Tâ-Hâ Suresi 72. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

72. Ayet

قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلٰى مَا جَٓاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذ۪ي فَطَرَنَا فَاقْضِ مَٓا اَنْتَ قَاضٍۜ اِنَّمَا تَقْض۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ

Sihirbazlar şöyle dediler: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Şu bize gösterilen apaçık mucizelere karşı artık yaradanımıza tercih edemeyiz seni dediler, elinden geleni yap, zaten ancak şu dünya yaşayışında hükmünü yürütebilirsin.

Besim Atalay (1965)

Dediler ki: «Bize gelen belgelere, seni hiç üstün tutmayız, bizi yaratanın aşkına, ne istersen onu yap, senin hükmün ancak bu dünyadadır

Cemal Külünkoğlu

(Sihirbazlar:) “Biz seni, bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.”

Cemil Said (1924)

Sihirbazlar didiler ki: "Biz seni âşikâr mu’cizelerin fevkine ve bizi halk idenin üstüne koymayız. Ne ister isen yap sen ancak bu dünyânın umûrına hükm idebilürsin"

Diyanet Vakfı

Dediler ki: «Seni, bize gelen açık açık mucizelere ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Öyle ise yapacağını yap! Sen, ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.»

Edip Yüksel

Dediler ki: "Bize gelen apaçık kanıtları ve bizi Yaratan'ı bırakıp seni seçmeyiz. Nasıl yargı vereceksen ver. Yargın bu dünya hayatıyla sınırlıdır!"

Elmalılı Hamdi Yazır

İhtimali yok dediler: bize gelen bu açık mu'cizelere ve bizi yaratana karşı seni tercih edemeyiz, artık neye hukmün geçer, ne yapabilirsen yap, senin olsa olsa bu Dünya hayata hukmün geçer

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(İman eden sihirbazlar şöyle) dediler: "Bize gelen bu açık mucizeler ve bizi yaratana karşı, asla seni tercih edemeyiz. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin."

Emrah Demiryent

(Îmân eden sihirbazlar, Firavun’a şöyle) dediler: “(Biz seni ve tehditlerini,) bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyiz! Hem senden de korkmuyoruz. Haydi, hakkımızda verdiğin hükmü (cezayı) uygula, (fakat unutma ki) senin hükmün yalnızca bu dünya hayatında geçer!

Abdullah-Ahmet Akgül

(Sihirbazlar ise ona:) "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratan (Rabbimize) karşı seni asla ‘tercih edip-seçmeyiz.’ Ne şekilde hükmünü yürütebileceksen, haydi durma, hükmünü yerine getir; zaten sen, sadece bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin" deyip (imanlarında sağlam durmuşlardı.)

Erhan Aktaş

“Bizim açımızdan, ortaya konan bu kanıtlayıcı bilgiden sonra, yaradılışımızın esaslarını belirleyen yaratıcıya karşı seni asla tercih etmeyiz. İstediğin şeyi yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler cādūlar “hergiz üyirmeyevüz seni anuñ üzere kim geldi bize ḥüccetlerden daħı anuñ haķķı içun kim yarattı bizi. pes eyleseñ anı kim sen eyleyicisin bayıķ hükm eylemeyesin sen illā uşbu dirlikde kim yaķındur.”

Hasan Basri Çantay

(Sihirbazlar) dediler: «Seni bize gelen (şu) apaçık mucizelere, (hakıykatde ise) bizi yaratana kat'iyyen tercîh edemeyiz. Artık neye haakim isen hükmünü ver. Sen hükmünü ancak bu dünyâ hayaatında geçirebilirsin».

Hayrat Neşriyat

(O sihirbazlar ise) dediler ki: “Seni, bize gelen apaçık mu'cizelere ve bizi yaratana aslâ tercîh etmeyiz; artık ne hüküm vereceksen ver! (Sen) ancak bu dünya hayâtında hükmedersin!”

İhsan Aktaş

(Büyücüler) dediler ki: ’Bize gelen açık delillere (kanıtlara) ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Sen ne hüküm veriyorsan ver. Sen ancak bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin.

İlyas Yorulmaz

Sihirbazlar “Bize gelen açık ayetler ve bizi yaratana karşı, asla seni tercih etmeyeceğiz. Sen bizim için ne hüküm verirsen ver, sen ancak bu dünyada hüküm verebilirsin.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Biz seni bize gelen apaçık belgelere, bizi yaradana hiç değişmiyeceğiz. Elinden geleni yap. Çünkü senin sözün ancak bu dünyada geçer.

İsmail Hakkı İzmirli

Sihirbazlar «— Bize gelen açık mucizelere, bizi yaratana elbette seni tercih etmeyeceğiz [²]. Hakkımızda ne yapacaksan yap, Sen ancak bu dünya diriliğinde yapabilirsin.

İsmail Yakıt

(İnanan sihirbazlar Firavun’a) “Biz seni bize gösterilen apaçık delillere ve bizi yaratan Allah’a tercih etmeyiz. Artık sen ne hüküm vereceksen ver/ne yapacaksan yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer.”

Kadri Çelik

Dediler ki: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih edip seçmeyiz. Ne hüküm vereceksen ver. Sen ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin.”

Abdullah Parlıyan

İman eden sihirbazlar Firavun'a dediler ki: “Şu bize gösterilen apaçık mucizelere karşı, artık yaratanımıza tercih edemeyiz seni, elinden geleni yap, zaten senin hükmün sadece şu dünya hayatında geçer.

Kuran Yolu

Onlar şu cevabı verdiler: “Bize gelen bunca apaçık kanıtlara ve bizi yaratana karşı asla seni tercih edemeyiz. Artık sen neye hükmedeceksen et; ama sen ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.

Mahmut Kısa

Bu tehditler karşısında sihirbazlar, “Biz seni ve tehditlerini, bize gelen apaçık delillere ve bizi Yaratana tercih etmeyiz!” dediler, “Hem senden korkmuyoruz; haydi, hakkımızda verdiğin hükmü uygula fakat unutma ki, senin hükmün yalnızca şu kısacık dünya hayatında geçer.”

Mahmut Özdemir

Dediler ki: “Bizi yoktan ilk yaratmış olana ve Beyyineler’den / Açık Belgeler’den bize gelmiş şeylere karşı seni asla tercih etmeyeceğiz. Sen ne hüküm koyarsan koy, bu Dünya Hayatı’na hüküm koyarsın”.

Mehmet Çakır

Büyücüler: " Bizim gözümüzle gördüklerimiz senden daha önemli. Allah aşkına ne yapacaksan yap. Çünkü senin söz ve hükmün sadece bu dünyada geçer.

Mehmet Çoban

Firavun’un adamları dediler ki: "Bize gelen açık deliller varken, yaratanın gücü ortada iken, sen de bir yaratılmış iken, biz seni yaratana tercih etmeyiz. Yapacağını yap! Sen ancak bu dünya hayatında istediğini yapabilirsin!"

Mehmet Okuyan

(Büyücüler) şöyle demişlerdi: [*] “Bize gelen apaçık bilgilere ve bizi yoktan yaratana karşı asla seni tercih etmeyeceğiz. Yapacağını yap! Sen ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.

Mehmet Türk

(Büyücüler): “Seni, bize gelen apaçık mûcizelere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. (Bizim hakkımızda) ne hüküm vereceksen ver. Sen ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.” dediler.

Muhammed Esed

Berikiler: “Bize gelen hakkın apaçık belirtilerini ve bizi yaratan varlığı bırakıp asla seni tercih edecek değiliz! Artık (hakkımızda) nasıl bir yargıda bulunacaksan bulun: sen ancak bu dünya hayatında [geçerli] yargılarda bulunabilirsin! ⁵⁵

Mustafa Çavdar

Sihirbazlar: – Biz seni, bize gösterilen bunca delile ve bizi yaratan Allah’a asla tercih etmeyeceğiz. Hakkımızda istediğin hükmü ver senin hükmün ancak bu dünyada geçer, dediler. 7/104...145

Ahmet Tekin

Sihirbazlar: “Bize gelen bu açık mûcizelere ve bizi yoktan var edene, yaratana seni asla tercih etmeyiz. Ne ceza vereceksen ver. Sen ancak bu dünya hayatında ceza verebilirsin.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar şöyle cevap verdiler: “Senin tehditlerine kapılıp da asla bize gelen hakikatin apaçık delillerine ve bizi yaratana sırt dönmeyeceğiz; ne karar verirsen ver, umurumuzda değil;[²⁵⁹⁸] nasıl olsa senin kararın sadece bu (fani) dünya hayatında geçerlidir!

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Elbette seni bize gelen âyetlere ve bizi yoktan var etmiş olana tercih edemeyiz. Artık sen, ne ile hükmedeceksen hükmet. Sen ancak bu dünya hayatında hükmedersin.»

Orhan Kuntman

"Ey Firavun -nasıl olur da- biz seni, bize gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratan Rabbimize karşı üstün tutabiliriz? Sen, ne hüküm vereceksen ver. (Bizim umurumuzda değil, çünkü) Sen ancak, bu dünya hayatında hüküm sahibi olabilirsin.

Osman Fırat

Dediler ki: "Biz, seni, bize gelen açık delillere ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Yapacağını yap, sen ancak bu dünyâ hayâtında icraatını yapabilirsin. "

Şaban Piriş

-Seni, bize gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm verirsen ver, sen ancak bu dünya hayatında hüküm verebilirsin, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Seni iḫtiyār eylemez‐biz, bize gelen mu‘cizātlar üstine bizi‘ademden vücūda getüren ḥaḳḳı‐çun. Pes işle bize ne kim işleseñ,sen bize işlemezsin illā bu dünyā dirliginde.

Suat Yıldırım

“Mümkün değil” dediler, “bize gelen bunca delillere ve bizi Yaratana karşı seni tercih edemeyiz. İstediğin hükmü ver. Senin hükmün nihayet, bu dünyada geçer. ”

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Biz, seni, bize gelen açık delillere ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Yapacağını yap, sen ancak bu dünya hayatında istediğini yapabilirsin."

Süleyman Tevfik (1927)

Sâhirler: "Bize gelen bu mu'cizât ve bizi yaradan mevlâmız üzerine seni tercîh itmeyiz. Ne yapacak isen yap. Sen ancak bu hayât-ı dünyâya hüküm idersin."

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki “Biz seni, ne bize gelen bu apaçık belgelere (mucizelere) ne de bizi yaratana tercih ederiz. Ne karar vereceksen ver. Senin kararın sadece bu dünya hayatında geçer.

Ahmet Varol

(Büyücüler) dediler ki: "Bize gelen açık delillere ve bizi yaratana seni tercih etmeyeceğiz. Sen ne hüküm veriyorsan ver. Sen ancak bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin.

Ümit Şimşek

Onlar “Bize gelen delillere ve bizi yoktan Yaratana seni üstün tutacak değiliz,” dediler. “Yapacağını yap. Senin sözün ancak bu dünya hayatında geçer.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Biz seni, bize gelen açık-seçik kanıtlara ve bizi yaratmış olana asla tercih etmeyeceğiz. Verdiğin hükmü uygula. Senin hükmün olsa olsa bu dünya hayatında geçer."

Ali Bulaç

Dediler ki: 'Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla 'tercih edip-seçmeyiz.' Neyde hükmünü yürütebileceksen, durmaksızın hükmünü yürüt; sen, yalnızca bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin.'

Ali Fikri Yavuz

Sihirbazlar dediler ki: “- Bize gelen bu açık mucizelere ve bizi yaratana karşı, asla seni tercih edemeyiz. Artık neye hükmün geçiyorsa, hükmünü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm geçirirsin.

Bahaeddin Sağlam

Onlar: “Seni, bize gelen açık delillere ve bizi şekillendirip yaratan Rabbimize tercih etmeyeceğiz. Sen yapacağını yap. Sen ancak dünya hayatını bitirebilirsin.

Bayraktar Bayraklı

72,73. Büyücüler, “Seni, bize gelen delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. Yapacağını yap! Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçerlidir. Biz şüphesiz, kendi hatalarımızı ve bize zorla yaptırdığın büyüyü bağışlaması için Rabbimize iman ettik. En üstün ve kalıcı olan Allah'tır” dediler.