Tâ-Hâ Suresi 38. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

38. Ayet

اِذْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّكَ مَا يُوحٰىۙ

“Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani vahyedilecek şeyi ilham etmiştik anana.

Besim Atalay (1965)

Hani, senin annene: «Onu bir sandığa koy da, denize bırak, deniz kıyıya atar, hem benim, hem onun düşmanı olan birisi alır!» diyerek vahyetmiş idik; ben sana, kendimin verdim sevgisin, gözümün önünde beslemen için

Cemal Külünkoğlu

“Hani bir vakit (sen doğduğunda) annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.

Cemil Said (1924)

"Vâlidene karşu şu sözleri söyledik:"

Diyanet Vakfı

Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:

Edip Yüksel

"Hani annene şu vahyi vahyetmiştik:"

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki anana verilen şu ilhamı verdik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Hani bir vakit ilham edilmesi gereken (ancak ilham ile bilinebilen) şu ilhamı annene verdik:

Emrah Demiryent

38-39. Hani (vaktiyle Firavun, yeni doğan bütün erkek çocukları öldürtüyordu da sen doğduğun zaman annen senin için endişelenmişti. İşte bu sırada, senin kurtuluşun için) annene: “Onu (tahta bir) sandığa koyup suya (Nil nehrine) bırak, su onu kıyıya bıraksın. Onu (Mûsâ’yı), hem bana düşman olan hem de ona düşman (olacak) olan kişi (Firavun) alacaktır” diye ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik. (Ey Mûsâ!) Gözetimim altında yetiştirilmen için senin üzerine tarafımdan (insanların kalplerine) bir sevgi bıraktım.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Musa!) "Hani o zaman, annene (seni kurtarması için yapması gereken şeyi) vahyedileni (Biz) vahyetmiştik." (Ona şöyle ilham ve ikaz etmiştik:)

Erhan Aktaş

Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.

Eski Anadolu Türkçesi

37-39. “daħı bayıķ minnet eyledük senüñ üzere bir gez daķı ol vaķt kim göreline bıraķduķ añanuñ ol kim göñüle bıraġılur kim bıraķ mūsā’yı ŧābut içine pes bıraķ anı deñiz içine pes bıraķsuñ anı deñiz deñiz ķıranına duta anı ya'nį nil ırmaġı [164b] benüm düşmānum daħı anuñ düşmānı daħı bıraķdum senüñ üzerüne sevgülik benden daħı tā bislenesin śaķlamaķlıġum üzere.”

Hasan Basri Çantay

37,38,39. «Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.

Hayrat Neşriyat

“O zaman annene ilhâm edilecek olanı ilhâm etmiştik.”

İhsan Aktaş

Hani bir vakit (Firavun, doğan erkek çocukları öldürüyordu da sen doğduğun zaman annen endişelenmişti. İşte bu sırada) annene ilham edilmesi gerekeni ilham etmiştik.

İlyas Yorulmaz

Annene yapması gereken şeyi vahy etmiştik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün Biz ananın gönlüne bildirecek olanı bildirmiştik,

İsmail Hakkı İzmirli

Hani anana hakkında ne vahiy olunacaksa hepsini vahiy etmiştik [¹] :

İsmail Yakıt

“Hani annene (doğduğun zaman) vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.”

Kadri Çelik

“Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.”

Abdullah Parlıyan

Sen doğduğun zaman, annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.

Kuran Yolu

Hani annene şunu vahyetmiştik:

Mahmut Kısa

O zamanlar sen daha küçücük bir bebektin. Firavun, İsrail Oğulları’nın yeni doğan bütün erkek çocuklarını kılıçtan geçirmekteydi. Oysa senin, bu kutsal görev için yaşaman gerekiyordu. Bunun için, seni Firavunun askerlerinden kurtarmak üzere, annene şöyle vahyetmiştik:

Mahmut Özdemir

“Hani, vahyedilen şeyi senin annene vahyettik:

Mehmet Çakır

Musa! vaktiyle biz, senin annene vahiy yoluyla ulaşmış ve:

Mehmet Çoban

"Hani doğduğun zaman annene vahyetmiştik!"

Mehmet Okuyan

Hani annene [*] vahyedilecek şeyi şöyle vahyetmiştik (bildirmiştik):

Mehmet Türk

“Bir zamanlar, annene vahyedilmesi gerekenleri (şöyle) vahyetmiştik:”

Muhammed Esed

hani, annene vahyî buyruğu şöyle esinlemiştik:

Mustafa Çavdar

Hani biz annene şöyle ilham etmiştik. 28/7...13

Ahmet Tekin

“Hani bir vakitler annene, vahy ile bildirilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.”

Mustafa İslamoğlu

Hani İlâhî mesajı annene şöyle iletmiştik:

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, validene vahyolunacak şeyi vahyetmiştik.

Orhan Kuntman

"Anana vahyetmiş ve;"

Osman Fırat

Hani annene o vahyedileni vahyettiğimiz zaman,

Şaban Piriş

Hani annene ilham edilmesi gerekeni ilham etmiştik.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki ilhām eyledük, anaña ilhām olan nesneyi.

Suat Yıldırım

O vakit annene ilham edip dedik ki:

Süleyman Ateş

(Sen doğduğun zaman,) Annene vahyedileni vahyetmiştik:

Süleyman Tevfik (1927)

38,39. "Vâlidene 'Onı (çocuğı) tâbuta koyub denize at. Deniz onı sâhile ilkâ ider. Benim ve onun düşmanı olan alır' diye vahy iylediğimi, benim taht-ı nezâretimde perverde olmaklığın içün Fir'avn'ın kalbine sana karşı muhabbet ilkâ itdiğimi derhâtır it."

Süleymaniye Vakfı

Bir gün annenin gönlüne şunları ilham etmiştik:

Ahmet Varol

Hani annene vahyolunanı vahyetmiştik: [1]

Ümit Şimşek

“Hani vahyedilecek şeyi annene şöyle vahyetmiştik:

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, annene vahyedileni şöyle vahyetmiştik:

Ali Bulaç

'Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik, (şöyle ki:)'

Ali Fikri Yavuz

Hani bir vakit (Firavun, doğan çocukları öldürüyordu da sen doğduğun zaman annen endişelenmişti. İşte bu sırada) ilham edilen şu ilhamı annene verdik:

Bahaeddin Sağlam

Hani annene, bildirilmesi gereken şeyi bildirdik:

Bayraktar Bayraklı

“Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene vahy etmiştik.”