Tâ-Hâ Suresi 125. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

125. Ayet

قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَن۪ٓي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يرًا

O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde, niçin beni kör olarak haşrettin?”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ya Rabbi der, beni neden kör haşrettin, halbuki ben görüyordum.

Besim Atalay (1965)

O diyecek: «Tanrım! Beni kör olarak niçin dirilttin? Ben önceden görürdüm !»

Cemal Külünkoğlu

O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde, niçin beni kör olarak yarattın?”

Cemil Said (1924)

O "Yâ rabbî beni niçün kör olarak huzûra çıkarıyorsın ben evvel görir idim." diyecek.

Diyanet Vakfı

O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!, der.

Edip Yüksel

"Rabbim," der, "Toplantı alanına beni niye kör olarak sürdün, oysa ben görür idim?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbım beni niçin kör olarak haşrettin, halbuki ben gözlü idim der

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(O zaman Kur'ândan yüz çeviren kimse) "Rabbim! beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim" der.

Emrah Demiryent

(Peygamberlerime vahyettiğim âyet ve hükümlere îmân etmeyip küfür üzere ölen o kâfir kimse,) “Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin? Hâlbuki ben (dünyada iken) gören biriydim” der.

Abdullah-Ahmet Akgül

O da; "Ey Rabbim! Ben (dünya hayatında gözleri) görmekte olan biriyken, şimdi beni niye kör olarak haşrettin?" diye (soracaktır).

Erhan Aktaş

“Rabbim, beni neden kör olarak haşrettin? Oysa dünyada iken gören biriydim.” der.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti “iy çalabum! nişe ķoparduñ beni gözsüz bayıķ oldum-ıdı görür?”

Hasan Basri Çantay

(Artık o zaman) o: «Rabbim, beni niçin kör haşretdin? Halbuki ben hakıykaten görücü idim» demişdir.

Hayrat Neşriyat

(O:) “Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Hâlbuki (ben) gören bir kimse idim!” der.

İhsan Aktaş

"O da (o gün şöyle) demiş olur: Rabbim! Ben (dünyada) görmekte olan (basiretli olan) biri iken, beni (bugün) niye (manen) kör olarak haşrettin’’? *

İlyas Yorulmaz

O da Kıyamet günü “Rabbim, daha önce (dünyada iken) ben kör değilken, niçin beni burada kör olarak dirilttin” der.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimse diyecek: "Çalabım! Gözlerim görüp dururken Sen beni niçin kör olarak derledin?"

İsmail Hakkı İzmirli

O, «— Yâ Rab! Beni niye kör olarak hasrettin? Halbuki ben dünyada görürdüm.» diyecek.

İsmail Yakıt

O da, “Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin? Hâlbuki ben gören biriydim” der.

Kadri Çelik

O, “Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa gerçekten ben, gören biriydim!” der.

Abdullah Parlıyan

Böyle biri kıyamet gününde: “Rabbim ben dünyada gören biri iken, beni niçin kör olarak burada topladın?” diye soracak.

Kuran Yolu

O der ki: “Ey rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Halbuki daha önce gören biriydim.”

Mahmut Kısa

“Ey Rabb’im!” diye feryat edecek, “Beni neden kör olarak dirilttin, oysa ben hayattayken gözleri gören biriydim?”

Mahmut Özdemir

Dedi ki: -“Rabbim! Niçin beni kör olarak haşrettin? Oysa gerçekten çok iyi görmekteydim”.

Mehmet Çakır

Hatta: " Allah'ım! ben dünyada görüyordum, neden körelttin ki " diye sızlanır.

Mehmet Çoban

Kör olarak diriltilen der ki: "Rabbim beni niçin kör dirilttin? Oysa ben yeryüzünde yaşarken görüyordum! Kör değildim!"

Mehmet Okuyan

(Bu kişi), “Rabbim! Beni neden kör olarak dirilttin? (Oysa) ben gören biriydim.” diyecektir.

Mehmet Türk

(Ve onlar o zaman): “Ey Rabbim! Ben gören biriyken, beni huzuruna niye kör olarak getirdin?” diyecekler.

Muhammed Esed

[Böyle biri, Kıyamet Günü’nde:] “Rabbim, ben gören biriyken beni niçin kör olarak kaldırdın?” diye soracak.

Mustafa Çavdar

O der ki: – Rabbim niçin beni mahşere kör olarak getirdin? Oysa ben dünyada iken gören birisi idim 3/20, 17/97, 19/36, 36/60-61, 7/179, 18/29, 20/123...127,

Ahmet Tekin

“Rabbim, niçin beni kör olarak mahşere getirdin? Halbuki ben basiretli olduğumu, dünyada günahımın olmadığını düşünüyordum.” der.

Mustafa İslamoğlu

O kimse “Rabbim” diyecek, “Niçin beni kör olarak haşrettin; oysa ben daha önce gören biriydim?”

Ömer Nasuhi Bilmen

Der ki: «Yarabbi! Ne için beni âmâ olarak haşrettin ve halbuki ben görücü idim.»

Orhan Kuntman

(O, bundan yakınır ve) “Ey Rabbim beni burda niçin kör olarak dirilttin, oysa ben dünyada gören birisiydim" der.

Osman Fırat

Ve (Kur’an’dan yüz çeviren) dedi ki: Rabbim!.. Niçin beni kör haşrettin/kaldırdın, oysa ben görür idim?

Şaban Piriş

Der ki:- Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin? Ben, gören birisiydim.

Satıraltı Meal (1534)

Eyide: Yā Rabb, niçün beni gözsüz ḳoparduñ? Ben dünyāda gözüm var‐ıdı,görürdüm.

Suat Yıldırım

“Ya Rabbî, ” der, “ben gözleri gören biri olduğum halde neden beni kör olarak haşrettin? ” [17, 97]

Süleyman Ateş

Rabbim der, niçin beni kör sürdün, oysa ben görür idim?

Süleyman Tevfik (1927)

"Yâ Rabbî ben dünyâda gözli idim. Ne içün beni kör haşr itdin" dir.

Süleymaniye Vakfı

Der ki “Ey Rabbim! Beni neden kör olarak getirdin, hâlbuki benim gözlerim görüyordu?”

Ahmet Varol

O: "Ey Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören biriydim?" der.

Ümit Şimşek

O “Rabbim,” der. “Niçin beni kör olarak dirilttin? Oysa ben görüyordum.”

Yaşar Nuri Öztürk

O der ki: "Rabbim, beni neden kör haşrettin, ben gören biri idim?"

Ali Bulaç

'O da (şöyle) demiş olur: -Ben görmekte olan biriyken, beni niye kör olarak haşrettin Rabbim?'

Ali Fikri Yavuz

(Kur'an'dan yüz çeviren kimse) şöyle der: “- Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin. Halbuki ben (dünyada) gözlü idim, görüyordum.”

Bahaeddin Sağlam

“Ey Rabbim! Neden beni kör olarak haşrettin. Ben (dünyada) görüyor idim” der.

Bayraktar Bayraklı

O zaman, “Ey Rabbim! Beni niçin kör olarak haşr ettin! Oysa, ben gören bir kimseydim” der.