Bakara Suresi 18. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

18. Ayet

صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ

Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, doğru yola dönemezler.

Besim Atalay (1965)

Onlar sağır, dilsiz, kör kimselerdir; artık geri dönemezler

Cemal Külünkoğlu

Onlar sağırdırlar (ilahi mesajları duymak istemezler), dilsizdirler (gerçekleri konuşmayı dilemezler) ve kördürler (Hakkı görmeyi arzulamazlar). Bu sebeple onlar (dalaletten hidayete) dönemezler.

Cemil Said (1924)

Sağır ve dilsiz ve a’mâ olduklarından artık fikirlerinden rücu’ idemezler.

Diyanet Vakfı

Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.

Edip Yüksel

Sağır, dilsiz ve kördürler; yönlerini değiştiremezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, artık bunlar dönmezler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

Emrah Demiryent

(Munâfıklar, manen) sağır, dilsiz ve kördürler. (Israrla hakkı inkâr ettikleri için, hakikati duymaz, konuşmaz ve görmezler. Bu sebeple) onlar (dalâletten hidâyete) dönemezler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(O münafıklar) Onlar sağırlar, dilsizler ve körler gibidirler. Bundan dolayı da onlar (fasıklıktan ve münafıklıktan) artık geri dönemezler. (Tekrar Hakka ve hayra yönelmeyeceklerdir.)

Erhan Aktaş

Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık, doğru yola dönmezler.

Eski Anadolu Türkçesi

śaġırlardur, dilsüzlerdür, gözsüzlerdür; pes anlar dönmezler.

Hasan Basri Çantay

(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler.

Hayrat Neşriyat

(Onlar) sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (hakkı söylemezler), kördürler(hakikati görmezler). Bu yüzden onlar (hakka) dönemezler.

İhsan Aktaş

(Onlar manen) sağırdırlar (gerçeği dinlemezler), dilsizdirler, (gerçeği söylemezler), kördürler, (gerçeği görmeye çalışmazlar). Bu yüzden onlar (sapıklıklarından) dönmezler.

İlyas Yorulmaz

(Kendilerine yol gösterici olmadığı için) Sağır, dilsiz ve kör kalmışlar, kendi başlarına asla doğru olana dönemezler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onun için artık geri dönemezler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar bir alay sağırlar, dilsizler, körlerdir [²], artık onlar tuttukları yoldan dönmezler.

İsmail Yakıt

Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık geri dönemezler.

Kadri Çelik

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bu yüzden (hakka) dönmezler.

Abdullah Parlıyan

İnanmış gibi görünen o gizli inkârcılar sağır, dilsiz, kördürler; artık doğru yola, hakka dönmezler.

Kuran Yolu

Artık onlar sağırlardır, dilsizlerdir ve körlerdir; bu yüzden geri de dönemezler.

Mahmut Kısa

Çünkü onlar, mânevî bakımdan sağırdırlar, gerçeği işitmeye tahammülleri yoktur, dilsizdirler, gerçeği, doğruyu itiraf etmekten çekinirler, kördürler, apaçık hakîkati görmezlikten gelirler. Bu yüzden, inkârcılık ve ikiyüzlülükten vazgeçmez, bir zamanlar terk ettikleri imana artık dönmezler. On yedi ve on sekizinci ayetlerde, tamamen inkâra saplanmış ikiyüzlüler anlatıldı. On dokuz ve yirminci ayetlerde ise, henüz inkârda karar kılmamış, fakat çıkar kaygılarıyla inanç ile inançsızlık arasında bocalayıp duran bir başka münâfık tipi ele alınıyor:

Mahmut Özdemir

Sağır dilsiz kördürler; artık onlar dönmezler.

Mehmet Çakır

Tamamen sağır dilsiz ve kör olan inkarcılar da onlar gibi olup asla geri adım atamazlar.

Mehmet Çoban

Çünkü onlar ön yargılarıyla sağırlaşan, dilsizleşen, körleşen kimselerdir. Artık hiçbir gerçeği göremezler. Burunlarının dikine gider, akılları bir karış havada gezer, bulutların üstünde dolaşır, bir türlü ayakları yere basmaz. Onlar bu halleriyle ayetlerdeki anlatılan gerçekleri göremez, duyamaz, konuşamazlar. Bu nedenle gerçeklerden yana olamazlar. Hâlbuki yalanları onlara cehennemi hazırlamaktadır, farkına varmazlar.

Mehmet Okuyan

(Bu gibiler) sağırdır, dilsizdir, kördürler; [*] onlar (gerçeğe) dönmezler.

Mehmet Türk

(Onlar) zâten hem sağır, hem dilsiz, hem de kördürler.¹ İşte onlar, (bundan dolayı hakk’a) dönmeyecekler.

Muhammed Esed

onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönemezler.

Mustafa Çavdar

Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler. Artık bir daha dönemezler. 6/50, 7/179, 46/26

Ahmet Tekin

Onların duyan kulakları Hakk'ı duymuyor. Konuşan dilleri Hakk'ı konuşmuyor. Gören gözleri hakikati görmüyor. Bu sebeple Hakk'a dönemiyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler:[³⁵] artık onlar (hakikate) dönemezler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar birtakım sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık onlar (o dalâletten) dönmezler.

Orhan Kuntman

Onlar; sağırlar, dilsizler ve körler (sürüsü) gibidirler. Artık (Küfrü terk edip hakka) dönemezler! (çünkü Cenab-ı Hak onların kalplerini mühürlemiştir, tevbe hatırlarına bile gelmez)

Osman Fırat

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk’a) dönmezler.

Şaban Piriş

Onlar sağır, dilsiz kör kalarak bir daha dönmezler.

Satıraltı Meal (1534)

Ṣaġırlardır, Ḥaḳ ḥüccetini işitmezler; dilsizlerdir, īmānı iḳrār itmezler; körlerdir,ḥaḳḳı görüp farḳ itmezler. Bu mezmūm ḥūydan ferāġat itmeyüp bu vech‐ile ḥaşr olu‐nurlar.

Suat Yıldırım

Sağır, dilsiz ve kördürler onlar. Onun için hakka dönmezler. [22, 46]

Süleyman Ateş

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar (hakkı işitmezler) sağırlar, (doğrıyı söylemezler) dilsizler, (hak yolı gözmez) körlerdir. Ve onlar (üzerlerinde bulundukları dalâletden dönmezler.

Süleymaniye Vakfı

Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler[*].

Ahmet Varol

Bunlar sağırdırlar, kördürler ve dilsizdirler. Artık girdikleri yoldan geriye dönmezler.

Ümit Şimşek

Artık sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; geri de dönemezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.

Ali Bulaç

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.

Ali Fikri Yavuz

Onlar, sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (imanı ikrar etmezler), kördürler (anlayış gözü ile hakkı ayırdetmezler), artık onlar (bu hallerinden) dönmezler.

Bahaeddin Sağlam

Onlar sağır, dilsiz ve kördürler ve geri de dönemiyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar manen sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler.