Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Mallarınızı aranızda boş yere yemeyin. İnsanların bir kısım mallarını da günah ederek yemek için bilebile hakimlere mal vermeyin.
Besim Atalay (1965)
Aranızda malınızı kötülükle yemeyin, herkesin malından bir takımını, bile bile haksızlıkla yiyebilmekçin, yargıçlara gitmeyin
Cemal Külünkoğlu
Birbirinizin mallarını (hırsızlık, yolsuzluk, kumar, gasp ve dolandırıcılık gibi) haksızlıkla yemeyin ve başkalarına ait meşru malları bilerek (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi) haksız yollarla elde etmek için (rüşvet vererek ya da baskı yaparak) hukuki hilelere başvurmayın!
Cemil Said (1924)
Emvâlinizi beyninizde beyhûde isrâf itmeyiniz ve başkasının emvâlini bigayr-i hakkın tasarruf itmek içün hâkimlere mürâca’at itmeyiniz, çünki bilürsiniz.[1]
Diyanet Vakfı
Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.
Edip Yüksel
Paralarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Halkın parasını haksız yere yemek amacıyla bile-bile memurlara/yöneticiler rüşvet vermeyin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de aranızda mallarınızı batıl sebeble yemeyin nasın emvalinden bir kısmını bile bile günah ile yemek için o malları hâkimlere sarkıtmayın
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Bir de aranızda mallarınızı batıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah ile yemek için, o malları hakimlere rüşvet olarak vermeyin.
Emrah Demiryent
Mallarınızı aranızda bâtıl (harâm yollar) la yemeyin. Ve insanların mallarından bir kısmını, yemeniz için o malları günah olduğunu bile bile hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.
Abdullah-Ahmet Akgül
Aranızda birbirinizin mallarını (hırsızlık, kumar, gasp, faiz, aldatma, hile gibi) haksız ve bâtıl sebeplerle yemeyin. (Bu kötülükleri serbest bırakan zulüm ve sömürü sistemlerine ve işbirlikçi hain yönetimlere fırsat tanımayın ve arka çıkmayın.) Ve insanların mallarının bir kısmını (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi) bile bile günah ve haksız yöntemlerle yemek için, onları (rüşvet olarak) hâkimlere aktarmayın.
Erhan Aktaş
Birbirinizin mallarını haksız şekilde yemeyin. Günah olduğunu¹ bildiğiniz halde, başkasının bir kısım mallarına haksız yere sahip olabilmek için hukuki hileye başvurmayın.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yimeñ mallarıñızı arañuzda, bāŧıl-ıla. daħı bıraķmañ mallaruñuzı ḥakimle dapa tā yiyesiz bir bölük ādemįler mallarından, yazuġ-ıla siz bilür-iken.
Hasan Basri Çantay
Aranızda (birbirinizin) mallarınızı haksız sebeblerle yemeyin ve kendiniz bilib dururken insanların mallarından bir kısmını günah (ı mucip suretler) le yemeniz için onları (o malları) haakimlere aktarma etmeyin.
Hayrat Neşriyat
Hem mallarınızı aranızda bâtıl (haram yollar)la yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını kendiniz (haksız olduğunuzu) bile bile (rüşvet veya yalancı şâhidlik gibi) günah ile yemeniz için onları(n hükmünü) hâkimlere (bırakıp) aktarmayın!(1)
İhsan Aktaş
Bir de aranızda birbirinizin mallarını (yolsuzluk, dolandırıcılık, hırsızlık, kumar, gasp, faiz, zulüm, aldatma, dalavere ve hile gibi) haksız ve batıl sebeplerle yemeyin. Ve insanların mallarının bir kısmını (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi) bile bile günah ve haksız yöntemlerle yemeniz için, onları (rüşvet olarak) hâkimlere (veya idarecilere) aktarmayın (hukuki hilelere başvurmayın)! *
İlyas Yorulmaz
Birbirlerinizin mallarını, batıl yollarla yemeyin. İnsanların sahip oldukları mallardan bir kısmını, çirkin bir şekilde elde etmek için, yanlış olduğunu bildiğiniz halde, hâkimlere mallarınızı (rüşvet olarak) teklif etmeyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Aranızda birbirinizin malını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir parçasını haksız olduğunu bile bile yemek için yargıçlara koşmayın.
İsmail Hakkı İzmirli
Kendi aranızda haksızlık ile [⁹] “birbirinizin mallarını yemeyin. Nâs/ın bir kısım emvâlini, bile bile günahı mucip şeyler ile [¹⁰] yemeniz için, mal dâvasiyle hâkimlere koşmayın [¹¹].
İsmail Yakıt
Birbirinizin mallarını aranızda haksız yollarla [bâtıl] yemeyiniz. İnsanların mallarının bir kısmını yine bile bile haksız yere yemek için, onları hâkimlerin önüne atmayınız.¹²³
Kadri Çelik
Aranızda mallarınızı haksızlıkla yemeyin ve bile bile insanların mallarından bir kısmını günahla yemeniz için, onları hâkimlere sarkıtmayın.
Abdullah Parlıyan
Birbirinizin mallarını haksız yere yiyip tüketmeyin ve diğer insanların mallarından bir bölümünü bilerek haksızlıkla tüketmek için hukuki hilelere başvurmayın.
Kuran Yolu
Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Bile bile, günaha saparak, insanların mallarından bir kısmını yemeniz için onun bir parçasını yetkililere aktarmayın.
Mahmut Kısa
Ey iman edenler! Birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin! Başkalarının sahip olduğu mallardan bir kısmını ele geçirmek amacıyla —hem de bunun günah olduğunu bile bile— sakın hâkimlere ve diğer yöneticilere rüşvet teklif etmeyin.
Mahmut Özdemir
Aranızda mallarınızı Bâtıl yollarla yemeyin! Bildiğiniz halde, İnsanlar’ın mallarından bir kısmını Günah yollarla yemeniz için onu Hâkimler’e dökmeyin!
Mehmet Çakır
Sermayenizi, hak etmediğiniz bir yere gelmek için harcamayın. Kamu malını haksız olarak hortumlamak ve bu haksızlığı yasal bir zemine oturtmak için yöneticileri kullanmayın…
Mehmet Çoban
Aranızda birbirinizin mallarını haksız olarak yemeyin! İnsanların mallarından bir kısmını günaha gireceğinizi bilerek yemek için hâkimlere rüşvet vermeyin! Hâkimleri kandırarak veya onlara rüşvet vererek haksız mal edinmeniz çok çirkindir. Rabbinizin katında cezası çok büyüktür.
Mehmet Okuyan
Mallarınızı aranızda [batıl] sebep(ler)le yemeyin! [*] Bilerek insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için onları (malları) hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin! [*]
Mehmet Türk
(Ey îman edenler!) Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını bile bile günâhkârlık yaparak yemek için, hâkimlere rüşvet olarak vermeyin.¹
Muhammed Esed
BİRBİRİNİZİN mallarını haksız şekilde yiyip tüketmeyin ve başkalarına ait meşru mallardan hiçbirini ¹⁶³ bilerek haksızlıkla tüketmek için hukukî hilelere başvurmayın. ¹⁶⁴
Mustafa Çavdar
Aranızda birbirinizin mallarını batıl yollarla yemeyin. Bile bile insanların mallarının bir kısmını bile yiyenler günaha girmiş olurlar. 3/135, 4/29
Ahmet Tekin
Birbirinizin mallarını, paralarını aranızda haksız, meşrû olmayan sebeplerle yemeyin. Bile bile günaha girerek insanların mallarının, paralarının bir kısmını yemek için hâkimlere, idarecilere, hükümetlere, iktidardakilere mallarınızı rüşvet olarak vermeyin. Bu tür malları alarak başkalarına zulmettiğinizi bile bile bunları yapmayın.
Mustafa İslamoğlu
Birbirinizin malını gayr-ı meşru bir biçimde yemeyin[³⁶⁹] ve günaha girerek bile bile insanların hakkını yemek için o malları kullanarak yetkililere ulaşmayın![³⁷⁰]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve mallarınızı aranızda bâtıl sebeple yemeyiniz. Ve nâsın mallarından bir kısmını siz bildiğiniz halde günah ile yemek için o malları hakîmlere düşürmeyiniz.
Orhan Kuntman
(Ey iman edenler, aynı zamanda) Birbirinizin mallarını haksız olarak yemeyin (Ramazanda Rabbinin emrine uyarak, nefsini öz malını bile yemekten men eden kimseler, hiç harama yanaşır mı) Günah olduğunu bildiğiniz halde; başkasının malını haram yoldan (yalana şahit tutarak) yemek için hakimlere baş vurmayın.
Osman Fırat
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.
Şaban Piriş
Aranızda birbirinizin mallarını haksız sebeplerle yemeyin ve bildiğiniz halde insanların mallarından bir kısmını günahı gerektirecek şekilde yemek için onu hakimlere (rüşvet olarak) aktarmayın.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı yimeñüz māllaruñuzı ortañuzda bāṭıl bile, rüşvet virüp anı ḥākim‐lere yimeg‐içün, bir bölük ḫalḳ mālından bāṭıl bile siz bilürken.
Suat Yıldırım
Bir de, birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin. Halkın mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, rüşvetlerle hâkimlere koşmayın.
Süleyman Ateş
Mallarınızı, aranızda batıl (sebepler) ile yemeyin; bile bile insanların mallarından bir kısmını günah bir biçimde yemeniz için onları hakimler(in önün)e atmayın (hakimlere götürmeyin veya onlara rüşvet vermeyin).
Süleyman Tevfik (1927)
(Ey mü'minler) haksızlıkla aranızda birbirinizin malını yimeyiniz. Emvâl-i nâsdan bir kısmını günâhla (yalancı şehâdet, yalan yemîn gibi şeylerle) yimek içün, haksız oldığınızı bildiğiniz halde hâkimlere sevk ve arz itmeyiniz.[²]
Süleymaniye Vakfı
Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Bile bile günaha girip insanların mallarını yemek için malınızı (rüşvet olarak) yetkililere vermeyin.[*]
Ahmet Varol
Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin ve insanların mallarının bir kısmını yemek için bile bile bunları günah olan bir şekilde hakimlere aktarmayın.
Ümit Şimşek
Birbirinizin malını haksız yere yemeyin. Halkın bir kısım malını bilerek günah yollardan yemek için hâkimlere başvurmayın.
Yaşar Nuri Öztürk
Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara başvurarak yemeyin; bilip durduğunuz halde insanların mallarından bir kısmını günaha saparak yemek için onları yargıçlara aktarmayın.
Ali Bulaç
Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü yemeniz için onları hakimlere aktarmayın.
Ali Fikri Yavuz
Aranızda birbirinizin mallarını hırsızlık, kumar ve gasp gibi haksız (bâtıl) sebeplerle yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını bile bile yalan şahitliği gibi günahla yemek için, o malları rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın.
Bahaeddin Sağlam
Ve sakın mallarınızı aranızda haksız yere yemeyin. Bile bile zulmederek, bir kısım insanların mallarını yemek için mallarınızı yöneticilere rüşvet olarak sarkıtmayın.
Bayraktar Bayraklı
Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyiniz. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollarla yemeniz için o malları rüşvet olarak hakimlere vermeyiniz.