Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir zaman birbirinizin kanını dökmemek, yerinizden yurdunuzdan çıkmamak hususunda kesin söz almıştık sizden. Sonra siz de bunu ikrar etmiş, siz de buna tanık olmuştunuz.
Besim Atalay (1965)
Hani, sizden; «Kanınızı dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayın» diyerek söz almıştık; siz de tanık olarak bunu ikrar etmiş idiniz
Cemal Külünkoğlu
(Yine) birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceksiniz diye de sizden söz almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız. Hâlâ da (buna) tanıklık etmektesiniz (bu ahitleri Tevrat'ın aslında da görmektesiniz).
Cemil Said (1924)
Sizden kardaşlarınızın kanını dökmemek ve biri birinizi memleketinizden nefy itmemek içün ’ahid aldığımız zamân kabûl itdiniz ve kendiniz de şâhid oldınız.
Diyanet Vakfı
(Ey İsrailoğulları!) Birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Her şeyi görerek sonunda bunları kabul etmiştiniz.
Edip Yüksel
Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarından çıkarmıyacaksınız diye de sizden söz almıştık. Bunu kabul etmiş ve tanık olmuştunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine bir vakit misakınızı aldık; biribirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, ve nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız, sonra siz buna ıkrar da verdiniz ve ıkrarınıza şahit de oldunuz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Yine bir zamanlar mîsakınızı almıştık; birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız. Sonra siz buna ikrar da verdiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.
Emrah Demiryent
Hani, biz sizden, birbirinizin kanını dökmemek, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmamak üzere kesin bir söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz (de buna bizzat) şahitlik etmektesiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Yine hatırlayınız ki) Hani o zaman sizden, "Birbirinizin kanını akıtmayın, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın" diye misak (kesin söz) almıştık. Sonra sizler bunu (kararlı bir şekilde) onaylamıştınız, üstelik (bazı gerçeklere bizzat) şahitlik yapmıştınız. (Bütün bunların unutulduğunu zannetmek gaflettir.)
Erhan Aktaş
Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol vaķt kim ŧuttuķ aḥduñuzı iy ḥāżır cuḥūdlar; dökmeñ depelemen ķanlaruñuzı didük ya'nį biribiriñüzi depelemen, didük; daħı çıķarman gendüzünüzleri ya'nį biribiriñüzi illerüñüzden. [7a] andan ikrār eyledüñüz ŧanuķlıķ virürsiz andan siz ŧanuķlıķ virürsiz atalaruñuz 'afd eyledügine.
Hasan Basri Çantay
Hani sizden (ey Yahudiler,) : «(Birbirinizin) kanlarını (haksız) yere) akıtmayın, kendinizi kendi yurdlarınızdan çıkarmayın» diye kat'î söz almışdık. Sonra siz de (buna karşı) ikraar vermişdiniz ve haalâ (bu yolda aleyhinizde) şâhidlik edib duruyorsunuz da.
Hayrat Neşriyat
Bir zaman da: “Birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız!” diye sağlam sözünüzü almıştık, sonra (bunu açıkça) kabûl ettiniz. Ve siz(buna) şâhidlik etmektesiniz.
İhsan Aktaş
Yine bir vakit, birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız diye sizden söz almıştık. Sonra kendi tanıklığınızla da bunu kabul etmiştiniz.
İlyas Yorulmaz
Birbirlerinizin kanını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sağlam söz almıştık. Sonra, kendinizde bu sözleşmenin şahitleri olarak onaylamıştınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün sizden söz almıştık: « Birbirinizin kanını, dökmiyeceksiniz, kendinizden onların bir kısmını yerlerinden yurtlarından etmiyeceksiniz» diye. Siz de böylece söz vermiştiniz, bunu siz de bilirsiniz ya.
İsmail Hakkı İzmirli
Hani « birbirinizin kanını dökmeyin, kendi birbirinizi yurtlarından çıkarmayın» diye sizlerden misak almışdık, sonra siz bunu ikrar ettiniz, buna da şehadet edersiniz.[¹]
İsmail Yakıt
Yine sizden, birbirinizin kanını dökmeyeceğinize⁵⁹ ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkartmayacağınıza dair kesin söz almıştık ve siz de ikrar etmiştiniz. Şimdi de buna şahitlik etmektesiniz.
Kadri Çelik
“Kanınızı dökmeyin ve birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin” diye sizden söz almıştık. Sonra bunu böylece ikrar etmiştiniz ve buna siz de şahitlik ediyorsunuz.
Abdullah Parlıyan
Ey israiloğulları! Hani sizden; birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık, siz de bunları kabul edip şahit olmuştunuz.
Kuran Yolu
Vaktiyle sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair de söz almıştık. Siz de kabullene geldiniz. Hâlâ da (buna) şahitlik ediyorsunuz.
Mahmut Kısa
Yine bir zamanlar, “Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, kardeşlerinizi yurtlarından sürüp çıkarmayacaksınız!” diye sizden kesin bir söz almıştık. Siz de şâhitlik ederek bunları onaylamıştınız.
Mahmut Özdemir
Hani, “Kanlarınızı dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız” diye sizin mîsâkınızı (açık ve kesin sözünüzü) aldık. Sonra, siz şehadet ederek ikrar ettiniz / kabul ettiniz.
Mehmet Çakır
Hatırlarsınız! Sizden söz almıştık: birbirinizin kanını dökmeyecek, kendi yurttaşlarınızı öz yurdundan sürgün etmeyecektiniz. Evet bütün bunları açık açık kabul etmiştiniz.
Mehmet Çoban
"Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz. Birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız." diye kesin söz almıştık! Sözü kabul etmiştiniz. Kendiniz bu sözlerinize şahitlik etmektesiniz.
Mehmet Okuyan
Hani birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Sonunda siz de şahit olarak (bunları) kabul etmiştiniz. [*]
Mehmet Türk
(Ey İsrâil oğulları!) Bir de sizden: “Birbirinizin kanını dökmeyin ve birbirinizi yurtlarınızdan sürüp çıkarmayın.” diye de sağlam söz almıştık. Sonra siz, bunu kabul etmiştiniz. Buna da hepiniz şâhitsiniz.¹
Muhammed Esed
O zaman, birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceğinize dair kesin söz almıştık sizden, siz de kabul etmiştiniz; ve [şimdi de] buna şahitlik yapıyorsunuz.
Mustafa Çavdar
Sizden, “Kendi kanınızı akıtmayın, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayın.” diye misak/söz almıştık; sonra siz de söz vermiştiniz ve siz de buna hâlâ şahitlik ediyorsunuz. 2/63-83, 5/12
Ahmet Tekin
Bizim sizden, birbirinizin kanını dökmeyeceğiniz, içinizden bir kısmını zorla ve zulmederek yurtlarınızdan çıkarmayacağınız konusunda kesin sözünüzü, taahhüdünüzü aldığımızı hatırlayın. Sonra siz Tevrat'taki Allah'ın emrini bilerek, kendiniz ve birbiriniz aleyhine şâhit olacak şekilde buna ikrar da vermiştiniz.
Mustafa İslamoğlu
Yine sizden “Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayacaksınız” diye de söz almıştık; üstelik siz de bunu ikrar etmiştiniz; hâlâ da buna şahitsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bir vakitte Biz, «Kendi kanlarınızı dökmeyeceksiniz ve nefislerinizi yurdunuzdan çıkarmayacaksınız,» diye bir ahdinizi almıştık. Sonra ikrar da etmiştiniz. Ve siz (bu ikrarınıza) şehâdet de edersiniz.
Orhan Kuntman
(Ey İsrailoğulları yine) Sizden -birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarından çıkarmayacağınıza dair- kesin bir söz de almıştık (bu misakı) ikrar da etmiştiniz (bu antlaşmanın hak olduğunu kabul etmiştiniz ve atalarınızdan intikal eden haberlerle) siz buna şahitlik de edersiniz.
Osman Fırat
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna şahitlik etmektesiniz.
Şaban Piriş
Sizden “boş yere kanınızı akıtmayınız, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayınız” diye söz almıştık; sonra siz de söz vermiştiniz ve hala buna şahitlik ediyorsunuz.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol vaḳt kim alduḳ ‘ahdüñüzi kim dökmeñüz biri birüñüzüñ ḳanlarını.Daḫı çıḳarmañuz ḳarābetlerüñüzi iḳlimlerüñüzden. Andan iḳrār eyledüñüz,daḫı siz ṭanuḳ olduñuz bu ḥükme.
Suat Yıldırım
Hani sizden, “Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi ülkenizden çıkarmayın! ” diye söz almıştık, siz de bunu kabul etmiştiniz. Buna siz de şahitlik edersiniz.
Süleyman Ateş
Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz,birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız? diye sizden kesin söz almıştık; göre göre bunu kabul etmiştiniz.
Süleyman Tevfik (1927)
Kanınızı dökmeyiniz (birbirinizi öldürmeyiniz) yerlerinden ve yurdlarından çıkarmayınız diye sizden 'ahid ve mîsâk aldık. Siz bunı kabûl ve ikrârla söz virdiniz buna siz de şehâdet idersiniz.
Süleymaniye Vakfı
Bir gün sizden yine “Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, kendinizden olanları yurdunuzdan çıkarmayacaksınız!” diye söz aldık. Bunu kabul etmiştiniz; siz de buna şahitsiniz.
Ahmet Varol
Yine sizden, kanlarınızı akıtmayacaksınız ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız, diye kesin söz aldık. Siz bunu aynen kabul etmiştiniz ve bizzat kendiniz buna şahitlik ediyorsunuz.
Ümit Şimşek
Yine hatırlayın ki, sizden, “Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz; birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayacaksınız”(43) diye söz almıştık; siz de şahitsiniz ki, bu ahdi kabul etmiştiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden şu sözü de almıştık: Birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz. Birbirlerinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız. Bunu kabul etmiştiniz. Hâlâ da buna tanıklarsınız.
Ali Bulaç
Hani sizden 'Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın' diye misak almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız, hâlâ (buna) şahitlik ediyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz
Yine bir vakıt sizden şöyle kesin söz almıştık: “ Birbirinizin kanlarını dökmiyeceksiniz, birbirinize zulüm yaparak bir kısmınızı yurdlarınızdan çıkarmıyacaksınız.” Sonra, siz de bunları ikrar ve kabul ettiniz. Bununla beraber geçmişlerinizin bu ahdine siz de şâhitlik edersiniz (ve bu ahitleri Tevrat'da da görüyorsunuz.)
Bahaeddin Sağlam
Yine bir vakit sizden söz aldık ki; kanınızı dökmeyeceksiniz, kendi insanlarınızı memleketlerinden sürmeyeceksiniz. Siz de karar verdiniz ve şahit oldunuz.
Bayraktar Bayraklı
Hatırlayınız ki, sizden, “Birbirinizin kanını akıtmayınız, birbirinizi yurtlarınızdan çıkartmayınız” diye sağlam söz almıştık. Sonra siz bunu kabullendiniz ve birbirinize karşı şahitlik ettiniz.