Tâ-Hâ Suresi 92. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

92. Ayet

قَالَ يَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّواۙ

92,93. Mûsâ, (Tûr’dan dönünce) şöyle dedi: “Ey Hârûn! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Musa, ey Harun dedi, bunların doğru yoldan saptıklarını görünce ne mani oldu da.

Besim Atalay (1965)

Musa dedi: «Ey Harun ! Onlar saptığı zaman, seni bana uymaktan ne idi alıkoyan?

Cemal Külünkoğlu

(Ve Musa Tur Dağından döndüğünde kardeşine:) “Ey Harun! Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde (bunları engellemek konusunda), seni tutan ne oldu?

Cemil Said (1924)

92, 93 Mûsâ Hârûn’a didi ki: "Ânların dalâlete sapdığını gördiğin vakit bana tâbi’ olmakdan seni ne men’ itdi? Emirlerime itâ’at itmek istemiyor mısın" didi.

Diyanet Vakfı

92, 93. (Musa, döndüğünde:) Ey Harun! dedi, sana ne engel oldu da, bunların dalâlete düştüklerini gördüğün vakit peşimden gelmedin? Emrime âsi mi oldun?

Edip Yüksel

Dedi ki, "Harun! Seni engelleyen neydi, onları saparken gördüğün zaman,"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Hârun, dedi, sana ne mani' oldu da bunların dalâlete düştüklerini gödüğün vakıt

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Musa gelince kardeşine şöyle) dedi: "Ey Harun! bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit, seni engelleyen ne oldu?"

Emrah Demiryent

(Ve Mûsâ Tûr dağından döndüğünde kardeşine dedi ki:) “Ey Harun! Bunların yoldan çıktığını gördüğün hâlde (bunları engellemek hususunda) seni tutan ne oldu?

Abdullah-Ahmet Akgül

(Musa da gelince:) "Ey Harun!" demişti. "Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi? (Niye bu dalâlet ve rezalete mâni olmadın?)"

Erhan Aktaş

Mûsâ: “Ey Hârûn! Bunların sapkınlıklarını gördüğün halde, onları uyarmaktan seni alıkoyan ne oldu?”

Eski Anadolu Türkçesi

92-93. eyitti mūsā “iy hārūn! nesene yıġdı seni ķaçan kim gördüñ anlan azdılar kim geleyidüñ ardumca? ay āsį mı olduñ buyruġuma?”

Hasan Basri Çantay

92,93. Musa (avdetinde) dedi ki: «Ey Harun, bunların sapdıklarını gördüğün zaman bana tâbi olmandan seni men eden ne idi? Sen benim emrime isyan mı etdin»?

Hayrat Neşriyat

92,93. (Mûsâ dönünce:) “Ey Hârûn! Onları dalâlete düşmüş gördüğün zaman, seni benim yolumda gitmekten ne alıkoydu? Yoksa benim emrime karşı mı geldin?” dedi.

İhsan Aktaş

Musa dönünce, (kardeşi Harun ile halkı arasında geçenlerden habersiz, kardeşine çıkıştı ve) ‘’Ey Harun! Onların yoldan çıktığını gördüğün zaman (onları engellemek konusunda), seni (dediklerimi yapmaktan) alıkoyan şey neydi?” dedi.

İlyas Yorulmaz

Musa kardeşine “Ey Harun! Sen onları sapmış bir şekilde gördüğün halde, onlara engel olamayışına sebep olan şey nedir?”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Musa dedi: "Ey Harun! Sen bunların sapıklığını görür görmez seni bana uymaktan alıkoyan ne idi?

İsmail Hakkı İzmirli

92, 93. Musa dedi: Harun! Onların saptıklarını gördüğün zaman dini müdafaa hususunda izimi takip etmeden seni men/eden nedir? Yoksa emrime mi karşı geldin?

İsmail Yakıt

(Musa Tur’dan dönünce) “Ey Harun! Onları sapıtmış gördüğün zaman, seni tutan neydi?”

Kadri Çelik

(Musa da gelince,) “Ey Harun” demişti. “Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?”

Abdullah Parlıyan

Ve Musa döndüğünde: “Ey Harun!” dedi. “Bunların doğru yoldan saptıklarını görünce, ne engel oldu da

Kuran Yolu

92-93. (Mûsâ dönünce) dedi ki: “Ey Hârûn! Onların saptıklarını gördüğünde beni izlemekten seni alıkoyan neydi? Yoksa emrime isyan mı ettin?”

Mahmut Kısa

Mûsâ, işin bu yönünden habersizdi. Bu yüzden, kardeşinin yakasına yapışarak, “Ey Hârûn!” diye çıkıştı, “Bunların yoldan çıktığını gördüğün hâlde, ne diye sözümü dinleyip onları engellemedin?”

Mahmut Özdemir

(Musa) dedi ki: “Ey Harun! Onları sapmış gördüğünde seni ne engelledi?”.

Mehmet Çakır

Musa döndüğünde: " Harûn! dedi. Saptıklarını görünce neden gelip beni uyarmadın?

Mehmet Çoban

Dedi ki: "Ey Harun! Söyle bana! Onların saptıklarını gördüğün zaman, onları durdurmak için seni engelleyen neydi?"

Mehmet Okuyan

92,93. (Musa geldiğinde) “Ey Harun! Sapkınlığa düştüklerini gördüğünde bana uyman konusunda seni engelleyen neydi? Sen de mi emrime asi oldun?” demişti.

Mehmet Türk

(Mûsa gelince:) “Ey Hârûn! Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (dediklerimi¹ yapmaktan) alıkoyan şey neydi?” dedi.

Muhammed Esed

[Ve Musa döndüğünde:] “Ey Harun!” dedi, “Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde, seni tutan neydi?

Mustafa Çavdar

Musa: Ey Harun, onların saptıklarını gördüğün halde neden engel olmadın? 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122

Ahmet Tekin

Mûsâ: “Ey Hârûn, bunların başlarına buyruk davranarak hak yoldan uzaklaştıklarını, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiklerini gördüğün vakit, senin onlara karşı koymanı engelleyen ne idi?” dedi.

Mustafa İslamoğlu

(Musa dönünce) “Ey Harun!” dedi, “Onların sapıttıklarını gördüğün halde seni tutan neydi ki

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ey Harun! Onların dalâlete düştüklerini gördüğün zaman seni ne menetti?»

Orhan Kuntman

92,93. Musa (Tur'dan döndüğünde, kardeşine çıkıştı ve) "Ey Harun! Onların doğru yoldan saptıklarını gördüğünde seni, benim ardımdan gelmekten (ben yokken onlara doğru yolu göstermekten) ne alıkoydu? Yoksa benim emrime karşı mı geldin?" dedi (onu dövmek istedi.)

Osman Fırat

(Ve Musa dedi ki): "Ey Harun!.. Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde, seni tutan neydi?

Şaban Piriş

-Ey Harun, dedi. onların saptıklarını gördüğün zaman sana engel olan neydi?

Satıraltı Meal (1534)

Mūsā Hārūna eyitdi: Niçün anlar azduġın göricek

Suat Yıldırım

92, 93. Mûsâ döndüğünde bu durumu bilmediğinden: “Harun! ” dedi, “onların saptığını gördüğünde benim izimce gelmene ne mani oldu, yoksa emrime karşı mı geldin? ” deyip onu sakalından tutarak çekmeye başladı. [7, 142]

Süleyman Ateş

(Musa) "Ey Harun, oların saptıklarını gördüğün zaman sana ne engel oldu (da önlemedin)? dedi.

Süleyman Tevfik (1927)

92,93. (Bu sûretle arz-ı ma'zeret iylediklerinde) Mûsâ: "Ey Hârûn! Onların dalâlete düşdüklerini gördiğin zamân bana mütâbi'atdan seni ne men' itdi? Emrime ne içün 'âsî oldun?" didi. [¹]

Süleymaniye Vakfı

Musa (gelince) dedi ki “Harun! Bunların sapıttığını gördüğünde seni engelleyen ne oldu?

Ahmet Varol

(Musa) dedi ki: "Ey Harun! Onların sapıttıklarını gördüğünde seni alıkoyan ne oldu!

Ümit Şimşek

Musa “Ey Harun,” dedi. “Onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu?

Yaşar Nuri Öztürk

Mûsa dedi: "Ey Hârun, onların saptıklarını gördüğün zaman seni ne engelledi de,

Ali Bulaç

(Musa da gelince:) 'Ey Harun' demişti. 'Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?'

Ali Fikri Yavuz

92,93. Mûsa dönüşünde kardeşine) dedi ki: “- Harûn! Seni engelliyen ne oldu ki, bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit benim ardımca yürümedin (tavsiyemi tutub onlarla mücadele etmedin), emrime isyan mı ettin?”

Bahaeddin Sağlam

92, 93. (Musa gelince) dedi ki: Ey Harun! Bunların saptığını görünce, benim izimde gelmekten seni alıkoyan neydi? Yoksa sen de mi emrime karşı geldin?

Bayraktar Bayraklı

92,93. Mûsâ döndüğünde, “Ey Hârûn!” dedi. “Sana ne engel oldu da, bunların sapıklığa düştüklerini gördüğün vakit peşimden gelmedin? Emrime âsi mi oldun?”