Bakara Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟

Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O’na döneceklerini çok iyi bilirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Saygılılar, öyle kimselerdir ki Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar, ona döneceklerini iyiden iyiye bilirler.

Besim Atalay (1965)

Tanrılarına kavuşmayı umanlardan, O'na döneceklerin inananlardan başkalarına, bu güç bir şeydir

Cemal Külünkoğlu

(İnananlar) o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini iyi bilirler (ve Onun öğretilerine göre yaşarlar).

Cemil Said (1924)

45,46. Sabır ve salâta ilticâ idiniz, salât mü’minlere bir bâr değildir, çünki ânlar bir gün rablerini göreceklerini ve âna rücû’ ideceklerini düşünürler.

Diyanet Vakfı

Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

Edip Yüksel

Nitekim onlar, Rab'lerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine inanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

onlar ki kendilerini hakikaten rablerine kavuşuyor ve hakikaten ona rücu ediyor sayarlar, böyle bir huşu ile kılarlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Emrah Demiryent

Onlar, (âhirette) O’na (zaman ve mekândan münezzeh olan Rablerinin manevi huzuruna) döneceklerine ve Rablerin (in kendilerine vadettiği nimetler) e kavuşacaklarına şeksiz/şüphesiz inanan kimselerdir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Kötülük dürtülerine ve ibadetlerin zahmetine sabırlı Müslümanlar ise) Onlar şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) şüphesiz, O’na döneceklerini (huzuruna varacaklarını) bilirler. (Ve ona göre davranırlar.)

Erhan Aktaş

Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim belü bilürler kim, bayıķ anlar göricilerdür çalabı’larını; daħı bayıķ anlar anuñ dapa dönicilerdür.

Hasan Basri Çantay

O (yüksek saygı göstere) nler ki onlar hakıykaten Rablerine kavuşucu ve hakıykaten ancak ona dönücü olduklarını bilirler (de namazlarını o vech ile kılarlar).

Hayrat Neşriyat

Onlar ki, gerçekten kendilerinin Rablerine kavuşacak kimseler olduklarını ve gerçekten kendilerinin ancak O'na dönecek kimseler olduklarını sezerler (kat'î olarak îmân ederler).

İhsan Aktaş

Onlar ki (o sabır ve salâtla Allah’tan yardım isteyen kimseler), kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve (hesap günü) ona döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

İlyas Yorulmaz

Onlar ki Rablerine kavuşacaklarını bilirler ve elbette ki onlar Rablerine dönecek olanlardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar o kimselerdir ki gerçekten çalaplarına kavuşacaklarını, gerçekten Ona döneceklerini kesin olarak bilirler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar ki Rabbilerine kavuşacaklarını, O/na rücu edeceklerini kaviyyen ümit ederler [⁸].

İsmail Yakıt

Onlar Rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini⁴¹ bilirler [yezunnûn].⁴²

Kadri Çelik

Onlar, kesinlikle rablerini mülakat ediciler ve O'na dönücüler olduklarını bilenlerdir.

Abdullah Parlıyan

Onlar ise sonunda Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.

Kuran Yolu

Onlar kesinlikle rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini bilen kimselerdir.

Mahmut Kısa

O saygılı kimseler ki, Rablerine kavuşacaklarını; eninde sonunda O’na döneceklerini bilir ve hayatlarını buna göre şekillendirirler.

Mahmut Özdemir

Onlar ki rabb’lerine kavuşacaklarını, O’na döneceklerini kesin olarak biliyorlar.

Mehmet Çakır

Çünkü namaz, Allah'tan korkanlar dışında herkesin zoruna gider. Korkanlar ise, hep Rab'lerinin karşına çıkıp onunla yüzleşmenin heyecanını yaşarlar...

Mehmet Çoban

Allah’a gerçekten iman edenler Rabbine kavuşacaklarını unutmazlar. Dünya hayatının hesabını vermek üzere huzurumuza geleceklerini bilirler.

Mehmet Okuyan

Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve O’na döneceklerine kesin olarak iman eden kişilerdir.

Mehmet Türk

45,46. (Ey îman edenler!) Sabır¹ ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz (namaz) Rablerine kavuşacaklarını ve Ona kesinlikle döneceklerini bilen, Allah’a gönülden saygı gösterenlerden başkasına ağır bir iştir.

Muhammed Esed

onlar ise (sonunda) Rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini kesinlikle bilirler.

Mustafa Çavdar

Ki onlar Rablerine kavuşacaklarına inanırlar. Zaten Ona dönecekler. 7/125, 10/7, 2360

Ahmet Tekin

Hakkaniyete riayet duygusu taşıyanlar, Rablerinin mükâfat ve lütfuna kavuşacaklarını; hesaplarının görülmesi ve hak ettiklerinin karşılığını almak için O'nun huzuruna varacaklarını düşünenler, inananlardır.

Mustafa İslamoğlu

(Huşû duyanlar), Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda O’na dönecekleri umarlar.[⁹⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Hak'tan korkanlar, o zâtlardır ki Rablerine mülâki olacaklarını ve onun huzur-u manevîsine döneceklerini düşünüp teemmül ederler.

Orhan Kuntman

(Çünkü) Onlar Rablerine kavuşacaklarına; sonunda O'na döneceklerine gönülden iman eden (huzuruna alnı açık çıkmak için gereken salih amellerde bulunan) kimselerdir.

Osman Fırat

Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O’na döneceklerini çok iyi bilirler.

Şaban Piriş

45,46. -Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve Allah'a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir.

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler kim ḥaḳ bilürler, Tañrı Ta‘ālā ḥażretine varsalar gerek. [...]

Suat Yıldırım

İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab'lerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini iyi bilirler.

Süleyman Ateş

O(saygılı insa)nlar, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Süleyman Tevfik (1927)

45,46. Sabır ve salâtla isti'âne idiniz (Sabra veyâ oruca tevessül ile Cenâb-ı Hakk'ın yardımını isteyiniz) Sabır ve salât gibi ibâdât rablerine mülâkî olacaklarını ve nihâyet ona rücû' ideceklerini zan iden hâşi'lerden (korkanlardan) gayrisine büyük siklet ve meşakkatdir.

Süleymaniye Vakfı

Saygılı olanlar, Sahipleriyle (Rableriyle) yüzleşeceklerini ve O’nun huzuruna çıkarılacaklarını anlayanlardır. [*]

Ahmet Varol

Onlar kendilerinin Allah'ın huzuruna çıkacaklarını ve O'na döneceklerini düşünürler.

Ümit Şimşek

Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve Ona döneceklerine inanan kimselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.

Ali Bulaç

Onlar, (mü'minler), şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.

Ali Fikri Yavuz

O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler.

Bahaeddin Sağlam

Öyle huşu (huzur ve sükûn) duyanlar ki; Rableriyle karşılaşacaklarına ve kendilerinin Allah’a ait olup O’na döneceklerine inanırlar.

Bayraktar Bayraklı

45,46. Sabır ve dua ile Allah'tan yardım isteyin. Sabır ve dua, Rablerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilen, gerçekten kalbi Allah sevgisinden dolayı ürperenlerin dışındakilere ağır gelir.[17]