51. Ayet
وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ
Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ
Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Bir vakit Musa'ya kırk gecelik vade verdik. Sonra siz, o yokken tuttunuz da buzağıya kapıldınız, böylece zulmediyordunuz işte.
Biz de kırk gece için, Musa ile sözleşmiştik, ondan sonra siz, buzağıya tapınıştınız, kendinize kıydınız
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun yokluğunda buzağıya taparak zalimlerden olmuştunuz.
Mûsâ ile kırk gice sonra Tevrat’ı virmek içün va’d itdiğimiz vakitde ve Mûsâ’nın gaybûbeti zamânında siz bir danaya tapdınız ve zâlimâne hareket itdiniz.
Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.
Musa'yla kırk gece için sözleşmiştik. Ancak siz onun ardından kendinize zulmederek buzağıya taptınız.
Ve bir vakit Musaya kırk geceye vâd verdik, sonra sionun arkasından danaya tutuldunuz zulmediyordunuz
Hani bir zamanlar Musa'ya kırk gecelik vaad verdik de sonra siz onun arkasından buzağıyı put edindiniz ve o halinizle zalimler idiniz.
Hani (kendisine vahyetmek üzere) Mûsâ’ya kırk gecelik bir süre tayin etmiştik. Sizler ise onun (Tûr-i Sînâ’ya gitmesinin) ardından (kendi ellerinizle yaptığınız bir) buzağı heykelini ilâh edinmiştiniz de (böylece) zâlimlerden (küfre düşenlerden) olmuştunuz.
Hani o zaman Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Ama sonra siz, onun arkasından (dünya metaına ve menfaatine tapınmak, altını ve parayı, küçük dana heykeli şekline sokup putlaştırmak suretiyle) buzağıyı (tanrı) edinmiş ve (böylece) zalimler olmuş (ve sapıtmış)tınız.
Hatırlayın! Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sonra siz, onun arkasından buzağı yaparak¹ zalimleştiniz.
dahı ol vaķt kim śalu eyledük mūsā’ya ķırķ gice. andan ŧuttuñuz buzaġuyı ya'nį Tañrı dutunduñuz andan śoñra. daħı siz žālimlersiz.
Hani Musa ile kırk gece («Tur» da kalmak ve ondan sonra kendisine Tevrat verilmek üzere) vaidleşmişdik. Yine siz onun arkasından (nefsinizin) zaalimler (i) olarak («Sâmirî» nin tanrı diye gösterdiği) buzağıya tutunmuş (onu tanrı edinmiş) diniz.
Yine bir vakit Mûsâ ile kırk gece(2) için sözleşmiştik; sonra onun (Tûr'a gitmesinin)ardından siz zâlim kimseler olarak buzağıyı (ilâh) edindiniz.
Ve bir zaman, biz Musa’ya kırk gece vade vermiştik. Sizler ise onun ardından bir buzağıyı (ilah) edinmiştiniz (heykelini put haline getirmiştiniz). Ve böylece (şirke düşmekle) kendinize yazık ediyordunuz.
Musa ile kırk gece vaatleşmiş, onun yokluğunda buzağıyı tapınak edinerek zalimlerden olmuştunuz.
O gün Biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise bunun ardından bir buzağıyı kendinize tanrı edindiniz. İşte sizler böylelikle kıyıcılık etmiş oldunuz.
Hani biz Musa/ya kırk gece vaade [¹] vermiştik. Siz ise ondan sonra nefislerinize zülüm ederek buzağıyı mabut edinmiştiniz.
Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik, sonra siz onun ardından/yokluğunda buzağıyı ilah/tanrı edinerek zalimlerden olmuştunuz.
Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sonra siz zalimlerden olarak buzağıyı benimsemiştiniz.
ve nasıl Musa'yı Sina dağında kırk gece tuttuğumuzu ve O'nun yokluğunda takılarınız, süs eşyalarınızla edindiğiniz buzağıya tapmaya başladığınızı ve böylece zalimlerden olduğunuzu,
Mûsâ’ya kırk gece için söz vermiştik. Mûsâ gittikten sonra siz, haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.
Hani Mûsâ ile, huzurumuza çıkıp ilk ilâhî emirleri almak üzere, Sînâ dağına gelmesi ve orada, kırk gün kırk gece boyunca bu büyük buluşmaya ruhen hazırlanması için sözleşmiştik. Fakat siz onun ayrılmasından sonra, kendi ellerinizle yaptığınız bir buzağıya taparak kendinize zulmetmiştiniz.
Hani, Musa’ya kırk gece vaad verdik; sonra onun ardından siz zâlimken Dana’yı / Buzağı’yı edindiniz.
Kırk gece Musa’ ile söyleştiğimiz süreci de unutmayın. Siz ise, Musa gider gitmez buzağıya tapınıp kendinize saygısızlık etmiştiniz.
Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik! Sizler Musa’nın aranızdan ayrılışından sonra kendinize zulmederek altından bir buzağı heykeli yaparak tanrı edinmiştiniz.
Hani (kendisine vahyetmek üzere) Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. [*] Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (ilah) edinmiştiniz. [*]
Bir zamanlar, Mûsa ile kırk geceliğine¹ sözleşmiştik. Sonra siz, onun arkasından buzağıyı (ilâh) edinerek zalimlerden olmuştunuz.
(ve nasıl) Musa’yı [Sina Dağı’nda] kırk gece tuttuğumuz ve o’nun yokluğunda [altın] buzağıya tapmaya başladığınız ve böylece zalimlerden olduğunuz,
Musa ile kırk gece için sözleşmiştik sonra buzağıyı ilah edinerek kendinize zulmetmiştiniz. 4/153, 7/142-148, 20/83...88
Mûsâ ile kırk gece biraraya geleceğimize dair sözleşmiştik. Mûsâ içinizden ayrılınca, hemen onun arkasından buzağı heykelini put haline getirdiniz. Siz işte o zâlimlersiniz.
Bir zaman Musa’ya kırk gece süren bir randevu vermiştik. (Bunu fırsat bilen siz), onun ardından bir inek yavrusu heykelini peydahlayıverdiniz[¹⁰²] ve böylece zalimlerden oldunuz.
Ve bir vakit Mûsa ile kırk geceyi vadeleştirmiştik, sonra siz zalimler olarak O'nun arkasından buzağıya tutunmuş idiniz.
(Fakat sonra bu eşsiz nimetimize karşı nankörlükte bulundunuz ki) Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz verdiğimizde; onun arkasından (yokluğundan istifade ederek) zalimler oldunuz da buzağıyı ilah edindiniz!
Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik, sonra siz onun ardından buzağıyı (ilah) edinmiştiniz, zalimler oldunuz...
Musa ile kırk gece için sözleşmiştik ama siz zalimlik ederek onun arkasından buzağıya tapınmıştınız.
Hem Mūsā [...] biz Ṭūrda [...] [...] ṣoñra bir buzaġıyı Tañrı ittiḫāz [...]
Ve bir vakit Mûsâ'ya kırk gecelik bir süre ayırmıştık. Ama siz Mûsâ'nın ayrılmasından az sonra, buzağıyı ilâh edinip zalim olmuştunuz. [7, 142; 2, 54. 92; 4, 153; 7, 148; 20, 85-97] {KM, Çıkış 14, 18; Tesniye 9, 9. 16}
Musa ile kırk gece için sözleşmiştik, sonra siz onun ardından buzağıyı (tanrı) edinmiştiniz, (kendinize böylece) zulmediyordunuz.
Ve şunı da yâd idiniz ki Mûsâ'ya (Tevrat'ı va'd ile Tûr'da) kırk gice mî'âd ta'yîn iyledik. Siz ondan (Mûsâ Tûr'a gitdikden) sonra buzağıyı ilah ittihâz iylediniz ve nefsinize zulün idenlerden oldınız. [²]
Musa ile kırk geceliğine sözleştiğimizde onun arkasından buzağıyı ilah edinmiştiniz; [*] yanlışlar içindeydiniz.
Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizse onun ardından, zalimlerden olup buzağıya tapmıştınız. [7]
Bir de Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Siz ise bunun ardından buzağıyı tanrı edinip zalim olmuştunuz.
Ve Mûsa ile kırk gece için sözleşmiştik de siz bunun ardından buzağıyı tanrı edinmiştiniz. Zulme sapmıştınız siz.
Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Ama sonra siz, onun arkasından buzağıyı (tanrı) edinmiş ve (böylece) zalimler olmuştunuz.
Bir vakit de Musâ'ya, Tûr'da vahy için, kırk gece vade vermiştik. O, Tûr'a gittikten sonra, siz, buzağıyı tanrı edindiniz ve bu halinizle zâlimlerden oldunuz.
Ve Musa’ya kırk geceyi (buluşmak için) söz verdik. Musa içinizden ayrıldıktan sonra, nefsinize zulmederek (küfre girerek) buzağıyı tanrı edindiniz.
Mûsâ ile kırk gece için sözleştikten sonra, siz onun ardından şirk koşarak buzağıyı tanrı edindiniz.