Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Bunların, size inanıvereceklerini mi umuyor, buna mı tamah ediyorsunuz? İçlerinde bir bölük var ki Allah sözünü duyduktan, akılları o sözleri aldıktan sonra da bilebile değiştirirlerdi o sözleri.
Besim Atalay (1965)
İstiyor musunuz onlar size inanalar? Onların bir bölüğü Allahın sözünü işitirler de, anladıktan sonra, onu bile bile bozarlar !
Cemal Külünkoğlu
Şimdi siz (ey mü'minler) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Aksine, birçoğu Allah'ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bilerek çarpıtırlar.
Cemil Said (1924)
Arzu ider misiniz ey mü’minîn ki sizin yerinize yâhudiler îmân itsün. Bunlardan ba’zıları Allâh’ın kelâmına itâ’at idiyorlardı. Lâkin bilâhare anladıkdan sonra bilerek Allâh’ın kelâmını tağyîr itdiler.
Diyanet Vakfı
Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki, onlardan bir zümre, Allah'ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.
Edip Yüksel
Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Halbuki onların bir kısmı, ALLAH'ın sözünü işitip kavradıktan sonra, bile bile onu değiştirirlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi bunların size iyman edivereceklerini ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir firka vardı ki Allahın kelâmını işitirlerdi de akılları aldıktan sonra onu bile bile tahrif ederlerdi
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi.
Emrah Demiryent
(Ey mü’minler,) şimdi bunların (yahûdîlerin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir zümre vardır ki Allah’ın kelâmını (Tevrât’ı) dinler, iyice anladıktan sonra da onu bile bile tahrif ederlerdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ey Müslümanlar!) Siz (hâlâ) onların (Yahudi ve Hristiyanların) size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir bölümü, Allah’ın sözünü işittikten, (iyice algılayıp bunların yararına ve doğruluğuna kanaat getirip) akıl erdirdikten sonra (dahi), bile bile onu değiştirip (tahrif ederlerdi).
Erhan Aktaş
Şimdi onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Onlardan bir grup, Allah'ın kelamını dinleyip iyice anladıktan sonra, onu bile bile çarpıtırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı mü’minleri ya'nį ey muḥammed ŧama' mı eylersiz kim inanalar size ol ḥalde kim, oldı bir bölük anlardan, işidürler. Tañrı sözini; andan, döndürürler anı andan śoñra kim anladılar anı anlar bilürleriken.
Hasan Basri Çantay
Artık (ey mü'minler) onların (Yahudilerin) size inanacaklarını umar mısınız? Hâlbuki onlardan (hahamlık eden) bir zümre vardır ki Allah'ın kelâmını (Tevrâtı) dinlerlerdi de akılları aldıkdan sonra onlar bunu bile bile tahrif (ve tağyir) ederlerdi.
Hayrat Neşriyat
(Ey mü'minler! Onların) size inanacaklarını mı ümîd ediyorsunuz? Hâlbuki gerçekten onlardan bir fırka vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirler, sonra onu anlamalarının ardından, kendileri bile bile onu tahrîf eder (değiştirir)lerdi.
İhsan Aktaş
Şimdi (ey mü’minler!) Onların size inanacaklarını (güveneceklerini) mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah’ın kelamını (Musa’dan) işitirler de iyice anladıktan sonra bile bile onu tahrif ederlerdi.
İlyas Yorulmaz
(Sizler ey inananlar) Kalpleri katılaşmış olanların size inanmalarını mı bekliyorsunuz? Onlardan bir gurup Allah’ın sözlerini dinlerler, çok iyi anladıkları halde, bile bile Allah’ın sözlerini bozarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Siz yine de yahudilerin size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysaki içlerinden bir takımı Allah’ın sözü olan Tevrat’ı anladıktan sonra onu bile bile bozuyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
Yahudilerin size iman edeceklerini umuyorsunuz, öyle mi? Halbuki onlardan bir güruh Allah sözü olan Tevrat/ı dinlerler de, me/ali anladıktan sonra bile bile onu tahrif ederlerdi.
İsmail Yakıt
Şimdi (Ey Müslümanlar!) onların size inanmalarını çok mu arzuluyorsunuz?⁵⁶ Oysa onlardan bir grup [ferîk] vardır ki, Allah’ın sözünü işitir, ne demek istediğini akledip anladıktan sonra da bile bile tahrif ederler.
Kadri Çelik
Size iman edeceklerine mi tamah ediyorsunuz? Oysa onlardan bir takımı Allah'ın sözünü işitiyor, ona akılları yattıktan sonrada, bile bile onu tahrif ediyorlardı.
Abdullah Parlıyan
Ey peygamber ve müslümanlar! O kendilerine kitap verilenlerin, size inanacaklarını çok mu istersiniz? Aksine bunların birçoğu Allah'ın kelamını dinler ama, onu anladıktan sonra, bile bile çarpıtırlardı.
Kuran Yolu
Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir zümre, Allah’ın kelâmını işitirler; sonra o kelâmı iyice anlamış olmalarına rağmen yine de bile bile onu tahrif ederlerdi.
Mahmut Kısa
Şimdi ey Müslümanlar, bu inatçı kâfirlerin durumu ortada iken, hâlâ onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Hayır, ne yazık ki inanmayacaklar, çünkü içlerinde öyle insanlar var ki, Allah’ın sözlerini dinleyip, onun doğruluğuna iyice kanaat getirdikten sonra, onu bile bile değiştirip çarpıtıyorlar. Öyle ki;
Mahmut Özdemir
Onlardan bir fırka Allah’ın kelâmını işitiyorlarken, yine akıllarına yattıktan sonra bildikleri halde tahrif ediyorlarken, sizin için inanacaklarını umuyorsunuz, öyle mi?
Mehmet Çakır
Resulüm! Allah kelâmını dinledikten, hattâ onun makul olduğunu kabul ettikten sonra, yine de onu, bilerek tahrif eden birkaç Yahudi din adamının, size inanmalarını mı bekliyorsunuz?
Mehmet Çoban
Şimdi bunların size inanacaklarını mı sanıyorsunuz? Oysa içlerinden bir kısmı, Allah’ın sözünü dinler. İyice anladıktan sonra çıkarına gelmediği için bilerek tahrif eder.
Mehmet Okuyan
Onların (kitap ehlinin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz! Oysa onlardan bir grup, Allah’ın kelamını duyarlar da iyice anladıktan sonra bilerek onu tahrif ederler(di). [*]
Mehmet Türk
(Ey îman edenler!) Siz, o (Yahûdî-lerden) Allah’ın (Tevrât’taki) sözünü işitip ve iyice anladıktan sonra, içlerinden onu bile bile değiştiren güruhun, size inanacaklarını mı umuyorsunuz?
Muhammed Esed
ŞİMDİ, onların tebliğ ettiğiniz şeye inanacaklarını bekliyor musunuz? ⁶⁰ Aksine, birçoğu Allah’ın kelâmını dinler ama onu anladıktan sonra bile bile çarpıtırlar. ⁶¹
Mustafa Çavdar
Onların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir grup vardır ki Allah’ın kelamını işitirler de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu tahrif ederler. 27/11, 67/10
Ahmet Tekin
Şimdi onların, Yahudilerin size güveneceklerini, peygamberiniz Muhammed'in peygamberliğini tasdik edeceklerini ümit edebilir misiniz? Onlardan bir grup Allah'ın kelâmını işitiyor. Sonra da, akılları yattığı halde bile bile ekleyerek, çıkararak, değiştirerek, helâli haram, haramı helâl yaparak, ileri gelenlerinden cezaları kaldırarak ilâhî kelâmı tahrif ediyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Bütün bu olanlardan sonra siz, onların size inanmalarını mı bekliyorsunuz?[¹⁴²] Oysa onlardan birçoğu[¹⁴³] Allah’ın kelâmını[¹⁴⁴] işitip ne demek istediğini kavradıkları hâlde, bile bile tahrif ediyorlar.[¹⁴⁵]
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık sizin için onların imân edip inanacaklarını ümit eder misiniz? Onlardan muhakkak bir gürûh vardır ki Allah'ın kelâmını işitirler de O'nu akılları ile anladıktan sonra tağyire kalkışırlar. Halbuki onlar bilirler.
Orhan Kuntman
Şimdi (Ey iman edenler) onların (böyle kalbleri katılaşmış olanların hak davet karşısında) size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan (atalarından) öyle bir grup (hahamlar) vardı ki, Allah'ın kelamını (Tevrat'ı) işitip bellerlerdi de sonra, bile bile onu tahrif etmekten çekinmezlerdi. (Artık böylelerinden bir hayır umulur mu? Üstelik onlar iki yüzlü de davranırlar)
Osman Fırat
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah’ın kelamını dinler, aklettikten sonra da onu bile bile tahrif ederlerdi.
Şaban Piriş
Size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir grup vardı ki Allah'ın sözünü işitirlerdi de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu bozarlardı.
Satıraltı Meal (1534)
Umar mısız anlar īmān getürmege sizüñle? Taḥḳīḳ var‐ıdı bir bölükanlardan işidürler‐idi Tañrı Ta‘ālā kelāmını. Andan taġayyür iderlerdi, anıfehm eyledüklerinden ṣoñra, daḫı anlar ḥaḳḳı bilürler‐iken.
Suat Yıldırım
Nasıl olur onların size güvenmelerini beklersiniz ki onlardan bir zümre vardı ki Allah'ın kelamını işitip akılları aldıktan sonra, bile bile onu tahrif eder, değiştirirlerdi.
Süleyman Ateş
Şimdi (ey mü'minler) siz, bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın sözünü işitirlerdi de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu değiştirirlerdi.
Süleyman Tevfik (1927)
Onların (Yahûdîlerin) size îmân itmelerini tama' mı idersiniz? Halbuki onlardan bir cemâ'at Allâh'ın kelâmını işidüb anladıkdan sonra onı, bile bile tahrîf itdiler.[²]
Süleymaniye Vakfı
Şimdi bunların size inanıp güvenmelerini mi bekliyorsunuz? İçlerinden birtakımı, Allah’ın sözünü dinler, akıllarına da yatar, sonra onu başka tarafa çekerler. Bunu, bile bile yaparlar.
Ahmet Varol
Siz onların size inanmalarını mı umuyorsunuz! [12] Oysa onların içinde öyle bir topluluk vardı ki, Allah'ın sözünü duyuyor ve onu iyice kavradıktan sonra bile bile değiştiriyorlardı.
Ümit Şimşek
Şimdi siz onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz?(41) Oysa onlardan bir topluluk var ki, Allah'ın kelâmını dinler, onu anladıktan sonra bile bile tahrif ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
Şimdi siz bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Bunların içlerinden bir fırka vardır ki, Allah'ın kelamını dinliyorlar, sonra onu, akletmelerinin ardından, bilip durdukları halde tahrif ediyorlardı.
Ali Bulaç
Siz (müslümanlar,) onların size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysa onlardan bir bölümü, Allah'ın sözünü işitiyor, (iyice algılayıp) akıl erdirdikten sonra, bile bile değiştiriyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
Ey müminler, Yahûdilerin size inanacaklarını umar mısınız? Halbuki onlardan bir zümre vardı ki, Allah'ın kelâmını (Tevratı) dinlerler ve duyarlardı da, hakkı anladıktan sonra, onu bile bile değiştirirlerdi.
Bahaeddin Sağlam
(Yahudilerin kalpleri böyle olduktan sonra) siz ey Müslümanlar! Onların, size inanmalarını mı umut ediyorsunuz? Hâlbuki onlardan bir fırka, Allah’ın sözünü işitir, onu anladıktan sonra da bile bile o sözü saptırırlardı. (Onlar ikiyüzlü bir yapıdadırlar.)
Bayraktar Bayraklı
Artık onların, size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Onlardan bir zümre vardı ki, Allah'ın kelâmını dinlerler ve kavrayıp anladıktan sonra, bile bile onda değişiklik yaparlardı.