45. Ayet
قَالَا رَبَّنَٓا اِنَّنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى
Mûsâ ve Hârûn, şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَا رَبَّنَٓا اِنَّنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى
Mûsâ ve Hârûn, şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”
Rabbimiz dediler, korkarız aşırı davranır hakkımızda, yahut da büsbütün azar.
Dediler ki: «Tanrımız! Hemen bize kıymasından, ya taşkınlık etmesinden korkarız!»
Musa ve Harun şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize kötülük etmesinden yahut iyice azmasından korkuyoruz!”
Mûsâ ve Hârûn: "Yâ rabbî korkarız ki bize eziyet ider ve tuğyânda bulunuruz" cevâbını virdiler.
Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.
Dediler ki: "Rabbimiz, onun bize karşı saldırı ve taşkınlıkta bulunmasından korkuyoruz."
Rabbenâ dediler, korkarız ki bize şiddetle saldırır, yâhud tuğyanını artırır
(Musa ile Harun) "Rabbimiz! Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dediler.
Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz (bu zâlimin) taşkınlık yapmasından ya da (büsbütün) azgınlaşmasından korkuyoruz.
Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten onun (Firavun’un) bize karşı ’taşkın bir tutum takınmasından’ ya da ’azgın davranmasından’ korkuyoruz."
“Rabb'imiz! Onun bize karşı aşırı gitmesinden veya azgınlık yapmasından çekiniyoruz.” dediler.
eyittiler mūsā-y-ıla hārūn “iy çalabumuz! bayıķ biz ķorķanız kim ive ya'nį 'aźāb eylemeġe bizüm üzerümüze yā ḥaddan geçüre yavuzlıġı.”
Dediler: «Ey Rabbimiz, doğrusu onun bize karşı aşırı gitmesinden, yahud tuğyanını artırmasından endîşe ediyoruz biz».
(Mûsâ ve kardeşi:) “Rabbimiz! Doğrusu biz (onun) bize karşı aşırı davranmasından; ya da azmasından korkuyoruz” dediler.
İkisi (Musa ve kardeşi Harun) “Rabbimiz!’’ dediler, “Onun bize karşı aşırı gitmesinden (birden üzerimize gelip, tebliğimizi tamamlamaya imkân vermemesinden, bizi dinlememesinden) veya daha da azgınlaşıp, zulüm ve inkârında ileri gitmesinden endişe ediyoruz.”*
İkisi dediler ki “Ey Rabbimiz! Firavun’un bizi önemsemeyip aldırış etmeyerek bizi dinlemeyeceğinden veya bize aşırı sert davranmasından korkuyoruz.”
Dediler: "Ey çalabımız! Biz korkarız, bize karşı taşkınlık eder, ya üzerimize saldırır diye."
İkisi dediler: Ey Rabbimiz! Korkarız ki o bize vakit bırakmayıp bize ukubet eder de dâvet tamam olmaz veya hadden aşar da Tanrı hakkında dediğini der.
(Musa ve kardeşi) dediler ki: “Rabbimiz! Onun bize karşı aşırı davranmasından yahut iyice azıtmasından korkuyoruz.”
Dediler ki: “Rabbimiz! Biz Gerçekten onun bizden öne geçmesinden (tebliği engellemesinden) ya da azgın davranmasından korkmaktayız.”
Musa ile Harun: “Ey Rabbimiz!” dediler. “Korkarız, hakkımızda çok aşırı davranır yahut da büsbütün azar.”
“Ey rabbimiz!” dediler, “Doğrusu onun bize karşı ileri gitmesinden veya daha da azmasından endişe ediyoruz.”
Böylece, iki kardeş sarayın yolunu tuttu. Fakat korkmuyor da değillerdi:“Ey Rabb’imiz!” dediler, “Bu zâlimin bize kötülük yapmasından veya büsbütün azgınlaşmasından korkuyoruz.”
Dediler ki: -“Rabbimiz! Biz, bize karşı taşkınlık yapmasından veya azgınlaşmasından korkuyoruz”.
Musa: " Ya Rab! açıkçası korkuyoruz, acaba bize sert çıkıp daha da azar mı ki! "
Dediler ki: "Rabbimiz, doğrusu biz onun bize aşırı şekilde kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz."
(Musa ve Harun) “Rabbimiz! Doğrusu, onun bize kötülük yapmasından veya iyice azmasından endişe ediyoruz.” demişlerdi.
(O ikisi): “Ey Rabbimiz! Biz gerçekten onun bize karşı aşırı derecede (kötü) davran-masından yahut zulmetmesinden korkuyoruz.” dediler.
[Musa ile Harun:] “Ey Rabbimiz!” dediler, “onun bize düşmanca davranmasından ²⁹ yahut azgınlık[ta devam] etmesinden korkarız”.
Her ikisi de: – Rabbimiz, dediler. O’nun bize karşı aşırı davranmasından veya daha da azgınlaşmasından korkuyoruz. 20/46
Onlar: “Ey Rabbimiz, onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız.” dediler.
O ikisi “Rabbimiz!” dediler, “doğrusu biz, bize aşırı şiddet uygulamasından veya daha da azgınlaşmasından korkarız.”
Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Muhakkak biz korkarız ki, ya üzerimize şiddetle saldırır veya haddi tecavüz eder.»
Onlar: "Ey Rabbimiz, onun bize azap ve işkence etmesinden korkarız" deyince de;
Dediler ki: ’’Rabbimiz, onun bize taşkınlık etmesinden, yahut bize karşı azmasından korkuyoruz. "
- Rabbimiz, biz onun bize taşkınlık yapmasından veya azmasından korkuyoruz, dediler.
Eyitdi‐ ler anı: Bizi yaradan Allāh, biz ḳorḳar‐biz ki bize ‘iḳāb itmegi tizle‐de, yā ṭuġyānı arta, didiler.
“Ya Rabbenâ” dediler, “doğrusu, korkarız ki o bize son derece kötü davranır, hatta ileri gidip daha da azar. ”
Dediler ki: "Rabbimiz, onun bize taşkınlık etmesinden, yahut iyice azmasından korkuyoruz."
Mûsâ ve Hârûn: "Yâ Rabbî! Korkarız ki Fir'avn, bize mu'cize göstermeğe fırsat bırakmadan üstümüze şiddet göstere veyâhud tuğyânı ve küfri artıra" didiler.
Dediler ki “Rabbimiz! Bize karşı çok ileri gider veya haddi aşar diye korkuyoruz.”
Dediler ki: "Rabbimiz! Biz onun bize karşı taşkınlık etmesinden ya da iyice azmasından korkuyoruz."
İkisi dediler ki: “Ey Rabbimiz, onun bize tecavüzünden yahut daha da azgınlaşmasından korkarız.”
Dediler ki: "Rabbimiz, onun aleyhimizde bir taşkınlık yapmasından yahut yine azmasından korkuyoruz."
Dediler ki: 'Rabbimiz, gerçekten, onun bize karşı 'taşkın bir tutum takınmasından' ya da 'azgın davranmasından' korkuyoruz.'
(Mûsa ile Harûn) dediler ki: “- Ey Rabbimiz! Firavun'un bize saldırmasından, yahud aşırı gitmesinden korkuyoruz.”
Musa ile Harun. “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize haksızlık etmesinden veya tamamıyla azmasından korkarız” dediler.
Mûsâ ve kardeşi, “Ey Rabbimiz, onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız” dediler.