16. Ayet
فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى
“Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helâk olursun!”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى
“Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helâk olursun!”
Ona inanmayan ve havasına uyup giden, sakın seni inancından çevirmesin, yoksa helak olursun sen de.
Ona inanmamış olan, kendi havasına uyan, seni döndürmesin ondan, yoksa düşersin
“Onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının, tutkularının peşine düşen kimse seni bu gerçeğe inanmaktan alıkoymasın! Yoksa kendine yazık etmiş olursun!”
Mahv olmak istemiyor isen; îmân itmeyenler ve hevâsâtına tâbi’ olanlar seni iğfâl itmesünler."
Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!
Ona inanmayıp hevesine uyanlar seni ondan saptırmasın, sonra başüstü düşersin.
binaenaleyh sakın ona inanmayıp da kendi hevasına uyan kimse seni ondan alıkoymasın sonra helâk olursun
Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun.
Buna (kıyamete) inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, sakın seni ondan (kıyamet gününe inanmaktan ve âhiret hazırlığından) alıkoymasın, yoksa helâk olursun.”
"Öyleyse, ona (kıyamet ve ahiret uyarısına) inanmayıp kendi hevâsına uyan (kimseler ve kesimler), sakın seni de ondan (ahiret inancından ve hazırlığından) alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın."
Öyleyse ona¹ inanmayan, tutku ve kuruntusuna uyan kimse, seni ondan² alıkoymasın. Yoksa helak olursun.
pes döndürmesüñ seni andan ol kim inanmaz ķıyāmete daħı uydı nefsi dilegine pes helāk olasın.
Binâen'aleyh ona inanmaz ve hevâ (ve heves) ine uyar kimseler sakın seni bundan alıkoymasın (lar). Sonra helak olursun.
“Öyle ise ona inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, sakın seni ondan(ona inanmaktan) alıkoymasın; yoksa helâk olursun!”
Öyleyse ona (kıyamet saatinin geleceğine) inanmayan ve nefsinin arzusuna (dürtülerine) uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra mahvolursun!”
Ahiret gününe inanmayan ve yalnızca nefsinin arzusuna uyan birisi, sana vahyettiğimizden döndürmesin. Sonra yok olursun” dedi.
O kimseler ki inanmazlar, dürtülerine uyarlar, sakın onlar seni ona inanmaktan vazgeçirmesinler. Yoksa yok olup gidersin.
«— Sakın seni kıyamete inanmayıp heveslerine tâbi olan kimseler ona imandan vaz geçirmesinler, yoksa helâk olursun».
O hâlde, ona inanmayan ve nefsinin arzularına tabi olan kimse sakın seni ondan alıkoymasın; yoksa değerini yitirirsin.
“Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan kimse, sakın seni ondan alıkoymasın; sonra helak olursun.”
Bunun içindir ki, onun geleceğine inanmayıp, sadece kendi arzu ve tutkularının peşine düşen kimseler, seni ona inanmaktan alıkoymasınlar, yoksa sen de helak olursun.
“Ona inanmayan ve kendi tutkularının peşinden gidenler sakın seni ona inanmaktan alıkoymasın, sonra sen de helâk olursun!
“O hâlde ey Mûsâ! Kıyamete inanmayan, böylece kendi arzu ve ihtirâslarının peşine düşen kimseler, sakın seni ondan, yani hesap gününe dayalı inanç ve hayat nizamından çevirmesin, yoksa helâk olur gidersin!” Ve bu öğütlerin ardından Allah, Mûsâ’yı rûhen yatıştırıp Peygamberliğe hazırlamak üzere, ona sordu:
“Ona inanmayan ve hevâsına uymuş kimse seni ondan alıkoymasın! Yoksa tepetakla düşersin”.
Kıyamete inanmadığı için kafasına göre hareket edenler, seni yolundan etmesin, yoksa mahvolursun…
"İnanmayan, nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ona inanmaktan alıkoymasın! Sonra mahvolursun!"
Ona inanmayıp arzusuna uyanlar sakın seni ona (Son Saat’e inanmak)tan alıkoymasın; sonra mahvolursun!
“Sakın kıyamete inanmayıp nefsinin arzularına uyan kimse(ler) seni ona îman etmekten alıkoymasın, sonra helâk olursun.”
Bunun içindir ki, onun geleceğine ¹³ inanmayıp sadece kendi arzularının, tutkularının peşine düşen kimse seni bu [gerçeğe inanmak]tan alıkoymasın; yoksa, kendine yazık etmiş olursun!
Dünyanın sonunun gelmesine inanmayıp boş arzu ve heveslerine uyan kişi sakın seni O’na inanmaktan alıkoymasın, aksi halde helak olursun. 27/71-72, 34/29-30, 36/48...52, 42/17-18, 53/27-28
“Kıyamet gününe iman etmeyen, şahsî arzu ve ihtiraslarına uyan kimseler sakın seni ondan, Kıyamete inanmaktan alıkoymasın. Sonra helâk olursun.”
BU hakikate inanmayıp da bencilce arzularının tutsağı olan kimse seni yolundan alıkoymasın; aksi halde kendi değerini düşürmüş olursun.[²⁵⁶¹]
«Sakın ona (o saate) inanmayıp hevâsına tâbi olan kimse, seni ondan alıkoymasın. Sonra helâk olursun.»
Ey Musa sakın; kıyamet gününe inanmayan, heva ve hevesine uyan kimseler seni ona (kıyamete) iman etmekten alıkoymasın, yoksa helak edilenlerden olursun.
"Buna (kıyametin kopuşuna) inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan çevirmesin, sonra helâk olursun!"
Ona inanmayıp, kendi arzularına uyan kimse sakın seni yolundan saptırmasın. Yoksa sen de helak olursun.
Pes azdurmasın seni ḳıyāmete inanmaḳdan aña īmān getürmeyenler, hevāsına uyanlar daḫı. Pes helāk olursın.
Buna inanmayanlar, nefsinin arzu ve ihtiraslarının peşine düşenler, sakın seni ona inanmaktan vazgeçirmesin, sonra sen de helâk olursun!
Ona inanmayıp keyfine uyan kimse, seni on(a inanmak)dan alıkoymasın, sonra helak olursun!
"Hevâsına tâbi' olub kıyâmete îmân itmeyen kimse seni ondan çevirmesün, o zamân helâk olursun."
Arzusuna uyarak ona inanmayan kişi sakın sana engel olmasın; yoksa yok olup gidersin.
Ona inanmayıp da kendi arzusuna uyan kimse seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun.
“Buna inanmayıp da heveslerinin peşine takılanlar sakın seni alıkoymasın; yoksa helâk olursun.
"O halde ona inanmayıp keyfi peşinde giden, seni ondan yüz geri etmesin. Yoksa perişan olursun."
'Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan, sakın seni ondan alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın.'
O halde, sakın kıyamete inanmayıp kendi nefis arzusuna uyan kimse, seni ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helâk olursun.
O’na inanmayan, heva ve hevesinin peşinde koşan kişi, seni ona hazırlık yapmaktan caydırmasın. Yoksa sen helak olursun.
Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse, seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun.