Tâ-Hâ Suresi 56. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

56. Ayet

وَلَقَدْ اَرَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى

Andolsun, biz ona (Firavun’a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki ona bütün delillerimizi gösterdik, yalanladı, çekindi.

Besim Atalay (1965)

Bütün belgelerimizi Firavuna gösterdik, yalanladı, kaçındı

Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki, biz ona (Firavuna) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.

Cemil Said (1924)

Biz âna [1] mu’cizelerimizi gösterdik kizb telâkkî itdiler ve inanmadılar.

Diyanet Vakfı

Andolsun biz ona (Firavun'a) bütün (bu) delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı ve diretti.

Edip Yüksel

Ona tüm işaret ve delillerimizi göstermemize rağmen yalanlayıp reddetti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun biz, ona âyetlerimizin hepsini gösterdik, öyle iken o yine yalan dedi dayattı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

And olsun ki, biz, Firavun'a mucizelerimizin hepsini gösterdik. Böyle iken o yine onları yalan sayıp kabulden çekindi.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, (Mûsâ’ya vermiş olduğumuz) bütün mu‘cizelerimizi Firavun’a gösterdik (fakat) o (peygamberlerimizi ve tebliğ ettiklerini) yalanladı ve (îmân etmemekte) direndi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun, Biz ona (Firavun’a ve etbaına) ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, (yine de) yalanladı ve ayak diretip (imana yanaşmadı).

Erhan Aktaş

Ant olsun ki; ayetlerimizin¹ hepsini ona² gösterdik. Buna rağmen yalanlamada diretti.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ gösterdük fir'avn’a nişānlarumuzı dükelcügin pes yalan duttı daħı boyun virmedi.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz ona âyetlerimizin hepsini gösterdik de, (Buna rağmen) o, yine tekzîb etdi, dayatdı.

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, (biz) ona (Fir'avun'a, gösterilecek) mu'cizelerimizin hepsini gösterdik; fakat (o) yalanladı ve (hakkı kabûl etmemekte) diretti.

İhsan Aktaş

Ve muhakkak ki biz ona (Firavun’a) bütün (bu) ayetlerimizi (mesaj ve delillerimizi) gösterdik; fakat (bunlara sihir deyip) yalanladı ve (hakkı kabul etmemekte) diretti.

İlyas Yorulmaz

Biz Firavun’a ayetlerimizin hepsini gösterdik. Firavun yalanladı ve (inanmamakta) diretti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki biz ona belgelerimizin hepsini göstermişizdir. O bunları yine de yaln saymış, tanımamıştır.

İsmail Hakkı İzmirli

* Biz, Firavun/a mucizelerimizin hepsini gösterdik, O yalan saydı, hiçbirini kabul etmedi,

İsmail Yakıt

Andolsun Biz ona/Firavun’a ayetlerimizin hepsini gösterdik de o bunları yalanladı ve çekindi.

Kadri Çelik

Şüphesiz biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o yalanladı ve ayak diretti.

Abdullah Parlıyan

Gerçek şu ki, biz Firavun'a bütün ayetlerimizi gösterdik. Onları yalan saydı ve kabule yanaşmadı.

Kuran Yolu

Andolsun ona bütün kanıtlarımızı gösterdik; fakat o yalan saydı ve kabule yanaşmadı.

Mahmut Kısa

Böylece, Mûsâ’ya vermiş olduğumuz bütün mûcizelerimizi ve hakîkati ortaya koyan bütün delillerimizi Firavuna gösterdik fakat o bunları yalanladı, iman etmemekte direndi:

Mahmut Özdemir

And olsun ki ona bütünüyle âyetlerimizi gösterdik; derken yalanladı, (inatla) direndi!

Mehmet Çakır

Aslında biz Fıravun'a bütün mucizelerimizi gösterdik ama o yalanlayıp inat etti ve:

Mehmet Çoban

Firavun’a ayetlerimiz okununca düşünüp öğüt alacağına yalanlayarak inkâr etti.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki ona (Firavun’a) bütün delillerimizi [*] göstermiştik; o ise yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Mehmet Türk

Yemin olsun, Biz o (Firavuna) mûcizelerimizin tümünü gösterdik; fakat o, (hepsini) yalanladı ve (inkârda) diretti.

Muhammed Esed

GERÇEK ŞU Kİ, Biz Firavun’u mesajlarımızın hepsinden haberdar kıldık; ³⁸ ama o bunları yalan saydı ve kabule yanaşmadı. ³⁹

Mustafa Çavdar

Andolsun ki biz Firavun’a bütün ayetlerimizi göstermiştik fakat o yalana sarıldı ve yüz çevirdi. 7/104...126, 10/72...90

Ahmet Tekin

Andolsun ki, bütün mûcizelerimizi Firavun'a gösterdik. Yalanladı ve dayattı.

Mustafa İslamoğlu

DOĞRUSU Biz ona bütün ayetlerimizi gösterdik; fakat o yalanladı ve küstahça yüz çevirdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kasem olsun ki, Biz âyetlerimizin hepsini ona gösterdik. Böyle iken o tekzîp etti ve kaçındı.

Orhan Kuntman

Andolsun ki biz, Firavun'a ayetlerimizin hepsini gösterdik. Buna rağmen o, ayetlerimizi yalanladı imana gelmedi (de)

Osman Fırat

Andolsun biz ona (Firavuna) tüm âyetlerimizi gösterdik, O yine de yalanladı ve kabule yanaşmadı.

Şaban Piriş

Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve kabul etmedi.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ gösterdük Fir‘avna barça āyetlerümüzi. Pes yalanladı āyetleri, īmāngetürmedi, rāżī olmadı.

Suat Yıldırım

Biz Firavun'a bütün âyetlerimizi, delillerimizi gösterdik, fakat o bunları yalan saydı ve gerçeği kabul etmemekte direndi. [54, 42]

Süleyman Ateş

Andolsun biz o(Fir'av)n'a ayetlerimizin hepsini gösterdik, yine de yalanladı ve dayattı.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz, Fir'avn'a Mûsâ vâsıtasıyla bütün mu'cizelerimizi gösterdik. Onları tekzîb idüb îmândan imtinâ' iyledi.[¹]

Süleymaniye Vakfı

Firavun’a bütün belgelerimizi (ayetlerimizi) gösterdik ama o yalana sarıldı ve direndi.

Ahmet Varol

Andolsun ki ona (Firavun'a) ayetlerimizin tümünü gösterdik de o yalanladı ve ayak diretti.

Ümit Şimşek

Biz Firavun'a bütün âyetlerimizi gösterdik; fakat o yalanladı ve inanmamakta diretti.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, o Firavun'a ayetlerimizin tamamını gösterdik ama yalanlayıp inadını sürdürdü.

Ali Bulaç

Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.

Ali Fikri Yavuz

Yemin olsun ki, biz, Firavun'a mucizelerimizin hepsini gösterdik. Böyle iken o, yine mucizelerimizi yalanladı ve hakkı kabulden çekindi.

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! Biz bütün ayetlerimizi (delillerimizi) ona gösterdik. O ise yalanladı ve imtina etti.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun biz, Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı, kabul etmemekte diretti.