35. Ayet
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
Herkes, ölümü tadacak ve sizi, bir sınama olarak hayırla, şerle de denemedeyiz ve dönüp tapımıza geleceksiniz.
Herkes tadar ölümü, herkesi bir sınav olaraktan bizler, sizi şer ile de, hayır ile de sınarız; bize döndürülürsünüz!
Her nefis ölümü tadacaktır. Ne var ki (hayatın) iyi ve kötü tezahürleriyle karşı karşıya getirerek sizi deniyoruz ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.
Her nefis mevti tadacakdır, sizi gerek hayır ile gerek şer ile tecrübe ideceğiz ve yine bize rücû’ ideceksiniz.
Her canlı, ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz.
Her can ölümü tadacaktır. Sizi bir test olarak iyi ve kötü olaylarla sınarız ve dönüşünüz bizedir.
Her nefis ölümü tadacak ve sizi bir imtihan olarak şer ve hayr ile mübtelâ kılacağız, hepiniz de nihayet bize irca' olunacaksınız
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.
Her nefis (her canlı), ölümü tadacaktır. Biz sizi (hikmetine binâen) hayırla ve şerle imtihân ederiz. Ve (hepiniz sonunda, yaptıklarınızın karşılığını görmek üzere) bize (manevi huzurumuza) döndürüleceksiniz.
Mutlaka her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz (sonunda) Bize döndürüleceksiniz (ve her türlü niyet ve gayretinizden hesaba çekileceksiniz. Sonunda mü’minler cennete, kâfirler ise cehenneme koyulacaklar).
Her nefs¹ ölümü tadıcıdır. Sizi sınav olarak, iyilik ve kötülükle sınarız. Ve siz, yalnız Bize döndürüleceksiniz.
her nefs ölümi dadıcıdur. daħı śınayavuz sizi şerr ile daħı ħayr-ıla fitne-y- içün. daħı bizdin yaña dönilesiz.
Her can ölümü tadıcıdır. Sizi bir imtihan olarak hayr ile de, şer ile de deniyoruz. (Nihayet yine) ancak bize döndürüleceksiniz.
Her nefis ölümü tadıcıdır.(2) Bir imtihan olarak sizi şerle de hayırla da deneriz. Ve ancak bize döndürüleceksiniz.
Her can ölümü tadıcıdır. Ve biz sizi kötülük (yapmamak) ve iyilik (iyi şeyleri yapmak) ile deneyerek imtihan etmekteyiz ve (sonunda) siz bize (huzurumuza) döndürüleceksiniz.
Her nefis ölümü tadacaktır. Biz sizi, şer ve hayır gibi iki imtihan malzemesi ile deniyoruz. Dönüşünüz bizedir.
Herkes ölümü tadacaktır. Sizi bir sınama olarak iyilikle de kötülükle de deniyoruz. Siz yine de bize döndürüleceksiniz.
Herkes ölümü tadacaktır. Biz, bir mihnet olmak üzere sizi, hayır ile, şer ile deneriz. Siz nihayet bize döneceksiniz.
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi hayır ve şerle imtihan ediyoruz. Dönüşünüz Biz’edir.
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi kötülük ve iyilik ile deneyerek imtihan etmekteyiz ve siz bize döndürüleceksiniz.
Her can ölümü tadacaktır, sizi imtihan olsun diye iyilik ve kötülüklerle sınarız. Sonunda hepiniz bize döndürüleceksiniz.
Her can ölümü tadacaktır. Denemek için sizi kötü ve iyi durumlarla imtihan ederiz. Sonunda bize geleceksiniz.
Her can, mutlaka ölümü tadacaktır. Allah yolunda olmasa da, mutlaka ölecektir. Ancak, bu hayatın anlamını iyi kavradığınız takdirde, sonsuz âhiret hayatını kazanabilirsiniz: Biz sizi, yeteneklerinizi açığa çıkarmak ve olgunluk mertebelerinde yücelmenizi sağlamak üzere, bazen hastalık, fakirlik, deprem gibi kötülük saydığınız şeylerle ve bazen de sıhhat, zenginlik, güç, başarı gibi iyilik kabul ettiğiniz şeylerle sınayarak imtihân ediyoruz. İşte bu amaçla, bu dünyada kısacık bir hayat yaşayacak ve sonunda, yaptıklarınızın karşılığını görmek üzere Bize döneceksiniz. Bu yüzden, ey Müslüman, câhillerin yaptıklarına üzülme:
Her kişi Ölüm’ü tatmaktadır. Sınamak üzere sizi Hayır ve Şerr ile deneriz. Bize döndürülüyorsunuz.
Her canlı ölümü tadacaktır. İyi ya da kötü ile sizi sınava tabi tutuyoruz. Çünkü en sonunda bize döneceksiniz.
Her insan ölümü tadacaktır. Sizi yaptığınız iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ediyoruz. Bakalım ne yapacaksınız? Dünya hayatının sonunda hesap vermek üzere katımıza getirileceksiniz.
Her [nefis] (can), ölümü tadıcıdır. [*] Bir deneme olarak sizi hayırla da şerle de imtihan ederiz. Sadece bize döndürüleceksiniz.
Her canlı ölümü tadacaktır.¹ Biz sizi, (bu dünyada) kötülükle de iyilikle de deneyerek imtihan etmekteyiz ve siz, (sonunda kesinlikle) Bize döndürüleceksiniz.
Her can ölümü tadacaktır; ne var ki, [hayatın] iyi ve kötü [tezahürleriyle] karşı karşıya getirerek sınıyoruz sizi; ve sonunda hepiniz Bize döneceksiniz. ⁴⁵
Zira her canlı ölümü tadacaktır. Biz sizi iyilikle ve kötülükle sınıyoruz. Zaten sonunda bize döndürüleceksiniz. 3/144-185, 4/78, 7/25, 21/34, 39/30, 7/168, 22/11...13, 67/2, 89/15...30, 2/28, 18/49, 24/42, 58/42
Biz, sizi felâketli günlerin getireceği belâlarla, refahın doğuracağı sıkıntılarla imtihan ederken, her nefis, her canlı ölümü tadacaktır. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekileceksiniz.
Her can ölümü tadıcıdır; şu da var ki, Biz sizi seçip ayırmak için hayır ve şer ile sınava tâbi tutuyoruz:[²⁷¹⁸] zaten sonunda Bize döneceksiniz.
Her nefs, ölümü tadacaktır ve sizi bir imtihan olmak üzere şer ile ve hayr ile deneriz ve Bize döndürüleceksiniz.
Herkes ölümü tadacaktır. Biz sizi bir imtihan olmak üzere iyilik ve kötülükle deniyoruz! (Kim şükredecek, kim inkar edecek, kim sabredecek, kim ümit kesmeyecek belli olsun diye, bir keresinde müsibetlerle, diğer bir keresinde de nimetlerle deneriz) Sonunda hepiniz bize (huzurumuza hesap vermek üzere) döndürüleceksiniz!
Her nefis, ölümü tadacaktır. Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptelâ kılıyoruz. Ve bize döndürüleceksiniz.
Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak sizi kötü ve iyi şeylerle deneriz. Sonunda bize döndürüleceksiniz.
Her nefs datsa gerek ölümi, daḫı ṣınar‐biz sizi şerr‐ile ve ḫayr‐ıla tecribeeylemeg‐içün sizi. ‘Āḳıbet gelecegüñüz yir bizüm ḥażretümüzdür.
Her can ölümü tadacaktır. Biz, sizi sınamak için gâh şerle, gâh hayırla imtihan ederiz. Sonunda Bizim huzurumuza getirileceksiniz.
Her nefis, ölümü tadacaktır. Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz. Ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.
Her nefis ölümi tadıcıdır. Şizi şer ve ve hayırla imtihân ideriz. Nihâyet bize rücû' idersiniz.
Her canlı ölümü tadacaktır. Kötüyle de iyiyle de sizi yıpratıcı bir imtihandan geçiririz. Huzurumuza çıkarılacaksınız.
Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak biz sizi hayra da şerre de mübtela kılıyoruz. (Sonuçta) bize döndürüleceksiniz.
Her nefis ölümü tadıcıdır. Bir imtihan olsun diye Biz sizi hem kötülükle, hem iyilikle deneyeceğiz. Sonunda ise huzurumuza döneceksiniz.
Her canlı, ölümü tadacaktır. Biz bir imtihan olarak sizi şer ile de hayır ile de deniyoruz. Sonunda bize döndürüleceksiniz.
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz.
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de, sonunda bize döndürüleceksiniz.
Her nefis ölümü tadacaktır. Biz sizi kötülük ve iyilik ile deneyerek ne olduğunuzu ortaya çıkartırız. Ve en son Bize döneceksiniz. [Yani, imtihan salonu kapanacak, Allah’ın egemenliğinin net bir şekilde görüleceği ahiret âlemine döndürüleceksiniz.]
Her canlı ölümü tadacaktır. Bir deneme olarak sizi iyilikle ve kötülükle imtihan ederiz. Siz ancak bize döndürüleceksiniz.