56. Ayet
ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Sonra da gene şükredesiniz diye ölümünüzden sonra sizi dirilttik.
Biz sizi, ölümünüzden sonra, yine dirilttik, ola ki şükredersiz
Ölü bir toplum haline geldikten sonra şükredesiniz diye sizi tekrar hayata döndürmüştük (geri getirmiştik).
Öldükden sonra sizi diriltdik ki müteşekkir olasınız.
Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz.
Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.
sonra sizi şükredesiniz diye ba's badelmevte mazhar ettik
Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzün ardından yeniden diriltmiştik.
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Sonra olur ki şükredersiniz diye, sizi (bir nevi) ölümünüzden sonra tekrar diriltip (hayata çıkardık).
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün¹ ardından sizi dirilttik².
andan dirilttük sizi, ölümüñüzden śoñra; ola kim siz şükr eyleyesiz.
Sonra ölümünüzün arkasından sizi yine diriltmişdik. Gerekdi ki şükredesiniz.
Sonra şükredesiniz diye, ölümünüzün ardından sizi dirilttik.
Ölümünüzün (o ölüm gibi olan baygınlığınızın) ardından da (aklınızı kullanıp) şükredesiniz diye sizi (o baygın hâlden) uyandırıp kaldırmıştık. *
Bu yok oluşunuzdan sonra tekrar sizi dirilttik ki, belki şükredersiniz.
Sonra ölümünüzün ardından sizi yeniden dirilttik, şükredesiniz diye.
Şükredesiniz diye öldükten sonra da sizi tekrar diriltmiştik.
Daha sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzden sonra tekrar hayata kavuşturduk.⁴⁶
Ölümünüzden sonra, şükredesiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.
Sizi bu ölümünüzden sonra belki şükredenlerden olursunuz diye tekrar dirilttik.
Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz.
Sonra da şükredesiniz diye, sizi ölümünüzün ardındanmûcizevî bir şekilde yeniden diriltmiştik. Bu mûcize, aynı zamanda, ahlâkî değerler ve toplumsal dinamikler bakımından ölen bir toplumun, ancak ilâhî vahyin yol göstericiliği sayesinde yeniden hayata kavuşabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek olmuştu. Nitekim:
Sonra ölümünüzün ardından sizi yeniden dirilttik. Umulur ki şükredersiniz.
Bu şoktan sonra belki teşekkür edersiniz diye sizi yeniden hayata döndürmüştük.
Yıldırım çarpmasıyla baygın düşmüştünüz. Görenler sizi ölü sanıyordu. Şükretmeye devam etmeniz için sizi baygınlıktan kurtardık! Siz sanki yeniden diriltilmiş gibi hayata yeniden başladınız.
Sonra (manevi) [*] ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik.
Sonra belki şükredersiniz diye sizi (adeta) ölümünüzden sonra dirilttik.¹
Ama ölü (bir toplum) haline geldikten sonra ⁴¹ belki şükredenlerden olursunuz diye sizi tekrar dirilttik.
Belki şükredersiniz diye ölümünüzden sonra sizi tekrar diriltmiştik. 4/153, 14/7
Bu ölümünüzden sonra biz sizi tekrar dirilttik. Şükrünüze vesile olur diye böyle yaptık.
Daha sonra, belki teşekkür edersiniz diye ölümünüzün ardından sizi bir daha diriltmiştik.[¹⁰⁹]
Sonra sizi ölümünüzü müteakip diriltmiştik, tâ ki şükredesiniz.
O zaman (Musa yalvardı da) şükredesiniz diye, sizi o ölüm halinden (çıkarıp) dirilttik.
Sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzün ardından tekrar diriltmiştik.
Ölümünüzden sonra belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.
öldükden ṣoñra ola kim şükr eyleyesiz.
Siz bir müddet ölü vaziyette kaldıktan sonra, şükredesiniz diye sizi dirilttik.
Sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzün ardından tekrar diriltmiştik.
Belki bu ni'met ve ihsânımıza şükür idersiniz diye sizi öldükden sonra diriltdik.
Bayılmanızın [*] ardından yine de sizi kaldırmıştık ki görevinizi yerine getiresiniz.
Sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzden sonra tekrar diriltmiştik.
Sonra da, ölümünüzün ardından, şükredin diye sizi tekrar diriltmiştik.
Sonra, ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki, şükredebilesiniz.
Sonra şükredersiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik.
Sonra, şükredesiniz diye, vefatınızdan (bir gün) sonra (kudretimizi anlıyasınız diye) sizi diriltmiştik.
Sonra ölümün ardından sizi dirilttik. (Yine dindar bir millet yaptık) ki şükredesiniz.
Şükredersiniz diye, sizi ölümünüzün ardından dirilttik.