162. Ayet
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ
Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ
Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Ebedi olarak lanette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.
Orada onlar sonsuz kalırlar, azapları yeğnilmez, bakılmazlar da
Onlar orada kalıcıdırlar ve ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacak.
İlel-ebed bu halde kalacaklardır ’azâbları hafiflemiyecekdir ve Allâh ânlara atf-ı nazar itmeyecekdir.
Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.
O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.
ebediyen onun altında kalırlar, ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır
Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
Onlar (kâfirler), ebedî olarak (lânet ve azap) içinde kalırlar. (Artık) onlardan azap hafifletilmez ve (azapları) tehir de edilmez.
Onda (lanette ve cehennemde) süresiz kalacak (kimselerdir); onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara (şefkat ve merhamet de) gösterilmeyecek (ve kendilerine yüz verilmeyecektir).
Onlar, sürekli lanet içinde kalacaklardır. Onlardan bu azap ne hafifletilecek ne de onların yüzüne bakılacak.
ebed ķalıcılarken anuñ içinde. yiynindilmeye anlardan 'aźāb; ne daħı anlar baķmalar yā mühlet virineler
Onun (o lâ'netin, yahud cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar onlar. Onlardan âzab da hafifletilmez. Kendilerinin yüzlerine de bakılmaz.
Orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar! Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlara (özür dilemeleri üzere) mühlet verilir!
Onlar (Allah’ın dilediği vakte kadar) bu hâl içinde kalırlar; (ve) ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır. *
(Azap içinde) Devamlı kalıcıdırlar. Asla onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.
Onlar hep orada kalacaklardır. Onların azabı ne azaltılacak, ne de geciktirilecektir.
Onlar orada [¹¹] dâim kalırlar, onların üzerinden azap hafiflemez, yüzlerine de bakılmaz [¹²].
Onlar ebediyen lanetli kalırlar. Azapları da hafifletilmez ve yüzlerine de bakılmaz.
Onda temelli kalıcılardır, onlardan azap hafifletilmez ve (özür dilesinler diye) kendilerine mühlet de verilmez.
Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Onlardan azap da hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.
Onlar hep lânette kalacaklar; azapları hafifletilmeyecek ve yüzlerine bakılmayacak!
Sonsuza dek o lânetin içinde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacak! O hâlde, ey insanlar! Şu evrensel çağrıya kulak verin:
İçinde sürekli kalacaklardır. Azâb onlardan hafifletilmez, onlara bakılmaz.
Onlar, sonsuza kadar lanetlik kalacaklar, cezalarında asla indirim yapılmayacak, kimseden yüz bulamayacaklardır.
Onlar ebedî olarak merhametsiz kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
Onlar orada (lanet içinde) [ebedî] kalıcıdır. Azapları hafifletilmez [*] ve onlara bakılmaz. [*]
Onlar, bu (ceza) içerisinde sürekli olarak kalacaklardır. Onların bu azapları hafifletilmediği gibi, yüzlerine de bakılmayacaktır.
Onlar bu halde kalacaklar; [ve] ne azapları hafifletilecek, ne de soluk almalarına imkan verilecek.
Onlar o lanette kalıcıdırlar. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine de bakılmaz. 35/37, 40/49
Onlar ebediyyen lânet içinde, cehennemde kalırlar. Onların cezaları hafifletilmez. Özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, onlara merhamet nazarıyla bakılmaz, göz açtırılmaz.
Onlar o lânetin içinde kalıcıdırlar: Onların ne azabı hafifletilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır.[³¹⁷]
Orada ebedî bir halde kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmez ve kendilerine asla nazar olunmaz.
Onlar orada (cehennemde o lanetin içinde) sonsuza dek kalacaklardır; artık onlardan ne azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır. (Ey inşanlar; Rabbinize ortak koşmaktan, ayetlerini inkar etmekten vazgeçin, hepiniz tevhid dairesine giriniz. Allah'ı bir tanıyan topluluk halinde birleşiniz, çünkü)
Onlar sürekli olarak oradalar(cehennemdedirler). Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.
Hemīşe ḳalurlar anda, yeynilmez anlar üstinden cehennem ‘aẕābı. Daḫıanlara mühlet virilmez ‘aẕābdan
Onlar bu lânet içinde ebedî olarak kalırlar. Onların azapları hafifletilmeyeceği gibi, Kendilerine yeni bir mühlet de verilmez.
Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.
Onlar bunda (bu la'netde) ebedî ve dâim kalırlar onlardan 'azâb azaldılmaz ve onlara rahmet nazarıyla bakılmaz (yâhud) mühlet virilüb i'tizâr itmelerine intizâr olunmaz.
Onlar sürekli dışlanmış olarak kalacaklardır. Ne azapları hafifletilecek ne de göz açtırılacaktır.
Onlar (lanette) sürekli kalıcıdırlar. [32] Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz da.
Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar; ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakan olur.
Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, azapları hafifletilmez ve gözetilmezler.
Onlar, o lânet ve ateş içinde devamlı olarak kalanlardır. Onlardan ne azâb hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
Onlar o lanette (Cehennemde) ebedî kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilir ne de gözetilirler.
161,162. Küfredip de kâfir olarak ölenler var ya Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. Çok uzun süreli olarak o laneti taşırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.