129. Ayet
وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَاَجَلٌ مُسَمًّىۜ
Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَاَجَلٌ مُسَمًّىۜ
Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.
Rabbinin söylenmiş bir sözü, takdir edilmiş bir hükmü olmasaydı ve o hükmün muayyen bir zamanı bulunmasaydı onlara da azap gelip çetıverirdi.
Tanrınca bir söz, bir adanmış zaman geçmemiş olsaydı, azap gerekirdi onlara
Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir hükmü ve belirlenmiş bir vadesi olmasaydı (onların) yok edilmeleri kaçınılmaz olurdu.
Eğer ’azâbın te’hîri hakkında rabbinin evvelce va’di sebkat itse idi bunlara şimdiden ’azâb irişür ve va’de gelmiş olurdı.
Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için de dünyada) kaçınılmaz olurdu.
Rabbinin verilmiş bir sözü ve önceden belirlediği plan olmasaydı bunların da icabına hemen bakılırdı.
Rabbından bir kelime sebketmiş olmasa idi her halde azâb lizam olurdu fakat müsemmâ bir ecel var
Eğer Rabbinin verdiği bir hüküm ve tayin ettiği bir süre olmasaydı, hemen azaba uğrarlardı.
(Resûlüm!) Eğer Rabbinin verdiği bir hüküm ve tayin ettiği bir süre olmasaydı, (diğer kavimlerdeki inkârcılara olduğu gibi, senin kavmin içerisinde bulunan kâfirlerin de) azaba uğramaları, kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbin tarafından geçmişte (takdir edilen) bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı (bu hain ve zalim kimselerin de öteki kavimler gibi hemen) helak olmaları lazımdı. (Azap onları da kuşatırdı.)
Ve eğer Rabbinden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu.¹
eger degül misse söz kim ilerü oldı çalabuñdan oldı-y-ıdı 'aźāb lāzım daħı müddet ad virilmiş.
Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve ta'yin edilmiş bir va'de olmasaydı her halde (onlara da azâb) gelib yapışırdı.
Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz (bir hüküm) ve ta'yîn edilmiş bir ecel (kıyâmet vakti) olmasaydı, (bunlara da azab) elbette (hemen) lâzım olurdu.
Ve eğer Rabbinin her (azgın, zalim ve suç işleyen) topluma ve şahıslara tövbe için tanınan belirli süre konusunda, önceden verilmiş bir kararı olmasaydı, (onlara) derhal cezanın verilmesi, kaçınılmaz olurdu.
Rabbinin daha önceden verilmiş kararı olmasaydı, belirli süre olmasına rağmen, hata yapanlar, hemen cezasını görürdü.
Eğer senin çalabın önceden söz vermiş olmasaydı belirli bir son da konulmasaydı ne de olsa gereği yapılırdı.
Rabbin tarafından cezalarının tehiri hakkında bir söz, muayyen bir zaman geçmemiş olsaydı elbette onlara da bu gibi bir helâk lâzım gelirdi.
Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir sözü ve belirlenmiş bir süresi olmasaydı, (yok olmaları) kaçınılmaz olurdu.²⁸
Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı, kuşkusuz (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.
Rabbinin her günahkar topluma ve şahıslara tevbe için tanınan belirli süre konusunda, önceden verilmiş bir kararı olmasaydı, günah işleyenlerin derhal cezalandırılması, kaçınılmaz olurdu.
Eğer rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz ve belirlenmiş bir vade olmasaydı, hemen yakalarına yapışılırdı.
Eğerbu dünyanın imtihân yeri olduğuna ve her şeyin tam karşılığının, ancak âhirette verileceğine dâir Rabb’in tarafındanezelden verilmiş bir hüküm vebu hükmün gerçekleşmesi için belirlenmiş bir süre olmasaydı, bütün kâfirlerin, zâlimlerin derhal helâk edilmesi kaçınılmaz olurdu! Fakat ilâhî hikmet, bu dünyanın bir mücâdele ve imtihân yurdu olmasını takdir etti.
Belirlenmiş bir süre ve senin rabbinden verilmiş bir söz geçmeseydi, bir ceza (gerekli) olurdu.
Eğer Rabb'inin vaktiyle verilmiş süreli sözü olmasaydı cezaları derhal uygulanırdı.
Eğer Rabbinden daha önce verilmiş bir söz olmasaydı onlara hemen cezalarını verirdik! Bilmedikleri nedenlerden dolayı, dünyada suç işleseler de onların yaşamalarına izin verdik! İstedik ki düşünüp akıl etsinler! Kendilerini düzeltip tövbe etsinler! Cezamızdan kurtulup cennete girsinler!
Rabbinin sözü ve belirlenmiş bir süre olmasaydı (azap) kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbinin, (önceden) verilmiş bir sözü ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar derhal helâk edilirlerdi.¹
Rabbinin [her günahkara tevbe için tanınan] belirli süre ¹¹² konusunda önceden verilmiş bir kararı olmasaydı, [günah işleyenlerin derhal cezalandırılması] kaçınılmaz olurdu. ¹¹³
Eğer Rabbinden daha önce konulmuş bir yasa ve belirlenmiş bir süre olmasaydı onların işi çoktan bitirilirdi. 16/61, 18/58, 29/53-54, 35/37-45, 42/14
Eğer insanların sorumlu tutularak muhakeme edileceği, mükâfata nâil olanla cezaya müstehak olanların hükümlerinin kesinleşeceği ile ilgili, rahmeti gazabına baskın olan Rabbinin koyduğu bir düzen, tayin ettiği bir süre olmasaydı, onların hemen cezalandırılmaları kaçınılmaz olurdu.
Ve eğer Rabbin tarafından -belirli bir süreye kadar (fırsat tanınacağına) dair- başlangıçta konulmuş bir yasa olmasaydı, (günahkârları) hemen cezalandırmak kaçınılmaz olurdu.[²⁶⁵⁹]
Ve eğer Rabbinden sabk etmiş bir kelime ve tayin edilmiş bir müddet olmasa idi elbette büyük bir azap lâzım olurdu.
Şayet Rabbinin verilmiş bir sözü ve belirlediği bir vakit olmasaydı, onları hemen azaba uğratırdı!
Eğer Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve belirtilmiş bir süre olmasaydı. (bunların da hemen helak edilmeleri) gerekli olurdu.
Eğer, Rabbinden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı. hemen yakalarına yapışılırdı.
Daḫı eger bir kelime ezelde düşmiş‐idi ‘aẕābı te’ḫīr eylemegi ümmet‐iMuḥammedden āḫirete, Allāhdan ‘aẕāb lāzım olurdı, ecel daḫı mu‘ayyen ol‐masa‐y‐dı ‘ömrlerine.
Eğer Rabbin tarafından daha önce verilmiş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, azap onlara çoktan gelmiş olurdu!
Eğer Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve belirtilmiş bir süre olmasaydı. (bunların da hemen helak edilmeleri) gerekli olurdu.
Eğer bu ümmetin 'azâbının te'hîri hakkında hüküm sebk itmemiş ve ona bir vakt-i mu'ayyen kılınmamış olsa idi bunlara da derhâl 'azâb idilirdi.
Rabbinin tarafından evvelce verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir ecel[*] olmasaydı hemen yakalarına yapışılırdı.
Rabbin tarafından önceden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir ecel olmasaydı şüphesiz (azap) kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbin tarafından verilmiş bir söz(15) ve belirlenmiş bir ecel olmasaydı, azap hemen yakalarına yapışıverirdi.
Eğer Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz, belirlenmiş bir süre olmasaydı, bunlar için de helâk kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.
Eğer (azabın geciktirilmesine dair) Rabbinden bir hüküm geçmiş olmasaydı, elbette onlara (diğer kavimlere olduğu gibi), azab lazım gelirdi; fakat (onlar için) tayin edilmiş bir vakit var.
Eğer Rabbinden bir mühlet verme sözü çıkmış olmasaydı ve vakti belirlenmiş (kıyamet hadiseleri) olmasaydı, azap onlar için gerekli olacaktı.
Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar dünyada da kesinlikle azap görürlerdi.