48. Ayet
اِنَّا قَدْ اُوحِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى
“Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا قَدْ اُوحِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى
“Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
Gerçekten de bize vahyedildi ki azap, yalanlayanadır ve yüz çevirene.
«Bize vahiy olundu ki, azap, yalancı ile haktan yüz çevirene»
Bize gelen vahye göre, Allah'ın ayetlerini yalanlayarak gerçeğe sırt çevirenler azaba uğrayacaklardır.”
"Bize yalancılık isnâd idüb yüz çevirenlerin ’azâba dûçâr olacağı bize vahy olundı."
Hakikaten bize vahyolundu ki: (Peygamberleri) yalanlayan ve yüz çevirenlere azap edilecektir.
" 'Bize vahyedildi: Yalanlayıp yüz çevirenler cezalandırılacaktır.' "
İnan ki bize şöyle vahyolundu: her halde azâb, tekzib edin yüz çevirenedir
"Bize kesin olarak vahyolundu ki, azab şüphesiz (gerçeği) inkâr edip ona sırt çevirenleredir."
Şüphesiz, (Rabbimiz tarafından) bize, (peygamberleri) yalanlayan (ların) ve (îmân etmekten) yüz çevirenlerin azaba düçar olunacağı vahyolundu.”
(Ayrıca Firavun’a:) "Gerçekten bize vahyolundu ki; kesinlikle azap, (gerçeği) yalanlayanların ve (İslam’dan) yüz çevirip (buyruklarına karşı çıkanların) üstünedir" (gerçeğini iletin).
Bize, yalanlayıp aldırmayanların azaba uğrayacakları vahyolundu.
bayıķ biz vaḥy olındı bizdin yaña kim anuñ üzeredür yalan duttı [165a] adaħı yüz döndürdi.
«Bize şu hakıykat vahy olundu ki şübhesiz azâb, (peygamberleri) tekzîb edenlerin ve (Hakdan) yüz çevirenlerin tepesindedir».
“Doğrusu biz (öyle kimseleriz ki), gerçekten bize: 'Şübhesiz azab,(peygamberleri) yalanlayanlar ve (haktan) yüz çevirenler üzerinedir' diye vahyolundu.”
Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azap, (Allah’ın mesajlarını ve gerçeği) yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir.
“Bize, kesinlikle azabın, Allah’ın mesajlarını yalanlayan ve ondan yüz çevirenlerin üzerine olacağı vahy olundu” deyin.
Gerçekten bizim gönlümüze şöyle bildirildi. İşte elçileri yalancı sayanlarla doğruluktan ayrılanlar ne olursa olsun azaba uğrıyacaklardır."
«— Bize vahiy olundu ki peygamberleri yalancı sayanlar, haktan dönenler üzerine azap gelecek».
“Muhakkak ki bize, azabın yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerine olacağı vahyedildi.’”
“Gerçekten bize, “Azap, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir” diye vahyolundu.”
Bize vahyedildi ki, Allah'ın azabı, peygamberleri yalan sayıp, onlara sırt çevirenlere erişir.”
Bize vahyolunmuştur ki azap, asıl, (peygamberleri) yalanlayıp yüz çevirenlerin başına gelecektir.”
Çünkü bize vahyedilen bilgilere göre, Allah’ın elçilerini yalanlayan ve O’nun ayetlerinden yüz çeviren kimseler âhirette korkunç bir azâba uğrayacaklar!”
Bize, gerçekten bize vahyedildi ki; Azab, yönetim üstlenmiş (yüz çevirmiş) ve yalanlamış kimse üzerinedir.
Ancak bize bildirildiğine göre, yalanlayıp yüz çeviren cezalandırılacaktır. "
"Rabbimiz bize, Allah’ı yalanlayıp yasalarından yüz çevirene mutlaka azap edeceğini bildirdi. Rabbimizin sözünü sana bildiriyoruz."
Azabın, (gerçeği) yalanlayıp yüz çevirenlere (uygulanacağı) elbette bize vahyolunmuştur.”
“-Bize: (Allah’ın) azabının kesinlikle (Onu) yalanlayıp îman etmeyenlere ait olduğu vahyolundu.- deyin.” buyurdu.
Çünkü, bakın, [öte dünyada] azabın, hakkı yalanlayıp [ona] sırt çevirenlerin başına çökeceği bize vahyedildi!’”
– Hiç şüphen olmasın ki bize şöyle vahyedildi: Kesinlikle azap, gerçeği yalanlayan ve ondan yüz çevirenin üzerine olacaktır. 7/104...106, 26/16...31, 28/36...38, 40/28...46
“Bize, Allah'ın âyetlerini, kitabını, peygamberlerini yalanlayanlara, dinine sırtını dönerek, güç ve iktidarlarını kullanıp, halkı istedikleri gibi yönlendirenlere azap edileceği vahyolundu.” dediler.
Bir de unutmayın ki, (büyük) azabın hakikati yalanlayan ve ondan yüz çevirenlerin üzerine olacağı bize vahyolunmuştur.’
«Muhakkak bize vahyolundu ki, şüphe yok azap, tekzîp eden ve yüz çeviren kimse üzerinedir.»
"Bize şu gerçek de vahyolundu ki, kuşkusuz azap, hak daveti yalanlayıp ondan yüz çevirenlerin üzerinedir deyin" buyurdu. (Musa gitti Rabbinin emrini iletti)
Bize kesinlikle yalanlayıp yüz çevirenin, azâba uğrayacağı vahyolundu.
Bize vahyolundu ki kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır.
Taḥḳīḳ bize vaḥy oldı ki ‘aẕāb, peyġamberleri yalanlayıcılar üstinedür veḤaḳdan yüz ḳaytarıcılar üstinedür.
“İnan ki bize: “Dini yalan sayıp ondan yüz çeviren, mutlaka azaba uğrayacaktır! ” diye vahyedildi. ” [79, 37-39; 92, 14-16; 75, 31-32]
Bize, yalanlayıp yüz çevirenin, azaba uğrayacağı vahyolundu.
"Ve 'azâb da, Allâh'ın rasûllerini ve mu'cizelerini tekzîb idüb îmândan i'râz idenlere oldığı bize vahy olundı."
Bize şöyle vahyedildi: ‘Kim yalana sarılır, sırt çevirirse azaba uğrar.’”
Doğrusu bize azabın, yalanlayanın ve yüz çevirenin üzerine olduğu vahyedilmiştir."
“Bize şu da vahyedildi ki, azap yalanlayanların ve yüz çevirenlerin üzerinedir.”
"Azabın, yalanlayıp yüz çevirenler üzerine olacağı bize vahyedildi."
'Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azab, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir.'
Gerçekten bize vahy olundu ki, azab, muhakkak olarak Peygamberleri inkâr edenlere ve imandan yüz çevirenleredir.”
“Azap, yalanlayıp haktan sırt çevirenin üzerinedir diye, gerçekten bize vahiy geldi” deyin.
“Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.”