Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani bir ateş görmüştü de ailesine durun demişti, ben bir ateş görüyorum, ya gider, bir kor getiririm oradan size, yahut birine rastlarım da yol öğrenirim ateş başında.
Besim Atalay (1965)
O hani, bir ateş gördüğünde, ailesine demişti ki: «Bekleyin, ben bir ateş gördüm, size ondan bir parçacık getireyim, ya orada bir kılavuz bulurum»
Cemal Külünkoğlu
9-10. (Ey Resul!) Musa'nın haberi (kıssası) sana ulaştı mı? Hani o (Sina'da) bir ateş görmüştü de ailesine: “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm. Ya oradan size bir kor getiririm ya da ateşin yakınlarında bize yol gösterecek birini bulurum” demişti.
Cemil Said (1924)
Bir ateş gördiği vakit ’âilesine "Burada kalınız ben bir ateş gördüm. Belki size ândan bir parça getiririm ve yâhud ateş sâyesinde yolumı bulurum" didi.
Diyanet Vakfı
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum, demişti.
Edip Yüksel
Bir ateş görmüştü ve ailesine, "Burada durun, ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum," demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir vakıt o beni ateş gördü de ehline durun, dedi: benim gözüme bir ateş ilişti belki size ondan bir yalın getiririm, yâhud üzerinde bir kılağuz bulurum
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Hani o bir ateş görmüştü de, ailesine: "Yerinizde durun, benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum" demişti.
Emrah Demiryent
Hani (Mûsâ, ailesi ile birlikte, Medyen’den, annesini ziyaret için Mısır’a giderken, bir gece vakti yolda fırtınaya tutulmuşlar, gidecekleri yolu da şaşırmışlardı. O esnada) o bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada durun (ve beni bekleyin), ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size (faydalanabileceğimiz) bir parça kor (ateş) getiririm yahut o ateşin yanında, bize (gideceğimiz) yol (u) gösterecek (tarif edecek) birini bulurum” demişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
Hani (Musa Tûr Dağı’nın eteklerinde) bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: "Siz burada durun, gerçekten bir ateş gördüm; umulur ki size ondan (yemek pişirici ve ihtiyaç giderici) bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici (bize yardım edici birilerini) bulurum" (diye sevinmişti).
Erhan Aktaş
Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: “Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum.” demişti.
Eski Anadolu Türkçesi
ol vaķt kim gördi odı pes eyitti ķavmına ya'nį 'avratına “eglenün bayıķ ben gördüm od. ümiddür kim getüreven size andan bir pāre od yā bulavan od ķatında ŧoġru yol.”
Hasan Basri Çantay
Hani o, bir ateş görmüşdü de aailesine: «Siz (burada) durun. Hakıykat ben (muunis) bir ateş gördüm. Belki ondan size bir kor getirir, yahud ateşin yanında doğru bir yol (gösterici) bulurum» demişdi.
Hayrat Neşriyat
Hani bir ateş görmüştü de âilesine: “(Siz burada) durun; doğrusu ben bir ateş gördüm; belki ondan size bir kor getiririm; ya da ateşin yanında yol gösteren bir kimse bulurum” demişti.
İhsan Aktaş
Hani bir zaman o (ailesiyle birlikte gece çölde yol alırken uzaktan) bir ateş görmüştü de ailesine: ’Siz durun. Ben bir ateş gördüm. Gidip bir bakayım, bakarsınız (ısınmak için) bir parça kor alıp getirir veya orada yolu bilen birini bulabilirim.” dedi.*
İlyas Yorulmaz
Uzakta bir ateş görünce ailesine “Burada bekleyin. Bir ateş gördüm, belki (ısınmak için) o ateşten bir parça getirebilir veya ateşin çevresinde bize yol gösterecek birisini bulabilirim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün bir ateş görmüştü de kendi adamlarına şöyle demişti: "Siz buarada kalın. Bakın, ben bir ateş gördüm. Belki onun korundan biraz getiririm size, olabilir ki ateşin yanında yol gösterecek birini de bulurum."
İsmail Hakkı İzmirli
Hani o, uzaktan bir ateş görmüştü. Ailesine «— Siz burada durun. Ben bir ateş gördüm, size ondan bir parça kor getireceğimi veya ateşin yanında bir rehber bulacağımı ümit ediyorum» demişti.
İsmail Yakıt
Hani o bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada bekleyin! Doğrusu ben bir ateş gördüm. Belki oradan size bir kor getiririm yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum” demişti.
Kadri Çelik
Hani bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: “Durun, şüphesiz ben bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor parçası getirici olurum ya da ateşin yanında bir kılavuzluk bulurum.”
Abdullah Parlıyan
Hani O, uzakta bir ateş görmüştü ve ailesine: “Siz burada bekleyin, ben bir ateş gördüm” demişti. “Belki size, oradan bir parça kor getiririm, yahut orada, ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.”
Kuran Yolu
Hani o bir ateş görmüş ve ailesine şöyle demişti: “Siz bekleyin, (şu uzakta) bir ateş bulunduğunu farkettim; belki ondan size bir kor parçası getiririm veya ateşin başında bir kılavuz bulurum.”
Mahmut Kısa
Hani Mûsâ, ailesiyle birlikte Medyen’den Mısır’a dönerken, geceleyin yolunu kaybetmiş ve uzaklarda bir ateş görmüştü. Ailesine, “Siz burada bekleyin!” dedi, “Ağaçların arasında bir ateş ilişti gözüme, belki ısınmak için size oradan bir kor parçası getiririm, yâhut ateşin yanında, bize yol gösterecek biriyle karşılaşırım.”
Mahmut Özdemir
Hani, bir ateş gördü; ailesine: “Durun! Ben, bir ateş fark ettim / duyumsadım. Umarım ben size ondan bir ateş parçası getiririm yahut Ateş (almak) üzere bir yol gösterici bulurum” dedi.
Mehmet Çakır
Musa, geceleyin Mısıra doğru yol alırken bir ateş görmüştü. Ailesine: " Durun hele! dedi. Eğer gördüğüm ateş ise, size ondan bir ensi getirebilirim. Ya da bu ışık sayesinde yolumu bulabilirim."
Mehmet Çoban
Hani o bir ateş görmüştü. Ailesine, "Siz durun! Bir ateş gördüm! Belki ondan size kor getiririm! Yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum!" demişti.
Mehmet Okuyan
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine, “(Siz burada) bekleyin! Bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir kor (bir tutam ateş parçası) getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum.” demişti.
Mehmet Türk
(Mûsa) ateşi görünce ailesine: “Siz (burada) durun! Ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor parçası getiririm veya ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.” demişti.¹
Muhammed Esed
Hani, o [uzakta] bir ateş görmüş ⁷ ve ailesine: “Siz burada bekleyin; ben bir ateş gördüm” demişti, “belki size oradan bir tutam kor getiririm; yahut orada ateşin yanında bir yol gösterici bulurum”.
Mustafa Çavdar
Hani O, bir ateş görmüştü de ailesine: – Siz burada bekleyin ben bir ateş gördüm belki oradan size bir kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum, demişti. 27/7...14, 28/29...36
Ahmet Tekin
Hani o bir ateş görmüş ailesine: “Burda bekleyin. Gözüme, dostluk parıltısı saçan, yüreğimi ısıtan bir ateş ilişti. Belki size alevli bir eğsi-köz getiririm. Yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.” demişti.
Mustafa İslamoğlu
Hani o ateş türü cazip bir şey[²⁵⁵³] görmüştü de, ailesine hemen “Durun, bekleyin!” demişti; “Benim gözüme ateş türü bir şey ilişti; belki size ondan bir tutam kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum”.
Ömer Nasuhi Bilmen
O vakit ki, o bir ateş görmüş de ailesine demişti ki: «Durunuz, ben şüphesiz bir ateş gördüm, belki ondan size bir aydınlık getiririm, yahut ateşin yanında bir rehber bulurum.»
Orhan Kuntman
(Musa bir vakit, ailesi ile beraber yola çıkmıştı. Soğuk bir geceydi, ısınmak için ateş yakmak istedi, fakat çakmak taşı çakmadı. O sırada Tur dağı tarafından) O, bir ateş gördü, ailesine "Durun ben bir ateş gördüm, size o ateşten bir kor getireyim, belki de onun yanında bir yol gösteren de bulurum" dedi.
Osman Fırat
Hani (o) bir ateş gördüğü zaman ailesine : "Durun!.. Ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor getiririm yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.
Şaban Piriş
Hani bir ateş görmüştü de ailesine: - Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm; veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum demişti.
Satıraltı Meal (1534)
Ol vaḳt ki bir od gördi, pes ehline eyitdi: Oturuñuz bunda, ben birod gördüm, ola ki size andan bir pāre od getürem, yā od yanından doġruyol ṭapam, didi.
Suat Yıldırım
Hani o çölde, gece yol alırken, bir ateş gördü uzaktan. “Durun! ” dedi, ailesine: “Bir ateş ilişti gözüme. Oraya doğru gideyim, Belki oradan bir kor alıp size getiririm. Belki orada yolu bilen birini bulurum. ” {KM, Çıkış 3. bölüm}
Süleyman Ateş
Hani (o) bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.
Süleyman Tevfik (1927)
Mûsâ bir ateş gördükde ehline: "Siz burada durınız, Ben bir ateş gördüm ihtimâl ki ondan size bir parça köz getiririm yâhud bir haber alub yolumu bulurum" didi. [²]
Süleymaniye Vakfı
Bir gün bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: “Durun hele; bir ateş gördüm. Belki onun korundan biraz getiririm; belki de ateşin yanında yol gösterecek birini bulurum.”
Ahmet Varol
Hani o bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun. Ben bir ateş gördüm. Umarım oradan size bir kor getirir yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum" demişti.
Ümit Şimşek
Hani o bir ateş görmüş ve ailesine “Siz durun,” demişti. “Gözüme bir ateş ilişti. Bakarsınız, ondan bir kor alıp getirir, yahut orada yol gösterecek birisini bulurum.”
Yaşar Nuri Öztürk
Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti. Olabilir ki, ondan size bir kor parçası getiririm, yahut onun üzerinde bir kılavuz bulurum."
Ali Bulaç
Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: 'Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum.'
Ali Fikri Yavuz
(Mûsa Medyen'den annesini ziyaret için Mısır'a giderken yolda ailesi ile fırtınaya tutulmuş, karanlık bir gecede yolu şaşırmış ve davarları dağılmıştı. İşte böyle ateşe ihtiyaç duyulan bir vakitte) hani o, bir ateş görmüştü de ailesine: “- Yerinizde durun. Benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahud ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.” demişti.
Bahaeddin Sağlam
Hani, bir ateş gördü. Ailesine: “Bekleyin! Ben bir ateş ile tanıştım. Belki ben ondan size bir parça getiririm. Veya o ateş yanında bir hidayet bulurum” dedi.
Bayraktar Bayraklı
Hani o, bir ateş görmüştü de, ailesine/toplumuna, “Durun! Ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getiririm ya da ateşin yanında bir rehber bulurum” demişti.