Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Dedik ki: Hepiniz de cennetten inin. Fakat benden size bir doğru yol gösterici geldi mi o doğru yolu gösterenin izinden gidenlere ne korku vardır, ne hüzün.
Besim Atalay (1965)
Dedik ki: «Sizin hepiniz, buradan inin, benden size, bir kılavuz gelince, doğru yola kim uyarsa, onlara ne korku var, ne de kaygılanırlar»
Cemal Külünkoğlu
Onlara dedik ki: “Hepiniz (ilişiğinizi keserek) göç edin oradan.” Yalnız (iyi bilin ki) size (ve neslinize) benden bir hidayet geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa artık onlara (hem dünyada hem de ahirette) korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.”
Cemil Said (1924)
"Hepiniz cennetden çıkınız" didik. Sizi irşâd idecek bir kitâb benim tarafımdan gelecekdir, o kitâba îmân idenler aslâ korkmayacaklar ve mahzûn olmayacaklardır.
Diyanet Vakfı
Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.
Edip Yüksel
"Oradan topluca ininiz," dedik, "Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."
Elmalılı Hamdi Yazır
Dedik: İnin oradan hepiniz, sonra benden size ne zaman bir hidayetci gelir de kim o hidayetcimin izince giderse onlara bir korku yoktur ve mahzun olacaklar onlar değildir
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlara dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Emrah Demiryent
Buyurduk ki: “Hepiniz oradan inin. Tarafımdan siz (in nesliniz) e bir hidâyet (rehberi/peygamber) gelir de (her) kim (göndermiş olduğum o) hidâyet (rehber) ime tâbi olursa, (işte) onlar için (hesap gününde hiçbir) korku yoktur ve onlar (asla) üzülmeyeceklerdir.”
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ardından Adem’e ve sülalesine) Dedik ki: "Hepiniz oradan (cennetten aşağıya-dünyaya) inin (ki imtihan başlasın)… Bundan sonra size Benden bir hidayet (rehberi) geldiğinde, kim Benim hidayetime uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır."
Erhan Aktaş
“Hepiniz oradan inin¹ dedik. Ben'den bir hidayet² geldiğinde kim hidayetime uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
eyittük: “aşaġa andan dükeli. pes eger gelür-ise size benden, ŧoġru yol göstermek; pes her kim uyar ise ŧoġru yoluma, yoķdur ķorķu anlaruñ üzere ne daħı anlar ķayġulu olalar.”
Hasan Basri Çantay
(Evet, öyle) Dedik: Hepiniz oradan inin. Sonra size benden bir hidâyet (ci rehber) gelir de kim benim hidâyetimin izince giderse artık onlara hiçbir korku (ve tehlike) yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Hayrat Neşriyat
(Onlara şöyle) dedik: “Hep birlikte oradan inin!” Artık benden size bir hidâyet gelir de kim hidâyetime tâbi' olursa, o takdirde onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
İhsan Aktaş
(Âdem, eşi ve iblise) dedik ki: Hepiniz oradan (bulunduğunuz yerden) ayrılın! Benden size bir hidayet (bir yol gösterici) geldiği zaman, her kim o hidayetime tabi olursa, artık (ahiret gününde) onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyecekler.
İlyas Yorulmaz
“Hepiniz oradan topluca çıkın. Eğer benden size, doğru yolu gösteren belgeler geldiğinde, sizden kim doğru yoluma uyarsa, asla onlar için korku ve üzüntü yoktur” demiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Şöyle buyurduk: « Hepiniz buradan gidin! Ancak, Benden size doğru yolu gösterici gelir de kim ona uyacak olursa artık bu gibiler için korku yoktur, onlar kaygılanacak da değildirler.»
İsmail Hakkı İzmirli
Dedik ki: hepiniz buradan inin, eğer benden size bir rehber [¹] gelirse artık benim rehberime tâbi olana hiç bir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
İsmail Yakıt
Biz, “Hepiniz oradan ininiz! Ne zaman ki Ben’den size bir yol gösterici³² geldiğinde rehberime uyanlar için hiçbir korku yoktur ve onlar asla üzülmezler” dedik.
Kadri Çelik
“İnin oradan hepiniz; tarafımdan size bir hidayet gelince, benim hidayetime uyanlar için artık korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir” dedik.
Abdullah Parlıyan
Hepiniz bu cennetten çıkıp yeryüzüne inin, tarafımdan size bir yol gösterme geldiğinde kim bu doğru yoluma uyarsa onlar için ne korku vardır ne de üzüntü.
Kuran Yolu
Onlara şöyle dedik: “Oradan hepiniz inin! Benden size muhakkak bir rehber gelecektir.” Kim benim gönderdiğim rehbere uyarsa artık onlara ne korku vardır ne de üzüleceklerdir.
Mahmut Kısa
Âdem ve Havvâ şahsında bütün insanlığa seslenerek dedik ki: “Hepiniz oradan yeryüzüne inin! Artık Benden size bir yol gösterici gelince, kimler benim gösterdiğim yolda yürürse, işte onlar Hesap Gününde ne korkuya kapılacak, ne de üzülecekler!”
Mahmut Özdemir
Dedik ki: -“Topluca inin oradan! Benden size bir hidayet / yol gösterici gelince, kim benim hidayetime tâbi olduysa, onlara korku yoktur; onlar üzülür de değildir”.
Mehmet Çakır
Bundan sonra: “ Hepiniz aşağı inin “ dedik, size mutlaka benim tarafımdan yol gösteren bir rehber gelecektir, benim rehberime uyanlar korkmayacaklar ve üzülmeyeceklerdir.
Mehmet Çoban
Tövbesinden sonra insana yeryüzünde yaşama hakkı verdik! İstedik ki; Rabbine verdiği sözleri tutsun! Sözlerini tutup tutmamakla insanı imtihan edelim! Onun için insanlara: "Tarafımdan size bir yol gösterici gelir de kim ona uyarsa; onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir." Dedik! Böylece sözlerine uymayıp inkâr edenlerle, sözlerine uyanların yeryüzünde başladı.
Mehmet Okuyan
(Onlara) şöyle demiştik: “Hepiniz oradan (o bahçeden) inin! [*] Benden size bir hidayet gelir de kim hidayetime uyarsa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzülmeyecek de. [*]
Mehmet Türk
Biz onlara: “Haydi hep beraber¹ oradan² inin. Artık, (ileride) tarafımdan size bir yol gösterici geldiğinde, kim Benim gösterdiğim yola uyarsa; işte onlar için bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.” dedik.
Muhammed Esed
Biz, “Hepiniz buradan çıkıp gidin!” dedikse de size yol göstericiliğimiz devam edecektir: ve Benim yol gösterici mesajlarıma uyanlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü;
Mustafa Çavdar
“Hepiniz oradan inin! Tarafımdan size bir doğru yol kılavuzu gelecek; kim benim doğru yol kılavuzuma uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar hiç üzülmeyeceklerdir.” dedik. 20/11...123, 38/71...85
Ahmet Tekin
Biz onlara: “Hepiniz buradan ilişiğinizi keserek yeryüzüne göç edin. Size benden bir hidayet kaynağı, hidayet rehberi, bir kitap, bir peygamber geldiğinde, kimler hidayet rehberime, gösterdiğim hak yola uyarsa, onlara her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar." dedik.
Mustafa İslamoğlu
Dedik ki: “Oradan hep birlikte çıkıp inin! Ne var ki, Benden bir rehberliğin size ulaşması şarttır.[⁷⁷] Her kim (kendisine ulaşan) rehberliğime uyarsa, artık onlar geleceğe dair kaygı, geçmişe dair hüzün duymayacaklar.[⁷⁸]
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedik ki: «O cennetten hepiniz aşağıya ininiz. Eğer benim tarafımdan size bir hidâyet gelir de her kim hidâyetime tâbi olursa artık onlar için bir korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmayacaktır.»
Orhan Kuntman
"Hepiniz (Ey; Adem, eşi ve bunların içinde zerrecikleri bulunan Ademoğulları) oradan -cennetten- inin; ne zaman ki size (katımdan) bir hidayet (rehber) gelir, herkim hidayetime tabi olursa; onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü de çekmezler.
Osman Fırat
Hepiniz oradan inin, dedik, "Yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidâyet geldiği zaman, kimler benim hidâyetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Şaban Piriş
-Hepiniz oradan inin, dedik. Tarafımdan size bir yol gösterici gelecektir; benim yol göstericime uyan kimselere hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.
Satıraltı Meal (1534)
Biz eyitdük: Düşüñüz uçmaḳdan barçañuz. Eger benden size hidāyet gelse,kim ki uysa benüm doġru yoluma, yoḳdur ḳorḳu üstlerine, ne daḫı anlarḳayururlar.
Suat Yıldırım
38, 39. -Dedik ki: “İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır. ” [20, 123; 7, 24-35]
Süleyman Ateş
Hepiniz oradan inin, dedik, "Yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidayet geldiği zaman, kimler benim hidayetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Süleyman Tevfik (1927)
(Âdem, Havvâ ve iblîse) Cümleniz cennetden yere ininiz. Benden size (kitâb ve rasûl gibi) hidâyet sebeb ve vâsıtaları geldiği zamân benim bu rehber-i hidâyetime tâbi' olana ('azâb ve 'ikâbdan) korku yokdur. Ve (geçmiş şeyler içün de) mahzûn olmazlar didik.
Süleymaniye Vakfı
Onlara şöyle dedik: “Oradan hep birlikte inin![1] Tarafımdan size bir rehber gelirse,[2] rehberime uyanlarda ne korku olur ne de üzüntü çekerler.”
Ahmet Varol
Biz onlara şöyle dedik: "Hepiniz oradan inin. Benden size bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayet yoluma girerse onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.
Ümit Şimşek
Onlara dedik ki: Hepiniz oradan inin. Benden size bir hidayet(24) eriştiğinde, kim Benim hidayetime uyarsa, ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
"Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur. Onlar kederle de yüzyüze gelmeyeceklerdir.
Ali Bulaç
Dedik ki: 'Oradan hepiniz inin. Bundan sonra size benden bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.'
Ali Fikri Yavuz
Biz onlara: “- Hepiniz cennetten inin! Benden size bir hidayet (Peygamber ve kitab) gelince, biliniz ki, benim bu hidayetime tâbi ve bağlı olanlar için aslâ korku yoktur; ve onlar mahzûn da olmazlar.” dedik.
Bahaeddin Sağlam
38, 39. “Hepiniz oradan inin!” dedik. Benden size bir hidayet ve mesaj gelecektir. Kim o mesajıma tabi olursa, ona ne korku vardır ne de o üzülecektir. İnkâr edenler ve ayetlerimizi (mucizelerimizi) yalanlayanlar ise, onlar ateşin ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Dedik ki: “Hepiniz oradan inin. Size benden doğru yolu gösteren bir rehber geldiğinde, kim rehberime uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir”.