Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazançları onlara, sizin kazancınız size. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
Besim Atalay (1965)
Onlar bir ümmettiler, geçip gittiler, yaptıkları onların, sizin yaptığınız sizin, onların yaptığından sizler sorulmazsınız
Cemal Külünkoğlu
Onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Cemil Said (1924)
Bu ümmetler geçdiler a’mâllerinin semeresini iktitâf itdiler. Siz de a’mâlinizin netîcesini kesb ideceksiniz. Ânların yapdıkları sizden sorulmayacakdır.
Diyanet Vakfı
Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
Edip Yüksel
İşte onlar bir toplumdu; gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
O bir ümmeti geldi geçti, ona kendi kazandığı size de kendi kazandığınız ve siz onların işlediklerinden mes'ul değilsiniz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar bir ümmet idiler, gelip geçtiler. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandıklarınız. Ve siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Emrah Demiryent
Onlar, gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz!”
Abdullah-Ahmet Akgül
(Kaldı ki) Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Erhan Aktaş
Onlar, gelip geçen bir ümmetti¹. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
şol bir bölük ķavmdur, bayıķ geçdi. anlaruñdur ne kim ķazandılar; daħı sizüñdür ne kim ķazanduñuz. daħı śolmayasız andan kim oldılar işlerler.
Hasan Basri Çantay
Onlar birer ümmetdi, (gelib) geçdi. (O ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da sizindir ve siz onların işlemiş olduklarından mes'ûl de olacak değilsiniz.
Hayrat Neşriyat
Bunlar gerçekten gelip geçmiş bir ümmettir. (Onların) kazandıkları kendilerine,(sizin) kazandıklarınız da sizedir. Ve (siz) onların yapmakta olduklarından suâl olunmayacaksınız!
İhsan Aktaş
İşte onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların (iyi veya kötü) kazandıkları kendilerine, sizin (iyi veya kötü) kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından da sorguya çekilmezsiniz. *
İlyas Yorulmaz
Onlar daha önce gelmiş geçmiş bir topluluktu, oların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yaptıklarından da siz sorgulanmazsınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O da öyle bir topluluktu, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıkları da size. Onların işlediklerinden siz sorumlu tutulacak değilsiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
O ümmet gelip geçti, onların kazançları onlara, sizin kazancınız da kendinizedir. Onların işledikleri şeylerden mes/ul olmazsınız. [¹¹]
İsmail Yakıt
Bu topluluk [ummet] geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız size aittir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulmazsınız.
Kadri Çelik
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Onların yapmış olduklarından sorulacak değilsiniz.
Abdullah Parlıyan
Şimdi o toplumlar geçip gittiler. Onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz onların yaptıklarından dolayı yargılanacak değilsiniz.
Kuran Yolu
Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
Mahmut Kısa
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Ve siz, onların yaptıklarından hesaba çekilecek değilsiniz. Müslümanlar Medine’de, önceleri Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya yönelerek namaz kılıyorlardı. Hicretten bir buçuk yıl sonra, artık Mekke’deki Mescid-i Haram’a, yani Kâbe’ye yönelme emri geldi. İlâhî mesajı omuzlayarak insanlığa önderlik etme görevinin, Son Elçiye baş kaldıran Yahudi ve Hıristiyanlardan alınıp yeni Müslüman topluma verildiğini sembolize eden bu değişiklik üzerine, Yahudilerden itiraz sesleri yükselmeye başladı:
Mahmut Özdemir
Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız sizedir. İşliyor oldukları şeylerden sorumlu tutulmazsınız.
Mehmet Çakır
Geçmiş milletler tarihe mal olmuştur: Onların yaptıkları onları, sizin yaptıklarınız sizi bağlar. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Mehmet Çoban
Onların hepsi gelip geçmiş bir topluluktur. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Mehmet Okuyan
Onlar bir ümmetti, elbette gelip geçti(ler). Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. [*]
Mehmet Türk
Onlar, gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da size aittir. Siz, onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.¹
Muhammed Esed
“Şimdi o toplumlar gelip geçtiler; onların kazandıkları onlara yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size. Ve siz onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz.”
Mustafa Çavdar
Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından dolayı asla sorumlu tutulmayacaksınız. 6/164, 17/15, 35/18
Ahmet Tekin
Onlar hayatlarını yaşayarak geçip giden milletlerdir. Onların işledikleri sâlih amellerin, yaptıkları hayırların, kazandıkları sevapların, yüklendikleri günahların, isyanların ve haksızlıkların karşılığını görecektir. Siz de işlediğiniz sâlih amellerin, kazandığınız sevapların, yüklendiğiniz günahların, isyanların, haksızlıkların karşılığını göreceksiniz. Siz onların işledikleri amellerden, günahlardan, hesaplarından sorumlu tutulmayacaksınız.
Mustafa İslamoğlu
“Öncekiler bir ümmettiler, gelip geçtiler: Onların işledikleri kendilerine sizin işledikleriniz de size aittir; ve siz onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız.”[²⁷⁶]
Ömer Nasuhi Bilmen
O bir ümmettir ki, gelip geçmiştir. Ona kendi kazandığı, size de sizin kazandığınız vardır. Ve siz onların yapmış olduklarından mesul olmayacaksınız.
Orhan Kuntman
Onlar bir ümmeti, gelip geçti!... onların kazandığı kendilerine; sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
Osman Fırat
Onlar gelmiş geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
Şaban Piriş
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Ve siz onların yaptıklarından dolayı sorumlu olmayacaksınız.
Satıraltı Meal (1534)
Ol bir ümmetdür ki āḫir oldı geçdi ‘ömrleri. Anlar‐çündür her ne ḳazandı‐larsa ḫayr, şer. Daḫı sizüñ‐çündür her ne kim ḳazanduñuzsa. Daḫı ṣorulmazsızanlar işledügi işlerden.
Suat Yıldırım
İşte onlar bir ümmetti geldi geçti. . . Onların kazandığı kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir! Siz onların işlediklerinden sorguya çekilmezsiniz.
Süleyman Ateş
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar gelüb geçmiş bir ümmetdirler. (Hayır ve şerden) kazandıkları kendilerine ve sizin de kazandığınız kendinizedir. Ve siz onlardan mes'ûl olmazsınız. (Dîn ve îmânlarından, hayır işlerinden size fâide olmadığı gibi hatâ ve günâhlarından da mes'ûl değilsiniz)
Süleymaniye Vakfı
Onlar ömürlerini tamamlamış bir toplumdur. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size. Onların yaptıkları size sorulmayacaktır.
Ahmet Varol
Onlar geçmiş bir ümmetti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız ise sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız.
Ümit Şimşek
Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız sizedir. Onların yaptıkları sizden sorulmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerine. Sizin kazandığınız da size. Onların yapıp ettiklerinden siz sorumlu olmayacaksınız.
Ali Bulaç
Onlar, bir ümmetti, gelip geçti; onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Ali Fikri Yavuz
O bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da sizin; ve siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.
Bahaeddin Sağlam
Onlar gelmiş geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız size. Ve siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.
Bayraktar Bayraklı
Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.