Enbiyâ Suresi 31. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

31. Ayet

وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsanlarla beraber çalkalanmasın diye yeryüzünde metin dağlar yarattık ve yollarını bulsunlar, maksatlarına ersinler diye de orada geniş yollar açtık.

Besim Atalay (1965)

«Onlarla deprenmesin» diyerek yeryüzünde ulu dağlar yarattık, geniş yollar da açtık, olur ki onlar doğru yolu tutarlar

Cemal Külünkoğlu

Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş vadiler açtık.

Cemil Said (1924)

Arz üzerinde toprakları tahkîm içün dağlar yaratdık ve yol açmak içün aralarında geçidler bırakdık.

Diyanet Vakfı

Onları sarsmasın diye yeryüzünde bir takım dağlar diktik. Orada geniş geniş yollar açtık; ta ki maksatlarına ulaşsınlar.

Edip Yüksel

Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş geçitler açtık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Arzda da onları çalkalar diye baskılar oturttuk, hem onda bol bol açıklıklar yaptık ki doğru gidebilsinler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık, rahat gidebilsinler diye dağların aralarında geniş yollar var ettik.

Emrah Demiryent

Onları sarsmasın, diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler, diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

Yeryüzünde onları sarsmasın (süratle dönen Dünya’nın dengesi bozulmasın) diye, sabit dağlar yarattık ve doğruluk (ve kolaylıkla hedeflerine) gidebilsinler diye (karada, denizde ve havada) geniş yollar açtık.

Erhan Aktaş

Ve Biz, onları sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılar yerleştirdik. Orada yol bulmaları için geçitler yaptık.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyledük yirde ŧaġlar kim depretmeye anları daħı eyledük ol ŧaġlar dapa yirde iki ŧaġ arasındaġı yollar [171a] ola kim anlar ŧoġru yol dutalar.

Hasan Basri Çantay

Yer (yüzün) de, onları (insanları) çalkalar diye, sabit sabit dağlar yaratdık. Aralarında da bol bol yollar açdık. Tâki (maksadlarına) ersinler.

Hayrat Neşriyat

Onları sarsar diye yeryüzünde (buna mâni' olacak) sâbit dağlar yaptık ve orada genişce yollar açtık. Tâ ki doğru gidebilsinler!

İhsan Aktaş

Ve onlarla düzensiz (dengesiz) hareket eder (dengesiz hareket etmesin ve yerkabuğunun genel dengesi sağlansın) diye yerkürede (hem kıtasal çarpışmanın, hem de volkanizmanın sonucunda meydana gelen ve kökleri yerin derinliklerine kadar inen) ağır baskılar (dağlar) oluşturduk ve şaşırmadan seyahat edip, hedeflerine varabilmeleri için orada (yerkürede) alametler, yollar açtık.*

İlyas Yorulmaz

Yeryüzünde dağları insanlara referans olsun diye var ettik ve yeryüzünde (arz’da) yollar meydana getirdik ki, gidecekleri yollarını belirlesinler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yerin insanlarla birlikte sarsılmaması için yeryüzünde dağları yaptık. Aralarında da yol işi gören geçitler açtık, insanlar yönelebilsinler diye.

İsmail Hakkı İzmirli

Yerin insanlarla sarsılmaması için yeryüzünde sabit dağlar yaptık, yeryüzünde geniş yollar vücude getirdik ki gidecekleri yeri bulabilsinler.

İsmail Yakıt

Biz, sarsıntıların etkisini kırması için yere sağlam dağlar yerleştirdik¹⁰ ve yollarını bulabilsinler diye orada geçitler, yollar meydana getirdik.

Kadri Çelik

İnsanlar sarsılmasın diye yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdik ve aralarında geniş yollar (vadiler) var ettik. Umulur ki (ibret alarak) hidayete ererler.

Abdullah Parlıyan

Dünya hareketiyle, okyanuslar dalgalarıyla insanları sarsmasın diye, yeryüzünde sapasağlam dağlar yerleştirdik. Doğru hareket etsinler, şaşırmadan varacakları yere varsınlar diye, o yeryüzünde yollar ve geçitler meydana getirdik.

Kuran Yolu

Yeryüzüne onları sarsmasın diye sağlam dağlar yerleştirdik; kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler, yollar açtık.

Mahmut Kısa

Ve yine görmüyorlar mı ki yerküre, herhangi bir nedenle dengesi bozularak insanları sarsmasın diye oraya sapasağlam dağlar yerleştirdik vekolayca yollarını bulabilmeleri için orada vadiler, geçitler ve geniş yollar meydana getirdik.

Mahmut Özdemir

Onları çalkalar / sarsar diye Yeryüzü’nde ağır baskılar yaptık. Doğru yol bulmaları için orada yol geçitleri yaptık.

Mehmet Çakır

İnsanları sallama ihtimaline karşı yerküreyi dağlarla sağlamlaştırdığımızı göremediler mi? Ya yol alabilmeleri için dağlar arasında açtığımız gediklere ne demeli?

Mehmet Çoban

Sarsılmasınlar diye yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdik! Yollarını bulabilsinler diye alanlar ve geçitler meydana getirdik!

Mehmet Okuyan

Onları sarsmasıyla ilgili yerin içinde ağır baskılar yarattık. [*] Yol bulsunlar diye orada geniş yollar yarattık. [*]

Mehmet Türk

Biz, yeryüzü insanları sarsmasın diye dağları yarattık ve (istedikleri yere) gidebilmeleri için o dağların arasından (insanlara) geçitler ve yollar açtık.¹

Muhammed Esed

Ve [görmüyorlar mı ki,] onları sarsmasın diye arz üzerine sapasağlam dağlar yerleştirdik; ⁴⁰ ve kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler açtık;

Mustafa Çavdar

Ve sarsılırlar diye yeryüzüne ağırlıklar koyduk, kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler ve geçitler meydana getirdik. 16/15, 31/10, 78/7

Ahmet Tekin

Yeryüzüne, insanlar sarsılmasın diye ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar yerleştirdik. İstedikleri yerlere gide-bilsinler diye orada dağlar arasında geniş açık geçitler, yollar açtık.

Mustafa İslamoğlu

Ve yeryüzünde kendilerini sarsar diye sağlam ve sarsılmaz dağlar var ettik;[²⁷¹³] ve onların aralarında, yollarını bulabilsinler diye vadiler açtık.[²⁷¹⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yeryüzünde onları çalkalar diye sabit dağları yarattık ve onlara geniş yollar açtık, tâ ki maksatlarına erebilsinler.

Orhan Kuntman

Yer, onları çalkalamasın diye, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdik (yer tabakası su üzerinde yayılmış, adeta bir gemi gibi çalkalanıp dururken, o yeryüzünde suya karşılık oturaklı dağlar yerleştirdik) Gidecekleri yeri bulsunlar diye, dağların arasında ovalar yollar (nirengi noktalan) açtık!

Osman Fırat

Onları sarsmasın diye yere dağlar yerleştirdik ve onda geçitler, yollar var ettik umulur ki doğru yolu bulurlar.

Şaban Piriş

Sarsılmasınlar diye yeryüzünde sabit dağlar, yollarını bulabilsinler diye orada geniş yollar yaptık.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı yirde ulu ṭaġlar yaratduḳ, ḥattā ki egilüp sizi bıraḳmaya. Daḫı andagiñ yollar yaratduḳ. Ola kim anlar maḳṣūdlarına yol bulalar.

Suat Yıldırım

Yerin insanları sarsmaması için oraya dağlar yerleştirdik. Maksatlarına ermeleri için orada geniş yollar, geçitler yaptık.

Süleyman Ateş

Yer, onları sarsar diye, onun üstünde yüksek dağlar yarattık. Ve istedikleri yere gidebilmeleri için orada geniş yollar açtık.

Süleyman Tevfik (1927)

Yerde sebât ve istikrâr içün dağlar ve herkesin mesâlihi içün caddeler ve yollar hâsıl itdik.

Süleymaniye Vakfı

Onları çok sarsmasın diye yerin içinde sabitleyen (oturaklı) dağlar oluşturduk. Hedefledikleri yere ulaşsınlar diye de derin vadiler, yollar oluşturduk.

Ahmet Varol

Yeryüzü onları sarsmasın diye üzerinde sabit dağlar yarattık ve doğru gidebilsinler diye orada geniş yollar açtık.

Ümit Şimşek

Sizi sarsmasın diye yere sağlam dağlar diktik;(5) gidecekleri yere ulaşsınlar diye onda geniş yollar açtık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik. Ve orada geniş geniş yollar açtık ki, doğru gidebilsinler.

Ali Bulaç

Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık ve doğru gidebilsinler diye geniş yollar açtık.

Ali Fikri Yavuz

Yeryüzünde, insanları çalkalamamak için sabit dağlar yarattık; dağlar arasında pek çok yollar yaptık ki, doğru gidebilsinler.

Bahaeddin Sağlam

Yer onları sarsmasın diye demirlenmiş gemiler gibi dağlar yarattık. Ve onlar arasında çok geniş yollar açtık. Ki doğruca, gitmek istedikleri yere varsınlar.

Bayraktar Bayraklı

İnsanları sarsmaması için yerin üstüne sabit dağlar yerleştirdik. Dağlar arasında geçitler ve yollar açtık ki yollarını bulabilsinler.