Tâ-Hâ Suresi 82. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

82. Ayet

وَاِنّ۪ي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى

“Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki ben bütün suçlarını örterim tövbe edip inananın ve iyi işlerde bulunup sonra da doğru yolu bulanın.

Besim Atalay (1965)

Tövbe yapıp inananı, yararlı iş göreni, hem de sonra doğru yolu tutanı bağışlarım ben

Cemal Külünkoğlu

Şüphe yok ki ben, tevbe edip inanan ve faydalı işler yapan, sonra da doğru yol üzere (hayatına) devam eden kimse için son derece affediciyim.

Cemil Said (1924)

Ben tevbe idenler içün merhametliyim a’mâl-i sâlihada bulun ve tarîk-i hidâyeti ta’kîb it.

Diyanet Vakfı

Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.

Edip Yüksel

Tevbe eden, inanan, erdemli yaşayan ve sürekli doğruyu arayanlar için Bağışlayıcıyım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber şübhe yok ki ben, tevbe eden ve iyman edip salih amel yapan, sonra da doğru giden kimse için gaffarım

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.

Emrah Demiryent

Şüphesiz ki ben, (küfür ve isyandan) tövbe eden, îmân edip sâlih amel işleyen sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.

Abdullah-Ahmet Akgül

Gerçekten Ben, (küfür ve kötülükten) tevbe edip dönen, (samimiyetle) iman eden, salih amel(ler) işleyip de sonra (hidayete) doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım (diye bildirdik).

Erhan Aktaş

Ben, tevbe eden, iman edip salihatı yapan¹, doğru yolda olan kimseyi kesinlikle bağışlarım.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ ben yarlıġayıcıvan anı kim tevbe eyledi daħı įmān getürdi daħı işledi eyü işler andan ŧoġru yol duttı.

Hasan Basri Çantay

(Bununla beraber) şübhesiz ki ben tevbe ve îman edenleri, iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanları, sonra da doğru yolda (ölünceye kadar) sebat edenleri elbette çok yarlığayıcıyım.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki ben, tevbe eden ve îmân edip sâlih amel işleyen, sonra da hidâyette(sebât edip, sabırlı) olan kimseye karşı elbette çok mağfiret ediciyim.

İhsan Aktaş

Ve şüphesiz ben, tövbe edip inanmış, iyi (güzel ve yararlı) işler yapmış, sonra (böylece) doğru yola girmiş olan kimse için elbette affediciyim.

İlyas Yorulmaz

Şunu iyi bilin ki ben, tövbe eden ve doğru işler yapanları, sonrada o doğru yolu takip etmeye devam edenleri, kesinlikle bağışlarım.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Ben tövbe edenleri, inanaları, iyilik işliyenleri, sonra da doğru yolu tutanları yarlıgayıcıyım.

İsmail Hakkı İzmirli

Şüphe yok ki ben tövbe ve iman edip iyi amel işleyenler, sonra doğru yolu tutanlar hakkında mağfiretkârım.

İsmail Yakıt

“Muhakkak ki Ben, tevbe edip inanan ve iyi ve yararlı iş [sâlih] yapan, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için Gaffâr’ım.”¹⁹

Kadri Çelik

Gerçekten ben tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra hidayete erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.

Abdullah Parlıyan

Bununla birlikte yine unutmayın ki, pişman olup doğru yola dönen, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve bundan sonra da, doğru yolda yürüyen kimse için gerçek bağışlayıcı benim.”

Kuran Yolu

Şu da bilinmeli ki, ben tövbe edip yürekten inanan ve iyi işler yapan, sonra da doğru yolda sebat eden kimselere karşı çok bağışlayıcıyım.

Mahmut Kısa

Bununla beraber, hiç kuşku yok ki Ben, günahlarından pişmanlık duyup tövbe eden, ayetlerime inanıp güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan ve sonra da, doğru yolda böylece yürümeye devam eden kimselere karşı elbette çok bağışlayıcıyım. Hani Mûsâ, Rabb’iyle buluşmanın özlemiyle, bir an önce huzurumuza gelmek üzere kavmini bırakıp Sînâ dağına çıkmıştı. Oysa yüzyıllarca tutsaklık hayatı yaşadıktan sonra özgürlüğe daha yeni adım atmış olan bu insanların, beklenen olgunluk seviyesine ulaşıncaya dek başıboş bırakılmamaları gerekiyordu. Bu yüzden ona:

Mahmut Özdemir

Ben, tevbe etmiş, iman etmiş ve salih amel işlemiş (iyi iş yapmış), sonrasında doğru yolda gitmiş kimseler için elbette çok bağışlayıcıyım.

Mehmet Çakır

Ama ben, tövbe edeni, sonra yaralı işler yapıp kendine çeki düzen vereni bağışlarım.

Mehmet Çoban

Ancak yaptığı hatalar için tövbe eden, inanıp ayetlerime uyan, yasalarıma göre yaşayan, yararlı işler yapanları bağışlarım!

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ben (Allah’a) yönelen, iman edip iyi iş(ler) yapan, sonra da doğru yolda olan kimseyi çok bağışlayıcıyım. [*]

Mehmet Türk

Gerçekten Ben, (günâhlarına) tevbe eden, inanan ve (inandığı) iyi işleri yaşayan sonra da hak yol üzere devam eden kimseyi kesinlikle bağışlarım.

Muhammed Esed

Bununla birlikte, yine unutmayın ki, pişman olup doğru yola dönen, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve bundan sonra da doğru yolda yürüyen kimse için gerçek bağışlayıcı Benim.

Mustafa Çavdar

Fakat şunu da iyi bilin ki ben, tövbe edip dönen böylece iman edip iyi ve güzel işler yapan ve doğru yolda sebat edenleri kesinlikle bağışlarım. 4/17-18, 8/38, 7/153, 25/63...77

Ahmet Tekin

Ben tevbe ederek, isyandan vazgeçip bana itaate yönelenleri, iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşma-sını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, artık doğru yolda sebat eden kimseleri daima koruma kalkanına alırım, bağışlarım.

Mustafa İslamoğlu

Ama şu da var ki Ben, af dileyip samimiyetle dönüş yapan, iman eden ve erdemli davranan,[²⁶⁰⁷] nihayet doğru yolda olan herkesi tekrar tekrar bağışlayan biriyim!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve şüphe yok ki, Ben tevbe eden ve imân eyleyen ve sâlih amelde bulunan, sonra da doğru yolda sebat gösteren kimse için çok yarlığayıcıyım.

Orhan Kuntman

(Biliniz ki) Kuşkusuz ben (yaptıklarından pişman olarak) tevbe edeni, inanarak sâlih ameller işleyenleri elbette çok bağışlayanım!

Osman Fırat

Ve kesinlikle ben, tövbe edip iman eden ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için affediciyim. "

Şaban Piriş

Ben, elbette, tevbe edeni ve iman edip, doğruları yapanı sonra da doğru yolda yürüyeni bağışlarım.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ben ‘afv idici‐men, tevbe idenlere, īmān getürenlere daḫı, hidāyet üstineolanlara daḫı.

Suat Yıldırım

Şu da muhakkak ki inkârdan dönüş yapan, iman eden, güzel ve makbul işler yapan, böylece doğru yola giren kimseyi de affederim.

Süleyman Ateş

Ve Ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra da yola gelen kimseye karşı çok bağışlayıcıyımdır.

Süleyman Tevfik (1927)

"Tevbe idüb îmân iyleyen ve 'amel-i sâlih işleyen ve sonra da tarîk-i müstakîme giden kimseye ben mübâlağa ile mağfiret idiciyim" didi. [¹]

Süleymaniye Vakfı

Ben, dönüş yapan (tevbe eden), inanıp güvenen ve iyi iş yapan aynı zamanda doğru yola girmiş olanı elbette bağışlarım.

Ahmet Varol

Şüphesiz ben tevbe eden, iman eden, salih amel işleyen sonra hidayete eren için çok bağışlayıcıyım.

Ümit Şimşek

Bununla beraber, tevbe ederek iman eden, güzel işler yapan ve doğru yola yönelen kimse için de Ben çok bağışlayıcıyımdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve ben, tövbe eden, inanan, hayra ve barışa yönelik iş yapıp sonra da düzgün bir biçimde yol alan kimseye karşı, gerçekten çok affediciyim, Gaffâr'ım.

Ali Bulaç

Gerçekten Ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.

Ali Fikri Yavuz

Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için Gaffar'ım (çok bağışlayıcıyım).

Bahaeddin Sağlam

Ve kesinlikle Ben, dönüş yaparak iman edip salih ameller yaptıktan sonra, doğru yolda gitmeye devam eden kişi için çok bağışlayanım.

Bayraktar Bayraklı

“Doğrusu ben, tövbe edeni, inanıp yararlı işler yapanı, sonra da doğru yola gideni bağışlarım.”