Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Âdem'e bütün adları bildirmişti de meleklere o adlarla anılan şeyleri gösterip hadi demişti, doğrucuysanız bunların adlarını haber verin.
Besim Atalay (1965)
Âdeme öğretip her şeyin adın, sonra da onları meleklere gösterip: «Haydin gerçekseniz bunların adların söyleyin» deyince Allah
Cemal Külünkoğlu
Allah, Âdem'e bütün varlıkların isimlerini/özelliklerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: “Dedikleriniz doğruysa haydi bunların özelliklerini bana söyleyin bakalım!” buyurdu.
Cemil Said (1924)
Allâh Adem’e tekmîl mahlûkâtın isimlerini öğretdi. Ba’dehû mahlûkâtı meleklerin önüne götürerek eğer sâdık iseniz bunların isimlerini söyleyiniz didi.
Diyanet Vakfı
Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi.
Edip Yüksel
Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Ademe bütün esmayı ta'lim eyledi, sonra o âlemîni melâikeye gösterip «Haydin davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin» buyurdu
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi.
Emrah Demiryent
Ve (Allah, Âdem’i yarattı, sonra) Âdem’e bütün (varlıklara/eşyaya ait) isimleri öğretti. Sonra onları (varlıkları/ eşyayı) meleklere göstererek, “(Hâlâ, ‘dünyada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?’) sözünüze sadıksanız haydi, bana bunların isimlerini söyleyin” buyurdu.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Bunun arkasından Allah CC) Adem’e isimlerin tümünü talim etti. (Varlıkların ne olduklarını, nasıl yaratıldıklarını, nasıl kullanılacaklarını, hepsinin yararlı ve şifalı yanlarını ona öğretti.) Sonra onları meleklere sorup: "(Haydi bakalım, şayet teklifinizde haklı olup yanılmıyorsanız ve) Eğer doğru söylüyorsanız şunların isimlerini (bütün varlıkların gayelerini ve görevlerini) Bana haber verin (de görelim)!" diye emretti.
Erhan Aktaş
Allah, Âdem'e bütün isimleri¹ öğretti. Sonra onları meleklere sunup: Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin.” Dedi.²
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ögretti ādem’e adları dükelin. andan, 'arż eyledi firiştelere pes eyitti “ħaber virüñ baña şunlaruñ adlarını eger olursañuz girçekler.”
Hasan Basri Çantay
Âdeme bütün isimleri öğretmişdi. Sonra onları (onların delâlet etdikleri âlemleri, eşyayi) meleklere gösterib: «Doğrucular iseniz (her şeyin iç yüzünü biliyorsanız) bunları adlarıyle bana haber verin» demişdi.
Hayrat Neşriyat
Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti,(1) sonra onları meleklere arzederek: “Eğer(iddiânızda) doğru kimseler iseniz, haydi şunların isimlerini bana bildirin!” buyurdu.
İhsan Aktaş
Allah Âdem’e (varlıkların) bütün isimlerini (anlam, görev ve yaratılış hikmetleriyle birlikte özelliklerini) öğretti. Sonra onları (o varlıkları) meleklere gösterdi. Ve buyurdu ki: Eğer siz bunda (halife yapacağım bu insan hakkında söylediklerinizde) doğru iseniz, haydi şunların isimlerini (anlam görev ve yaratılış hikmetleriyle birlikte özelliklerini) bana bildirin dedi.*
İlyas Yorulmaz
Âdeme (yeryüzünde ihtiyacı olan her şeyi) bütün isimleri öğretti ve onları (eşyayı) meleklerle karşı karşıya getirdi. Allah meleklere “Eğer doğru sözlülerdenseniz şunların isimlerini bana haber verin” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah Adem’e bütün varlıkların adlarını öğretti, sonra o varlıkları meleklere gösterip buyurdu: « Eğer sözünüz doğru ise bunların adlarını bana söyleyin.»
İsmail Hakkı İzmirli
Allah Âdem/e bütün eşyanın isimlerini öğretti, sonra o eşyayı meleklere gösterip «— eğer müddeanızda gerçek iseniz [²] bunların isimlerini [³] bana bildirin» dedi.
İsmail Yakıt
(Bunun üzerine) Âdem’e bütün isimleri²⁰ öğretti. Sonra onları meleklere sundu ve ardından “Haydi, sözünüzde doğruysanız şunların isimlerinden bana haber verin bakalım” dedi.
Kadri Çelik
Ve Âdem'e bütün isimleri öğretti, sonra onları meleklere sunarak, “Eğer doğru sözlü kimseler iseniz bunların isimlerini bana söyleyin” dedi.
Abdullah Parlıyan
Allah, Adem'e herşeyin ismini öğretti. Sonra onları meleklere sunup: “Dedikleriniz doğruysa, haydi bu şeylerin isimlerini bana söyleyin bakalım” dedi.
Kuran Yolu
Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra bunları meleklere gösterip “Sözünüzde doğru iseniz şunların isimlerini bana söyleyin” dedi.
Mahmut Kısa
Ve Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti. Adem’e eşyayı değerlendirme imkanı verdi. Varlıklar ile semboller arasında zihinsel bağ kurma yeteneği bağışladı; varlıkların niteliklerini, işlevlerini araştırıp öğrenme, eşyayı kullanma ve böylece varlıklar üzerinde tasarruf edebilme gücü verdi. Sonra onları, yani bu isimlerin karşılığı olan varlıkları meleklere göstererek: “Eğer sözünüzde haklı iseniz, haydi bu varlıkların isimlerini ve özelliklerini bana söyleyin!” dedi.
Mahmut Özdemir
Âdem’e bütünüyle İsimler’i öğretti. Sonra onları Melekler’e gösterip sundu: “Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, bana şunların isimlerini bildirin!” dedi.
Mehmet Çakır
Adem’e bütün varlık isimlerini tanıttı. Sonra aynı nesneleri meleklere gösterdi: “ Şayet itirazınızda samimi iseniz şu nesnelerin isimlerini bana söyleyin ” dedi.
Mehmet Çoban
Allah yaratılan insana bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin!" dedi.
Mehmet Okuyan
(Allah) Âdem’e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip “Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin.” demişti.
Mehmet Türk
Ve (Allah) Âdem’e (insan için gerekli)¹ isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları, meleklere göstererek:² “Eğer dediklerinizde samimi iseniz, haydi şunların isimlerini Bana söyleyin bakalım.” dedi.³
Muhammed Esed
Ve O, Âdem’e her şeyin ismini ²³ öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve “Dedikleriniz doğruysa ²⁴ haydi bu [şey]lerin isimlerini bana söyleyin bakalım!” dedi.
Mustafa Çavdar
Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere sunarak “Eğer sözünüzde samimi iseniz şunların isimlerini bana haber verin.” dedi.
Ahmet Tekin
Allah Âdem'e, yaratılışa ve değerlerine uygun, varlıklara verdiği isimleri, isimlendirilen varlıkları, varlıklar hakkındaki bilgileri, varlıklarla bilgilerin irtibatını; harfleri, kelimeleri, lafızları, mânaları, cümleleri, lehçeleri; davranışları, ferdin ve toplumun ihtiyaçlarını, uyum kurallarını, gerek duyacağı bütün bilgileri öğretti. Sonra da onları meleklerin önüne koydu. “Yeryüzünde Âdem'e ihtiyaç olmadığı iddiasında haklı iseniz, bana bunların isimlerini, varlıklar hakkındaki bilgileri, varlıklarla bilgilerin irtibatını; harfleri, kelimeleri, lafızları, mânaları, cümleleri, lehçeleri; davranışları, ferdin ve toplumun ihtiyaçlarını, uyum kurallarını, tek tek ortaya koyun" buyurdu.
Mustafa İslamoğlu
Ve Âdem’e[⁵⁸] tüm isimleri öğretti,[⁵⁹] bunun ardından onları meleklere takdim etti ve dedi ki: “Hadi, eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini[⁶⁰] bana bir bir haber verin!”[⁶¹]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve (Allah Teâlâ) bütün eşyanın isimlerini Âdem'e bildirdi. Sonra bu eşyayı meleklere göstererek, «Bunların isimlerini Bana haber veriniz, eğer siz sâdık iseniz» diye buyurdu.
Orhan Kuntman
(Rabbin bir taraftan da) Adem'e bütün isimleri öğretti; sonra da onları (o isimlerin delalet ettikleri şeyleri) meleklere gösterip, “Eğer sözünde sadıklardan iseniz, şunları isimleriyle bana bildirin!" dedi.
Osman Fırat
Âdem’e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin, " dedi.
Şaban Piriş
Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: -Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin, dedi.
Satıraltı Meal (1534)
Tañrı Ta‘ālā ögretdi Ādeme cemī‘ nesnelerüñ adlarını. Andan ṣoñra ‘arżeyledi ol adları feriştehler üstine. Pes eyitdi Tañrı Ta‘ālā feriştehlere: Ḫaber virüñüz baña uşbu nesnelerüñ adlarını, eger siz girçeg‐iseñüz.
Suat Yıldırım
Ve Âdem'e bütün isimleri öğretti. Müteakiben önce onları meleklere göstererek: “İddianızda tutarlı iseniz haydi Bana şunları isimleriyle bir bildirin bakalım! ” dedi. {KM, Tekvin 2, 20}
Süleyman Ateş
Adem'e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin," dedi.
Süleyman Tevfik (1927)
Ve Âdem'e (yaradıldıkdan sonra) bütün mevcûdât ve mahlûkâtın isimlerini öğretdi ve sonra onları meleklere göstererek eğer (biz insândan eşrefiz didiğinizde) sâdık iseniz bunların isimlerini bana haber viriniz buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
Âdem’e her varlığın ismini (neye yaradığını) öğretti, [*] sonra onları meleklere gösterdi: “İddianızda haklıysanız bana şunların isimlerini söyleyin!” dedi.
Ahmet Varol
Adem'e bütün adları öğretti. Sonra onları meleklere arzederek: "Eğer doğru sözlü iseniz şunların adlarını bana bildirin" dedi.
Ümit Şimşek
Ve Âdem'e bütün isimleri öğretti,(20) sonra da onları meleklere gösterip, “Sözünüzde doğru iseniz, haydi, bunların isimlerini Bana söyleyin” buyurdu.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Âdem'e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz."
Ali Bulaç
Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: 'Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin' dedi.
Ali Fikri Yavuz
Allah, Hz. Âdem Aleyhisselâma bütün isimleri öğretti. Sonra eşyayı meleklere gösterip: “- Eğer (her şeyin iç yüzünü bilen) sâdıklarsanız bunların isimlerini bana haber verin.” buyurdu.
Bahaeddin Sağlam
Ve Allah, Âdeme (insanoğluna) bütün isimleri (her şeyin mahiyet ve ismini veya her şeyin öz hakikati olan Allah’ın isimlerini) öğretti. Sonra onları meleklere arz etti: eğer doğru iseniz, bu varlıkların isimlerini (mahiyetlerini dile getiren kelimeleri ve dilleri) bana söyleyin” dedi.
Bayraktar Bayraklı
Allah, Âdem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o varlıkları ve nesneleri meleklerin karşısına çıkarıp “Görüşünüzde doğru iseniz, bunların adlarını bana söyleyiniz” dedi.