95. Ayet
قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ
Mûsâ, “Ya senin derdin neydi ey Sâmirî?” dedi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ
Mûsâ, “Ya senin derdin neydi ey Sâmirî?” dedi.
Sen ne diye bu işi işledin ey Samiri dedi Musa.
Musa dedi: «Ey Sâmiri! Bu ne iş?»
(Musa bu defa Samiri'ye dönerek) “Ey Samiri! Senin bu yaptığın nedir?” dedi.
Mûsâ: "Ey Sâmirî senin maksadın ne idi?" didi.
Musa: Ya senin zorun nedir, ey Sâmirî? dedi.
Dedi ki, "Peki, senin savunman nedir, Samiri?"
Ya ey sâmirî, senin derdin ne?
(Hz. Musa bu defa Sâmirî'ye dönerek) "Ey Sâmirî! Senin bu yaptığın nedir?" dedi.
(Mûsâ, Hârûn’un bu sözlerinden sonra Sâmirî’ye dönüp) dedi ki: “Ey Sâmirî! Senin (bu işi yapmaktaki) amacın neydi?”
(Hz. Musa sorup) Dedi ki: "Ey Samiri, senin amacın nedir (bu sapkınlığa niçin kaydın)?"
Mûsâ: “Ey Sâmirî! Sen ne yapmak istiyorsun?”
eyitti: mūsā “ne nesenedür senüñ işüñ iy sāmirį?”
(Musa) «Ya senin zorun ne idi ey Sâmiriy?» dedi.
(Mûsâ, Sâmirî'ye döndü:) “Ya senin maksadın (zorun) neydi, ey Sâmirî?” dedi.
(Bu sefer Musa Sâmirî’ye dönerek:) ‘’Ey Samiri! (Bunu yapmakla) Senin amacın neydi?’’dedi.
Sonra Musa dönüp Samiri’ye “Senin bu yaptığın nedir ey Sâmiri” dedi.
Musa dedi: "ya sen, ne diye böyle yaptın, ey Samiri?
Musa dedi: Samiri! Bu mühim işi yapmada ne maksadın vardı?
(Musa Sâmirî’ye dönerek), “Peki Ey Sâmirî! Ya senin amacın neydi?”
(Musa) Dedi ki: “Ya senin amacın nedir ey Samiri?”
Bu sefer Musa Sâmirî'ye dönerek: “Peki ya senin amacın neydi ey Sâmirî?” dedi.
Mûsâ sordu: “Peki senin zorun neydi ey Sâmirî?”
“Nedir bu yaptığın, ey Sâmirî?” diye sordu.
-“Ya senin derdin nedir, ey Sâmiriyy?” dedi.
Musa: " Samirî! Sana ne oldu peki ? "
Musa kardeşini bırakarak Samiri’ye yüklendi: "Ey Samiri! Senin kastın nedir? Niçin böyle bir şey yaptın?"
(Musa) “Ey Samiri! Ya senin durumun (derdin) nedir?” [*] demişti.
(Mûsa Sâmirî’ye dönerek): “Ey Samiri! Senin esas maksadın nedir?” dedi.
[Musa:] “Peki, ya senin amacın neydi, ey Sâmirî?” dedi.
– Peki senin derdin neydi ey Samiri? Diye çıkıştı.
Mûsâ: “Peki, senin derdin nedir, ey Sâmirî?” dedi.
(Musa) “Peki, ya senin derdin neydi ey Sâmirî!”[²⁶¹⁸] dedi.
Mûsa aleyhisselâm dedi ki: «Ey Samirî! O acip işi yapmaktaki maksadın ne idi?»
(Musa bu kez Sâmiri’ye dönerek) "Ey Sâmiri, senin o sapık işe yeltenmenin sebebi ne idi? (Sen Rabbinden hiç korkmadın mı?) dedi. (Onu azarladı.)
Mûsâ, "Ya senin diyeceğin nedir ey Sâmirî?’’ dedi.
-ya senin zorun neydi Ey Samiri? dedi.
Mūsā eyitdi: Yā Sāmirī, ḥikāyetüñ nedür? didi.
Bu sefer Samirî'ye dönerek: “Samirî! peki senin derdin nedir? ” dedi.
(Musa, Samiri'ye döndü): "Ey Samiri, ya senin amacın nedir?" dedi.
Mûsâ (Sâmirî'ye tevcîh-i hitâbla) Ey Sâmirî! Seni bu işe ne sevk itdi" diye sordı.
Musa, Samiri’ye dönerek: “Senin derdin ne?” dedi.
(Musa): "Ya senin yaptığın nedir, ey Sâmiri?" dedi.
Musa, “Sâmirî, ya senin zorun neydi?” diye sordu.
Mûsa dedi: "Senin derdin neydi, ey Sâmirî?"
(Musa) Dedi ki: 'Ya senin amacın nedir ey Samiri?'
(Hz. Mûsa, Harûn'un özrünü kabulden sonra Samirî'ye dönüb) dedi ki: “- Senin yaptığın bu iş nedir, ey Samirî?”
(Musa Samiri’ye yönelerek:) Ey Samiri! Nedir bu yaptığın? dedi.
Mûsâ, “Ey Sâmirî! Ya senin yaptığın nedir?” dedi.