Bakara Suresi 250. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

250. Ayet

وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ

(Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Calut'la ordusuna karşı çıkınca da Rabbimiz dediler, sen bize sabırlar ver, ayaklarımızı diret, bizi kafirlere üstün et.

Besim Atalay (1965)

Bunlar, Câlût ile ordusuna karşı çıkınca: «Ey Tanrımız! Bizlere sabır ilet, ayaklarımızı diret, kâfirlere karşı bize yardım et» dediler

Cemal Külünkoğlu

(Onlardan iman edenleri) savaş için, Câlut ve ordusuna karşı meydana çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır, ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl, (Hakkı ve adil düzeni inkâr eden ve zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!”

Cemil Said (1924)

250,251. Câlût ve cunûdı ile muhârebe ider iken "Ya rabbi bize sabır vir, akdâmımızı meşkûr it ve bize kâfirlerin kavmi üzerine nusret ihsân it" didiler ve Allâh’ın izniyle ânları kahr itdiler. Dâvûd Câlût’ı katl itdi. Allâh âna mülk ve hikmet virdi ve istediğini öğretdi. Eğer Allâh insânların bir kısmını diğer kısmı ile müdâfa’a itdirmemiş olsa arz fesâda uğrar idi. Lâkin Allâh âlemîne merhamet ider.

Diyanet Vakfı

Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında: Ey Rabbimiz! Yüreğimizi sabırla doldur; bize direnme gücü ver; kâfir kavme karşı bize yardım et, dediler.

Edip Yüksel

Calut ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle dediler: "Rabbimiz, bize direnme gücü ver, ayaklarımızı sağlam tut, inkarcılara karşı bize yardım et."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve vaktaki Calut ve ordusuna karşı meydana çıktılar şöyle dediler «Ey bizleri yetişdiren rabbımız üzerlerimize sabır dök ve ayaklarımıza sebat ver ve bizi kâfirler kevmine karşı muzaffer buyur»

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Calut ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!"

Emrah Demiryent

(Tâlût ve ona itaat eden mü’minler) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince, “Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, kalplerimize cihattan kaçma düşüncesi gelmesin, bize cesaret ver ve bu hususta) ayaklarımızı sabit kıl. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onlar(dan iman erleri) Calut ve askerlerine karşı çıkarken de şunları söylemişlerdi: "Rabbimiz, (cihaddan kaçmamak, ordudan ve itaatten ayrılmamak için) üzerimize sabır ve metanet yağdır; ayaklarımızı (hizmet ve istikamet üzerinde sabit ve) sağlam tut ve (Senin Hakk Dinini ve adalet düzenini) inkâr eden topluluklara karşı bize yardım et..." (diye dua etmişlerdi.)

Erhan Aktaş

Onlar, Câlût ve askerleriyle karşı karşıya geldikleri zaman: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl, kâfir kavme karşı bize yardım et.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim çıķdılar ya'nį śaf baġladılar, cālūt içün daħı süyi içün; eyittiler; “iy çalabumuz! dök bizūm üzerümüze śabrı; daħı yirinde dut ayaķlarumuzı; daħı arķa vir bize, ķavm üzere kim kāfirlerdür.”

Hasan Basri Çantay

Onlar (Taaluta itaat eden mü'minler), Câlut ile askerlerine karşı çıkdıkları zaman (niyaz edib) dediler ki: «Ey Rabbimiz, üzerimize (yağmur gibi) sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver (er meydanından kaydırma). Bu kâfirler güruhuna karşı bize yardım et».

Hayrat Neşriyat

(Tâlût ve ona itâat eden mü'minler) Câlût ve ordusuna karşı çıktıklarında ise şöyle dediler: “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımıza sebât ver ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!”

İhsan Aktaş

Onlar Câlût ve askerleriyle karşı karşıya geldiklerinde, “Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla, adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkâr eden bu (saldırgan, azgın ve zalim) topluma karşı bize yardım et!” diye dua ettiler.*

İlyas Yorulmaz

Calut ve ordusunu gördüklerinde “Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı pekiştir ve gerçeği inkâr edenlere karşı bize yardım et.” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Calut ile askerleri üzerlerine yürüyünce onlar dediler: « Ey çalabımız! Sen bizim katlanma gücümüzü artır, ayağımızı sürçtürme, seni tanımayanlar takımına karşı sen bize yardım et.»

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar Calût ile askerlerine karşı çıktıkları vakit «Yâ Rab kalbimizi sabır ile doldur, bizi sabit kadem kıl, bizi bu kâfir cemaate karşı mansur kıl» [⁷] dediler.

İsmail Yakıt

Onlar Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında, “Rabbimiz üstümüze sabır yağdır/boşalt [efriğ]¹⁶¹, ayaklarımızı sabit kıl/direnme gücü ver, kâfirlere karşı bize yardım et” diye dua ettiler.

Kadri Çelik

Calut ve ordusuyla karşı karşıya geldiklerinde, “Rabbimiz! Bize sabır ver, ayağımızı sabit kıl (kaydırma), kâfir topluluğa karşı bize yardım et” dediler.

Abdullah Parlıyan

Tâlût'a itaat eden o çok azıcık mü'min gurup, Câlût ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde: “Ey Rabbimiz! Bize zorluklara karşı tahammül gücünü adeta boşalt, adımlarımızı sağlam kıl ve Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden bu topluma karşı bize yardım et” diye dua ettiler.

Kuran Yolu

Câlût ve askerlerinin karşısına çıkınca da “Rabbimiz! Bizi sabırla donat, bize sebat ver ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!” diye niyazda bulundular.

Mahmut Kısa

Müminler, Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında: “Ey Rabb’imiz, bu çetin imtihanda üzerimize sabır yağdır, zorluklar karşısında bize dayanma gücü bahşet; dizimize derman, yüreğimize cesâret vererek adımlarımızı sağlam kıl ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım eyle!” diye duâ ettiler.

Mahmut Özdemir

Câlût ve ordularıyla savaş meydanına çıktıklarında: “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımızı sabit kıl! Kâfir Kavm’e karşı bize yardım et!” dediler.

Mehmet Çakır

Calût ve ordusu birden karşılarına çıkıverince: " Ya Rab artık sabır yağdır üstümüze, derman ver dizlerimize, İnkarcılara karşı zafer ver bizlere " diyerek dua ettiler.

Mehmet Çoban

Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında dediler ki: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök! Ayaklarımızı sağlam tut! Kâfir kavme karşı bize yardım et!"

Mehmet Okuyan

Calut ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında, [*] (Talut’un askerleri) “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımızı sabit tut! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” diye dua etmişlerdi.

Mehmet Türk

Tâlût ve askerleri, Câlût ve ordusu ile karşılaşınca: “Ey Rabbimiz! Bizim üzerimize sabır yağdır, bize dayanma gücü ver ve kâfirlere karşı bize yardım et.” diye dua ettiler.¹

Muhammed Esed

Onlar Câlût ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde, “Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla, adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkar eden bu topluma karşı bize yardım et!” diye dua ettiler.

Mustafa Çavdar

Onlar Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında: “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza güç ve sebat ver, bu kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” dediler. 3/173-174, 47/7

Ahmet Tekin

Câlût'a, askerî erkânına ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman: “Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, savaş meydanında bize metanet ihsan eyle. Ordumuzun özgüvenini, cesaretini artır. Şerefimizi ve itibarımızı yücelt. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden, kâfir bir kavme karşı da bize yardım et." diye dua ettiler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar Câlût ve ordusuyla karşı karşıya geldiklerinde “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır boca et ve ayaklarımızı (hak üzre) sabit tut; ve kâfirler güruhuna karşı bize yardım et!” diye dua ettiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki Câlût ile askerlerine karşı meydana çıktılar, dediler ki: «Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl ve bizlere o kâfirler gürûhu üzerine nusret ver.»

Orhan Kuntman

Ve; Calut ile askerlerine karşı saldırdıklarında da "Ey Rabbimiz üzerimize (yağmur gibi) sabır yağdır, ayaklarımıza sebat ver (kalblerimize cesaret, manevi güç aşıla da, savaşın güç anlarında düşmana karşı direnelim.) ve o kafirler topluluğuna karşı bize yardım et" diye niyaz ettiler.

Osman Fırat

(Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı (düşmana karşı) sabit eyle ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et. "

Şaban Piriş

Câlût ve ordusuna karşı çıktıklarında:-Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver, bu kafir topluma karşı bize yardım et, zafer ver, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt kim muḳābil oldılar Cālūt bile çerisi. Eyitdiler: İy Çalabumuz bizeṣabrlıḳ vir, daḫı berkit ayaḳlarumuzı, daḫı nuṣret vir bize kāfir ḳavm üstine.

Suat Yıldırım

Talut'un beraberindeki müminler ise Câlut ile ordusuna karşı çıkınca dediler ki: “Ya Rabbenâ, üstümüze (gürül gürül) sabır yağdır, Ayaklarımıza sebat ver ve kâfir topluluğa karşı bizi muzaffer eyle! ” [KM, I Samuel 17, 32-54]

Süleyman Ateş

(Talut'un askerleri) Calut ve askerlerinin karşısına çıktıklarında şöyle dediler: "Rabbimiz, üzerimize sabır dök! ayaklarımızı sağlam tut ve o kafir millete karşı bize yardım et!"

Süleyman Tevfik (1927)

Câlût ve 'askerine karşu geldiklerinde: Yâ rabbî! Bizim üzerimize sabır dök (bize sabır vir) ve ayaklarımızı sebâtlandır (sebât ihsân buyur) ve kâfir olan kavim üzerine bize nusret iyle didiler.

Süleymaniye Vakfı

Calût ve ordusunun karşısına çıktıklarında şöyle dua ettiler: “Ey Sahibimiz (Rabbimiz)! Bize direnme gücü ver! Ayaklarımızı kaydırma! Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!”

Ahmet Varol

Bunlar Calut'un ve askerlerinin karşısına çıktıklarında da: "Ey Rabbimiz, bize bolca sabır ver, ayaklarımızı sağlam tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!" dediler.

Ümit Şimşek

Câlût ve ordusuyla karşılaşınca da “Rabbimiz,” dediler. “Bize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver. Kâfirler güruhuna karşı bize yardım et.”

Yaşar Nuri Öztürk

Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle yakardılar: "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır. Ve küfre sapanlara karşı bize yardım et."

Ali Bulaç

Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: 'Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.'

Ali Fikri Yavuz

Talût'a bağlı bulunan müminler, Calût ve onun askerlerine karşı çarpışmak üzere çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: “- Ey Rabbimiz, üzerimize bol bol sabır dök, ayaklarımıza kuvvet ve sebat ver ve bizi kâfirler kavmi üzerine muzaffer kıl.”

Bahaeddin Sağlam

Calut ve askerlerine karşı çıktıkları zaman “Ey Rabbimiz, bize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam kıl ve kâfir topluma karşı bize yardım et.” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar Câlût ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde, “Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla, adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkâr eden bu topluma karşı bize yardım et!” diye dua ettiler.