edinin. İbrâhîm ve İsmâîl'e de: “Tavâf edenler, i'tikâfta olanlar,(4) rükû' (ve) secde edenler (namaz kılanlar) için beytimi temiz tutun!” diye emrettik.
İhsan Aktaş
Ve (yine) bir zaman biz, Beyt’i (Kâbe’yi her taraftan gelip bir araya gelecek) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Öyleyse siz de İbrahim’in makamından (ibadet için duruş yerinden) bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın ve onu kendinize örnek alarak tevhid dinin savunucuları olun)! İbrahim ve İsmail’e de: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için evimi (kâbey’i) temiz tutun, diye emretmiştik. *
İlyas Yorulmaz
Bizde beyti, insanlar için uğrak ve güvenli bir yer yaptık ve insanlara “İbrahim’in yaptığı bu yeri namaz kılma (uzaktakiler için yönelme) mahalli yapın” dedik. İbrahim ve İsmail’e “Beytimi tavaf edecek olanlar, orada Rablerine gönülden yönelenler, saygı ile eğilenler ve secde edenler için temiz tutun” diye sözleşme yaptık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün Kabe’yi insanlar için toplantı yeri, güven yeri kılmıştık. « İbrahim’in katını da tapınak edinin» diye buyurmuştuk. Sonra İbrahim’le İsmail’e Kabe’yi dolananlar, onun içine kapananlar, rüku edenler, secde edenler için Ev’imi temiz tutmalarını buyurmuştuk.
İsmail Hakkı İzmirli
Hani, biz beyt-i [⁹] nâs için [¹⁰] cemiyetgâh [¹¹] düşmanın tasallutundan emin bir yer kılmıştık. Siz de makam-ı İbrahim-i [¹²] namazgâh edinin [¹³]. Biz İbrahim-e İsmail-e «beytimi tavaf edenler, orada mukim olanlar, [¹⁴] rükû ve sücut edenler için putlardan pâk kılın diye emr eylemiştik. [¹⁵]
İsmail Yakıt
Hani Biz Beyt’i/Kâbe’yi insanlar için bir toplantı ve güven yeri yaptık. Siz de İbrahim’in makamından bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e de “Evimi tavaf edenler, itikâfa⁸⁰ duranlar, rükû ve secde edenler için temiz tutun” diye buyurduk [ahidna].
Kadri Çelik
Hani Kâbe'yi, insanlar için bir dönüş ve güven yeri kılmıştık ve “İbrahim'in makamını namaz yeri edinin (demiştik).” İbrahim ve İsmail'le de, “Evimi; ziyaret edenler, (orada) ikamet edenler, rükû ve secde edenler için tertemiz tutun” diye sözleşmiştik.
Abdullah Parlıyan
Hani o zaman biz Kâbe'yi, insanların tekrar tekrar yöneleceği bir hedef, toplanıp sevap kazanma yeri ve bir kutsal sığınak yapmıştık. Öyleyse vaktiyle İbrahim'e ayarlanan yeri siz de kendinize ibadet yeri edinin. Nitekim, biz İbrahim ve İsmail'e emrettik: “Mabedimi onu tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için her türlü pislikten temizleyin.”
Kuran Yolu
O zaman biz o evi insanların gidip gelip ziyaret edecekleri bir makam ve bir güvenlik yeri yaptık. Siz de İbrâhim’in makamından kendinize namaz kılacak bir yer edinin. İbrâhim ve İsmâil’e de, “Tavaf edecekler için, kendini ibadete verecekler, rükû ve secde edecekler için evimi temiz tutun” diye talimat verdik.
Mahmut Kısa
Hani biz, İbrahim’den bu yana inananların kıblesi olan şu Evi, yani Kâbe’yi, insanların her taraftan gelip toplanacakları güvenli bir sığınak yapmıştık. İnsanlığı toplumsal, siyâsî, ekonomik, ahlâkî, kültürel yozlaşmadan korumak ve zulmü, haksızlığı engelleyerek güven ve huzur ortamını sağlamak üzere, yalnızca Allah’a kulluk esasına dayanan inanç sistemini tebliğ ve tatbik edeceği ve dünyanın her yerinden gelen müminlerin, sorunlarını görüşmek ve aralarındaki bağları güçlendirmek üzere her yıl toplanacakları bir merkez olarak, İbrahim’e Kâbe’yi inşa etmesini emretmiştik. Öyleyse, ey müminler; İbrahim’in tâkipçileri olduğunuzun göstergesi olarak, onun Kâbe’de namaza durduğu yerden, yani makam-ı İbrahim’den kendinize bir namazgâh edinin! Onu kendinize örnek bir imam ve kılavuz edinerek, size emânet etmiş olduğu tevhid sancağını yeryüzünde dalgalandırmak için var gücünüzle mücadele edin. Nitekim, Biz İbrahim’e ve İsmail’e: “Kâbe’nin etrafında tavaf edenler, orada ibâdete kapananlar, rüku ve secde edenler için Evimi maddî ve mânevî bütün kirlerden arındırarak tertemiz tutun!” diye emretmiştik.
Mahmut Özdemir
Hani, Beyt’i (Ev’i / Ka’be’yi) İnsanlar için bir sevâp mekânı ve güvenli bir yer kıldık. İbrahim’in makamından bir namaz yeri edinin! “Tavaf Edenler, Âkifler / İbadet Edenler ve Rukü’lar-Secdeler için evimi temiz tutun!” diye İbrahim ve İsmail’e ahid verdik.
Mehmet Çakır
Zamanla bu Evi, insanların gelip rahatlaması için güvenli bir buluşma noktası yaptık ve: " İbrahim’in oturduğu yer dilek yeri olsun " istedik. İbrahim’e, sonra İsmail’e: " çevresinde tavaf edip kendini dinleyecekler için, namaz kılıp dua edecekler için evimi temiz tutun " dedik.
Mehmet Çoban
Hani, Kâbe’yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık! Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir yer edinin! O yerde tek başına veya inananlarla birlikte Rabbinize ibadet edin! Tek başına veya birlikte Rabbinizin huzurunda yaptıklarınızı gözden geçirin! Hatalarınızdan dolayı bir daha yapmamak üzere özür dileyin! Hatırlayın! Atalarınız İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: "Kâbe’yi ziyaret edip etrafında saygıyla dolaşanlar, yasalarımıza göre yaşayanlar, sadece hükmümüzün önünde eğilenler, Rabbinin büyüklüğünü, şanını, yüceliğini tasdik edenler için Kâbe’yi tertemiz tutun! Orada hiçbir pislik bulunmasın!"
Mehmet Okuyan
Hani Evi (Kâbe’yi) insanlara toplanma yeri ve güven (mekânı) kılmıştık. Siz de İbrahim’in makamından bir namaz yeri edinin! İbrahim’e ve İsmail’e “Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evimi temiz tutun!” diye emretmiştik. [*]
Mehmet Türk
Biz, Kâbe’yi¹ insanlar için sürekli yönelme makamı (kıble) ve güvenilir bir yer kılınca, size: “İbrahim’in makamını² namaz yeri edinin.”³ dedik. İbrahim ve İsmail’e de: “Tavaf edenler, itikâfa çekilenler, rükû ve secde edenler için evimi temiz tutun.”⁴ diye emrettik.
Muhammed Esed
O ZAMAN Biz Mâbed’i insanların tekrar tekrar yöneleceği bir hedef ve bir kutsal sığınak yapmıştık: ¹⁰² Öyleyse İbrahim için vaktiyle belirlenen yeri ibadet mahalli edinin. ¹⁰³ Nitekim Biz, İbrahim ve İsmail’e emrettik: “Mâbedimi, onu tavaf edecekler için, ¹⁰⁴ onun yakınında tefekküre dalacaklar için ve [namazda] rukû ve secde edecekler için temiz tutun.”
Mustafa Çavdar
Biz Kâbe’yi insanlar için bir toplanma yeri ve güvenlik merkezi kılmıştık. Öyleyse İbrahim’in makamını namazgâh edinin. İbrahim ve İsmail’e: “Beytimi, tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için temizleyin.” diye emretmiştik. 2/187, 3/96-97
Ahmet Tekin
Biz, ta o zaman bu Beyt'i, Kâbe'yi, insanların iyiliği için bir sevap kazanma ve güvenli bir yer haline getirdik. Siz de Makam-ı İbrâhim tarafında namaz kılıp dua etmeyi gelenek haline getirin. İbrâhim ile İsmâil'e: “Beytimi, evimi, tavaf edenler, itikâfa girenler, ibadete kapananlar, Hakka ve tevhide yönelenler, cemaat halinde rükûlara vararak namaz kılanlar, İslâmî faaliyette bulunanlar, secdelere varanlar için tertemiz tutun" diye ahid verdik, emrettik.
Mustafa İslamoğlu
[²⁴⁴] HANİ bir zaman da Kâbe’yi insanlık için daimî bir merkez ve kutsal bir güvenlik bölgesi kılmıştık:[²⁴⁵] öyleyse İbrahim’in vatanını dua ve ibadet yeri edinin![²⁴⁶] Nitekim biz İbrahim ve İsmail’e, “Tavaf edecekler, (iç dünyasını îmar için) içe kapanacaklar[²⁴⁷] ve uzun uzun rükû ve secde ile namaz kılacaklar için mabedimi[²⁴⁸] temiz tutun!” diye emretmiştik.[²⁴⁹]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o vakti de yâd ediniz ki, Biz Beyt-i Şerifi nâs için bir sevapgâh ve bir Darü'l-Emân kıldık. Siz de Makam-ı İbrahim'den bir namazgâh ittihaz ediniz. Ve Biz İbrahim'e ve İsmail'e kat'i emir vermiştik ki, «Benim beytimi tavaf edenler için ve orada mücavir bulunanlar için ve rüku'a, sücûda varacaklar için tertemiz bulundurunuz.»
Orhan Kuntman
(Şunu da hatırlayınız ki) Biz , Beyt'i (Kabe'yi) insanlar için bir toplanma (sevap kazanma) mahalli ve güvenlik yurdu kıldık, (o halde ey İbrahim’in soyundan gelen imamlara tabi olan müminler) Siz de İbrahim'in makamından bir namazgah edinin (orada namaz kılın yahut dua ediniz) ve İbrahim ile İsmail’e de "Tavaf edenler, (ibadet kasdıyla orada) sabahlayanlar, rüku ve secde eyleyenler (namaz kılanlar) için Evim'i - titizlikle- temiz tutun (şirk ve putlardan arındırın)" diye emrettik
Osman Fırat
Biz Beyt’i (Ka’be’yi) insanlara sevâp kazanılacak bir toplantı ve güven yeri yaptık. Siz de İbrahim’in makamınına değer verin (orada namaz kılın). İbrâhim ve İsmâ’il’e: "Tavaf edenler, ibâdete kapananlar, rükû ve secde edenler için Ev’imi temizleyin!" diye emretmiştik.
Şaban Piriş
Kâbe'yi insanlar için toplanma yeri ve emniyet mahalli kılmış ve:-İbrahim'in makamını namazgah edinin, İbrahim ve İsmail'e de:-Beyt'imi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için temizleyin, diye kuvvetli bir emir vermiştik.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol vaḳt ki ḳılduḳ Ka‘beyi ẟevāb‐ıçun, kişilere daḫı amanlıġ‐ıçun. Daḫıidinüñüz İbrāhīm maḳāmını namāz ḳılacaḳ yir. Daḫı emānet eyledükİbrāhīme daḫı İsmā‘īle ki: Arıduñuz benüm evümi ṭavāf eyleyenler‐çün, i‘tikāf eyleyenler‐çün, namāz ḳılanlar‐çun.
Suat Yıldırım
Biz Beytullâh'ı insanlara sevap kazanmaları için toplantı ve güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrâhim'i namazgâh edininiz! İbrâhim ile İsmâil'e de: “Tavaf edenler, itikâfa girenler, rükû ve secde edenler için bu Evimi tertemiz bulundurun! ” diye emretmiştik. [14, 35-41; 9, 109; 22, 26-29; 2, 187, 3, 97] {KM, Tekvin 17, 2. 23}
Süleyman Ateş
Biz Beyt'i (Ka'be'yi) insanlara sevap kazanılacak bir toplantı ve güven yeri yaptık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsma'il'e: "Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için Ev'imi temizleyin!" diye emretmiştik.
Süleyman Tevfik (1927)
Vaktâ ki beyti (Ka'beyi) sevâb kazanacak yer ve emîn bir mahal kıldık. -Ey mü'minler Makâm-ı İbrâhîm'i namâzgah ittihâz idiniz- ve İbrâhîm ve İsmâ'îl'e: Tavaf idenler, i'tikâf iyleyenler ve namâz kılanlar içün hânemi (Ka'beyi) temizleyiniz diye emr itdik.[³]
Süleymaniye Vakfı
Kâbe’yi insanların toplanacakları ve güven içinde olacakları bir yer yaptık. Siz makam-ı İbrahim’i (İbrahim’in dua için durduğu yerleri), dua yerleri yapın.[1] İbrahim ile İsmail’e görev verdik: “Evimi (Kâbe’yi); tavaf edenler, itikâfta[2] bulunanlar, rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!” dedik.
Ahmet Varol
Ka'be'yi insanlar için bir toplanma ve güven yeri kıldık. Siz de İbrahim'in makamından kendinize bir namaz kılma yeri edinin. [23] İbrahim ile İsmail'e "Tavaf edenler, orada ibadet için itikafa çekilenler, rüku ve secde edenler için evimi temizleyin" diye emir vermiştik.
Ümit Şimşek
Biz Kâbe'yi insanlar için bir toplanma yeri ve güvenli bir mahal yaptık. Siz de İbrahim'in makamını namazgâh edinin. Nitekim Biz İbrahim ile İsmail'e, “Tavaf edenler, orada ibadet için kalanlar, rükû ve secde edenler için Beytimi temiz tutun” diye emretmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Hatırla o zamanı ki, biz o evi insanlar için sevap kazanmaya yönelik bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yaptık. Siz de İbrahim'in makamından bir dua/namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şu sözü ulaştırmıştık: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû-secde edenler için evimi temizleyin!"
Ali Bulaç
Hani Evi (Ka'be'yi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kılmıştık. 'İbrahim'in makamını namaz yeri edinin', İbrahim ve İsmail'e de, 'Evimi, tavaf edenler, itikafa çekilenler ve rüku ve secde edenler için temizleyin' diye ahid verdik.
Ali Fikri Yavuz
Ve o vakit, Kâbe'yi insanlar için bir sevap ve emniyet yeri yapmıştık. Ey müminler, siz de İbrahim'in makâmından kendinize bir namazgâh edinin. İbrahim ile İsmail'e de şöyle emretmiştik: “- Evimi (kâbe'yi) tavaf edenlere, orada ibadet kasdiyle oturanlara, rükû ve secde eden namaz kılıcılara tertemiz tutun.”
Bahaeddin Sağlam
Ve hatırlayın ki; Biz Kâbe’yi, insanların sevap kazanacağı ve güven duyacağı bir yer kıldık. İnsanlar, Makam-ı İbrahim’i namazgâh edindiler.(*) İbrahim ve İsmail’den; “Benim evimi, ziyaretçiler için, mukimler için, rükû ve secdeye kapananlar için, (necasetten, putlardan, günahlardan) temizleyin” diye söz aldık.
Bayraktar Bayraklı
Beytullah'ı insanların toplantı yeri ve güvenlik mekânı yaptığımızı hatırla! İbrâhim'in makamından namaz kılma yeri edininiz. İbrâhim ve İsmail'e, “Tavaf edenler, itikâfa girenler, rükû ve secdeye varanlar için Beyt'imi temiz tutunuz” diye emretmiştik.[29]