Tâ-Hâ Suresi 88. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

88. Ayet

فَاَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هٰذَٓا اِلٰهُكُمْ وَاِلٰهُ مُوسٰى فَنَسِيَۜ

Böylece (Sâmirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Sâmirî ve adamları) “Bu sizin de ilâhınızdır, Mûsâ’nın da ilâhıdır. Öyle iken Mûsâ, (ilâhını burada) unuttu (da onu Tûr’da aramaya gitti)” dediler.[359]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O, onlara bir buzağı heykeli yapmıştı ki böğürmedeydi. O ve ona uyanlar işte bu dediler, sizin de mabudunuz, Musa'nın da mabudu, fakat Musa, unuttu bunu.

Besim Atalay (1965)

Büyücü ses veren bir buzağı heykeli yaptı onlarçin; dediler ki: «işte budur sizin de, Musanın da Tanrısı, Musa bunu unuttu !»

Cemal Külünkoğlu

Samiri, o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykeli yaparak İsrailoğullarının önlerine çıkardı. Onlar da birbirlerine: “İşte sizin ve Musa'nın ilahı budur, fakat Musa (Rabbinin burada olduğunu) unuttu” dediler.

Cemil Said (1924)

Ve bunları eritdikden sonra bir buzağı heykeli vücûda getürdi. Sâmirî ve ittibâ’ı bize "Bu sizin ve Mûsâ’nın Allâh’ıdır. Fakat sonra unutdı" cevâbını virdiler.

Diyanet Vakfı

Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağı heykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte, dediler, bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat onu unuttu.

Edip Yüksel

Onlar için, böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. "İşte sizin ve Musa'nın tanrısı budur, fakat o (Musa) unuttu," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

87,88. Biz dediler, senin va'dine kendiliğimizden hulfetmedik ve lâkin o kavmin ziynetinden bir takım ağırlıklar yüklenmiş idik, onları ateşe attık, kezalik sâmirî de bıraktı derken onlara bir dana, böğürmesi var bir cesed çıkardı, bunun üzerine dediler ki işte bu sizin ilâhınız ve Musânın ilâhı fakat unuttu

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Nihayet Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Bunun üzerine Sâmirî ve adamları: "İşte sizin de, Musa'nın da ilâhı budur, ama o unuttu" dediler.

Emrah Demiryent

(Nihâyet Sâmirî, ateşe attıkları o mücevheratı eritip) onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Bunun üzerine Sâmirî ve adamları,) ‘İşte sizin de, Mûsâ’nın da ilâhı budur, fakat onu unuttu’, dediler.”

Abdullah-Ahmet Akgül

Böylece (Samiri) onlara (ağzından başlayıp arka tarafına kadar boru gibi uzanan boşluktan geçen havanın sesiyle, sanki) böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "İşte, sizin ilahınız da, Musa’nın ilahı da budur; fakat (Musa bunu size söylemeyi) unuttu" diyerek (halkı saptırmıştı).

Erhan Aktaş

Böylece onlara böğürmesi olan bir boğa¹ cesedi² çıkardı. Ve onlara: “Bu sizin de ilahınız Mûsâ'nın da. Ancak Mûsâ onu unuttu.”³ dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes çıķardı anlaruñ içün bir buzaġu tenlü anuñ mölemegi var. pes eyittiler “budur Tañrı’ñuz daħı mūsā Tañrı’sı pes unıttı mūsā ”

Hasan Basri Çantay

Hulâsa: «O, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli (döküb) çıkarmışdı. (Gerek o, gerek avenesi): «İşte sizin de, Musânın da Tanrısı budur! Fakat (Musa) unutdu» demişlerdi.

Hayrat Neşriyat

Derken (Sâmirî) onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (ortaya) çıkardı; Bunun üzerine (Sâmirî ve adamları): “İşte sizin de ilâhınız, Mûsânın da ilâhı budur; fakat (o bunu) unuttu” dediler.

İhsan Aktaş

Böylece (Sâmirî) onlar için (onda delikler açıp içini yontmuş olduğundan içinden geçen rüzgâr vasıtasıyla) böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Sâmirî ve adamları) “Aslında ilâhınız budur, Musa’nın ilâhı da budur, fakat O (Musa bunu size söylemeyi) unuttu (ve başka ilâh aramaya çıktı).” dediler.*

İlyas Yorulmaz

Sonra (Samiri) erimiş ziynetlerden böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Kavminden bazıları “İşte bu, sizin ve Musa’nın ilahı idi, sonra Musa (onu size söylemeyi) unuttu” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Derken Samairi ateşten öyle bir buzağı kalıbı çıkardı ki böğürüp duruyordu. İşte bu sizin de tanrınızdır. Musa’nın da tanrısıdır. Ancak Musa şimdi onu unuttu" dediler.

İsmail Hakkı İzmirli

Samiri onlar için bit buzağı heykeli yaptı ki onun böğürmesi vardı, Samiri/ler «— İşte mâbudunuz, Musa/nın da mâbudu budur, Musa onu unutup aramaya gitmişti» dediler [¹].

İsmail Yakıt

Böylece (Sâmirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykelini (kalıbından) çıkardı. Sonra da (Sâmirî ve ona aldananlar), “Bu sizin de Musa’nın da tanrısıdır, fakat o unuttu” dediler.

Kadri Çelik

Böylece onlara böğürmesi olan bir buzağı heykeli (ortaya) çıkardı. Ardından, “İşte, sizin de ilahınız, Musa'nın da ilahı budur; fakat (Musa) unuttu” dediler.

Abdullah Parlıyan

Derken Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli yapıp çıkardı. Samiri ve arkadaşları: “İşte sizin ilahınız da, Musa'nın ilahı da budur, ne var ki Musa geçmişteki bu gerçeği unuttu!” dediler.

Kuran Yolu

Derken onlara böğürebilen bir buzağı heykeli yaptı. (Ona uyanlar) “İşte bu sizin de tanrınız, Mûsâ’nın da tanrısıdır, fakat o bunu unuttu” dediler.

Mahmut Kısa

Derken Sâmirî, onlara, ancak bu zinet eşyalarıyla edinip sahiplenebilecekleri, rüzgar esip içinden geçtikçe böğürür gibi bir ses çıkaran bir buzağı heykeli yaptı. Bu hayret verici heykeli gören pek çokları, “İşte, sizin ilâhınız da, Mûsâ’nın ilâhı da budur fakat Mûsâ Rabb’inin burada olduğunu unutmuş olmalı ki, O’nu dağ başında aramaya gitti.” dediler.

Mahmut Özdemir

Onlar için Böğürmesi olan bir heykel buzağı çıkardı: “Bu sizin ilahınız ve Musa’nın ilahıdır; artık unuttu!” dediler.

Mehmet Çakır

Samirî onlara böğürebilen kocaman bir buzağı heykeli yapmıştı. Samirîler: " Bu dediler, hem sizin tanrınız, hem de Musa'nın unutup gittiği tanrısı. "

Mehmet Çoban

Samiri onlara rüzgâr estikçe böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Sonra dedi ki: "Bu sizin de ilahınız. Musa’nın da ilahıdır. Musa bu gerçeği unutarak Tur dağına İlahını aramaya gitti."

Mehmet Okuyan

(Samiri), onlar için (önlerine), boğuk bir sese sahip ceset şeklinde bir buzağı heykeli çıkarmıştı. [*] (Birbirlerine) “İşte bu, sizin de Musa’nın da ilahıdır. Fakat Musa (bunu) unuttu!” demişlerdi.

Mehmet Türk

Böylece (Samiri ve adamları) onlara, böğürme sesi verebilen¹ bir buzağı heykeli yaparak: “İşte sizin de Mûsa’nın da ilâhı budur. Ama (Mûsa, onu) unuttu.” dediler.

Muhammed Esed

Fakat sonra, [onların Musa’ya anlattıklarına göre, ⁷⁴ Sâmirî] onlara [erimiş altından], böğüren bir buzağı heykeli ⁷⁵ yapıp çıkardı; ve bunun üzerine onlar da [birbirlerine:] “İşte sizin tanrınız da, Musa’nın tanrısı da budur; ne var ki, o [geçmişini] unuttu!” ⁷⁶ dediler.

Mustafa Çavdar

Evet Samiri onlara böğürme sesi çıkaran bir buzağı heykeli çıkarttı ve: – İşte, sizin de ilahınız, Musa’nın da ilahı budur. Ne var ki o, bunu unuttu, dediler. 7/148...156, 20/85...93

Ahmet Tekin

Sâmirî, onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Sâmirî ve adamları: “İşte sizin de, Mûsâ'nın da ilâhı budur” dediler. Sâmirî Mûsâ'nın ilâhî tebliğini ne çabuk unuttu.

Mustafa İslamoğlu

Derken o onların önüne, böğürme sesi çıkaran bir inek yavrusu heykeli çıkarttı. Daha sonra da (birbirlerine) “İşte sizin de ilâhınız Musa’nın da ilâhı buydu; fakat o unuttu!” dediler.[²⁶¹³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Derken onlara bir buzağı böğürmesi olan bir ceset çıkardı. Dediler ki: «Bu sizin ilâhınızdır ve Mûsa'nın ilâhıdır, fakat unutmuş.»

Orhan Kuntman

(Evet) Sâmiri kendilerine, böğüren bir buzağı heykeli çıkarmıştı ve (Sâmiri ile onun baştan çıkardığı kimseler) onlara: "İşte bu, sizin de Musa'nın da ilahıdır. O, bunu unuttu (kaybetti de Tur'da aramaya gitti) demişlerdi. (Böylece onları kandırıp, doğru yoldan saptırmışlardı.)

Osman Fırat

Onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Dediler ki, "Bu sizin ilahınız, Mûsâ’nın da ilahıdır, fakat o (Musa) unuttu".

Şaban Piriş

Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve:-Bu, sizin ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Fakat o unuttu, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Pes anlara bir buzaġu çıḳardı ki āvāzı çıḳardı. Eyitdiler: Bu sizüñTañrıñuzdur, Mūsānuñ daḫı Tañrısı budur, didiler.

Suat Yıldırım

Derken o, ahali için böğürme marifeti olan bir buzağı heykeli döküp çıkardı. Samirî ve arkadaşları: “İşte bu, sizin de, Mûsâ'nın da tanrısıdır, ama Mûsâ bunu unuttu! ” dediler.

Süleyman Ateş

Onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Dediler ki, "Bu sizin de tanrınız, Musa'nın da tanrısıdır, fakat o unuttu".

Süleyman Tevfik (1927)

O ateşden, Sâmirî bir buzağı sûreti çıkardı. O sûretde bir nev'i böğürmek vardı. O ve etbâ'ı: "Bu sizin ilâhınız ve Mûsâ'nın ilâhıdır. Mûsâ giderken burada unutdı" didiler diye serd-i ma'zeret itdiler.

Süleymaniye Vakfı

Sonra Samiri (ateşten[1]) onlara böğürebilen bir buzağı heykeli çıkarmıştı. Bunun üzerine şöyle demişlerdi: “Bu sizin ilahınızdır (tanrınızdır). Musa’nın da ilahıdır ama o, onu unuttu.”

Ahmet Varol

Sonra onlara böğüren buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: "Sizin ilâhınız da Musa'nın ilâhı da işte budur. Fakat o unuttu."

Ümit Şimşek

Böylece Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı. “İşte sizin ve Musa'nın tanrısı budur,” dediler. “Fakat Musa onu burada unuttu.”

Yaşar Nuri Öztürk

Sâmirî onlar için, böğürmesi olan bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: "Bu, hem sizin hem de Mûsa'nın tanrısıdır. Ama Mûsa unuttu."

Ali Bulaç

Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, 'İşte bu sizin ilahınız, Musa'nın ilahı da budur; fakat (Musa) unuttu' dediler.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet (o erimiş mücevherattan) onlara, (Samirî = İsrail Oğullarından Samire adlı bir kabileye mensub olan münafık adam) cesedlenmiş bir dana çıkardı ki, böğürmesi var. Bunun üzerine Samirî ve ona uyanlar şöyle dediler: “- İşte sizin de, Mûsa'nın da ilâhı budur. Fakat (Mûsa bunu) unuttu, (bunu bulmak için Tûr'a gitti.)”

Bahaeddin Sağlam

O mücevherattan, böğüren cesetli bir buzağıyı onlar için ortaya çıkardı. Onlar: “İşte sizin de Musa’nın da ilahı budur. Fakat Musa unutmuştur” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Sâmirî onlara, böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Bunun üzerine, “İşte bu, sizin de Mûsâ'nın da tanrısıdır. Fakat o bunu unuttu” dediler.