Bakara Suresi 66. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

66. Ayet

فَجَعَلْنَاهَا نَكَالًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ

Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.[23]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O zaman bunu görenlerle sonradan gelenlere ibret, sakınanlara da bir öğüt olmak üzere onları maymun şekline sokmuştuk.

Besim Atalay (1965)

İmdi, bu olayı görmüş olanlarla, sonrakilere onu ceza yapmıştık, sakınanlara da öğüt kılmıştık

Cemal Külünkoğlu

Biz bunu hem o zamandakilere hem de sonradan geleceklere bir ibret ve sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere de bir nasihat kıldık.

Cemil Said (1924)

Ânları hem-’asırlarına ve ahfâdına müdhîş misâl şekline koyduk ve Allâh’dan korkanlara ’ibret olarak gösterdik.

Diyanet Vakfı

Biz bunu (maymunlaşmış insanları), hadiseyi bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Edip Yüksel

Bu cezayı çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara bir ibret ve erdemli insanlar için de bir öğüt yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve bu ukubeti önündekilere ve arkasındakilere bir dersi ibret ve korunacaklara bir va'z-u nasıhat olmak üzere yaptık.

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bu ibret dolu cezayı öncekilere ve sonrakilere bir ders, korunacaklara da bir nasihat, bir öğüt yaptık.

Emrah Demiryent

Biz bu azabı, hem onu görenlere hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt (vesilesi) kıldık.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Biz) Bunu, (maymun misali birer taklitçi ve şeytanın takipçisi olma durumunu) hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara ibret verici bir ceza, takva sahipleri için de bir öğüt kılıverdik.

Erhan Aktaş

Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere de öğüt olarak yaptık.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ķılduķ anı ya'nį buzine eylemegi 'aźāb, anlaruñ içün kim andan ilerüdür; daħı anlaruñ içün kim andan ilerüdür. daħı ögütdür śaķınıcılara ya'nį muḥammed ümmetinden.

Hasan Basri Çantay

Binâen'aleyh onu hem önündekilere (o zaman hazır olanlara), hem ardındakilere (sonradan geleceklere) ibret verici ceza ve (mü'minlerden) takvaaye erenlere de bir öğüd yaptık.

Hayrat Neşriyat

Böylece bunu (bu hâdiseyi) önündekilere ve arkasındakilere (o zamanda bulunanlara ve ardından geleceklere) ibret verici bir cezâ, takvâ sâhiblerine ise bir nasîhat kıldık.

İhsan Aktaş

Biz onu (ruh ve karakter olarak maymunlaşma hadisesini), hem önündekilere (o zaman orada hazır olanlara) hem de geride kalanlara (çağdaşları olup da orada hazır olmayanlara) bir ceza örneği, (kötülüklerden) sakınanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık. *

İlyas Yorulmaz

Yasağı delenlerin aşağılanmalarını, hem kendi dönemleri için, hem de onlardan sonra gelenler için, örnek bir ceza yaptık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onun için Biz bu olay hem gelmişlere, hem de sizden sonra geleceklere bir gözdağı, sakınanlar için de öğüt olsun dedik.

İsmail Hakkı İzmirli

İşte bunu [⁵] evvel gelmişlere de [⁶] sonra geleceklere de bir ibret-i mania, mütteki/lere de bir mev/iza kıldık.

İsmail Yakıt

Bunu, hem kendi kuşakları ve hem de gelecek nesiller için ibret verici bir örnek ve sorumluluk bilincinde olanlar için de bir öğüt yaptık.

Kadri Çelik

Böylece (o anda) yaptıkları ve (daha önce) yapmış oldukları şeylere karşılık bunu ibret verici bir ceza ve takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Abdullah Parlıyan

Ve o maymunlaşmış insanları, görenlerle sonradan gelenlere uyarıcı bir örnek ortaya koyduk. Yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlara, ibret alınacak bir ders haline getirdik.

Kuran Yolu

Biz bunu, hem çağdaşlarına hem de sonradan gelenlere ibret veren bir ceza, müttakiler için de bir öğüt kıldık.

Mahmut Kısa

İşte bu cezayı; hem o çağda yaşayanlara, hem de sonradan geleceklere ibret verici bir ders, kötülükten sakınanlar için de öğüt alınacak bir örnek kıldık.

Mahmut Özdemir

Bunu, mevcut muhataplarına ve sonrakilere bir ibret, Müttakîler / Sakınıp Korunanlar için bir uyarı yaptık.

Mehmet Çakır

Bu cezaları biz, onlara ve gelecek nesillerine bir ibret olsun diye verdik. sağlamcılara da bir öğüt olsun istedik...

Mehmet Çoban

Biz bunları hem onu görenlere hem de sonraki geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüt kıldık!

Mehmet Okuyan

Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, [muttakî]ler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık.

Mehmet Türk

65,66. (Ey İsrâil oğulları!) içinizden cumartesi yasağını çiğneyenleri, Bizim onlara: “Birer aşağılık maymunlar olun!” dediğimizi¹ ve bunu; o olayı görenler ve sonradan gelenler için bir ibret ve Allah’a karşı hata etmekten sakınanlar için bir öğüt kıldığımızı da biliyorsunuz.

Muhammed Esed

ve onları hem kendi zamanları, hem de bütün gelecek zamanlar için uyarıcı bir örnek kıldık, Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara da ibret alınacak bir ders. ⁵²

Mustafa Çavdar

Böylece onların uğradığı bu cezayı hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve sorumlu davrananlar için de bir öğüt vesilesi yaptık. 5/60, 7/179, 25/44

Ahmet Tekin

Bu ibret dolu cezayı, bizzat görenlere ve sonraki nesillere bir ders, bir gözdağı, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlara, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere de unutamayacakları bir öğüt, bir ibret vesilesi kıldık.

Mustafa İslamoğlu

Ve onları, hem ilk kuşaklar hem de sonraki nesiller için bir ibret vesikası, (taklitten) sakınanlar için de uyarıcı bir örnek kıldık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık bunu o zamandakilere ve ondan sonrakilere bir ibret, müttekiler için de bir nasihat kıldık.

Orhan Kuntman

Ve biz bunu (bu çok büyük cezayı, maymunlaşmış insanları) bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret ve takva sahibi olanlara bir öğüt yaptık.

Osman Fırat

Ve bunu, önündeki mevcutlara ve ardından geleceklere bir ibret ve korunanlara da bir öğüt yaptık.

Şaban Piriş

Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah'tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ḳılduḳ ol ‘aẕābı, i‘tibār olmaġ‐ıçun, ol zamānda olan ḳul[lara], ṣoñra gelen ümmetlere daḫı, ögüt daḫı olmaġ‐ıçun Tañrı Ta‘ālādan ḳorḳıcılara.

Suat Yıldırım

Bunu, hem bu hâdiseye şahit olanlara, hem de sonradan gelecek olan nesillere bir ibret ve korunacaklara da bir öğüt kıldık.

Süleyman Ateş

Ve bunu, önündekilere ve ardından geleceklere ibret bir ceza, (Allah'ın azabından) korunanlara da bir öğüt yaptık.

Süleyman Tevfik (1927)

Onların bu cezâlarını hazır olub görenlere ve sonradan gelenlere numûne-i 'azâb ve 'ibret ve Allâh'dan korkub sakınanlara va'az ve nasîhat kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Bunu, o gün yaşayanlara ve arkadan gelenlere ders ve müttakîlere [*] öğüt olsun diye yapmıştık.

Ahmet Varol

Bu olayı, öncekilere ve sonradan geleceklere ders verici bir ceza ve takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.

Ümit Şimşek

Bunu da, hem onların çağdaşlarına, hem de sonradan geleceklere bir ibret, sakınanlara ise bir öğüt olsun diye yaptık.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu durumu, o zamankilere ve onların ardından geleceklere ibret dolu bir ceza, takva sahiplerine de bir öğüt yaptık.

Ali Bulaç

Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir ceza', takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Biz, o azâbı; onlarla bulunanlara, onlardan sonra gelip duyanlara, ibret; ve takvâ sâhibi müminlere de bir nasihat kıldık.

Bahaeddin Sağlam

Bu cezayı, ondan önceki ve sonraki toplumlara bir ibret ve muttakiler için bir öğüt yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Biz bu cezayı, bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ders, sakınanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık.