Tâ-Hâ Suresi 79. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

79. Ayet

وَاَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدٰى

Firavun, halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve saptırdı kavmini Firavun ve doğru yola sevketmedi onları.

Besim Atalay (1965)

Firavun da, ulusu da sapmıştı, doğru yolu bulmadılar

Cemal Külünkoğlu

Firavun, halkını saptırdı, onların doğru yolu bulmasına engel oldu.

Cemil Said (1924)

78, 79. Fir’avn ’asâkiri ile ânları ta’kîb itdi. Ve denizin sularında hepsi gâib oldılar çünki Fir’avn kavmini dalâlete sevk itdi, hidâyete sevk itmedi.

Diyanet Vakfı

Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.

Edip Yüksel

Firavun, halkını saptırdı, doğru yola iletmedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Velhasıl Firavn kavmini dalâlete sürükledi, hidayete götürmedi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Böylece Firavun kavmini yanlış yola sürükledi ve doğru yola götürmedi.

Emrah Demiryent

Firavun (kendisine uyan) kavmini saptırdı ve onları doğru yola iletmedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(İşte bu) Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırıyor ve onları doğruya (hidayet ve istikamet yoluna) yöneltmiyordu. (Bu yüzden belayı hak etmişti.)

Erhan Aktaş

Firavun halkını sapkınlıkta bıraktı; onları doğru yola yöneltmedi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı azdurdı fir'avn [166b] ķavmını daħı ŧoġru yol göstermedi.

Hasan Basri Çantay

Fir'avn, kavmini sapdırdı (ğı gibi onları) doğru yola (da) iletemedi,

Hayrat Neşriyat

İşte Fir'avun, kavmini dalâlete düşürdü ve hak yola sevk etmedi.

İhsan Aktaş

Ve (böylece) Firavun, toplumunu saptırmış ve doğru yola yöneltmemişti.

İlyas Yorulmaz

Firavun kendi toplumunu saptırmış ve kendisi de doğru yolda değildi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Çünkü Firavun ulusunu eğri yola saptırmıştı, ona doğru yolu göstermemişti.

İsmail Hakkı İzmirli

Firavun kavmini yoldan çıkarmış, doğru yola götürmemişti. Belki helake düşürdü.

İsmail Yakıt

Firavun kavmini saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.

Kadri Çelik

Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.

Abdullah Parlıyan

Çünkü Firavun, halkını saptırmış ve onlara doğru yolu göstermemişti.

Kuran Yolu

Firavun kavmini saptırmış, doğru yolu göstermemişti.

Mahmut Kısa

Böylece Firavun, bir lider olarak halkını doğru yola ileteceği yerde, onları büsbütün sapıklığa sürükledi.

Mahmut Özdemir

Firavun da kendi kavmini saptırdı; doğru yola eriştirmedi.

Mehmet Çakır

Fıravun halkını yanılttı, kendi de battı...

Mehmet Çoban

Firavun toplumunu saptırdı, yokluğa düşürdü. İnsanları doğru yola iletmedi. Kendi bencilliği, kendi çıkarları için toplumunu kullandı.

Mehmet Okuyan

(Çünkü) Firavun, kavmini saptırmış ve (onlara) doğru yolu göstermemişti. [*]

Mehmet Türk

Firavun, kendi toplumunu saptırdı ve onları hak yola iletmedi.

Muhammed Esed

Çünkü Firavun halkını saptırmış ve [onlara] doğru yolu göstermemişti.

Mustafa Çavdar

Firavun halkını saptırmış ve onlara doğru yolu göstermemişti. 40/28...46

Ahmet Tekin

Firavun kavmini, başlarına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağladı. Allah'ın peygamberi vasıtasıyla öğrettiği doğru, hak yolu da göstermedi, öğretmedi.

Mustafa İslamoğlu

bir kez Firavun halkını yoldan çıkarmıştı; bir daha da doğruyu bulamadı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Fir'avun, kavmini sapıklığa düşürdü ve onları doğru bir yola götüremedi.

Orhan Kuntman

(Evet) Firavun, kavmini (dünyada) doğru yoldan saptırdı.

Osman Fırat

Fir’avn toplunu saptırdı ve onları doğru yola iletmedi.

Şaban Piriş

Firavun, kavmini saptırmış doğru yolu göstermemişti.

Satıraltı Meal (1534)

Azdurdı Fir‘avn ḳavmini, hidāyet daḫı virmedi.

Suat Yıldırım

Böylece Firavun halkını kurtuluşa değil, yanlış yola, çıkmaza götürdü. [11, 98]

Süleyman Ateş

Fir'avn toplumunu saptırdı, doğru yola iletmedi.

Süleyman Tevfik (1927)

Fir'avn, kavmini hidâyet itmeyüb şaşırtdı. [¹]

Süleymaniye Vakfı

Firavun halkını yoldan çıkarmış, doğru yolu göstermemişti.

Ahmet Varol

Firavun kavmini saptırdı ve onları doğru yola yöneltmedi.

Ümit Şimşek

Firavun kavmini doğru yola çıkarmamış, saptırmıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun kendi toplumunu saptırmıştı; kılavuzluk edemedi.

Ali Bulaç

Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.

Ali Fikri Yavuz

Böylece Firavun, kavmini sapıklığa sürükledi, hidayete götürmedi.

Bahaeddin Sağlam

Firavun milletini saptırdı. Çıkış yolu da bulamadı.

Bayraktar Bayraklı

Firavun, toplumunu saptırdı ve onlara doğru yolu göstermedi.